CHP DARBE PATİSİDİR-DEĞİŞMEZ…
Dursun Ali küçük-
Halk arasında bir söz var: ansını boyatıp babasına satmak.
Bu söz  şimdiki CHP’yi izah etmeye tam uygun düşüyor. CHP’yi boyadılar ve halka yeniden satmaya çalışıyorlar.
1960 darbesini yapanlar birde 27 Mayısı bayram ilan ettiler. Neymiş, darbeci beyefendiler ihtilal yapmışlar ve orduyu, CHP darbeci zihniyetini yeniden başa getirmişler. Kemalizmi bir kez daha bizlere satmışlar.
27 mayıs ve bütün darbeleri lanetliyorum. Hepsine karşıyım. Türkiye ordusu ülke içi yönetimde hiçbir zaman hayırlı ve olumlu bir şey yapmamıştır.
Neymiş, modern medeniyet seviyesine bizi çıkaracaklarmış, herkes ölmüş, bu modern medeniyet sadece Kemal despotizmi ve CHP’ye kalmış. Birde adamlar laikmiş ve hukuk devletini getirmişler(!)
Hangi dünyada yaşıyoruz. Yüz yıl geçmiş hala 100 yıl önceki hikayeleri yeniden restore ederek ve pişirerek önümüze sürüyorlar.
Biz ise, nasıl olsa sürüyüz. Güdüleceğiz ve yiyeceğiz.
Darbecilik Mustafa Kemal ile başlar. Her şeyi tepeden yaparlar. Toplum mühendisliği ve komplolarla, provokasyonlarla, sahte gösteri ve olaylarla sözüm ona 1960’da hürriyet getirdiler.
Hürriyet dedikleri totaliter ve bütünleştirici Kemalizm’dir. Bunun için göstermelik her kılığa girerler.
Demokrat Parti büyük çoğunlukla hükümet olunca onları diktatör ilan ettiler. Diktatörlüğü yıkmak için ordu yardıma çağrıldı. İnönü ve CHP tarafından.
AKP hükümet oldu. Bütün darbe planlarına karşılık direndiler ve ayakta kaldılar. Uluslar arası koşullarda darbeye izin vermiyordu.
CHP ve Deniz Baykal ordunun darbe yapması için ortamı gerdikçe gerdi. Bu ordu ve Ergenekoncuların planıydı. Eskisi gibi solcuları ve ülkücüleri kullanmadıkları için bu kez subaylar, askerler, generaller açık sahnede ve Ergenekon adıyla yerlerini aldılar.
Baykal ve CHP, yine MHP AKP’nin her şeyine muhalefet etti. Tıpkı 1960 darbesi gibi laiklik gösterileri, Ulasalcılık, vatan, bayrak ve Mustafa Kemal posterleri, Kemalizm yeniden piyasaya sürüldü. Balyoz darbe planları, ay ışığı, kafes eylem planı, suikastler vb bir dizi senaryo ve hazırlık yaptılar.
O zaman Öcalan’ı kontrolüne alan Ergenekoncular , O’nun aracılığıyla darbe yapmayı kolaylaştırmak için savaşa başlamasını söylediler ve yaptı.
Bunlar çokça yazılıp çizildi, deşifre edildi.
Benim hala anlamadığım veya anlayıpta bazılarının anlamadığı şey şu; bütün darbeler ordu tarafından ve Kemalizm adına yapılmıştır.
Burada bir bityeniği var. İşin püf noktasıdır. Mustafa Kemal ordu ile ayakta kalıyordu. Bürokrasi ve yargı ile çalışıyordu. Bütün sonraki darbelerde hep bu yerler ayarlanıyordu, yeniden düzenleniyordu.
Baykal ve Bahçeli ile yeniden düzenlemeye çalıştılar, olmadı. Yüksek yargı, anayasa vb üzerindeki kavga, gerilim derin devlet ve ordunun inisiyatif kaybetmek istememesinden kaynaklanıyor.
Darbeleri ayarlayan, psikolojik ve yönlendirme ortamı yaratan medyadır. Bu gün ise eskisi gibi medya birlik içinde değildir. Bölünmüştür. Darbeye karşı çıkan bir medya kesimi vardır.
CHP ve darbeyi destekleyen ise Ergenekoncu ve orducu medyadır.
Ordu ve Ergenekon Baykal’a darbe yaptı, bunları savunan medya ise Baykal’ı yerle bir ettiler.
Kemal Kılıçdaroğlu’nu bunlar getiriyor. Rollerini belirliyorlar.
CHP’nin paslanmış kılıcı Kemal ise bu role soyunmuş görünüyor.
Bu ordu ve Ergenekon destekli “sivil” bir darbedir. Tutup tutmayacağı ayrı bir sorundur.
Bir tespitte daha bulunmakta yarar var:
Eğer Türkiye’de egemen kesimler içinde bir değişim yapılmışsa bunun adresi Menderesli DP, Turgut Özallı Anavatan partisi ve Tayip Erdoğanlı AKP’dir. Diğer resmi partilerin hepsi statükocu cumhuriyeti olduğu gibi sürdürmüştür.
“Değişimler” ne yazık ki hep sağdan gelmiştir. Solcu geçinen CHP ise hiçbir değişime imza atmamıştır-“kurtuluş savaşı” hariç-.
CHP sadece patron değiştirmiştir.
Kemal Kılıçdaroğlu’nun söylediği yeni bir şey yoktur. Sadece propaganda amaçlı popülizm yapılmaktadır.
Kemal Kılıçdaroğlu ne söylemiştir:
1-Kürt sorununda AKP ciddi bir çözüm sunmamakla birlikte, sadece mevcut statükoya göre bazı ileri şeyler söylediği konuları “ayrımcılık” olarak değerlendirmiştir. Yani CHP dün olduğu gibi bu günde AKP’nin attığı sınırlı ve hatta çözüm olmayan adımlara bile karşı çıkmıştır.
Kemal beye göre sorun yoksulluktur ve birde “terör”dür. Yoksulluk ortadan kaldırılırsa Kürt sorununun çözüleceğini söylüyor. CHP ve resmi görüş, en son Ecevit ve Baykal’ın dillendirdiği görüştür.
Ayrımcılık yapmaya ne gerek var, Türk milliyetçiliği etrafında kaynaşmanın sürdürülmesini istiyor ve yapıyorlar.
2-CHP eskiden beri sorun cahillik, geri kalmışlık ve bir bizim ağa, bey, şeyh, seyit ve pirlerimizden kaynaklandığını söylüyordu. Bunda amaç kimliğimizle ilgili her şeyi ortadan kaldırmaktı.
Kemal beyde aynı görüşü sürdürüyor. Üstüne üstlük birde Türkiye-Suriye sınırındaki mayınlı arazi temizlenince bunu topraksız köylülere dağıtacakmış.
İstemiyoruz kardeşim, bizim topraklarımız ağalarımız ve beylerimizde kalsın. Türkiye’deki büyük kapitalistlerin topraklarını Türk köylülerine dağıtırsanız seviniriz.
Ecevit, toprak dağıtımından söz ediyordu, köy-kentlerle stratejik köyler oluşturup Türkleştirmemizi kolaylaştırmak istiyordu.
Ecevit’in toprak dağıtımı hep laftı. Uygulanmadı. Üstelik Ecevit sorunu ağalık ve beylikten kaynaklandığını, Kürtleri buna karşı çıkarak kurtaracağını ve modern yapacağını söylüyordu.
3- kemal beyde içimizden çıkmış ve modern medeniyet seviyesine kavuşmuş biri olarak bu CHP ile bizi modernleştirmek istiyor.
İstemiyoruz kardeşim. Modernliğiniz ve laikliğiniz sizin olsun. Bu modernlik dünyada babanızın tapulu malı değil, üstelik sizde başkasından hem de kötü biçimde taklit etmişsiniz.
Hitler ve Musoloni vb moderndi, siz ancak onlara benzersiziniz. Totaliter ve kaynaşmış ve birleştirici bir toplum projeniz onlara benziyor.
4-Kemal beyle CHP yoksulluğa karşı mücadele edecekmiş. Ecevit; “ne ezen ne ezilen insanca hakça bir düzen” ve hakça bölüşümden söz ediyordu. Trük milliyetçiliği ve Kemalizm’in günümüzdeki çürümüşlüğünü icra etmekten başka bir şey yapmadı.
Kemal beyde “hakça bölüşüm” diyor.
5- İnönü ve ordu Demokrat Partiye darbe yapmak için diktatörlük olarak ilan etmişlerdi.
En büyük despotizmi Milli Şef ve tek parti diktatörlüğü uygulayan otokratik ve despotik, tamamen diktatör bir reji kuran Mustafa Kemal ve İnönü’dür. Ama kendi çıkarları ve cennetlerini korumak için başkasını daha tehlikeli diktatör ilan ederler.
Kemal beyde kurultayda yaptığı konuşmada tıpkı Ergenekoncu medyanın ağzı gibi AKP’yi “korku imparatorluğu” ve faşist olarak ilan etti.
Birde peşine faşizme geçit vermeyeceğiz dedi.
12 eylül anayasası ve yapılanması, kurumlaşması ve zihniyetini koruyanlar faşizme geçit vermiyormuş(!)
Tam burada insanın ağlaması geliyor. Anlayan insanlar gülüyor. Ordunu despotizmi ve diktatörlüğüne yaslanıp başkasını faşist ilan etmek, asıl tehlike göstermek işin saptırmak değilse nedir?
6-Kemal bey birde özel yetkili mahkemelerin kaldırılacağını söylüyor. Yani Ergenekon davasını yargılayan mahkemeleri ortadan kaldıracaklar ve Ergenekoncu ve darbecileri kurtaracaklar. Bu konuda hakkını yemeyelim, tam söz verdi. Bir bunu gücü yeterse yapacaklarına şahsen inanıyorum.
7-Bir başka doğru şey daha yaptı; kemalizmi tam hakkıyla güncelleştirdi ve sorunu çözmek isteyenler Baykal’a darbe yaptıkları için Kemal Kılıçdaroğlu PKK ve Kürdistan sorununu hemen çözdü.
Nemi söyledi?
Kayıtsız şartsız gelip teslim olsunlar, kendilerine af çıkarabiliriz söyleminde bulunarak Deniz Baykal’ı tekrarladı.
Mustafa kemal, İnönü ve Kenan Evren dönemi bir çözüm modeli sundu.
Hakkını yemeyelim, doğrusunu isterseniz kemalizmi iyi güncelleştiriyor.
Bu konuda Kemal’e olumlu bakan ve CHP’nin Ergenekoncu medyanın şişirmelerine kanan veya birileri dediği için söyleyen bazı aydınlarımızı ve kalemşorlarımızı de haklı çıkardı.
Ecevit döneminde yaşamıyoruz. O zamanlar devrimci ve demokratik hareketler güçlüydü. Ecevit yalandan demokratik sol ve sosyal*demokrat geçiniyordu. Devrimci hareketleri frenlemek ve devlet adına tasfiye etmek için.
Kemal Kılıçdaroğlu’lu 70’lerin CHP havasını yakalayamaz. Bu kadar batan ve deşifre olan haliyle “akın var güneşe akın, güneşi zapt edeceğiz , güneşin zaptı yakın” lafları demagoji ve yalandan öteye geçemez.
Ergenekoncu solcular var, onlar CHP’ye hayırlı ve uğurlu olsun. Sosyal-demokrasi programı olmayan, bu uğurda çalışmayan, ordu “inkılapları” ile solculuk taslayan bana göre sağcı hükümetlerden bir milim bile ilerde olamazlar.
DP kurulduğunda CHP’den ilerdeydi. Özal CHP’den ilerdeydi. AKP bugünkü CHP’den ilerdedir.
Bu CHP değişmez. Darbe partisidir. Kemal Kılıçdaroğlu ordu ve Ergenekoncuların darbesiyle gelmiştir. Ergenekoncu medyanın boş rüzgar yüklediği bu CHP’de yenilik aramak, öküzün altında buzağı aramaktır.
Bazı söylemlerde ve demagojilerde bulunur, ama bu CHP değişmez. Bazı biçimsel değişikler olursa bu Türkleri kurtaramaz, Kürtleri ise hele hele hiç kurtarmaz. Bu CHP’ye tek bir misyon yüklenmiştir; oda AKP’yi götürmek ve statükocu devlete nefes aldırmaktır.
Bunu görmeyen Kürtlerde şuna buna sorunu çözün beklentisine gitmekten öteye geçmez.
Kemalizmi ve CHP’yi ve bu gün darbe ile gelen kılıçdaroğlu’nun başında bulunan CHP’yi savunan, orada çözüm arayışı bekleyen her Kürt’ten şüphe duymak gerekiyor. Bu konuda fark koymayanların ERGENEKONCU VE ORDUCU  solculardan ne farkı olur?
Kardeşim bırakın bu despotik ve inkarcı cumhuriyetin taşlarını yerlerinden oynatsınlar, çivilerini çıkarsınlar.
Taşları ve çivileri yerinde kalsın demek bazı Kürtlerin işi olmamalıdır.
[email protected]
 

Etiketler: PWD-K, Pwdnerin, Kurdistan, Kurd, Kürtçe