BİZİ KAPATIN!
Siyasetten utanma duyulur mu? Bazıları iradesiz ve memurdur, siyasetçi hiç değildir, özellikle insanlarda hayal kırıklığı yaratmakta meşhurdurlar. Akılsız olanların belasını halk çeker. Çünkü çeken onlardır, direnen onlardır. Yağcılık yapmazlar, mevki dertleri yoktur. BDP listelerinde parti meclisine girmek için birilerinin onaylarını almaya gerek yoktur.
Dursun Ali Küçük
04.05.2010 - 20:23
BİZİ KAPATIN!
Dursun Ali Küçük-4.5.2010-
Siyasetten utanma duyulur mu?
Bazıları iradesiz ve memurdur, siyasetçi hiç değildir, özellikle insanlarda hayal kırıklığı yaratmakta meşhurdurlar.
Akılsız olanların belasını halk çeker. Çünkü çeken onlardır, direnen onlardır. Yağcılık yapmazlar, mevki dertleri yoktur. BDP listelerinde parti meclisine girmek için birilerinin onaylarını almaya gerek yoktur.
Bu BDP genel başkan ve yardımcılarının BDP üyelerinin seçmediğini biliyorum. Daha önce yazılmıştı.
Öcalan, genel Başkan Selahhatin Demirtaş, genel Başkan yardımcısı Gülten Kışınak, yürütmede Tuncer Bakırhan  ve benzerlerinin yer almasını söylemişti. BDP kongresi oldu verilen bu ve benzer isimler seçildi.
Öcalan deyince KCK’de onaylıyor.
Anayasa paketine Öcalan, aynen Deniz Baykal ve Devlet Bahçeli gibi hayır diyor. Bunları son iki makalemde yazdım.
Bu gün anayasa ikinci tur oylamalarında parti katmayı zorlaştıran 8. madde 327 kabul oyu aldı, AKP’ fire verdi ve dolayısıyla madde düştü.
BDP ilk görüşmelerde sadece bu madde için beş milletvekilinin oy kullanmasını sağladı. O zaman 5 BDP milletvekili katıldığı için 8 madde 337 oyla geçmişti. AKP’de 332 oy verilmişti. Referanduma gitmesi için 330un üstü sağlanmıştı.
Bu kez BDP katılmadığı için AKP’de maddeye olumsuz bakanlar ret oyu kullandılar. Bir önceki oylamada üç fire varken, bu kez fire verme sekize çıkmıştı.
Peki BDP’liler kendileri için hayati olan bir maddeye niye katılmadılar?
Onu da anlatalım:
Bu haftaki avukatların Öcalan’la görüşmelerinde, avukatlar bazılarının anayasa paketi konusunda CHP ve MHP ile paralel konuma düştüğümüzü söylüyorlar görüşünü aktarıyorlar.
Buna karşı Öcalan; “hadlerini bilsinler” sözüyle cevap verdi.
Hadlerini bilmesi gerekenleri hiç merak etmeyin, bu söz BDP lilere yönelik söylendi.
BDP’liler 2.tur anayasa paketi  oylamasında birinci kez katıldığı 8. maddeye ikinci kez katılmadı.
Ne mi oldu?
Hadlerini bildiler.
Ve bizi kapatmaya devam edin dediler.
Üzerinde kapatma kılıcı olan iki parti vardır; Biri BDP diğeri ise AKP’dir.
Kendisinin kapatılmasını zorlaştıran bir maddeye oy vermeyenler acaba kime hizmet ediyor?
Bazı babalar çocuklarını sürekli döverler. Öyle bir duruma gelir ki dövülmeye karşı çocuk duyduğu tepkiyle artık umursamaz olur. Dayak yiyip yemediği onun için artık fark etmiyor.
Babada umursamaz çocuğu sürekli dövüyor. Bu kez de sanki çocuğun dayaktan hoşlandığı sonucunu çıkarıyor.
BDP, anayasa paketine ve 8.maddeye duyarsız yaklaşarak adeta “bizi kapatmaya devam edin” demiştir.
Yarın sizi kapatmaya kalktığında ne yüzle halkın karşısına çıkacaksınız.
Cumhuriyeti olduğu gibi korumak isteyenlerle belli düzeyde değiştirmek isteyenler kavga ediyor.
Öyle iki faşist cephe arasındaki bir kavga değildir.
Öcalan, yakalandığından beri Ergenekon, yani CHP, MHP, DSP vb ile kara faşizm ile içine girdiği ilişkileri ve kontrolü ne çabuk unutuyorsunuz.
Türkiye değişiyor.
Hiç değişmek istemeyenler bu anayasa paketine gösterilen tavırla ortaya çıkıyorlar.
AKP’yi desteklemiyorum.
Ama bu anayasa paketinin bazı maddeleri olumludur ve Türkiye’nin birazda olsa değişmesine hizmet eder.
Bunu görmeyen Ergenekon,ordu, CHP ve MHP değirmenine su taşır.
Öcalan son görüşme konuşmalarında Ergenekoncuları, Yamak ve Kıvrıkoğullarını, sanırım kendisiyle görüşen Çevik Bir ve benzerlerini daha olumlu görüyor.
Haddini bu temelde BDP lilere bildirdi.
Kim ne derse desin AKP ve bazı sermaye çevreleri, liberaller vb Türkiye sistemini belli düzeyde değiştirmek istiyor. Eski cumhuriyeti olduğu biçimiyle kabul etmiyorlar.
Bunu görmeyenler kördür. Hala 1980lerin siyaset tarzını yansıtıyorlar. AKP, MSP değildir. MSP kayseri ve Konya sermayesine dayanabilir. AKP’yi böyle gören hala eski siyaset tarzına gömülmüş kalmıştır. TÜSİAD anayasa değişimi ve Türkiye’nin kendine göre değişimini istiyor. Bu konuda AKP’ye yakın düşünüyorlar.
Hep merak ettim, acaba Öcalan AKP’ye neden bu kadar karşı ve tehlikeli görüyor?
Düşünüyorum, AKP; Ergenekon, 12 Eylülcüler, CHP, MHP, DSP, İşçi Partisi, Yalçın Küçük ve benzerlerinden kıyaslanmayacak kadar daha ilerdedir. Bazı değişim istemlerin olduğu kesindir.
Ayrıca AKP hala değişimler ve reformlar yapılmadığı için, Kürtler konusunda Öcalan’dan bana göre geri düşünmüyorlar.
Öcalan’ın sözünü ettiği 1921 anayasasından daha ileri şeylerden yanadırlar. Türkiye vatandaşlığını istiyorlar.  Kürtlerin kültürel haklar vb kullanmasına karşı çıkmayacaklar. Ama kendi içlerinde yekpare değiller. AB’ye en yakın duran partidir. Yeni bir anayasanın yapılmasından yanadırlar.
Paket anayasayı geçirmekte zorlanıyorlar. Baksanıza AKP içinde AKP’yi kapatın diyenlerde var.
Vardığım sonuç şudur: AKP söyledikleri ve hala yapmakta zorlandıkları ile Öcalan’ın söylediği asgari talepleri karşılamaya belli düzeyde hazırdır.
Öcalan, AKP’ye Kürt vurgusu, Türkiye vatandaşlığı vb vurguları yaptığı için Öcalan'ın söylemlerini ve sıkça belirttikleri “makul talepler”ini elinden alıyor. Bu yönüyle Kürt kitlesine oynuyor.
Öcalan ve PKK’nin bir huyu var? O da şu?
Kendisine yakın olanlara daha fazla karşı çıkar ve en büyük düşman ilan ederler.
Bakınız, CHP yöneticilerini, MHP yöneticilerini vurmazlar, ama PKK’den ayrılan ve bazı roller oynayan ve bir dönem kendilerine hizmet edenleri vururlar. Bahçeli ve Baykal’dan daha fazla tepki ve düşmanlık yaparlar.
AKP’ye en çok karşı çıkmalarının altında bu zihniyet yatıyor.
Birde Öcalan, 1999larla açık içine girdiği ilişkilerin deşifre olacağından ve kendilerini bitireceklerinden ve bunu da AKP’nin yapacağından korkuyor.
Öcalan’ın karşı çıkması statükocu ve liderlik kültüne sahip olmasından ve birde Kürtlerle ilgili bazı adımlar atılırken kendisinin dışta tutulmasından kaynaklanıyor.
Gözünüz aydın BDP’liler kapanmaya alışmışsınız, buyur devam ediniz.
AKP içindede ordu ve Ergenekoncuların adamları var, onlar ret oyu vererek anayasa paketini yaraladılar.
Geçen yazdım, bu işten en fazla zararı siz çekersiniz.
Dün 8. madde konuşulurken bakın BDP adına konuşan ne diyor?
“1921 ANAYASASI DAHA ÖZGÜRLÜKÇÜ

1921 Anayasasının 2010 Anayasasından daha özgürlükçü olduğunu biliyoruz. Bu ikisinin arasındaki fark parlamentonun ayıbıdır. Aradan 100 yıl geçmiş. Hala o ruhu aramaya çalışıyoruz. Tuğluk ve Türk'ün milletvekillikleri düştü. Neden 3 yıl, 6 ay değil. Eğer emir komuta içinde çalışmıyorsanız verdiğimiz önergeyi destekleyin.”
Ayıp yani, insana gülerler. 100 yıl önceyi arayan mantıklara bakın.
Neden böyle söylüyorlar?
Öcalan. 1921 anayasasını güncelleştirelim diyor , ondan böyle konuşuyorlar.
Kemalizmi güncelleştirmeyi istediği gibi.
Kemalizm konusunda AKP, Öcalan’dan daha ilerdedir.
Kürt sorunu konusunda sağdan birazcık adım atan partiler varsa AKP ve Saadet partisidir.
Anayasa paketinin nasıl zorluklarla karşılaştığını yaşananlarla görüyoruz. AKP bile milletvekillerinden bazılarını zor ikna ediyor. İçlerinde kendi partilerinin kapanmasına oy verenler çıkıyor.
Şimdi soruyorum: BDPli anlı ve şanlı siyasetçiler, acaba bu anayasayı kiminle yapacaksınız?
Yeni bir anaysa yapmak o kadar kolay mı?
Bu pakete kerhen destek verip ve eleştirseydiniz ve AKP azını yapıyor, biz fazlasını istiyoruz deseydiniz Türkiye ve Kürdistan siyasi vb ortamı daha rahatlamayacak mıydı?
Kaldı ki, AKP paketten sonra yeni bir anayasaya açık olduğunu söylüyor.
Memura toplu sözleşme, 12 Eylül generallerine ve cuntası, danışma meclisi ve hükümetine yargı yolu açan, partileri hep kapatan Anayasa Mahkemesi ile ilgili değişikliklere, savcı ve hakimleri Ergenekon ve CHP, faşist mantıkla düzenleyen YSHK ile ilgili değişiklikler, daha olumlu görülebilecek başka maddeler Türkiye’ye ilerlemek için yeni bir hava getirecektir.
8. madde ile sadece AKP çukura düşmedi, BDP’ de çukura düştü.
Anayasa Mahkemesinin kapatacağı partiler BDP, AKP, Saadet Partisidir. Sosyalist partiler zayıf olduğu için şimdilik karışmazlar.
Bu statükocu cumhuriyet AKP’ye darbe yapmak istedi başarmadı. Şimdi farklı yollarla düşürmek istiyor.
Bana sorarsanız bu statükocu cumhuriyet ne Öcalan ne de BDP’yi öncelikli birinci tehlike görmüyor. Öcalan ve BDP şimdilik ikinci plandadır. AKP’yi hallederse sizi birinci plana oturtur.
Hadi kolay gelsin.
Halk sizin için çok önemli değildir. Bir yere bakınız. Kendinizi hapse koyunuz.
Bu şekilde milletvekili olursunuz, parti meclislerine girersiniz.
Bir çoğunuz siyasetten anladığınız için o yerlere gelmediniz.
Sizin trajediniz burada yatıyor.
İsterseniz biraz düşünün!
[email protected]
 

Not; 8. madde düşmeseydi, parti kapatmalar zorlaşıyordu, şiddete bulaşmadıkça parti kapatnak zordu. Savcının elinde alınıp mecis onayı gerektiriyordu. Mecliste kurulacak ve her partiden beş kişinin katılacağı komisyon onayına bırakılıyordu. Böylece sav ci ve anayasa mahkemesinin keyfilikleri kısıtlanoyordu. Ayrıca konulan ek madde ile bir partinin tamamen kapatılması engelleniyordu. Böylece AKP hakkında açılan dava düşecekti, kapatılan DTP davası hala sonuçlanmadığı için yeniden gündeme gelebilecekti. Parti kapatılmsa bile siyasi yasaklar getirilmesi kalkıyordu. Böylece Ahmet Türk, Aysel Tuğluk ve hakkında siyaset yasağı konulan DTP liler yeniden siyasete başlayabilecekti.
BDP’lilerin Ahmet Türk ve Aysel Tuğluk v ebenzerlerinin siyasi yasaklarını kullanması demogoji olmaktan öteye geçmez. Buyur fırsat çıkmışken 8. maddeye oy vererek siyaset yasağını kaldırsaydınız. Bu konuda düzenlenen geçici madde var. 8. maddenin reddedilemesiyle o geçici maddede düşecektir.
 

 

 

 

Etiketler: PWD-K, Pwdnerin, Kurdistan, Kurd, Kürtçe