Beşikçi’ye “Kürt düşmanı” diyen Türk dostu
Gazeteci ve yazar özerk olur, hatta bir partiye yakın olsa da özerkliğini korumaya çalışır.
Dursun Ali Küçük
04.01.2014 - 23:39
Gazeteci ve yazar özerk olur, hatta bir partiye yakın olsa da özerkliğini korumaya çalışır. Ferda Çetin’in her şeyden önce kendi kafası ve düşüncesiyle yazmadığı görüşündeyim. Ismarlama bir yazı yazmıştır.
Neden mi ısmarlama?
Çünkü içinde yaşadığım zaman benzer durumlarla karşılaşmıştım. Hele hele Beşikçi’yi düşman ilan eden bu yazı tam ısmarlamadır. Bir yerlerin görüşüdür. Kendileri yapamadığını Ferda Çetin'e söyletiyorlar.

Başta İsmail Beşikçi Hoca’ya yönelik yazılan bu yazı bir düşünce eleştirisi değildir.

Örneğin Ferda Çetin düşünsel açıdan Beşikçi Hoca’yı eleştirebilir. Beşikçi Hoca bir bilim insanıdır. Bundan dolayı incinmez ve harekete geçemez. Beşikçi Hoca’nın başkalarının üzerine salacak adamları da yoktur. Ferda Çetin, Beşikçi Hoca’nın hangi görüşlerine katılmadığını sonuna kadar eleştirebilir. Bilimde eleştiri vardır, sorgulayacak dil kullanmak gayet doğrudur.
Ferda Çetin bunların hiçbirini yapmıyor. Çünkü yapacak kapasitesi, gazeteci ve yazar olma olgunluğunu gösterecek düzeyi bulunmamaktadır.

Beşikçi'yi “Kürt düşmanı” ilan ediliyor.

Nedeni gayet basit. Beşikçi Hoca’nın son yazısı olan “Goyiler ve Roboski” makalesi bilinen zihniyete çok dokunmuştur. Bilim ve düşünce insanı her konuda görüşlerini söyleyebilir. Dokundurabilir. Beşikçi Hoca’da bunu yapmıştır.

Beşikçi Hocayı “PKK ve Kürt düşmanı “ ilan etmek bir zorlamadır. Düşünün her şeyi ile kendisini kabul ettiren ve bir Türk olduğu halde bütün çalışmalarını Kürtlere ve Kürdistan'a adayan bir bilim insanı düşman ilan ediliyor.

Bu bir zihniyettir. Eleştiri yapan kim olursa olsun, bu zihniyete göre eleştiri ve düşünce belirtmek; Öcalan ve KCK’yi eleştirmek “düşmanlık yapmak” ve hakaret etmektir.
Oysa Ferda Çetin’in zihniyeti-çünkü kişiselleştirmiyorum- eleştiri yapmayı kabul etmez. Doğrudur, KCK içinde kimse Öcalan’ın tek bir kelimesine bile itiraz etmez. Katılmadıkları çok konular olmasına rağmen es geçerler. Kendi içindeki yapılanmayı bir topluma dayatmak isterler.
Ferda Çetin KCK içindeki yapılanmayı bir topluma dayatıyor.

Lafa gelince her şeyin başına “demokratik” koyarlar. Düşünsel eleştirileri hazmedemeyen nasıl demokrat ve özgürlükçü olur?

“İsmail Beşikçi siyasete giriyor”

Bu başlık bile İsmail Beşikçi’yi siyasetle iliştirmek ve siyasi düzeyde itham etmeyi ifade ediyor.

Çok iyi biliyoruz: Beşikçi Hoca PKK mücadelesini, bağımsızlık, özgür bağımsız bir Kürdistan mücadelesini sonuna kadar destekledi. Bu konularda bolca yazılar yazdı. PKK’lilerle iyi ilişkileri vardı. Ama bu durum İsmail Beşikçi’nin politikaya girdiği anlamına gelmiyordu.

Bu gün Kürdistan federasyonu ziyaret etti ve Kürdistan’ın bağımsızlığını özgür uluslar gibi tüm haklara sahip olmasını vb. yine savunuyor. Kaldı ki, Kürdistan federasyonuna eleştirileri de vardır.

Beşikçi Hoca düşünsel ve yazınsal olarak Kürdistan’ın egemenlik ve bağımsızlık haklarını savunuyor ve sömürgecileri eleştiriyor. KCK ve Öcalan ile benzer düşünmediği doğrudur. Bunlardan vazgeçen Beşikçi Hoca değil, KCK ve Öcalan’dır. Yakın gördükleri ile dostluklar kurabilir. Bu onun doğal hakkıdır.

Dün siyasete giriyor demiyorduk ve bir bilim insanı olarak görüyorduk, bu günde aynı şekilde görmek gereklidir. Kaldı ki Beşikçi Hoca Kürdistani her kesimle görüşebilir. Ziyaret edebilir.

Çok hayıflanmayın, Beşikçi Hoca bir karalama yazısı ile boşa çıkarılamaz. İçindekileri iyi ki sana söylettiler Ferda Çetin.
Siyasi anlamda söylemiyorum, ama Beşikçi Hoca Kürdistan'ın manevi “lideridir”. Düşünsel ve bilimsel aklıdır. Beğenmediğim ve katılmadığım düşünceleri de var, ama bu durum “manevi ve moral lider” olması gerçeğini değiştirmez.

Düzeyi olmayan, düşünce içermeyen bir makaledir:

Kendisi Beşikçi’nin “hakaret ettiğini” söylüyor. Ama öte yandan hakaret ve doğruluk içermeyen, kendisi dışında herkesi “düşman” gören bir zihniyet.

“Beşikçi Kürt halk Önderine karşı düşmanca faaliyete girmiştir”

Gel de inan. Beşikçi Öcalan ve PKK’nin 1999 öncesi görüş ve değerlendirmelerine değer veriyordu. 1999 sonrası esaret altında değiştirilen görüşlerine dışarıdan bakan herkes görebilir. Uzun bir zaman Beşikçi Hoca suskun kaldı. KCK görüşlerine ve Öcalan’a katılmadığı gayet doğaldır.

Aydınlık Kürt ve Kürdistan düşmanıdır. Beşikçi hiç bir zaman Aydınlıkçılar ve Perinçek’e yakın durmadı. Aydınlık ve Perinçek Beka da görüşmeler yaparken ve dost geçinirken de yakın durmadığını biliyoruz.
Aydınlık, Ergenekon döneminde Öcalan’ın sorgu ifadelerini kullanmadı. Bu gün kullanmaya başlamışsa şüphesiz ki siyasi bir hesabı vardır.
Bu sorgu ifadelerini başta Ferda Çetin’in bilmesi gerekiyor. Avukattır. Hukuki ve adaletli davranması istenebilir.

Sorgu ifadelerini kim kullanmış ve ne hesapla kulanmış kimse ona ortak olamaz. Aydınlığın Kürdistan düşmanı olduğu kesin. Ama sorgu ifadelerini kullanabilirler. Önemli olan bunun doğruluğu ve yanlışlığı üzerinde konuşmaktır. Çünkü yalan olduklarını ve düzmece olduklarını söyleyemiyor.

Fikret Yaşar Hoca sorgu ifadelerinde söylenen bazı cümlelerden hareketle bir yazı yazdığı için hemen Fikret Hoca’ya karşı eleştiri ve saldırlar başladı.

Örneğin İbrahim Kaypakkaya’nın ser verip sır vermediğini hepimiz biliriz. İbrahim o zamanda Perinçek’in çözüldüğünü ve devletten yana olduğunu söylüyordu. Kimse çıkıp İbrahim sorguda çözüldü ve hoş olmayan şeyler söyledi diyemez. Çünkü diyecek hiç bir kanıt yok.

Öcalan “ben direniyorum”, KCK’de Öcalan’ın direndiğini söylüyor. Örneğin biz neden yakalandıktan sonra “Öcalan’a ilaç verildi” dedik. 6. Kongreden sonra bu açıklama yapıldı. Çünkü sorguda söylenenler yansımıştı, beğenmiyorduk. Sonra bu tutum geri alındı.

Sorgu ifadelerini sonradan okuyan oldu. Örneğin ben bir kısmını okudum. Aydınlık gazetesinde yazılanlarla benzerlik arz ediyordu.
Ferda Çetin, İsmail Beşikçi’ye ithamdan bulunduğun için bu kadarını yazdım. Özgür Politika çıkıp Aydınlık “yalan söylüyor” alın size direniş tutanakları diyebilirdi. Niye denilmediğini sizler araştırınız. Konu açıldığı için bu kadarını yazdım. Yazmakta istemiyordum. Aşağı yukarı bilenen veya bilinmesi gereken şeylerdi.
****
Ferda Çetin’in zihniyetindekiler, Türk devleti olsun, Suriye devleti olsun, Fars devleti olsun ama Kürt devleti olmasın diyenler tabi ki İsmail Beşikçi’nin Bağımsız ve Özgür Kürdistan görüşünden rahatsız olurlar. Çözüm aradığınız ise bu sömürgeci ulus-devletler değil mi? Başka sömürgeci ulus-devletlerle “çözüm” arıyorsunuz. Kürdistani düşünceler savunan Beşikçi’den hakaret edecek kadar rahatsız oluyorsunuz.
Anlaşılan Beşikçi’ye saldırı fişeğini ateşledin. Sana ateşlettiler.
Tarihte gösterir ki bu yükün altında kalanlar olur.
***
Beşikçi Hoca’ya eleştiri adı altında yapılan saldırının temel başlıkları:
‘Şebeke’
‘Beşikçi’nin bu açık ve pervasız saldırıları’
‘Beşikçi’nin hiddeti’
‘Kürt halkının karşıtı’
‘Karalıyor, kötülüyor’
‘Ağzına geleni söylemekte’
‘”Kürt dostu Beşikçi”’ (Çetin’in tırnağı)
‘”Bilim adamı”’ (Çetin’in tırnağı)
‘Öcalan’a derin düşmanlık’
‘Beşikçi’nin tepkisi ve öfkesi’
‘Yalan’
‘Beşikçi işi küfür ve hakarete vardırıyor’
‘Beşikçi yaptığı hakaret ve aşağılamalardan’
“Bu kadar da zıvanadan çıkmak olmaz”
‘Aymazlık’
‘Türk özel savaş kurumuna hizmet ettiği kesindir”
‘Beşikçi’nin ruh hali ve psikolojisi, sömürgeci ulus aydınının üstünlük psikolojisidir’
‘Referansları da şaibeli ve bozuktur’
‘Beşikçi’nin bu hallere düşmesi’
Bu hallere düşülür mü Ferda arkadaş?
***
‘Beşikçi’nin ruh hali ve psikolojisi, sömürgeci ulus aydınının üstünlük psikolojisidir’

Benim bildiğim Beşikçi Türkiye ve Türk halkı hakkında çok az yazmıştır. Türk’tür ama Kürdistan ve Kürt halkıyla ilgili ağırlıklı çalışmalarını sürdürmüştür.
Kemalist aydınlara Türkiye’de akademi vb. yerlerde ders verdirirsiniz.
Kemalist solcularla ve yazarlarla dostluklar kurmayı yadırgamazsınız.
Tövbe bunlar Türkiyelileşme aşkını savunanlardır, üstünlük kompleksi bunlarda hiç yoktur(!)...
Acaba bu eleştiriyi yapanlarda gizli Türkiye Kemalist aydın kompleksi yok mu?
Beşikçi'ye bu hiddetli çıkışı yapanın ve Türkiyelileşmeyi önüne koyanın, Beşikçi’ye “Kürt düşmanı” diyenin acaba Türk dostluğu değil mi bu?

Sonuç:
Beşikçi Hoca TC’ye boyun eğmedi ve kimseye boyun eğmez. Bildiğim Beşikçi Hoca ABD’den bir vakfın kendisine verdiği ödül ve parayı da almadı. Beşikçi Hoca’yı benin savunmama gerek yok. Kendisini yaşamı ve mücadelesi ile kanıtlamıştır.
Kürdistanı ve Kürdistan mücadelesini savunduğu için 17 yıl da cezaevi yatmıştır. Af dilememiştir. Beni bırakın diye kimseye yalvarmamıştır. Hizmetlere hazırım dememiştir. Yaptıkları ve yaşadıkları ile dimdik ayaktadır.
İyi ki içinizdekileri senin kaleminle ortaya döktünüz. Biliyorum eleştirilere açık değilsiniz. Herkese bir yafta bulmak ve yakıştırmakta ustasınız. Bir bilim insanına karşı halk popülüzmine sığınmayın. Kitlesi olanlarda yanlış yaptıklarında ortada kalmıştır. Tarih bunun örnekleriyle doludur.

Eleştirin ama düşünceyi düşünceyle eleştiriniz. “Demokratik” olmanızın zamanı gelmedi mi?
Türkiye'yi demokratikleştiriyorsunuz, birazda kendinizi, Kürdistanı, Kürt hareketlerini demokratikleştiriniz. Yoksa bize demokrasi bol gelir en iyisi Türkiye’yi demokratikleştirelim diyorsunuz?
[email protected]
Dursun Ali Küçük-5.1.1014

Etiketler: kürdistan, kürt, kürtçe, nerina, azad