BDP Genel Başkanı Demirtaş ne demişti sahi?..
PKK bu müzakerede olamalı mı? Doğrudan yer alması zaten zordur. Bunun çeşitli nedenleri vardır. Ama böyle bir siyasi ve sivil iradenin arkasında durabilir. Bunu bütün diğer Kürdistani hareketler ve hatta Türkiye’nin demokratik çevreleri yapabilir.
Dursun Ali Küçük
14.04.2012 - 12:19
Demirtaş Neşe Düzel e roportajın birinci bölümünde söylediklerini ikinci bölümünde geri alıyor. Çelişkili bir tablo sunduğu gibi, açıklamaları çelişkilerle dolu.

Aslında birinci bölümde Kürdistan sorununun çözümü ve müzakere konusunda söyledikleri aşağı yukarı doğruyu ifade ediyordu ve bana göre siyaset alanının görüşlerini oluşturuyor. Kendisi ve kendisi gibi sivil siyaset yürütenlerin görüşlerine bir bakıma tercüman oluyor.
Öte yandan birinci bölümde ?Türkler ne haklara sahipse Kürtlerde aynı haklara sahip olmalı ve bunları istiyoruz? derken röportajın ikinci bölümünde Kürdistan?a özerklik görüşünden bile aşağıya çark ediyor. Sorunu Türkiye?nin bilmem 20 kaç eyalete ayrılmasıyla çözümün olacağını ilan ediyor.

Demirtaş?ın silah ve ateşkes meselesi ayrı, bunları Öcalan ve PKK ile konuşabilirsiniz. Kürtlerin haklarının güvenceye alınması, demokratikleşme, anayasada yerini bulması, siyasi, kültürel vb sorunları bizmle tartışabilirsiniz diyor.

?Türkler ne haklara sahipse Kürtlerde aynı haklara sahip olmalıdır? diyor.
Bu tespitleri ve görüşleri doğrudur ve sanırım herkes katılabilir.

Örneğin sadece BDP değil, bütün Kürdistani hareketler, sivil toplum kuruluşları, siyasi şahsiyetler ve sivil siyasi alanı temsil eden herkes Kürdistan sorununun çözümünü hükümetle müzakere edebilir. Etmelidir.Bu konuda geniş bir siyasi irade oluşursa ve hemen oluşturulursa ?hükümete buyur Kürt sorunun siyasi vb çözümünü, barışı , demokratikleşmeyi vb müzakere edelim? demelidir.
Hükümet peşref çekiyorsa ve yeni bir oyun peşindeyse hükümetin oyunu bu adımla boşa çıkarılır. Dediklerinde samimi iseler ?ki pek sanmıyorum- futbol karşılaşması başlar. Yok topu taca atmak istiyorlarsa numaraları ortaya çıkar.

Ister oyun ve isterse ?samimi? olsunlar her koşulda Kürdistan tarafını oluşturacak ve müzakere yapacak bir geniş yalpazenin oluşturulmasında sayısız yarar vardır.

PKK bu müzakerede olamalı mı? Doğrudan yer alması zaten zordur. Bunun çeşitli nedenleri vardır. Ama böyle bir siyasi ve sivil iradenin arkasında durabilir. Bunu bütün diğer Kürdistani hareketler ve hatta Türkiye?nin demokratik çevreleri yapabilir.
******
Selahattin Demirtaş Neşe Düzel ile röportajında şunları söylüyor:

?N.D-Sizce ne demek istiyor? ?Terör örgütünden emir almayan, iradesi olanla müzakere ederiz? dedi Başbakan.
S.D-Aslında bu sözlerin altındaki beklentiyi okursak, Başbakan ?aslında benim konuşmak istediğim şey silah meselesi? diyor. Yoksa Başbakan, Kürt sorununu konuşmak istiyorsa, BDP?yle her şeyi konuşabilir.

N.D-Neleri konuşabilir?
S.D-Anadilde eğitimi, yeni anayasayı, anayasal vatandaşlığı, yasal değişiklikleri her şeyi konuşabilir. Bizim bu konuların tamamında irademiz de var, karar alma gücümüz de var. Ama Başbakan?ın derdi, Kürtlerin hakları ve özgürlükleri değil! Bu yüzden de ?ben, BDP?yle ne konuşacağım? Onların karar alma güçleri ve yetkileri yok? diyor. Çünkü o, hep silahı konuşmak istiyor. Onun kafasındaki Kürt sorunu sadece silah sorunu!
Bizim, Kürt halkının haklarının ve özgürlüklerinin anayasa ve idari yasalar düzeyinde nasıl teminat altına alınacağı, eşitlik sorununun nasıl çözüleceği konularında çözüm önerilerimiz, takvimlendirilmiş programımız ve projemiz var. Hükümet, siyasi konuları bizimle rahatlıkla konuşabilir.?
*****
Kürdistani geniş bir siyasi irade oluşturmak hayati derecede önemlidir. Dolayısıyla PKK de siyasi bir taraftır. Belli bir formül ile burada temsilini bulur.

DEMİRTAŞ?IN AÇMAZLARI
Söyleşinin devam eden ikinci bölümünde ise ?biz PKK adına karar alamayız. SİNn FEİN değiliz.? Dolayısıyla bir yerde savunduğunu devamında farkjlı biçimlerde geri alıyor. Çelişkileri başlıyor ve bunu Kürdistan sorununu asgari hakları içermeyecek bir düzeye indiriyor. İspanya-Bask çözümü olabilir. Ama ?biz bunu savunmuyoruz?
Statü istiyorsunuz, nasıl bir statü istiyoruz sorusuna ?etnik ve çoğrafik olarak soruna bakmıyoruz?. Türkiyenin eyaletlere ayrılmasını ve Kürdistan?da 3-4 eyaletin ve ademi merkeziyetçiliğin olması ile sorunun çözülebileceğini söylüyor.
?Türkler ne haklara sahipse Kürtlerde o haklara sahip olmalıdır? böylemi gerçekleşir?
Bakın ne cavaplar veriyor Demirtaş:
?N.D-Siz ademimerkeziyet, özerklik gibi modellerin yanı sıra bir de statü diyorsunuz. Nasıl bir statü istiyorsunuz?

S.D-Özerklik bir statü zaten. Federasyon, bağımsızlık da öyle. Statü, bir yönetim hakkıdır. Statü, bölgesel yönetimlerde söz sahibi olabilmektir. Türkiye?de eğer Türkler, devlet ve Kürtler birbirinden kopmak istemiyorlarsa, bunun yolu sınırlar içinde uygulanacak çözüm modelleridir. Bu da ya özerkliktir ya da federasyondur! Eğer Ankara, İspanya?da Bask örneğinde olduğu gibi Kürdistan özerk bölgesini tanırsa... Onunla özel bir hukuk kurarsa... Devletle Kürtler bu konuda anlaşırlarsa... Biz buna karşı değiliz ama biz bu modeli önermiyoruz.

N.D-Niye Kürdistan özerk bölgesini önermiyorsunuz?

S.D-Biz bu modeli demokrasi açısından doğru bulmuyoruz. Biz, bütün Türkiye için özerk bölgeler olsun istiyoruz. Mesela Kürdistan diye tabir edilen coğrafyada üç veya dört özerk bölge olabilir. Büyük bir ili merkez alırsınız. Onunla ulaşım, kültürel, ekonomik, sosyal açıdan işbirliği içinde olan illeri onun etrafında toplarsınız ve oraya bölge dersiniz. Öcalan da Ankara merkezli özerk bölgeler öneriyor.

N.D-Ne öneriyor?

S.D-?Ankara merkez olsun ama Türkiye?de özerk yönetim bölgeleri oluşsun ve hepsinin yetkileri aynı olsun. Türkiye ademimerkeziyetçi bir yönetim sistemine geçsin? diyor. Bu modele göre, her bölgede seçimlerde sandıktan kim çıkıyorsa, özerk bölgeyi o yönetecek. Antalya özerk bölgesini belki CHP, Çukurova?nın aşağısını belki MHP yönetecek. Halk memnun olmazsa bir sonraki seçimde iktidarı değiştirecek.?
Kısaca Statü deyince Kürdistan özerk bölgesini güya demokrasi açısından uygun bulmuyor. Tersine kendi söylediği gerçek bir demokrasi ile çelişiyor. Alın Avrupayı; çok kültürlü ve çok uluslu devletlerde demokrasi ve özgürlükler sayesinde federasyon, konfederasyon, özerklik gibi statülere gitmişlerdir. Hiç birinde katı merkeziyetçilik yoktur. Kimlik sorunlarını çözmüşlerdir.
Amed?de son dönemlerde yapılan bir ankette, %58 demokratik özerklik, % 10feredrasyon ve %10 na yakını bağımsızlık istiyordu. Kısa ca %20 bağımsızlık ve federasyomn istyor. %58 demokratik özerklik diyenlerinde ezici çoğunluğunun Özerk Kürdistan istedikleri kesindir. Demirtaş bu anketi örnek veriyor. Ama halk Demirtaş ve Öcalan?ın istediği çözümden farklı; özerk, federatif ve bağımsız bir Kürdistan çözümü ve doğrudan çoğunluk statü istiyor.
Kaldıki Kürdistan federasyon, özerk veya bağımsız olsada Türklerle eşit olmayacaktır. Federasyon veya özerk Kürdistan kurlduğunu düşünelim. Böyle koşullarda bile Türklerin devlet olarak yüzyıllardır sağladığı ayrıcalıklar devam eder. Eşitlik hemen gelmez. Eşitliğin sadece ön temelleri atılabilir. Hepsi bu.
Türkler ne hakllara sahipse Kürtlerde aynı haklara sahip olmalıdır. Türklerin neyi varsa Kürtlerinde aynı şeyleri olursa kardeş olabiliriz. Barış ve demokrasi oturur.

Buna göre Türkler egemen ulustur. Türklerin devleti vardır. Yönetim Türk egemen aygıtındadır. Ortalıkta ve heryerde Türk dili ve kültürü geçerlidir. Özünü tartışmıyorum. Ama bütün temel unsurlar ve temel şeyler Türklerin elindedir. TC ulus-devlet olarak kurulmuştur. Türk milliyetçiliği her yere ve meclisteki partilere damgasını vuruyor. Kürdistan sömürgeleştirilmiştir. Sömürgeciliği yumuşatmak değil sömürgecilikten kurtulan bir statü ancak özgür olmayı getirir.
Demirtaş, ademi merkeziyetçilik ve Türkiye 20 kaç eyalete ayrılırsa ve Kürtçe dili tanınırsa gerçekten eşitmi olacağız veya aynı haklara mı sahip olacağız?
Demirtaşın önerdiği ?demokratik özerklik? ve Türkiye?de eyaletler sistemi olsun ve ademi merkeziyetçilikle yönetim oluşsun görüşü ve politikası Kürdistan sorununu çözmez. Sadece çözüm kapısını aralar ve asıl çözüm ise bu süreçten sonra başlar.
Demokrat ve yurtsever halkında Demirtaş ve onun gibi düşünenleri veya yukarıdaki çözüm politikalarını savunacaklarını sanmıyorum. BDP?ye oy verenlerin çoğunluğunun da bu konuda katılmayacaklarını düşünüyorum.
Hadi Demirtaş?ın yasalara göre konuştuğunu ve herşeyi açık söylemediğini düşünelim. Bunun payını reddetmiyorum. Ama özerk Kürdistan istemiyoruz dediğinde orada sorun biter. Türkler ne haklara sahipse Kürtler de o haklara sahip olamaz.
Velhasıl sorun gelip silahsızlanma, ev hapsi, barış ve ateşkes gibi konulara takılıp kalır. Bütün istedikleriniz bu ise müzakerelerde kaçınılmaz olarak genellikle ?orta yol? bulunur. Size kalacak ?orta yol? da oldukça daralmış oluyor. [email protected]
Etiketler: PWD-K, Pwdnerin, Kurdistan, Kurd, Kürtçe