(A)-felsefe ve Özgürlük Sorunlarına Kısa Bir Giriş
          Felsefe,filozof bilgi denilince, grek ve roma egemenligi ile baslatilan, sonraki avrupa ile sinirlandirilan düsünce ve tartismalar akla geliyor.Grek ve Roma`dan sonra Avrupanin, batinin bu konuda giderek yavas yavas öncülügü ele gecirdigi 15 ve 16. yüzyil ile birlikte artik kesin öne gectigi tartisma götürmez. 
          Oysa daha önce insanlik tarihi kültürü agirlikli olarak ortadogu ve dogu damgasini tasir.Burada da mitoloji, teoloji, din akilcilik ve felsefe tartismalari var.demokrasi ve meclis kavramlari kelimelerinin irana dayandigi ve ordan geldigi de tartisiliyor. 
         Kültürlerin düsüncce ve görüslerin karsilikli birbirlerini etkiledigi bir alandaki gelismelerin adim adim tarihsel bir yayilma gösterdigi, gittigi ve alindigi yerlerde ona yeni halklarin, dimlarin eklendigi de kanitlanmistir.
 
Dursun Ali Küçük
26.12.2006 - 21:19
   Bu yaziyi yazarken elimde hic bir materyal bulunmuyordu. Bu ndenle arastirma imkanimda olmadi tartisabilecegim kimse de yoktu. Yanliz ve eski birikimime dayanarak yazdim. 

   Genel felsefik,düsünce ve özgürlük sorunlarini ele almaya calistim. Bunu ortadogudaki halklarlaberaber digger halklarda somutlastirmaya calistim. ütopyalarimiz hep pratikte dogmatic sistemlere hizmet etmenin bos umudu oldu. Dotriner görüsler, izmler ve insane tanrilarimiza karsi bir düsünce ufku sunmayi hedefliyor bu kitap. 

   Mevcut statükocu, degismeyen, gelismelerin önüne engel olan ortadogu düsüncesine, zihniyetine karsi elestirel bir yaklasimi sunuyor. 

   Ortadogunun ulus-devlet milliyetcilik ve egemen islamiyet belasindan kurtulusuna da isaret ediyor. Yeni düsünce ve özgürlük yaklasimini bulabilirsiniz. Demokratiklesmeye yönelik de bir acilim sözkonosu. 

   Ortadogunun mevcut sistemleri ve liderlik kültleri de irdeleniyor. Insan tanrilarinin engelleyici roller degerlendiriliyor. 

   Düsünce ve özgürlük konularinda ortadoguda gezintiye cikiyoruz. ütopyalara ve cennete havale edilen özgürlük yaklasimalrina karsi elestirisel bir drus segileniyor. Gelecege ertelenen özgürlüklerin, olmayan, gerceklesmeyen özgürlükler olduguna isaret ediliyor. 

   Birey ve bireycilige önemli bir yaklasim sunuyoruz. Totaliter-toplumculuk , devletci-toplumculuk, cemaatci toplumculuklara karsi bir durus sergileniyor. 

   Düsünce ve özgürlüklere bir düzey kazandirmayi hedefliyorum. Benimki bir hizmettir. Cogulculuk ve düsüncesine katilmadiklarimin da düsünce özgürlügünden yanayim. 

   Ortadoguda susturulan düsüncelerin susmamasina bir derece katkida bulunursa ne mutlu! 

   Okuyun, yeni ve farkli seyler bulacaginizdan eminim.




AFELSEFE VE öZGüRLüK SORUNLARINA KISA BIR GIRIS: 


   Felsefe,filozof bilgi denilince, grek ve roma egemenligi ile baslatilan, sonraki avrupa ile sinirlandirilan düsünce ve tartismalar akla geliyor.Grek ve Roma`dan sonra Avrupanin, batinin bu konuda giderek yavas yavas öncülügü ele gecirdigi 15 ve 16. yüzyil ile birlikte artik kesin öne gectigi tartisma götürmez. 

   Oysa daha önce insanlik tarihi kültürü agirlikli olarak ortadogu ve dogu damgasini tasir.Burada da mitoloji, teoloji, din akilcilik ve felsefe tartismalari var.demokrasi ve meclis kavramlari kelimelerinin irana dayandigi ve ordan geldigi de tartisiliyor. 

   Kültürlerin düsüncce ve görüslerin karsilikli birbirlerini etkiledigi bir alandaki gelismelerin adim adim tarihsel bir yayilma gösterdigi, gittigi ve alindigi yerlerde ona yeni halklarin, dimlarin eklendigi de kanitlanmistir. 

   Bugün hakli olarak bilim, felsefe ve buna benzer seyler agirlikli bati damgasi tasiyor, yeni gelismeler ordan yayiliyor. 

   15 ve 16. yy. La kadar batinin ortadogu ve dogudan aldigi tartisma götürmüyor.toplum, düsünce, tarih vb. Felsefe, idealism, materyalizm, tanricilik, ateizm, manizm,dualism, insani tanrilarla, tek tanricilik, tin ve madde tartismalari ortadoguda ve doguda sürüyor. 

   Uygarlik tarihinin kölecilikle baslatilmasi, ondan öncesinin barbarlik dönemi olarak nitelenmesi tarihi görüsleri de yikiliyor. Neolitik  toplumun zaman ve mekan olarak uzun bir zaman ve yer tuttugu bilim tarafindan ortaya konulmustur. Neolitik toplum, ilk yerlesim tarim devrimi, topluluklarin üzerinde yasadigi topraklarda boy verdigi uzun sürekli köklü bir culture ve uygarlik  gelismesine, insanin nasil insane olduguna zengin bir toprak sundugunu görmek zorundayiz. 

   Zerdüst düsüncesi ve felsefesinin, sonraki dinlere, dini felsefeye ve kültürlere alt zemin olusturdugu, birinci, ikinci, ücüncü zerdüst yada mazdekcilik biciminde bin yillari kapsadigi da görülüyor. Burada da akilcilik, humanism ve bilgelik var. ortadoguda araplar disindaki halklarda cok tanricilik zerdüstlükte oldugu gibi iyilik ve kötülük tanricasi, aydinlik ve karanlik tanricasi (dualism), iyilik ve kötülük arasindaki mücadele; yeni ile eski arasindaki kisitlik, birlik ve mücadeledir. Diyalektigin muazzam bir sunusunu8  burada görmek mümkün.ilerleme, aydinlik ve karanlik arasindaki mücadelede görülüyor. Bu türlü düsünceler ateist ve tabri tanimaz, kaba materlayalist görüslerde burada var.Hallaci Mansur da Enel-Hak(tanri benim) kavrami boy veriyor.butür görüsler,  tanri benim kalbimdedir biciminde tanriya insani bir öz kazandirmaya calisiyor.
 
   Köjklü culture sahip olunmasindan dolayi bu alanlar yasam felsefesini günümüze kadar aktaragelmislerdir. Budüsnce ve inanclar tarikatlar biciminde günümüze kadar da uzaniyor.Müslümanliktan onra, alevilik, kizilbaslik,siilik, sofilik, ezidilik…..vb. adlar da tasiyor.önceki yillarda bu tür görüs ve düsünceleri savunan bireyler de vardir. 

   Kisacasi ortadoguda kisa süren neolitik toplumun insanliga sagladigi gelisme, kültür, felsefe ve bilim pek görülmüyor. Son yillardaki bilim ve teknikteki yeni gelismeleravrupa ve bati düsüncesinin, avrupa merkezli düsünme tarzini bir ölcüde yikti.eskiden doguya oryantilizm biciminde yaklasilirken, ortadogu ve doguda uzun bir tarihi dönemi kapsayan insanlik gelismelerinin tarihi felsefesini8 yeniden yazmaya ihtiyac var. bilim adamlari yeni meteryallarla gerekli aydinlatmalari ve ön tartismalari baslatmistir. 

   Burada bati düsüncesini suclamiyorum. Müslümanlikta kendisinden önceki kültür ve düsüncelerden alm,aasina ragmen, ideolijik ve politik nedenlerle daha önceki düsünce, felsefe, akilcilik vb. Görüslere bir kalem cekmistir. Peygamberler ve tek tanricilik dönemi ve son din, son söz nerdeyse herseyin merkezi yapilmistir.Fransiz ve rus devriminde de kendini merkez yapma, felsefe ve tarihi buna ayarlama gözden kacmiyor. 

   Uygarlik nasil Grek ve roma ile baslatilmazsa, köleciligin oldugu uygarlik kurucularinin Sümerlöerle baslatilmasi gerekiyorsa, bundan da öteye gidip neolitik toplum sürecinde uygarligin öz zeminlerini ve uygarligin yasandigini görmek artik zor degil. Ortadogu kültürü, düsüncesi, felsefesi, bilgisi bir bakima yeniden kesfediliyor. Müslümanlik ve insane kültüründen cok daha zengin, cok daha köklü, akilci, felsefi, dualist görüslere yer veren bir zenginlik, marduktan sonar (marduk un görevini greklerde  zeus yapar) israilliler icinde baslayan peygamberlik gelenegini en son Hz. Muhammet araplarda yerine getiriyor.Ticaret ve feodalizmin önünü aciyor. Muhammedin yaptigi yasananalara politik müdahaledir;bundan once gerekli bütün hazirliklar var. 

   Ortacag skolastik felsefesi nasil bilim,, bilgelik, akilcilik ve humanism alaninda bir gelisme saglamamissa, Müslümanlik ortacagi da –Hz. Muhammed dönemi ve kisa birsüre sonra haric-bu alanda hiristiyanlik ortacagindan daha fazla kapatmistir. Peygamberlik alaninda3. bir versiyon olmayi gecememistir. Bilim ve akilci düsüncede toplum sosyolojosini Tipp vb. Aölanlarda gelismeler olsa da bunlarin sicrama yapmasina bir düsünce tarzina ulasmasina, yayilmasina firsat verilmiyor. Cünkü islam düsüncesi ve felsefesinde düalizme yer yoktur, manist ve tekcidir.

Ur, elam, Ninavo, babili Hamedam üzerinde tarihi sir perdeleri kaldirilirken, Grek ve Roma öncesi düsünce ve görüs tarihi daha da aydinlanacaktir. örnegin ermeni ve gürcülerde bu halkaya yakindir. Bugüne kadar bile kendi alfebelerini koruyorlar.yazinin sümerlerde civi yazisi biciminde atfedildigi zaten biliniyor. 

   örnegin sümerlerdeki insan tanrilarinin bir benzerini Greklerde görmek mümkündür. Tanrilarin isimleri farklidir, farkli zaman ve mekanlarda bulunuyorlar, kahramanlik caginin baska benzerlikler arzeden bir dönemi yasiyorlar.Greklerde ifade edilen, sunulan fikir ve düsünce tarzini  miteolojo ve teoloji muazzam tarzda sümerlerde gilgamis destanind görmek mümkündür.Siir ,edebiyat, felsefe vb. Var.Sümerlerde Marduk, Greklerde Zeus, Istar ise Afrodit biciminde görülür. Degir tenrilar icin de benzer seyler söylenebilir.Grek ve romanin yaptigi ise buna yeni bir ilerleme halkasinin eklenmesidir.

DEVAM EDECEK...

Etiketler: PWD-K, Pwdnerin, Kurdistan, Kurd, Kürtçe