CEMİL BAYIK ve KCK, BAĞIMLILIĞI DEMOKRASİ OLARAK SUNUYOR!...
Cemil Bayık ve KCk hukuk komitesi ayrıca PAJK yöneticisi ve diğerlerinin konuşmları bağımsızlık istemiyoruz. Bağımlılığa evet diyorlar. Nasıl bir bağımlılık? Demokratik özerklik adı altında sunulan ve aslında Özerk ve demokratik Kürdistan’a dayanmayan,siyasi vb statü istemeyen bir yaklaşım sunuyorlar.
Dursun Ali Küçük
14.05.2012 - 03:19
CEMİL BAYIK ve KCK, BAĞIMLILIĞI DEMOKRASİ OLARAK SUNUYOR!...

Dursun Ali Küçük-
Bağımsızlıktan bağımlılığa geçiş:
Cemil Bayık ve KCk hukuk komitesi ayrıca PAJK yöneticisi ve diğerlerinin konuşmları bağımsızlık istemiyoruz. Bağımlılığa evet diyorlar. Nasıl bir bağımlılık?

Demokratik özerklik adı altında sunulan ve aslında Özerk ve demokratik Kürdistan?a dayanmayan,siyasi vb statü istemeyen bir yaklaşım sunuyorlar.

Kürdistan federasyonu Irak hükümeti ile sorunlar yaşayıp bağımsızlık tartışmalarına başladıktan sonra bağımsızlığa karşı çıkışlar daha açık ortaya çıktı.
Cemil Bayık ANF?ye yaptığı açıklamada şunu söyledi: "Kuşkusuz her siyasi gücün, her halkın kendi kaderini tayin etme hakkı vardır. Kürtlerin de bu hakkı ve talebi meşrudur. Biz hareket olarak sorunların devlete sahip olmakla çözüleceğine inanmıyoruz. Devletleşmek sorunları çözmek değildir. Demokratikleşme sorunları çözer, demokratikleşme toplumları güçlendirir. Devletleşme toplumları güçlendirmez. Hangi devlet kendi toplumunu güçlendirmiştir? Bu açıdan Irak'ın demokratikleşmesi içinde kendi sorunlarını çözmesini tabii ki biz de tercih ederiz.?
Ama unutuluyor ki; federasyonlaşma, konferasyon vb bir devlet sınırları içinde her ulustan devletlerin birliğidir. Bir zamanların egemen ulusu gönüllü birlik temelinde hangi siyasi, sosyal, kültürel, mali*ekonomik, dil, bayrak vb haklarına sahipse bir zamanların ezilen ve sömürge ulusuda eşitlik ve gönüllü birlik temelinde aynı haklara sahip olur.
Sorunu bir halkın toğrağı, her otun kendi kökü üzerinde büyüyeceği ve bütün haklarını, temel ulusal ve toplumsal haklarına sahip çıkıp özgürce yaşaması olarak ele almadın mı, biraz dil ve kültürle egemen olana ?entegrasyon? ön plana çıkar.

KCK Hukuk Komitesi ise Anayasa Perspektiflerinde özetle şöyle diyordu:
?Resmi dil Türkçedir. Ama Kürtler vb ler kendi alanlarında kamu alanında ve eğitimde Kürtçe hakkı olmalıdır, Kürtçeyi kullanmalıdır.
İkincisi Avrupa yerel yönetim şartı ile yerel yönetimlere özerklik verilmelidir. Türkiye bölgelere ayrılmalı, eskisi gibi TBMM merkezi kararları veren parlamento olmalıdır. Yerel yönetimler bunun yanında kendi yönetimlerini ve senatosunu oluşturmalıdır. Buna demokratik özerklik deniyor.
Bu metne göre eğer Türkiyenin bölgelere( onlara adına açık yazayım eyaletlere) ayrılması benimsenmiyorsa yerel yönetim yani belediyelerin Avrupa şartı kabul edilmesi yeterli olur. Bu şekilde toplum demokratik ulus olma hakkını kullanabilir diye özetleneniyor.
Bayrak kalsın. Remi dil Türkçe olsun. Başkent Ankaradır. Anayasayı yapmada Kurucu Meclis bu günkü TBMM olsun. Ama bunu PKK ile müzakere ile yapsın. Öcalan serbest bırakılsın. Birde genel demokratik hak ve özgürlükler, kollektif ve bireysel haklar, insan hakları evrensel belgesi vb olsun. Özet bu.?(1)
Taraf ve radikal gazetesi vb KCk hukuk komitesinin taleplerini haber ve makale konusu yaptılar ve şunu dediler: Sınır, resmi dil, bayrak ve başkent vb ile ilgili bir sorun yok, ?anadilde eğitim ve Avrupa yerel yönetim şartının uygulanmasını istiyorlar.
Bu günkü Taraf haberinde aynen şunu kullanıyor: ?Anayasa önerilerini açıklayan KCK, özerklik talebini yumuşattı: Anadilde eğitim, Avrupa Yerel Yönetim Şartı yeter?
******
Demirtaş ise Neşe Düzel ile ssöyleşide şunu söylüyordu:
N.D-Niye Kürdistan özerk bölgesini önermiyorsunuz?
S.D-Biz bu modeli demokrasi açısından doğru bulmuyoruz. Biz, bütün Türkiye için özerk bölgeler olsun istiyoruz. Mesela Kürdistan diye tabir edilen coğrafyada üç veya dört özerk bölge olabilir. Büyük bir ili merkez alırsınız. Onunla ulaşım, kültürel, ekonomik, sosyal açıdan işbirliği içinde olan illeri onun etrafında toplarsınız ve oraya bölge dersiniz. Öcalan da Ankara merkezli özerk bölgeler öneriyor.
N.D-Ne öneriyor?
S.D-?Ankara merkez olsun ama Türkiye?de özerk yönetim bölgeleri oluşsun ve hepsinin yetkileri aynı olsun. Türkiye ademimerkeziyetçi bir yönetim sistemine geçsin? diyor. Bu modele göre, her bölgede seçimlerde sandıktan kim çıkıyorsa, özerk bölgeyi o yönetecek. Antalya özerk bölgesini belki CHP, Çukurova?nın aşağısını belki MHP yönetecek. Halk memnun olmazsa bir sonraki seçimde iktidarı değiştirecek.?
*****

Aysel Tuğluk anayasa konularının konuşulduğu dünkü toplantıda şunu belirtiyordu ve anayasaya bir cümlenin konulmasını yeterli görüyordu:
? Türkiye Cumhuriyeti devleti, yurttaşlarının farklı kültürel, inançsal, etnik kimliklerini tanır, zenginlik olarak görür ve kendilerini ifade edebilmelerini ve geliştirmelerini güvence altına alır.? Kürt sorununun çözümünü başka bahara ertelemeyelim"(2)
*******
KÜRDİSTAN?A STATÜ İSTENMİYOR
KCK Hukuk Komitesinin ?perspektifleri? perspektif dışında birçok şeye benziyor. KCK Yürütme Konseyinin KCK hukuk komitesinin yazdığından habersiz olması mümkün değildir. Çünkü işleyiş gereği KCK?yi bağlıyor. Kürdistan için devletleşme ve bağımsızlık istemeyen Cemil Bayık?ında bunda habersiz olması mümkün değildir ve bilgisi dahilindedir.
Yasal parti temsilcileri, KCK, KCK Hukuk komitesi, Cemil Bayık özetle ?demokratik özerklik? istiyorlar. Görüş itibarıyla bir fark bulunmuyor.

Anadilde eğitim ve Avrupa yerel yönetim şartı ile meselenin çözümünü öneriyorlar. KCK Hukuk komitesi Türkiye?nin bölgesel illere ayrılmasını anayasa taslağında istiyor ama bu kabul edilmezse Avrupa yerel yönetim şartı nın uygulanması yeterlidir diyor.

Avrupa yerel yönetim şartı örneğin çok uluslu olmayan Almanya içinde geçerlidir. Belediyeler için getirilen şartlardır. Cumhuriyetinin federal ve eyalet yönetimleri ile ilgili maddeler ayrıca tarif ediliyor. İspanya anayasası ?İspaanya haklarından? söz ediyor. Bask, Katelonya vb ülke olarak tanımlanıyor. Kendi parlementoları ve hükümetleri var. İktidarı paylaşıyorlar. Üstelik demokrasi de var.
Cemil bayıkl?ta her halkın kendi kaderini belirleme hakkı meşrudur diyor. Elbetteki öyle. Ama Cemil Bayık Kurdistan?a devletsizliği vaad ederken, bununda meşru bir hak olduğunu unutuyor. Çek ve Slovaklar demokratik ölçüler içinde kan dökmeden referandumla ayrıldılar. Demokrasinin kurallarına göre oynadılar. Kurulan iki devlette çok kültürlüdür. TC gibi ırkçı ulus-devlet değildir.

Özgürlükçü demokrasilerde devletin işlevi azalır. Ama devletsiz bir demokrasi veya demokratikleşme ise hayalcidir. Sadece Kürtleri devletsiz kılmanın teorisidir. TC yöneticileride ?bize vatandaş olarak ne varsa sizede var? demiyorlar mı?
Özgürlükçe demokrasiler de, Halklar ise eşit temelde herşeyden yararlanırlar. Kendi parlementoları, hükümetleri, anayasaları, yerel yönetimleri, dilleri ve kültürleri,bayrakları, sembolleri vb kısaca herşeyleri olur. Bu ise milliyetçilik değildir. Milliyetçilik bunları paylaşmamaktır. Eşitlik kurmamaktır.
Anadilde eğitim, yerel yönetimlerin Avrupa yerel yönetim şartına göre düzenlenmesi bir statü kesinlikle değildir. Avrupanaın çok uluslu ve tek uluslu devletlerinde Avrupa yerel yönetimler şartı geçerlidir. Kürdistanın; Türklere ne varsa Kürtlere de o olmazsa bir STATÜSÜ olamaz. Kaldıki, Türkiye?ye bağlı Kürdistan ülkesi ve parlamentosu, idaresi ve yerel yönetimler ile ?İŞBİRLİKÇİ BİR KÜRDİSTAN? da TC istemiyor.
Sorunu çoğrafik ve toprak sorunu ve etnisite sorunu olarak görmüyoruz demek, yaşayan Türk ırkçı-milliyetçi etnisitesine karşı Kürtleri temel hakları ve özgürlüklerinden uzaklaştırmak olur.
Ya sorunu nasıl görüyorlar?
Demokrasi ve demokratikleşme ile çözmek istiyorlar. Bu cumhuriyet değişmeden demokrasi gelmez. Bu cumhuriyet değişirse o zaman demokratikleşme ve özgürlükler gerçek anlamıyla gelmeye başlayabilir. O zaman Avrupa?nın demokrasi olan ülkelerinde federasyon, konfederasyon ?ki bunlar halkların devletler birliğidir-, gerçek anlamda statü içeren özerklik ve ademi-merkeziyetçilik neden talep etmiyorsunuz.
BDP yasal bir partidir, anlaşılır noktaları vardır. Ama KCK, Öcalan, KCK Hukuk komitesinin anayasa perspektifleri, Cemil Bayık?da aynı şeyleri söylüyor; anadilde eğitim ve Avrupa Yerel Yöetim şartı uygulaması bize yeter diyorlar. Türk medyası da aynı böyle algılıyor.
Bu kadar direniş, halkın mücadelesi, gerilla mücadelesi böyle heba edilir mi?
Ayıptır, günahtır, yazıktır...
İSTENEN KÜLTÜREL KİMLİKTİR
Ben sözün ve teorinin başına eklenen ?demokratikleşme?, demokrasi, hak ve özgürlükler laflarını işin boş yani altı pekte dolu olmayan yanları olarak görüyorum. Keşke gerçek anlamda demokratik ve özgürlükçü vb olabiseler.....
Aslında bütün teori ve kafa karışıklığı içinde önerdikleri ?demokratik ulus? icadında oluşan Kültürel Kimlik tir. Anadilde eğitim, bölgelere ayırma, Türkiye?nin bölgeleri için ne öneriyorsak Kürtler içinde aynısını öneriyoruz lafları gerçek niyet ve politikalarının KÜLTÜREL KİMLİK istemi olduğudur. Kürdistan federasyonunun anayasası Türkmenlere kültürel kimlik verme hakkını güvence altına almıştır.(3)
Kültürel Kimlikte ne olur, Kürdistan adı bir ülke adı olmaz.Siyasi, ekonomik-mali, dil ve kültürel bir statü, parlemento, Kürdistanın semboleri ve bayrağı olmaz. Dil ve kültürlerini kullanırlar. Resmi dil Türkçe olur. Kürtçede kamu alanında kullanılır. Belediyeler denilen yerel yönetimlerin işlevleri ve yetkileri artırılır. Vilayetlere biraz yetkiler verilir. Kültürel çalışmalar çeşitli düzeylerde yapılır. Temel talepler ise Türk ulus-devleti işleyişi içinde erir gider. Bir nevi ?demokratik ulus? entegrasyonu olur.

Unutmayın sizi destekleyen halkın çoğunluğu ?demokratik özerlik? ten söz etsede Kürdistan?a statü istiyor. BDP?ye oy verenlerin neredeyse yarısı yapılan ankette bağımsızlık, federasyon istiyordu. 11 ilde yapılan aynı ankette AKP?ye oy verenlerin %15 i bağımsızlık istiyordu. Ayrıca İslami Kürtlerin talepleri yakınlarda sizi geçerse şaşırmayınız. Orta kesimlerin biraz ayağı yere bassın, onlarda sizden fazla şeyler talep edeceklerdir.

Muhafazakarlar ve faşistler devleti herşeye, her yemeğe maydonoz yaparlar. Sizlerde her yemeğe maydonoz katmadan demokrasiden söz ediyorsunuz. Demokrasiyi herşeye maaydonoz gerçek anlamda yapmıyorsunuz. Sizin maydonoz Kürdistan halkını temel talepler ve özgürlük değerlelerinden uzaklaştırmak veya temel kaderini belirleme hakkını işlevsizleştimekten oluşuyor.
Size sorulursa ?biz statü istiyoruz? diyorsunuz. Ama Kürdistan için açık hiç bir statü öenrmiyorsunuz. Muğlaklığa boğuyorsunuz.
PKK?nin KDP yi ?işbirlikçi?, ?ilkel milliyetçi? değerlendirdiği zamanlarda bile, KDP; ?Irak?a tam demokrasi, Kürdistana gerçek ve tam özerklik? diyordu.
Onlar bu gün bağımsızlığı tatışıyor.
Sizler, demokratikleşme ve demokrasi diyorsunuz, sorunu sanki yalnızzca demokrasi olarak sunuyorsunuz, ama Kürdistan?a gerçek ve tam özerklik bile diyemiyorsunuz...
Yazık, çok yazık....
[email protected]
(1)-Kürt Sorununun Hukuki Çözümü kadar Güzel Özetlenemez? adlı dosya ve röportaj bölünde yazılan yazımda ?KCK Hukuk Komitesini Perfektifleri? yazsını olduğu gibi vermişim. İsteyen bakabilir.
(2)DHA nı Radikal gazetsindeki 12Mayıs tarihli haberinden
(3)-Kürditan federsyonu anyasasından kısa bir özet:
*Kürdistan bölgesinde yaşayan halk, Kürtler ile Türkmen, Asuri, Keldani ve Arap azınlıklardan oluşur.
*Kürdistan bölgesinin başkenti Kerkük?tür.
*Kürdistan Federe Bölgesi?nin kendine ait bir bayrağı bulunacak ve bu bayrak Irak Federal Cumhuruyeti bayrağından farklı olacaktır.
*Kürdistan federe bölgesinin resmi dili Kürtçe?dir. Federal hükümetle yazışmalar Arapça ve Kürtçe yapılacak, Arapça öğrenim görme zorunlu olacaktır.
*Türkmen dili eğitim ve kültür amaçlı bir dildir, Türkmenler va Asuriler kendi dillerinin yanısıra ders olarak Kürtçe eğitim de görecektir.
*Federe Kürt Bölgesi Anayasası?na aykırı olmayacak şekilde her vatandaş dini vecibelerini yerine getirmede özgürdür.
*Federe Kürdistan Bölgesi milli meclisi ve bakanlar kurulunda azınlıklar da adil bir şekilde temsil edilecektir.

14.05.2012 D. Ali KÜÇÜK
Etiketler: PWD-K, Pwdnerin, Kurdistan, Kurd, Kürtçe