DEHAK’I NASIL BİLİRSİNİZ?
Bir Newroz’u daha yaşadık. Hala mitolojik olarak geçen Dehak ve Demirci Kawa hikayesi tekrarlanıp duruyor. İsyan eden bir Demirci Kawa’ya ihtiyaç vardır. İsyan etmiştir ve kurtuluşu sağladığına inanılır. Ama gerçek biçiminde anlatılan DEHAK bir Asur kralı değildir. Hemen başta belirtelim, acaba DEHAK bir Kürt kralı olmasın mı? Yada Perslerin yıktığı son Med kralı olmasın mı?
Dursun Ali Küçük
26.03.2010 - 18:44
DEHAK’I NASIL BİLİRSİNİZ?
Dursun Ali Küçük/
Bir Newroz’u daha yaşadık. Hala mitolojik olarak geçen Dehak ve Demirci Kawa hikayesi tekrarlanıp duruyor.
İsyan eden bir Demirci Kawa’ya ihtiyaç vardır. İsyan etmiştir ve kurtuluşu sağladığına inanılır.
Ama gerçek biçiminde anlatılan DEHAK bir Asur kralı değildir.
Hemen başta belirtelim, acaba DEHAK bir Kürt kralı olmasın mı?
Yada Perslerin yıktığı son Med kralı olmasın mı?
Kürdistanlılar veya Kürtler; Persler, son Zerdüşt ve Firdevsi ve benzer tarafından kötülenen Medyanın krallığını bir dönem yapan Dehak'ı kötüleyerek kendi tarihlerini  yıllar sonra hala niye anlamak istemediklerini göstermiyorlar mı?
Demirci Kawa hikayesi sözü edilen mitolojik anlatımlarda bulunuyor.
Üstelik bu mitolojik anlatımlar Kürtlerin soyunu DEHAK’tan ve onun zulmünden dağa kaçıp yerleşenlerin çocuklarından oluştuğunu ifade ediyor.
Bu yaklaşımın bilimsel olmadığı ve baştan sona yakıştırma ve küçük düşürme olduğunu görmemek elde değildir.
Anlaşılan herkesin DEHAK’ı bir bakıma ayrıdır.
Perslerin ve Firdevs’inin DEHAK anlatımları ile Kürtlerin son yıllardaki DEHAK anlatımları birbirlerinin aynı değildir.
DEHAK ve Demirci Kawa’nın izini sürmeye devam edelim.
**********
Dehak’ın son Asur kralı olduğu saptaması tamamen yanlıştır. Asurluların yıkılış hikayesi aşağı yukarı doğru anlatılıyor. Kürtlerle birlikte bir çok halkın Asur krallığına karşı tepkisi bulunmaktadır.
Asur İmparatorluğunu Demirci Kawa’nın örgütlediği isyanın diğer halklarla birleşerek başarıya ulaştığı doğru bir tanımlama olmaz.
Newroz tarihini ise Asurların yıkılışı ile başlatmak yine yanlış bir tarihi anlatımdır.
Konumuz DEHAK olduğu için, son Asur kralı kesinlikle DEHAK değildir. Asurluların DEHAK adında bir kralı hiçbir zaman olmamıştır.
DEHAK ismi Medler ve Perslere daha yakın bir isimdir.
HAK kelimesi İrani bir kavramdır. Enel-Hak, Rea Haq vb, yine hak yolu kavramları, hak ve hakikat kavramları İrani halklara ve dil gruplarına aittir.
Asur imparatorluğuna son veren Keyasker'dir. Medlerin başında bulunmaktadır. Babil Krallığını ise Persler, sanırım Keyhüsrev yıkmıştır.
Son Asur imparatoru ise: Asurbanipal olduğu belirtiliyor ve M.Ö.627 yılında öldüğü vurgulanıyor. Yerine Asurlu Sin-shumu-Lishir(MÖ.623) ve Sin-shor ishkun MÖ.623-612 geçtiği söyleniyor. Asur imparatorluğuna karşı iki saldırının olduğu belirtiliyor. Medler birinci saldırıda tam düşürmedikleri ve ikinci saldırıda Ninovayı düşürdükleri kayıt altına alınmıştır. Bu açıdan kimileri Asurluların yıkılışını MÖ.625 kimileri MÖ:612 yılını vermektedir.
***************
DEHAK, ZEHHAK, AZDİDEHAK vb kavramlarla ifade edilen Dehak hikayesine gelince oldukça karışık görünmektedir. Asur kralı olmadığına göre mitolojik ve tarihi bazı tanımlamalara göre Pers kralı olarak gösterilmemektedir. Bir söylencede öyle bir vurguda var ama kesin bir şey söylenemez.
Son Zerdüşt yani Zendavestalı Zerdüşt çıkışı Medlerin yıkılışına denk geliyor. Zerdüştlük ve tek tanrılı dine yönelme Pers İmparatorluğunun yükselmesi ve büyümesine işaret ediyor.
Son Zerdüşt diyorum, bu Zerdüştlük Medlere karşı Perslerin zaferini müjdeliyor ve Medlerin dini inançlarını, başka bir deyişle Mecusiliği yasaklıyor ve “korkunç yalan” olarak değerlendiriyor. Elbette son Zerdüşt, daha önceki Zerdüşti inançlar ve düşüncelerden ve Mazdaizmden almıştır.
Med devletinin kuruluşu Asur egemenliğine karşı epey yıllara kadar uzanan bir mücadele ile gerçekleşiyor. Keldanilerinde yardımcı olduğu belirtiliyor, diğer halklarla birlikte.
Asur İmparatorluğu egemenliğindeki halkalara karşı epey vahşice davranıyor. Çok kırıyor. Elamı alınca Elamlıları neredeyse yok ediyorlar. Medyadaki aşiretlere ve topluluklara karşı benzer bir uygulama sergiliyorlar.
Asur zalimliği yakın dönemlerde mitolojinin yeniden yorumlanması ile anlatılıyor, buna fazla bir itirazım bulunmuyor.
Dehak zalimliği ise somutlaştırılmıyor. Dehak yeniden farklı biçimlerde formüle ediliyor. Dehak’ın yorumlanış biçimine Asur İmparatorluğunun uygulamaları benzerlik arz ediyor. Fakat Asurların başında olan kral Dehak değildir.
O halde mitolojinin farklı yorumlanarak veya yeniden eklemeler yaparak tarih yerine konulması bana göre bilimsel görünmüyor.
Kuzeyin Kürt hareketleri bu hatayı baştan beri yaptılar. O zaman bilgilerin sınırlı oluşu ve ataların izini sürmede bilimsel veriler nerdeyse yok denecek kadar azdı.
Bir dönem bilgisizlikten kaynaklanan bu durum daha sonra özellikle bu gün düzeltilebilir.
Bu durumun farkında olanların olduğu görülüyor.
Bir gün bir Asur arkadaşla konuşuyordum. Tarihi bazı noktalarda yanlış değerlendiriyorsunuz diyordu. Onlarda Asur tarihini araştırıyordu. Bana,” Asurlu Dehak isimli bir kral yoktur, Newrozunda Ninovanın yıkılışı ile başlatılması doğru değildir” dedi.
Gerçekten kafama takıldı. Biraz araştırdım, böyle bir Asur kralının olmadığını ve Dehakın yıkılışı ile Newroz’u özdeşleştirmenin yanlış bir bilgi olduğu sonucuna vardım.
Dehak’ın izini Medler ve Perslerde sürdürmenin daha doğru olacağı sonucuna vardım.
Buralarda DEHAK nereye oturtuluyor veya nasıl ifade ediliyor?
DEHAK zalimliğinin sözü edilen mitolojik sona erişi ile Newroz arasında nasıl bir bağlantı kurulacağı hala çok muğlaktır ve pekte inandırıcı görünmüyor.
Newroz Kürdistan ve İrani halklarda yerleşmiştir ve Kürdistan’da yeniden günümüz koşularına göre üretilmiştir. Tartışmak istediğim bu değildir.
İlahi bunu kanıtlamak için tarihi değeri olmayan bilgilere, mitolojinin tarih yerine konulmasına ihtiyaç yoktur kanısındayım.
DEHAK ve Demirci Kawa mitolojilerine bir göz atalım:
ZAHHAK: Firdevsi Şah name kitabında Zahhak’tan söz eder. Bir zamanlar İran’da krallar tanrı feri sayılan sarı renkli taç giyerler. Bundan güneş parlaklığı olarakta söz edilir. Bu feri yitiren kralların olduğundan söz edilir. Feri yitirenler artık kral sayılmazlar. Kötüye uymuşlardır.
Zahhak’ın kutsal parlaklığı yitirerek  Cemşid’den sonra yada Yima olarak bilinen karmaşa döneminde bin yıl dünyayı yönettiği söylenir. Fridevsi ‘ye göre Zahhak önce gerçek bir İran kralıdır. Angra maingu’ya yenilince yani kötülükler tanrısına uyunca, O’nunla şeytani bir anlaşma yapmadan önce kahramandır.
“Zahhak dünyayı yönetme karşılığında kötü ruhun içine girmesine izin verdi. Bu olurken, kralın her bir omuzundaiki kara yılan çıktı., artık her gün bu yılanlar uzak köylerden kaçırılan genç erkeklerin beyinleriyle beslenmek zorundaydı”
Bin yıl hüküm sürdüğü belirtiliyor.
“Sonra kral Feridun tarafından kandırılır, ele geçirilir. Demavend dağına gömülür, orada zincire vurulur, acı dolu yavaş yavaş bir ölüme mahkum olarak işkence görür. Hala orada olduğu, kalbinden kan sızdığı söylenir. Kötü huylu zalim kralı yenen Feridun böylece İran krallığının boş duran tahtını da ele geçirdikten sonra beş yüz yıl dünyayı barış ve refah içinde yönetir.”(Firdevsi-Şahname’den)
AZHİ DAHAKA: Zerdüştülerin anlatımlarında Azhi Dahaka’dan söz eldir. Devlerin en büyüğü olarak belirtilir.
Ahuralar ve devler mücadelesi İrani halkların inanışlarında vardır. Ahuralar tanrı kabul edilirken, devlerde tanrı sıfatından sayılıyor. Bir nevi iyilik ve kötülük tanrılarının başka bir versiyonudur.
Keza bundan ölümlü bir kadınla erkek bir devi ve ölümlü bir adamla periyi çiftleştirdiği, böylece Negro ırkını oluşturduğu rivayet edilir. Bu aslında zenci halkını küçük düşürmedir.(1)
Zerdüştü literatürde büyük dev yılanla özdeş tutuluyor. Daha sonraları Azhi Dahaka-Angra mainyu-Ehriman ile eş anlamda kullanılmaya başlanıyor.
Persçede Azdaha yılanın kısaltılmış biçimidir. Kurmanca-Zazaki’de EJDERHA olarak hala kullanılmaktadır.
ZURVANİZM: Zerdüştlüğün katı bir biçimi olarak MS.226-651 yılarında Sasani döneminde ortaya çıkar.
Zurvan; büyük tanrı, sonsuz zamanın zekası anlamına gelmektedir.
Zurvanizmin yaratılış mitinde Ehriman kapkaradır. Dünyanın yönetimini ilk o ele almıştır.
Bakın ne diyor: “başlangıçta yalnızca Zurvan vardı. Bin yıllık bir zamandan sonra yeri ve göğü yönetecek bir oğlu olsun diye barsam(taze fidanlar) kesti. Bin yıl sonra havanın ateşini, toprağın suyunu birbirine karıştırdı ki sırasıyla ışık ve karanlığı, iyi ve kötüyü temsil eden ikizler-Hürmüz(Ahura Mazda) ve Ehriman(Angra Mainyu) doğsun. İlk doğana kudretli baba dünyayı 9000 yıl yönetme üstünlüğü vereceğine söz verdi.
Zurvan’ın sözünü öğrenen Ehriman döl yatağını yırtıp çıktı ve babasına yaklaştı. Çocuğun kapkara olduğunu ve pis koktuğunu görünce büyük tanrı onun doğru mirasçı olmadığını hemen fark etti. Sonra Hürmüz doğdu, çocuğun parlak ışıkla doğduğunu görünce Zurvan gök ve yerin gerçek yöneticisinin o olduğunu anladı. İlk doğanla yapmış olduğu anlaşma yüzünden dünyanın hakimiyetini 9000 yıl Ehriman’a bağışlamak zorunda kaldı. Bu zaman süresince Hürmüz cennette tek başına en yüksek papaz olarak kaldı. Ve ancak Ehrimandan sonra en yüksek saltanata ulaşabildi.”(2-meleklerin Küllerinden)
Son Zerdüşt Medyanın yıkılışı ile geliyor. Bununla Zerdüştlük-Zend avesta resmi devlet dini oluyor.
Zerdüştlükte, Bundehiş’te Pers İmparatorluğunun kurulduğu tarihe kadar olan dönem Ehriman dönemi olarak adlandırılıyor. Ehriman’ın yönetim dönemidir.
Dolayısıyla Medya kralları ve daha önceki krallıkları Ehriman yönetiminde kabul ediyorlar.
Dehak hikayesinin bununla bağlantılı olduğunu, veya Firdevsinin anlattığı Zahhak döneminin bununla ilgisi olduğu sanırım abartılı olamaz.
Dolayısıyla krallar Ehrimen veya Hürmüzü temsil ediyor biçiminde değerlendiriliyor. İstenmeyen veya varlıklarına karşı görülen krallar tanrı feri, kutsallığı, güneş parlaklığı elinden alınan krallar oluyor.
Medyanın son kralı öldürülünce ideolojik olarak O’nu böyle değerlendirdikleri varsayılabilir.
Böylece Angra Mainyu-Ehriman-Şeytan yani yılanla sembolize edilen kara gösterilen ve ilk kadın ve erkeği kandıran kavramına ulaşılıyor.
Son Zerdüşt bunun temellerini atıyor. Hıristiyanlıkta Santana, Müslümanlıkta ise Şeytan’a dönüşüyor.
Son Zerdüşt tek tanrılı dinlerin temelini atıyor. Medya dönemi inanışı “korkunç yalan” olarak değerlendiriyor.
Medya inanışı ve dinini restore ediyor. Ama Mecusiliğe vb ise kesin tavır alıyor ve bu inanışta olanlar cezalandırılıyor.
Başka bir DEHAK rivayeti: dehak adında bir kral varmış, omuzlarında iki yılan çıkmış. Her gün bu yılanlara iki gencin beynini sunmak zorunluluğu var. Bunları yemeden doyamazmış. Buna genç yetiştiremiyorlar. En sonunda bir çocuk beyni yerine koyun beyni verilmiş, böylece kurtulanlar dağlara sığınmış ve Kürtler bu dağlara sığınanlardan oluşmuştur.
Bunun değiştirilmiş biçimi Demirci Kawa nın bu işi yaptığı söylenir.
Bunun başka bir biçimi; demirci Kawa çocuklarını vermek istemez, halkın çocuklarını vermesi ile tepkiler büyür ve halk Demirci Kawa önderliğinde Dehak’ı tahtından indirir ve öldürür.
Başka bir biçimi: demirci Kawa isyanı ve diğer halklarla birlikte Asur kralı olan Dehak’ın sarayına yürünür, Ninova yerle bir edilir ve Newroz günü olarak bu zafer günü kutlanır.
Ama en gerçeğe yakını veya Kürtlere yapılan bir yakıştırma olarak Pers egemenlerinin yazdığı ve Kürtlerin soyunu Dehak’tan kurtulup dağa kaçanlar biçiminde açıklamaya çalışmalarıdır. Bu da aslında Kürtleri küçültmek için bana göre düzenlenen bir mitolojik uydurmadır.
************
Sumerlerde omzunda iki yılan çıkan veya omzunda iki yılanla sembolize edilen tanrı vardır. İyilik ve kötülüğü, iyilik ve kötülük bilgisini temsil etmektedir. İki biçimde yorumlanması mümkündür.
Minorski Kürtlerin tarihini anlatırken Marlardan söz etmektedir. Mar Kürtçede yılan demektir. Marlarında Kürt tarihinin oluşumunda önemli yer alan aşiret veya aşiretler olduğu biliniyor.
Ermeni tarihi kendilerini Hayk yani dev veya Devlerin torunları, soyundan geldiklerini belirtir. Kürtlere Marların torunları veya soyundan gelenler olarak adlandırırlar. Yılan burada kötü anlamda kullanılmıyor. İran ve Ortadoğu’da bir dönem yılan tanrıçaların ve tanrıların sembolü durumundadır ve sevimlidir.
Tek tanrılı dinler yılanı sevimsiz ve soğuk hale getirdiler.
Siirt’te Tigranekent kuranlar veya bunu kuran Tigran kendilerinin Azhi dehak soyundan geldiklerini belirttikleri bir söylencedir.
Hala Laleş’te duvarda siyah yılan resminin bulunması Ejderha temsiline bir örnektir. Bu gün ezidilerin bir sırrı olarak yılan sembolü hala orada bulunmaktadır.
Bana göre yılan Şeytan değildir, son Zerdüştten önce olumlu bir semboldü. Son Zerdüştlükle beraber kötülük ve şeytani bir kavrama dönüştürüldü.
Dolayısıyla son Zerdüşt öncesi Medya inanışına Zerdüştlükle bir darbe vuruldu. Hıristiyanlık ve Müslümanlıkta ise yılan tamamen şeytanın sembolü olarak sunulduğu için tek tanrılı dinler öncesi yılana olumlu yaklaşım bu gün savunulamayacak hale gelmiştir.
ASTİYAG: Son Medya kralıdır. Yeğeni Kros-Cyrus-(Keyhüsrev) tarafından öldürülür. Keyhüsrevin başa geçmesiyle son Zerdüşt aynı döneme aşağı yukarı tekabül ediyor.
Keyhüsrev in gelişi ile İran’ın güneyinde olan Persler yönetimi ele geçirir.
Astiyages MÖ584-550 yıllarında Medyayı yönetmiştir. MÖ550 tahtan indirilmiş ve öldürülmüştür.
Yunan tarihçi Herodot son Med kralına Astiyage; Rasti veya Azhi Dahaka unvanını taşırdı. Heredot’un verdiği isimle(3)
Şahmaran: şahmaran hikayesi Medya ve İran mitolojisine dayanır.
Devam edecek..
25 Mart 2010
 

 

 
Etiketler: PWD-K, Pwdnerin, Kurdistan, Kurd, Kürtçe