CHP ALT ÜST OLUYOR
Dursun Ali Küçük-5.11.2010-
 

CHP’de tam anlamıyla deprem yaşanıyor. Nereye varacağı hala netleşmiş değildir.
 

Ya şimdiye kadar olduğu gibi statükocu ve klasik cumhuriyetçi bir parti olarak kalacak veya belli ölçülerde değişimle yüz yüze gelecek ve bazı noktalarda kendisini yenileyecektir.
 

Deniz Baykal bir darbe ile gitti. Yerine Kılıçdaroğlu geldi. CHP’de değişen bir şey olmadı. Oluşturulan hava suni idi.
 

Baykal’ın gidişi ile CHP’de koltuk değişmişti. Boşalan koltuğa Kılıçdaroğlu oturtulmuştu.
 

CHP atı arabanın arkasına koşmuştu. Oysa CHP örgütü Baykal döneminde ne idiyse öylece kaldı. Kılıçdaroğlunun bazı ufak söylemleri bu gerçeği değiştiremezdi. Kılıçdaroğlu CHP arabasının arkasına takılmıştı. Çok iyi arabayı çektiğini sanıyordu.
 

29 Ekim resepsiyonu CHP’nin ordu politikalarına endeksli hareket ettiğini gösterdi. MYK aldığı kararla Kılıçdaroğlu’nun bilgisi olmadan Cumhurbaşkanının 29 Ekim resepsiyonuna katılmayacağını belirtti. Kılıçdaroğlu işin ortasını buldu. Ordu ayrı resepsiyon düzenledi. Kılıçdaroğlu köşke gitmedi.
 

Sonra savcı MYK düzenlenmesinin CHP Baykal dönemi tüzüğe uygun hale getirilmesini istedi. Bu örgütte Önder sav’ın etkisizleştirilmesiydi. Önder sav ve CHP buna direndi.
 

Kılıçdaroğlu ise MYK düzenlenmesinden yanaydı. Savcının istemi ile Önder Sav’da biraz kurtulacağını düşünmüştü. “Hukuka uyarız” dedi.
 

Önder Sav ise Parti Meclisi ve CHP yönetiminde etkindi. CHP eski politikasını bu kesimler sürdürüyordu.
Önder sav ve ekibi bir nevi ırkçı, Kemalist, statükocu, her değişime karşı çıkan ve orduya dayanan bir siyasete sahiptir.
 

Derken bu ekip; Kılıçdaroğlu’nun, savcının istemi ve CHP eski tüzüğüne göre MYK düzenlenmesini kabul etmediler.
 

Parti Meclisi toplantısında etkin oldukları için yeni bir tüzük kurultayı ile sadece kendi durumlarını güvenceye almak için harekete geçtiler.
 

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu bu toplantıya katılmadı. Yeni MYK üyelerini belirleyerek savcıya sundu. Önder sav ekibi ise Parti meclisi toplantısı ile Kasım ayında tüzük kurultayının yapılmasını ve CHP içindeki etkinliklerini güvenceye almak için harekete geçtiler.
 

Bu gelişmeler yeterince medyaya yansıyor. CHP fiilen ikiye bölündü.
 

Peki buradan ne çıkar?
 

Kılıçdaroğlu, Önder Sav ekibinin arkasında başka güçler olduğuna işaret etti ve koltuklara yapıştıklarını ilan etti. Parti içi demokrasiden söz etti.
 

Önder Sav ve ekibi gerçekten cumhuriyetin statükocu kesimi ve orduya dayanıyor. Baykal döneminde Ergenekon ve ordunun avukatlığını yapmaları boşuna değildir. Önder Sav ekibi milliyetçi ve aynı politikayı sürdürmek istiyor. Bu haliyle MHP’den ciddi bir farkları bulunmuyor.
 

Bu ekip orduya ve statükoya oynuyor. Güçlerini açıkça oradan alıyor.
Eğer CHP yönetimlerindeki etkinliklerini, delegeler üzerinde sürdürürlerse kemal Kılıçdaroğlu ekibi tasfiye ile yüz yüze gelecektir.
 

Kemal Kılıçdaroğlu yeni MYK listesi belirledi. Kamuoyu, CHP tabanı, medya ve değişimden yana olan kesimler ağırlıklı bu yeni ekibe destek sunarlar. Kemal Kılıçdaroğlu CHP delegelerinin desteğini alırsa Önder sav ekibine yol görünecektir. CHP küçülecektir.
 

Kemal Kılıçdaroğlu ve ekibi arkasına aldığı bu havayla statükoculuğa açıkça oynamayacak ve bazı konularda değişimlere gideceklerdir. Parti içi çekişmenin bir gereği olarak farklı ve tabanı memnun edecek çıkış yapmakla yüz yüze geleceklerdir.
 

Kemal Kılıçdaroğlu’na hiç bir şey yokken hava pompalayanlar bunu bu süreçte yapmaya devam edecekler midir?
 

Bunu göreceğiz. Kemal Kılıçdaroğlu galip çıkarsa değişim belli ölçüde gündeme gelir. Kaçınılmaz olarak CHP bazı politikalarını değiştirecek, güncele uyarlamaya çalışacaktır. Bu aynı zamanda Kılıçdaroğlu’nun kararlılığına bağlıdır.
 

Kılıçdaroğlu ilk genel başkan olduğunda CHP’yi olduğu gibi kabul etti. Bu onun büyük açmazıydı. Şimdi bundan kurtulmak istiyorsa ciddi ve karalılık göstermekle karşı karşıyadır. Bunları yapamaz, delege ve tabana oynayamazsa şansı olmayacaktır.
 

Kazanırsa CHP birkaç adım ileriye atacaktır. Vizyonu yenileyecektir. Yeni bir havayı arkasına alacaktır. Sadece hükümete “olmaz” diyen bir muhalefet değil, politika üretecek düzeye gelebilme şansları var.
 

Kazanmazsa da CHP'yi ciddi biçimde sarsacaktır. Kısmen olumlu tartışmalara yol açar.
 

Bir ihtimal, Önder Sav ekibi işin başında kalırsa CHP küçülecek ve kendisini bir daha beklide toparlamayacaktır. DYP, ANAP, DSP’nin akıbetine bile uğrayabilir.
 

Delegeler Kılıçdaroğlu ekibine evet derse Önder Sav ekibi gidecektir. CHP bölünmeyle yüz yüze gelmez. Diğer türlü CHP bölünecektir ve küçülecektir.
 

CHP’nin başına ne gelirse şahsen üzülmem. Bu parti tarihe karışırsa buna sevinirim. Bu durumda klasik cumhuriyette belki tarihe karışır.
 

Kılıçdaroğlu kazansa bile Avrupa türü bilinen bir sosyal demokrasi partisi ortaya çıkaracak güçte değildir. Buna hazır değildir. Liderlik özellikleri güçlü değil, siyaseten bürokrasiden gelmedir.
 

Devlet ve AKP, medya yazarlarını çoğu biraz sosyal demokrat partiye benzeyen, emekçileri ve değişik halk kesimlerini çekecek egemen cepheden bir partiyi tercih ederler. Bu destekler Kılıçdaroğlu’na yeter mi?
Bakıp göreceğiz.
 

Kılıçlar çekildi ve vuruşuyorlar ve iktidar kavgası daha süreceğe benzer. Kısa sürede dinmez.
 

Bu durum AKP’ye şimdilik yarıyor. Genel seçimlerde ezici bir çoğunluk sağlama ihtimali doğuyor. Genel muhalefetin her türüne bakılırsa, buradan çıkarılacak sonuç AKP’nin ciddi anlamda zorlanmayacağıdır. %50 lilere varır veya ona yaklaşırsa hiç kimse şaşırmasın! Seçimlere daha var, bu süreçte olbilecek gelişmeler bazı oynamalara neden olabilir.
[email protected]
Etiketler: PWD-K, Pwdnerin, Kurdistan, Kurd, Kürtçe