ANAYASA DEĞİŞMESİN?
Öcalan hala Mustafa Kemali ittihatçılardan ayırıyor. Kemal’in İngilizlere yakınlığını bilmeyen yok. İsmet İnönü ve diğer Cumhuriyet kadroları gibi 1. Dünya savaşında Ermeni soykırımında doğrudan yer aldılar. Kürt soykırımı, Asuri vb soykırım ve katliamlarına katıldılar. Cumhuriyet kendisini güvenceye aldığında ise zaten anamızı ağlattılar.
Dursun Ali Küçük
02.04.2010 - 20:41
ANAYASA DEĞİŞMESİN?
Dursun Ali Küçük/ 1 Nisan 2010/
Bu gün bir Nisan. Bir Nisan şakası mı yapıyorlar Türkiye yöneticileri ve partileri.
12 Eylül askeri rejim 82 Anayasasından ağzını açan güya rahatsızdı. CHP ve MHP bile bazen eskiden bu tür değişme lafları ederlerdi.
Şimdi CHP ve MHP, yüksek yargı anayasanın değişmemesi için elinden geleni yapıyor.
İstedikleri Anayasanın değişmemesidir.
Gerisi hep yalan ve halkı kandırmak içindir.
Bir an düşünelim!
Anladık, cumhuriyet İttihatçıların ruhu ve yöneticilerinin damgasını taşıyor. Ordu bu cumhuriyetin sadık bekçisidir. Pardon baş patronudur.
Yüksek yargının yargı ile alakası yok. Tamamen 12 Eylül kafasına göre düşünen, Kemalist, kara ırkçı ve faşizminden yanadırlar.
Bırakalım canım, anayasanın değişmesi de nereden çıktı. Olduğu gibi kara cumhuriyet olarak kalsın.
Kara cumhuriyet yerine yeşil faşizm ve şeriatı koyarlar. Yeşil faşizmin anayasasını neden isteyeceğiz?
Akla gelen soru şu: Bu anayasayı kim değiştirecek?
Kürtler devrim, iktidar ve bağımsızlıktan vazgeçmiş durumdalar. Pardon PKK vazgeçmiş durumdadır.
Dolayısıyla kara ve yeşil faşizm arasında mantıken tercih yapmak doğru olmaz. Ya da geçici birilerinin yanında durmak, dirsek temaslarından bulunmak gerekmez.
Kürtler tek başına anayasayı değiştiremezler. Bu mümkün değildir. Bağımsız ve federatif bir yapı istemeyenler kendi topraklarında yeni bir anayasa yapamazlar.
Geriye Türkiye siyasal partileri ve kurumları kalıyor.
Ordu anayasayı yapandır. Türkiye’de bütün anayasaları İttihatçılar ve ordu yapmıştır.
Başka bir anayasa geleneği gören varsa buyursun söylesin.
CHP ve MHP hemen hemen aynıdır. Şimdiki pozisyonları ile biri faşizmin sağı diğeri faşizmin ”sol”udur. Politikaları benzerdir.
Bu iki parti ne Türkler için ne de Kürtler için hayırlı bir anayasa yapamazlar. CHP anayasa konusunda eskiden, Baykal’dan önce söylediklerinin hepsini geri aldı, yaladı.
Bir başka açıdan ordu, CHP, MHP, yüksek yargı vb kurumlar dünyadaki değişime ayak uydurmayanlardır. Türkiye’de değişim olmasına da sonuna kadar karşıdırlar.
Devrimci ve demokratik sol yeni bir anayasa konusunda Türkiye ortamını zorlayacak pozisyondan uzaktırlar.
Anayasayı kısmen veya tamamen değiştirmek için gerekli dirsek temasları, geçici alış verişlerden uzak görünüyorlar.
Bir bölümü alabildiğine Kemalist’tir. Ergenekonun sahte anti-emperyalizm veya AKP şeriatı getiriyor safsatalarına inanacak kadar saf davrandı. Başka bir deyişle zihniyetleri onlara yakındı.
Öcalan hala Mustafa Kemali ittihatçılardan ayırıyor. Kemal’in İngilizlere yakınlığını bilmeyen yok. İsmet İnönü ve diğer Cumhuriyet kadroları gibi 1. Dünya savaşında Ermeni soykırımında doğrudan yer aldılar. Kürt soykırımı, Asuri vb soykırım ve katliamlarına katıldılar. Cumhuriyet kendisini güvenceye aldığında ise zaten anamızı ağlattılar.
Yaşadık ve gördük. Bizden öncesini atalarımız ve analarımız yaşadı. Bilmeyen mi var?
Anayasa değişikliğini Kürtlerin büyük çoğunluğu samimi bir şekilde istiyor. Kürtler yaşadıkları ve gördükleri ile mevcut cumhuriyet ile yürünmeyeceğini gördü ve öğrendiler.
Türkiye’nin sivil toplum kuruluşları, devrimci ve tutarlı demokratları, bir kısım siyasal anlamda liberal demokratlar, militarizme ve cuntacılığa karşı olanlar anayasa veya yeni bir anayasa istiyor.
Küresel ilişkiler gereği TÜSİAD veya sermaye çevrelerinin önemli bir bölümü kendi tarzlarında yeni bir anayasa istiyor. Ama kendilerini ciddi anlamda ortaya koymazlar. Kendi lehlerine olacak yeni bir anayasa isterler.
AKP, bana göre ne İslamcı ne de şeriatçı bir partidir. Küresel egemen ilişkilere göre ve değişen dünya durumunu da dikkate alarak egemenlerin hoşnut olacağı cumhuriyetin yeniden düzenlenmesinden yanadır.
AKP, kendi durumu ve oynadığı rolden dolayı “yeni” bir anayasa, hatta değişen bir cumhuriyet ister.
Bunu görmeyenler ancak kör olabilir.
Devletin ve cumhuriyetin yeniden düzenlenmesinde belirleyici aday AKP’dir.
CHP, MHP, yüksek yargı vb anayasa ve cumhuriyet olduğu gibi kalsın diyor. Bazı yamaların yapılmasını yeterli görüyorlar.
Bu günkü kavganın esası budur.
Fetullah Gülen hareketi yeniden düzenlemelerden ve İslam’ın küresel ilişkilere göre yeniden düzenlenmesini istiyor. Ama islamiyeti kullanarak ve hatta bir ölçüde “reforme” ederek bunu yapmaya çalışıyorlar. Bu esasta Kürtleri tanıyacak bir politikaları vardır. Ve örgütleniyorlar.
Devrim ve halk hareketi ile mevcut anayasa şimdilik değiştirilmeyeceğine göre; geriye kamuoyu ve halkın desteği alınarak iş AKP ve BDP’ ye düşüyor.
Anayasanın yeniden yapılması ve konuda toplumun çeşitli kesimlerinin onayı ve desteği, talepleri alınarak yapılması en doğrusudur.
Bu durum ortada yok, bir dizi sakatlık ve zaafla birlikte kısmi bir değiştirme gündeme getiriliyor.
Silahlı eylemlere bulaşmadıkça siyasi partilerin kapatılması zorlaştırılıyor. Bu bir ölçüde Kürdistani partilerinde işine gelir.
Memurlar on yıllardır toplu sözleşme hakkı istiyor. Bunun sağlanması önemlidir.
Anayasaya konulan, 12 Eylül darbecilerinin yargılanması maddesini kaldırılması darbecileri yargılama ve 12 eylülü sorgulamanın yollarını açıyor.
Yargı haddinden fazla siyasi davranıyor. Irkçı ve faşisttir. Bu yargı kurumları ve anayasa olduğu gibi kaldıkça hiçbir değişime izin vermezler. İstendiği gibi olmasa da bu yargı sisteminin belirli reformlardan geçirilmesini önemli görmekteyim.
Generallere vb yargılama yolu açılıyor. Askerin sivil mahkemelerde yargılanması sağlanıyor.
Ve daha sayılacak diğer maddeler.
Bu paket beni tatmin etmiyor. Bu paketin kabulü bile bu anayasanın delinmesi ve taşların yerinden oynatılması anlamına geliyor.
Bu açıdan bile olsa hayır cephesine katılmak doğru olmaz.
Hayır cephesi yeni bir anaysa yapacak güç ve ilişkilere , yine halkın ayakta olan desteğine sahip olsaydı, üçüncü bir seçenek olarak hemen kendisini devreye koyabilirdi.
Bu gün hala bundan uzaktır.
O zaman yapılacak bu seçeneğin güçlendirilmesidir.
AKP, egemen ilişkileri dikkate alarak kısmi bir anayasa paketi gündeme getirmiş ve parlamentodan geçirmek istiyor.
Büyük ihtimalle referanduma gidecektir.
Referandum yeni bir anayasa yapılması tartışmasına ister istemez dönüşecektir.
Demokratlar, devrimciler, Aleviler, Kürtler, siyasi liberalizmden yana olanlar gerek bu günkü tartışmaları, gerek referandum durumlarında yeni bir anayasa seçeneğini çalışmalarıyla güçlü kılabilirler. Sivil toplum örgütlerinin önemli bir kesimi yeni bir anayasa diyecektir.
BDP’nin belli talepleri vardı. Bu taleplerinde ısrarlı olabilir ve politikada takipçileri olabilirler.
Bunlar hemen yerine getirilmese bile mecliste hayır cephesinde yer almaları hiç doğru olamaz. Umarım sağ duyulu davranırlar.
BDP’ ye söyleyeceğim şudur: Bu anayasa paketi sizleri dolayısıyla Kürtleri tatmin etmiyor. Ama buna rağmen bırakın cumhuriyetin döşenmiş kara taşları yerlerinden oynasın. Destek açık vermiyorsanız da red cephesine katılmayınız. CHP ve MHP’nin pozisyonuna kendinizi aman aman yaklaştırmayınız.
Referandum olursa muhtemelen Kürtlerin oyları “evet” olacaktır. AKP’yi benimsemeseler bile böyle davranacakları büyük ihtimaldir.
Kısmi anayasa paketini “anayasa komplosu” olarak değerlendirmek siyasetten büyük bir gaftır.
Eskisini delmeden yeni bir anayasa yapmaya kapılar açılamaz.
Bu paket getirdiği ne olursa olsun, ister taraf ister karşıt olalım, yeni demokratik bir anayasanın yapılması kapılarını açar.
Bu önümüzdeki süreçte ciddi çalışılır ve politika yapılırsa Türkiye ve Kürdistan’ın demokratik kamuoyu ve halk, siyasi çevreleri, sivil toplum örgütleri yeni bir anayasanın yapılması konusunda dayatıcılığı ve etkinliğini artırırlar.
Paketin kendisi ve yaratığı tartışmalar, kamuoyunun ilgili hale gelmesi böylesi bir zemini güçlendirir.
Geriye bunu doğru değerlendirmek ve demokratik yeni bir anayasayı herkesin önüne koymak kalıyor.
[email protected]
 
 
 

Etiketler: PWD-K, Pwdnerin, Kurdistan, Kurd, Kürtçe