BEŞİKÇİ HOCA VE KÜRDİSTAN-POST
Duran Kalkan’ın özgür politika’daki “Maaşlı Yazarlar” yazısı başta Kürdistan post, Beşikçi Hocayı ve Kürt aydınlarını hedeflemeyi ve dize getirmeyi, tehditle susturmayı amaçlıyor. Bir kişinin görüşü değil, bir parti ve liderinin zihniyetini ifade ediyor
Dursun Ali Küçük
20.12.2008 - 22:36
BEŞİKçİ HOCA VE KüRDİSTAN-POST

 

Duran Kalkan’ın özgür politika’daki “Maaşlı Yazarlar” yazısı başta Kürdistan post, Beşikçi Hocayı ve Kürt aydınlarını hedeflemeyi ve dize getirmeyi, tehditle susturmayı amaçlıyor. Bir kişinin görüşü değil, bir parti ve liderinin zihniyetini ifade ediyor.

 

Kürt aydınlarının hepsi bu zihniyete karşı durdukça aydın kimliğine sahip çıkarlar.

 

Bu zihniyet düşün emeği ile ücret alan ve almayan bütün Kürt aydınlarını “maaşlı yazarlar, satılmış ve hain” damgası vuruyor.

 

 TC aydınlarına bakın, çoğunluk tek görüş ve politikanın dışına çıkmıyor. Bunlar ürünlerini satsın veya satmasın vesayet altındaki aydınlardır.

 

Aydınların ve düşünce çevrelerinin görevi bir partinin söylediklerini tekrarlamak olmamalıdır. O parti zaten kendi ideolojisi ve görüşlerini savunuyor. Bunu eleştirel yaklaşmadan olduğu gibi kabul eden, propagandacısı durumuna düşen aydın görevini yerine getiremez.

Duran Kalkan kendinden hareketle bütün aydınlarında kendisi gibi olmasını istiyor. O, öcalan’ın söylediği bütün görüş ve görüşme notlarını, Kemalizm’in güncelleştirilmesi, Musul ve Kerkük’ün TC’ye bağlanması, öcalan’ın onlardan habersiz TC genelkurmayı ve MİT’i ile barış görüşmesi yapması ve anlaşmaya varması ve benzer şeyleri düşünmeden onaylıyor.

Evet, söylediği gibi bir maaş almıyor. Ama çoğu Kürt aydınından daha fazla imkânlara sahip ve bunları kullanıyor.

 

Bu zihniyet Kürtler içinde tek çizgi ve tek görüşü savunuyor. öcalan İmralı’da O’na ve başkalarına sormadan PKK çizgisini ve görüşlerini değiştirdi. İlk başta kafa karışıklıklarına yol açtı. Duran Kalkan gibiler bazı yönlerini beğenmeseler de buna gözlerini kapatarak katıldılar. Şimdi de en bulunmaz çizgi ve görüş bizdedir, Kürt aydınlarının görevi bunun sözcülüğünü yapmaktır diyorlar.

 

çok az aydın eskiden ve bu günde hiç sorgulamadan Duran Kalkan’ın temsil ettiği zihniyet ve tekçiliği savunuyor, utangaçça savunsa da karşı çıkacak aydın onurunu gösteremiyor.

İsmail Beşikçi hoca bu aydın onurunu gösteren aydınlardan biridir.

 

Bu zihniyet sahipleri zor durumdan geçen Kürt aydınlarını iğdiş etmeye çalıştı ve aydın çalışmalarını önemsemedi.

 

Kürt aydınları kim ne derse desin özerk olmalı ve bilim ahlakına uymalıdır. Ortaya çıkan görüş ve politikalara eleştirel süzgeçten geçirmeli, gözümü kaparım, onaylarım değil, şüphe ile yaklaşmalıdır.

 

Kürdistan Post’a bazı eleştirilerim olsa da yayın politikalarını saygıyla karşılıyorum. Onlarda bir faklılığı ve rengi temsil ediyorlar. Bunu zenginlik olarak görüyorum.

 

Farklı olana saygı ve hoş görünün bittiği yerde şiddet ve kavga dili egemen olur. Selahattin Erdem’in dili ve söylemi şiddet içeriklidir.

 

Sayın Yaşar Kaya’nın “bana bir şey olursa sorumlusu sensin” demesi yerinde bir tespittir.

Kürdistan Post’tan dostça bir önerimde KCK’ye ve haberlerine gösterdiği duyarlılığı, KCK’den ayrılanlara da göstermesidir. Bunu kısmen yapıyorlar.

            ********

Son kongre ve toplantılarında “içe karşı mücadele olmadan dışa karşı mücadele olamaz” demekteler. İçi netleştirelim, dışa karşı mücadele edelim demek, içlen uğraştıkları kadar dışla mücadele etmeye fırsat bulamıyorlar.

 

Objektif ve sübjektif ajan tanımlamalarını kullanıyorlar.

 

Bu ne demektir?

 

Herkes potansiyel olarak objektif ajandır. Düşmanı bilmeden temsil ediyor.

Biraz ileri gidip çizginin altına ya da üstüne düşerse ve bunda günah çıkarmayıp ısrar ederse sübjektif ajan payesi alır.

 

Tasfiyecilik, komploculuk, provokatörlük, hainlik ve satılmışlık moda ve demode olan kavramlardır. Bu ve benzer kavramları içine yönelik sıkça kullanırlar.

 

Her nedense kimse bir türlü çizgiye giremiyor. çizginin üstende yürürsen; çizgiyi çiğnedin derler. çizginin altına düşersen çizgiden çıktın damgası yersin.

 

Maaşlı yazarlar kavramını kullanan ve eski bazı arkadaşlarımızda ömürleri boyunca çizgiye giremediler.

 

Bundan dolayı her yıl çizgiye girmek için özeleştiri verirler.

 

Hepside tasfiyeci damgası yemiştir, Farklı bir görüş ve politika öne sürer veya bazı konu ve görüşlerde düzeltme yapalım derlerse eski özeleştiri söylemleri çocukluğundan başlayarak karşılarına çıkarılır.

 

Ayrılır ve farklı şeyler söylemeye başlarlarsa hain damgası yerler.

Bağlanmışlardır.

 

Kürdistan Post ve bazı sitelerin satıldığını söyleyen kişinin acaba kendi iradesi ve görüşü var mı? Gerçekten kişi olarak düşündüklerini söyleye biliyor mu?

 

Bunları derin analiz etmek lazım.

                                     ********

Kötü söz, şiddet dili ve söylemleri en başta sahibini vurur.

 

Bu zihniyet savunucuları, PKK’dan ayrılanlara yönelik; “ya biz biteriz ya onlar biter” demişlerdi. Ve bunu şiddet ve yaşama hakkı tanımayarak uyguladılar. Ayrılanlar şiddet uygulamayı ve şiddet dilini benimsemiyorlar.

 

Düşünce ve örgütlenme özgürlüğünden yana olan ve demokrasiyi savunan eğer bunda samimiyse farklı olana saygı gösteriri ve onun özgürlüğünü savunur. Düşünce ve politikalarına katılması şart değil.

 

Beşikçi Hoca; PKK kadroları ve taraftarları öcalan’ı eleştirebilmelidir diyor. Bilimsel bir görüştür.

 

Demokrasi ve özgürlük anlayışına göre hiç kimse eleştiri dışı değildir.

Beğenmediğimiz TC, yönetiminde bile Kemalizm belli düzeyde eleştirilmektedir.

Cumhurbaşkanı, Başbakan, Genelkurmay başkanı ve benzerleri eleştiri almaktadır.

öcalan’ı eleştirenleri çizgi karşıtı ve KCK karşıtı tanımlamak acayip bir durumdur.

 

                          **************

Bitirmeden bir anımı anlatayım.

 

Bir toplantıda demokratik sosyalizmi savunmuştum. Hala öcalan böyle bir tanımlamada bulunmamıştı.

 

Duran Kalkan’da dâhil kalanların hiç biri bu görüşüme katılmadı. Daha önce hizip başı ilan edilmiştim.

 

Kaç yıl sonra öcalan söylediği için Duran Kalkan’ın demokratik sosyalizm söylemlerini duymaya başladım. Eğer buna inanıyorsan ben söylediğimde niye benimsemedin.

Daha önceki bir sohbetimizde Duran Kalkan’a “ben Etopya sosyalizmini benimsemiyorum” demiştim. Başka bir yerde basın yayın çalışmalarında yer aldığım için, “bizim basın yayına yaklaşımımızın devletten ne farkı var” demiştim.

 

Beni sosyalizm karşıtı ilan etti.

 

Keşke demokratik sosyalist olsan, bunu yürekten istiyorum.

 

İlkel komünal topluma ve komünal ilişkilere mahkûm olup geçmişte gezmek eşitliğe götürmez.

 

Kendini bilen her kes düşünceye ve farklı renklere saygı gösterir!

 

Herkesi saygı göstermeye davet ediyorum.

 

Dursun Ali Küçük-21.12.2008                                                                                                                               

 

Etiketler: PWD-K, Pwdnerin, Kurdistan, Kurd, Kürtçe