ASIL SEÇİM KÜRDİSTAN’DADIR
 

Dursun Ali Küçük-13.04.2011-
 

Heyecansız bir seçimi yaşayacağız. Asıl seçimin heyecanlı geçeği yer Kürdistan’dır. Burada seçim heyecanı var. Çünkü ortada çözülemeyen Kürdistan ve Kürt sorunu bulunuyor.
 

Bazı yazarlar Türkiye’de Haziranda yapılan seçimin heyecansız geçeceğini belirtiyorlar. Haklıdırlar.
 

Taha Akyol gibi bazı yazarlarda bu görüşe katılıyor ve kendi deyimiyle Güneydoğu’da BDP’nin değil, AKP’nin kazanmasını istiyor. Gerekçesi ise Kürt sorununda çözümün veya çözümsüzlüğün AKP eline geçmesini istiyor. Nede olsa MHP’den geliyor ve milliyetçiliğinden vazgeçmez. Kürtleri kandırmayı marifet sayıyorlar.
 

Gerçekten Türkiye’deki seçimler heyecansızdır. AKP bu seferde hükümet olacaktır. Çünkü karşısında muhalefet yoktur. CHP, AKP ve Erdoğan’ın tam da memnun kaldıkları bir partidir. Bu açıdan AKP ve Erdoğan oturup kalksın, CHP ve Kılıçdaroğlu’na dua etsinler. Aslında bu durumdan AKP gayet memnundur.
 

Eski cumhuriyet çözülüyor. Dolayısıyla Kemalizm’de ve onun tek lerinden ısrar eden CHP dökülmeye devam edecek. CHP’nin asıl görevi Türkiye’de gerçek bir sosyal-demokrat partinin ortaya çıkmasını engellemektir. Eski cumhuriyet çözülünce CHP’de çözülüyor.
 

Kılıçdaroğlu ve Gürsel Tekin ekibi, Baykal’a yapılan kaset darbesine göre davranıyor. Yani kaset darbesini yapan güçlere bağlıdırlar. Evet, Baykal ve Sav ekibini götürdüler. Bireyleri değiştirmekle CHP’ye taze kan kazandıracağını sanıyorlar. Halkı bu temelde “devrim ve değişiklik yaptık” diye kandırmak istiyorlar.
 

CHP listesinde Demirel’de yer aldı. DYP ve merkez sağ diye tabir edilen milliyetçilerden adayları aldılar. Ayrıca Ergenekon davası sanıklarından adaylar göstererek Ergenekon davasını aklamaya çalışıyorlar. Ergenekon avukatlığı devam ediyor.
CHP listelerinde Alevileri ve Kürtleri de eledi. Alevi fedarasyonu başkanı Ali Balkız ve Fethi Gümüş CHP’de aday olmaya çalışıyorlardı. Ama CHP onları almadı.
 

Avukat Sezgin Tanrıkulu CHP’ye girdi, Kürt sorununu satmak içindir. CHP’de AKP’yi geçen bir “Kürt açılımı” yoktur.
 

MHP’ye değinmeyeceğim. Faşist ve ırkçı bir partidir. Aynı pozisyonu adayları ile devam ediyor.
 

MHP barajı geçse ve geçmese de nasıl olsa MHP’liler AKP’ye geçiyor. AKP kurulduğunda eski MHP’lileri aldı. Referandumda eski MHP’lilere oynadı. Maşallah milliyetçilikte Erdoğan bazen onlar gibi “horozluk” yapıyor. Geçmişte de DYP, ANAP şimdi AKP faşist ve MHP’lilerin sığınağı durumundadır. Nitekim AKP Türkeşin oğlunu İstanbul’da aday gösterdi.
 

AKP’de liste Erdoğan’a göre düzenlendi. Kandırmaya devam edeceğini sanıyor. Nasıl olsa kendilerine karşı darbe yapılmasını atlattılar. Demirel ve Çiller demagojileri neyse Erdoğan aynı pozisyona düştü. Ekonomik olarak biraz büyüdüler diye sadece bunu kullanıyor.
 

AKP’nin baştaki Kürt açılımı havası gitti. Artık ister AKP ister başka bir parti gelsin cumhuriyet kendisini dünyaya göre gerici tarzda uyarlamaya devam edecek. Erdoğan başkanlık sistemi getirmek ve başkan seçilmek istiyor. AKP listesi buna göre ayarlandı. Fırat vb Kürt sorununu belli ölçüde dilleyenler listelerin dışında kaldılar. Bu kez sermayeden Galip Ensarioğlu eski söylemlerini unutarak AKP’ye kapağı attı.
 

Anayasa AKP’nin damgasını taşır. Seçimlerden sonra anayasadan çok AKP başkanlık sistemini tartışır görünüyor. İktidarı güçlenince AKP ilk yıllardaki havasını tümüyle terk etmeye başladı. Ordu onlara alıştı ve onlar ordu ile uzlaştılar.
 

AKP’nin bu seçimlerde “hizmet” ve ekonomi vurguları dışında hiçbir yeniliği yok. Yeni anayasa vurgusu yapacaklar ama buda kandırmaya dönük olacaktır.
 

Erdoğan şahsi olarak aslında hiçbir zaman kırıntı düzeyinde de olsa Kürtlere hak verilmesinden yana değildir. Dünyada ve bölgede bu kadar gelişme olunca AKP sadece bize şunu söylüyor:
 

“Kürtler vardır, anadilde eğitim dışında Kürtçeye serbestlik var, istediğiniz gibi konuşun. Gerisi din kardeşiyiz. Milli Birlik ve Kardeşlik projesini uyguluyoruz…..”
 

AKP anayasasında kesinlik anadilde eğitim, sözlü olarak kabul ettiği Kürtlerin hak ve özgürlüklerinin kısmen de olsa güvenceye alınması yer almayacaktır. Kesinlikle Kürtlerin resmi olarak tanınmasını ve anayasaya geçirmeyi kabul etmeyeceklerdir.
 

AKP yeni aday listesinde Kürt sorununu birazcık savunan adaylara yer vermedi, içlerinde olanları tavsiye etti. Gül’e yakın olanları Erdoğan tavsiye ettiğine göre gerisini artık siz düşününüz. Bu şekliyle Erdoğan ve AKP kazanır ve başkanlık sistemi getirirlerse Erdoğan bir diktatör olur.
 

********
Türkiye’de sırasıyla AKP, CHP, MHP sıralaması değişmeyecek. Üç aşağı beş yukarı benzer bir tablo ortaya çıkacaktır. Heyecanı olmayan bir seçimdir.
 

Asıl heyecan Kürdistan’dadır. Kürdistan’daki seçim meclise girme seçimi veya bu anlamda BDP ve AKP arasındaki bir yarış olmayacaktır.
 

Kürt sorununun çözülmesinin kolaylaşması veya zorlaşması seçimi olacaktır. Bir açıdan Kürt sorununa yaklaşım ve çözüm seçimi olacaktır. Ben en çok bu açıdan önemsiyorum.
 

AKP kesinlikle Kürtlerin çoğunluğunun oyunu almamalıdır. Eğer çoğunun oyunu alırsa, “Kürtler beni destekledi, BDP vb desteklemedi. Kürt sorununu biz istediğimiz veya şimdiye kadar yaptığımız gibi çözeriz” diyecektir.
 AKP’nin kazanması veya Kürtlerin oyunun çoğunu veya önemli bir kesimini alması Kürt sorununun çözümünün zorlaşması ve çözümün ertelenmesi demektir.
 

AKP, anadilde eğitimi bile çok görüyor ve kesinlikle kabul etmediğini ilan ettiler. Dilimize bile serbestliği fazla görenler Kürt sorununu hiç çözemezler.
 

Kürtler açısından kesinlikle ve asıl olarak bu meclise aday gönderme sorunu değildir. Haklarını ve dilini bile kabul etmeyen bir partiye Kürtler oy verirse kendi elleriyle anasının diline, geleneklerine, tarihine, yani insan olarak kendilerine karşı mücadele ediyorlar demektir.
 

CHP ve MHP Kürdistan’da zaten pek yoklar. Devlet ve ordu, medya ve yazarların çoğu AKP “Doğu ve Güney Doğu’da kazansın” diyorlar.
Bu tavırı ciddiye almalıyız. Yeniden bizleri oyuna getirecek yaklaşımlarından kaçınmalıyız. AKP’nin o kadar kötü bir inkar içinde Kürtler vardır, biraz dili bazı yerlerde olsun, veya seçmeli dersler olsun, radyo ve TV ler olsun vb diyerek bizi kandırmaya çalışıyorlar.
İran’da şimdi bunlar var. Saddam kendisine göre Kürt özerkliğini bile kabul ediyordu. İran Seher Televizyonu Kürtçe yayınlar da yapıyor. Hatta orada Kürt entütisü sözde var. Saddam ve bu günkü İran’da Kürtler var diyor. Ama diktatördürler. AKP onların yaptığının benzerini yaparak Kürt sorunun çözdüğünü söylüyor.
 

Bu açıklamaları çok BÜYÜK BİR YALAN’dır. AKP’nin Kürt çözümü açık söyleyeyim, Saddam Diktatörlüğünün Kürt çözümünden daha geridir.
 

BDP karşısında AKP artık çoğunluğu sağlayamaz. Ama AKP çoğunluğu sağlamasa da oldukça geriletmek ve Kürtlerin oylarıyla AKP’nin devlet adına oynadığı kötü oyunu bozmaları çok hayati önemdedir.
 

BDP’nin önemli hataları vardır. Bunlara girmiyorum. Ama AKP’de çözümü devreden çıkarmak istiyor. Buna seyirci kalamayız. Bu seçimde vurulması gereken AKP olmalıdır. Oylar ile AKP’ye böyle bir ders vermenin zamanı gelmiştir.
 

Sadece Kürdistan’da değil, Türkiye’nin her yerinde oylarımızı AKP’ye vermeyelim.
 

Bu süreçte eylemlerden kaçınmak önemlidir. Sivil itaatsizlik devam etmelidir. Diğer savaşı istemeyen ve barışçı çözümden yana olan Kürt partileri veya çevreleri ne güne duruyor. Sivil itaatsizliğe katılmalarında büyük yarar vardır. Sivil itaatsizliğin en temel talebi anadilde her düzeyde serbestliktir. Diğer maddeleride fena değil. Diğer parti ve çevreler BDP’nin açtığı çadırlara katılmıyorlarsa faklı çadırlar açabilir, buna benzer barışçı eylemlerle itaatsizliğe katılım gösterebilirler. Anadile serbestlik, Kürtlerin kendini yönetmesi, operasyonların durdurulması, genel af vb herkesin katıldığı ve katılması gereken taleplerdir.
 

Ayrıca sivil itaatsizlikle isteyenler çıtayı daha yükseğe çıkarırlarsa bu daha çok sevindirici olur. Barışçı mücadele sivil direniştir. Bakınız Ortadoğu’da diktatörlükler böyle yıkılıyor.
 

Seçimlerin sonucu; Kürt sorununun dolayısıyla Alevi sorunu, hakların sorunu, demokrasi ve özgürlüklerin gelişmesi açısından önemlidir.
 

Öyle görünüyor ki sivil direniş seçimlerden sonra ve anayasa yapımı sırasında Kürtler ve sorunları olan diğer bütün kesimler için daha yakıcı ve kaçınılmaz hale gelecektir.
 

AKP bu seçimi böyle kırık dökükler ve eski havasını yitirerek genelde alır. Ondan sonra AKP kaçınılmaz olarak inişe geçecektir. Aslında AKP çoktan inişe geçebilirdi. CHP bunu engelliyor. Çok karşı olmalarına bakmayın. O işin laf kısmıdır. Ya da devlet içinde eski yerlerini kaybettiklerinden gürültü koparıyorlar.
 

Alevi liderleri geçinenlerin bazıları AKP ve CHP’ye oynuyor. Bu durum Alevilerin çözülme aşamasına gelen sorunlarını engelleyici bir davranıştır. Aleviler açısından AKP ve CHP açısından bir fark görmüyorum. Aleviler doğal olarak Kürtler ile ittifaktır. Bunun pratik gereklerini yapmaya gelince bazıları kaçınıyor. Aslında bütün ötekiler birbirlerine yakınlaşmıyor. Kürtler bile kendi arasında ciddi bir ittifak ve geniş bir birlik kurmuyor.
 

Bu durumlar, AKP, CHP ve MHP’nin işine geliyor. Oylar kullanılırken bu gerçeğinde gözden kaçırılmaması gerekir.
 

Kısacası Kürdistan’da AKP’ye ders vermenin zamanıdır. Türkiye genelinde de Kürtlerin yapacağı en hayırlı iş oylarıyla iyi bir dersin AKP’ye verilmesidir.
 

Oyuna gelmek kaderimiz olmamalıdır. Bu kez oyun oynama tezgahı seçimle kuruluyor. Bu oyunu sanırım sağduyulu herkes görüyor.
 

[email protected]
 

 

Etiketler: PWD-K, Pwdnerin, Kurdistan, Kurd, Kürtçe