Dersim Milletvekili Adaylarının Düşündürdükleri
Ferhat Tunç: sanatçıdır. Kırnamcki-Kurmanca ve Türkçe türküler söylemektedir. Demokrat ve kimliğine, özgürlüklere sahip çıkan bir özelliğe sahiptir. Resmi partiler dışında, yani devlet partileri, Kemalist ve sömürgeci, bizi ezen partiler dışında bir Dersmli olarak siyaset yapmak istemektedir. Adaylığı buna dayanıyor.
Dursun Ali Küçük
09.05.2011 - 23:21
Dersim Milletvekili Adaylarının Düşündürdükleri!..(2)
 

Dursun Ali Küçük-9.5.2011-
 

Dersimin bağısız tek adayı Ferhat Tunç’tur. CHP adayları Kamer Genç ve Hüseyin Aygün’dür. AKP adayı Cihan Açıkgöz’dür. Diğerlerini yazmayayım. Şansları seçilmek için yoktur.
 

 

Ferhat Tunç: sanatçıdır. Kırnamcki-Kurmanca ve Türkçe türküler söylemektedir.  Demokrat ve kimliğine, özgürlüklere sahip çıkan bir özelliğe sahiptir. Resmi partiler dışında, yani devlet partileri, Kemalist ve sömürgeci, bizi ezen partiler dışında bir Dersmli olarak siyaset yapmak istemektedir. Adaylığı buna dayanıyor.
 

Dersimin aydınlık yüzüdür. Doğduğu ve büyüdüğü toprağa, kültürümüze sahip çıkan sanatçı duyarlılığı içindedir. Dersimlileri mahçup etmeyeceği, türküleri ve sanatçılığında gösterdiği direngen kişilikle temsil edeceğine inanıyorum.
 

Kirli siyasete bulaşmamıştır. Kirli siyaset yapan ve Dersim soykırımı yapan partilere bulaşmamış, sanatıyla onlardan uzak durmuştur.
 

Ferhat Tunç sanatı ezilenlerin isyanını yansıtıyor. Dersim kültürü, doğası, Alevi inancı, ziyaretlerine bağlıdır. Sanatıyla bunu dışa vurmuştur.
 

Egemenlerin ve soykırımcılarımızın dışında bir siyasete soyunuyor. Düşüncelerini beğenin veya beğenmeyin, bu adaylar içinde size en yakın duran Ferhat Tunç’tur.
 

Seçilmeyi hak etmiştir. Dualarınızı ve desteklerinizi umarım eksik etmezsiniz. Başka bir deyişle Dersim’i mahçup duruma düşürmeyin. Keşke iki bağımsız aday çıkarabilseydiniz. Ama bu günkü seçim sistemine ve bağımsız adayların zorlukları dikkate alınırsa mümkün görünmüyor.
 

***
 

CHP adayları Kamer Genç ve Hüseyin Aygün’dür. Kamer Genç 12 Eylül diktatörlüğünden beri başınıza musallat olmuştur. O nerede ve nasıl seçilmeye bakar. 12 Eylül ruhunun içinizdeki temsilcisidir. Hüseyin Aygün sosyalistlikten gelmedir. Dersim soykırımı vb üzerine iki kitabı vardır. Geçmişi ve kitapları ile Kamer Genç’in yedeğine bilinçli eklediler. Sosyalistlerin ve Dersimcilerin oylarını dersimin soykırımcısı partiye aktarmak için bu hileye başvurdular. Oyundur. Hüseyin Aygün’de ne kadar yanlış yaptığını zamanla anlayacaktır.
 

 

Kamer Genç: 12 Eylül diktatörlüğü gerçekleşti. Dersimliler bu cuntadan çok çektiler. Hemen bütün Dersimliler baskı gördü, vuruldu, gözaltına alındı, işkencelerden geçti, fişlendi. 12 Eylülün en çok hedeflediği yerlerden biridir. Herkes bir biçimde bu faşizmden nasibini aldı.
 

İşte tam böylesi dönemde MGK oluşturuldu ve Danışma Meclisi, yani cuntayı onaylayan meclis oluşturuldu. Kamer Genç’i Tunceli’den Danışma Meclisine seçmeleri çok tesadüf değildir. Cuntanın en beğendiği adam Kamer Genç oldu Dersim’den. 12 Eylülü temsil eden biridir.
 

12 Eylül cuntası hakkında soruşturma açıldı. O zamanki hükümet ve Danışma Meclisi üyeleri de buna dahildir. Sorgulanması gereken bir kişinin Tunceli’den birkaç kez milletvekili seçilmesi utancımız olmalıdır.
 

Ben şahsen Kamer Genç’in Dersim’den seçilmesinden utanç duyuyorum.
 

Danıştayı bilirsiniz. Orada tetkik hakimliği ve savcılık yapmıştır. Siyasi hayatı düzen partileri içindeki geçişlerle doludur. Kirli siyasetçilerle birdir. 12 Eylül cuntası çekildi ama sistemi sürdü. Yeni gelen partiler bunu devam ettirdiler. Kamer Genç SODEP, CHP’de yeniden boy verdi. 12 Eylül anayasasını onayladı, bütün faşist nitelikli ve ırkçı kararlara, idamlara vb oy verdi.
 

CHP Kamer Genç’i yeniden aday yapmayınca soluğu DYP ve Demirel, Çiller’in yanında aldı. Özel savaşın en yoğun uygulayıcıları 12 Eylül cuntasından sonra bu ekiptir. Çiller-Mehmet Ağar ve Doğan Güreş ekibinin yanında DYP’den milletvekili seçildi. DYP barajın altına düşünce Dersim’den adaylığını koyup bağımsız seçildi.
 

Şimdi burada durup düşünüyorum? Acaba bu Tunceliler Kamer Genç’te ne bulmuş? 12 Eylül cuntasından bu yana bir sürü kirli işe bulaşmış olan bir kişi Dersimlilere gerçekten ne hizmet veriyor?
 

Çok düşündüm bürokratik işlerini yapabilir. Kılıçdaroğlu Siirt’te ne diyordu: “Biz ayrım yapmıyoruz, bir işiniz varsa, kişisel bir sorununuz varsa bu Kemal’in yanına gelin” diyordu. Bürokratik vb işler için bazıları Dersimlilere Kamer Genç’i sanırım iyi gösteriyor. Aleviliği normal bir Aleviliği geçmiyor. Alevilerin ezildiği hiçbir soru önergesiyle gündem yapmadı? Biliyorsunuz Kamer Genç çok soru önergesi ve önerge veriyor. Dersime uygulanan baskıları, Dersimin sorunlarını ve Aleviliği hiçbir zaman gündem yapmamıştır ve yapmazda. Ama el aleme Alevi geçinir o kadar.
 

Kemalist ve cumhuriyetçidir. Siyasi geçmişi açısından bu yönlü her telden oynamıştır. AKP karşıtlığı yapması Ergenekon ve Türk ulusalcılarına yakınlığından dolayıdır. Nede olsa Kamer Genç’in eski iktidar arkadaşlarıdır.
 

Siyaset kişiliğinde olumlu elle tutulacak bir şey bulunmuyor. Kişiliği iyi olsa bile ırkçı ve soykırımcımız, Kemalist bir partiyi hala bize sevdirmeye kalkması ve onun temsilciliğine soyunması kabul edilecek bir durum değildir.
 

Benim bildiğim Kamer Genç’i dayandığı kesimler ve seçtirdiği kesimler siyaset maskarası durumuna getirdiler.  CHP bir tane çıkarırız amacıyla Kamer Genç’i birinci sıraya koydular. Hadi madem ilerici ve Kamer Genç sanki Dersim’in savunucusu görünüyor. O kadar milletvekili seçildi. Bu kez Hüseyin Aygün’ü genç birini başa koyaydılar.
 

Bunu yapmadılar. Muhtemelen Hüseyin Aygün’ü Kamer Genç’e payanda yaptılar. Hüseyin’in başına basarak ve onu kullanarak yerini garantiye almış gibidir. Hüseyin Aygün’e büyük ihtimalle Kamer Genç ve CHP’nin oyununun faturasını çekmek kalıyor.
 

Yıllardır bildiğimiz siyasettir ve böyle yapılıyor. Bunca yaşananlardan sonra  ne hatası… O bir ihtimal seçilir gider geçmişteki gibi siyaset oyunlarına karışır, size karşı çıkacak yasalara imza atar.
 

Yine tek soru: Biri bu kadar bizi resmi partilere dayanarak niye kullanıyor?
 

Vay be adam! Sana helal olsun, gözümüzün içine baka baka bir daha oltana takılacağız gibi…
 

***
 

Hüseyin Aygün: Hüseyin Aygün’nün sitesine baktım. Merak ettim, geçmiş söylediklerini unutarak neden CHP’ye kapağı attı diye…
 

Sosyalist bir geçmişten geliyor. Son yıllarda iki kitap yazdı. Dersim soykırımı, kültür ve kimlik sorunları üzerinde duruyordu. Şimdi sanki bunları CHP’de sürdürecekmiş gibi seçimde neden CHP’de aday olduğuna dair bin dereden su getiriyor.
 

Kendi sitesine baktığımda, geçmişte ne söylemişse sanki seçilirse onları CHP’de yapacağı havası veriyor, CHP’yi buna müsait görüyor.
 

Yazdığı kitaplar ve aday olmayana kadar söylemleriyle çelişecek bir şekilde CHP’ye aday oldu.
 

Hüseyin Aygün’ün durumu Diyarbakır’da insan hakları savunuculuğu yapmış ve Kürt kimliğinin tanınması için çalışmış Avukat Sezgin Tanrıkulu ve işadamlarının temsilcisi ve sivil toplum kuruluşları ile birçok çalışma yapan Galip Ensarioğlu’nun AKP’ye katılmasına ve aday olmalarına benziyor. Bunlarda söyledikleriyle ters bir durum sergileyerek kapağı CHP ve AKP’ye attılar. Hüseyin ise bunu Dersim’de yaptı. Farklı olan sadece ayrı yerlerdir. Özü itibariyle içine girdikleri politik tutum ve siyaset yapma tarzları yanlıştır.
 

CHP ve AKP bu tür insanları niye alır? Bu tür insanların geçmişte yaptıkları çalışmaları oy deposuna veya kendileri için destek ve oya dönüştürmek istiyorlar.
 

Galip Ensarioğlu, güya Kürt sorununun barışçı çözümünden yanaydı. AKP gitti. Erdoğan şimdi; “Kürt sorunu bitmiştir” diyor.
 

Hüseyin Aygün ve Sezgin Tanrıkulu’nun başına da benzer şeyler gelecek veya gelmeye başladı. Sezgin Tanrıkulu ve Hüseyin Aygün geçmişte ne söylemişlerse söylesinler CHP’de kaldıkları sürece CHP politikasının aracı durumuna gelirler. Başka seçenekleri yoktur.
 

Tutarlılık ve savunduklarını, ilkelerini insan bu kadar kolay yutamaz. Gerisi laftır, oraya katılıp aynı şeyleri yapacağınızı ve eski düşündüğüm gibi çalışırım söylemleri halkı kandırmaktır ve tam bir hikayeden ibarettir.
****
 

Cihan Açıkgöz: AKP adayıdır. Tunceli’de özel teşebbüssü temsil ediyor. AKP kafasına uygun yani. Geçen seçimlerde AKP sıralama da üçüncüydü. Çıkma şansı zayıf görünüyor. Kürt sorunu bitirildiğine ve Alevi sorunu Diyanete havale edildiğine göre yapacağı fazla bir şey yoktur.
 

Diğer partilerin de adayları var onlardan pek söz etmeye gerek bulunmuyor, çünkü hiç şanları yoktur.
 

***
 

Oy kullanabilecek koşularım ve imkanım yok. Dersimde olsaydım, oyumu Ferhat Tunç’a verirdim. Gerisi kim ne almış pek önemli değildir.
 

[email protected]
 

 

 

 

DERSİM MİLLETVEKİLİ ADAYLARININ DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ!...
 

Dursun Ali Küçük-8.5.2011-
Dersim soykırımı için 4 Mayıs Dersim Tertelesi anma günü olarak değerlendirilmiştir.
 

Dersim Soykırımı için her yıl bir anma günü olmalıdır. Dersimliler bir kesimi ve bazı duyarlı çevreler, FDG 4 Mayıs gününü DERSİM TERTELESİ anma günü ilan ettiler. Çok yerinde bir karardır ve bunun için yürüyüşler yapıldı. Dersim’in KARA GÜNÜ-ROZA ŞİYA olarak tarihe geçmelidir.
 

Ama gönül isterdi ki bütün Dersimliler 4 Mayıs günü üzerinde anlaşsınlar. BDT, KCK, HAK-PAR, KADEP ve Kürdistani bütün siyasi çevrelerin bu günü sahiplenmesi lazımdır. Dersim soykırımını ve bu günde çeşitli biçimlerde sürdürülen soykırımı ülke ve dünya kamuoyunun gündemine koymak önemli bir aşama olur. Bu konuda ki çabalar değerlidir.
 

“Çıban başıdır, sökülüp atılmalıdır” politikası, bir devlet politikası olarak bu günde sürmektedir. Dersim nüfusu ekonomi gelişmediği, geliştirilmediği, istihdam olmadığı için boşalıyor. Bu bilinçli bir politikadır. Sürgün ve askeri göçertmeler de bu işin başka bir yanıdır.
 

Barajların yapımı ise Dersimi coğrafya olarak tahrip etmek, nüfusu boşaltmak ve oldukça az sayıda bir nüfusa dönüştürmenin çabasından başka bir şey değildir.
 

Uzatmadan soykırım ve etnik temizlik devam ediyor. Dersimlilerin sol ve sosyalist düşüncelere, eşitsizlik ve ezilmişliğe, ayrıca kendi ülkesi ve Dersim’e sahip çıkmaları anlaşılırdır ve yakışan bir durumdur.
 

Yakışmayan nedir?
 

Soykırımcılarımızı Dersim soykırımından sonra onların eğitim ve devlet solculuğu, CHP solculuğu adı altında benimseyecek duruma geldik.
 

CHP, Mustafa Kemal, İnönü, Celal Bayar, Fevzi çakmak bizzat kendileri Dersim Soykırımını planladılar ve uyguladılar. Bunu aşağı yukarı her Dersimli bilir. CHP bu günlere kadar geldiği biçimiyle hala devlet partisi ve soykırımcımızdır.
 

Celal Bayar, Fevzi çakmak ise DP ve bu günlere uzanan biçimleri ile AKP geleneğine hizmet edenlerdir. CHP tek parti iken bu işi yaptı. Ondan türeyenler DP, AP, ANAP, DYP, bu gün AKP aynı zihniyetin değişik devamıdırlar.
 

*********
 

Sözü fazla uzatmadan bu güne gelelim. Ülkemizin halkının bir kısmı, yani Dersimliler her şeyden önce kendi soykırımını yapan partinin ismini duyunca lanet okumalılar.
 

Bizim Kemal “herkesi insan görüyoruz, ayrım yapmıyoruz” diyerek hemşerimiz geçiniyor.
 

Hatırlıyorum eskiden Ecevit bir aralar Tunceli’de çok sevilirdi. Hatta Tuncelili diyenler vardı. Çok iyi biliyorum, gençken bir ara bende Ecevit hayranıydım. Çok geçmeden kendimizi tanımaya başladık. Lise son sınıftaydım. Ecevit Dersime gelmişti, miting yapıyordu.
 

Biz gençler daha Ecevit gelmeden “halklara özgürlük” sloganını atıyorduk. Halk gayet olumlu görüyordu. Ecevit geldi, aynı sloganı atmaya devam ettik. Çok geçmeden Ecevit lafı aldı, slogan atmamızı durdurmamızı istedi, biz devam ettik. Bunun üzerine “bunlar başka yerlerden gönderilen provokatörlerdir, bunları seçim meydanında çıkarın” diye halka hitap etti. Gerginlik başladı. Dersimlileri Dersimlilere karşı çıkarıyordu. CHP ve Ecevit’in dinlemek istediği bir slogan değildi, ayrı halk olduğumuzu ve özgürlük istediğimizi kabul edemezdi.
 

Nasıl olsa soykırım olmuş, korkutulmuşuz, bize Kemalizm öğretilmiş, “yani insan” olmuştuk. Seyit Rıza döneminde aşirettik, eşkıyaydık, CHP ve TC ile birlikte modern olmuştuk. Bu da bize yetmiyor mu?
Onun için hemşerimiz Kemal’de “ayrım yok, insanız” diyor. Ne Kürtlüğünü ne Aleviliğini, ne Zazalığını hatta bir yönüyle  ne de Ermeni oluşunu kabul ediyor? Daha önce TV’lere Oğuz Türklerinden geldiğini kanıtlamaya çalışıyordu.
 

Hemşerimiz kaset darbesiyle başa geldi. Kaset darbesini kim yaptı, devlet ve Ergenekon. Hemşerimiz Ergenekonculardan yargılananları aday yaptı. Demirel'in desteğini aldı. Onun adamlarını daha önce sağ partilerde yer alanları aday gösterdi. Söylenildiğine göre Demirel ve Cindoruk’ta hemşerimiz Kemal için çalışıyor.
 

Hemşerimiz kaset darbesiyle geldi. Hemşerimizin bunu bilmemesi mümkün değildir. Bu onun nazik ve çabuk kırılacak yanıdır.
 

CHP yanında ve ondan çok CHP’nin başına bizim Kemal geldiği için bazı Dersimliler destekleyelim diyorlar. İlk bakışta “bizdendir” izlenimi yaratabilir. Ama demin söylediğim gibi Ecevit kasketleri takmaya, “halkçı” olmaya başladı. Bu senaryoları Ecevit zamanında çok fazla izlemiştik ve yaşamıştık. Hemşerimiz için yaşayalım diyorsanız yeniden yaşananlardan bir sonuç çıkarmamışız demektir.
 

Hemşerimiz hem Mustafa kemal’i, hem Ecevit’i olduğu gibi savunuyor. Ergenekoncuların avukatlığını yapmaya devam ediyor.
 

Hemşerimiz ne yaparsa yapsın CHP ırkçı ve şovenist bir partidir. Dersim soykırımını yapandır. Erdoğan lafta da olsa “Dersim katliamı” dedi. Hemşerimiz Dersim katliamı demekten bile çekiniyor, çünkü parti politikası buna izin vermiyor.
 

Ecevit’i düşünün! Ecevit Dersim için ne yaptı? Bana sorarsanız hiçbir şey yapmadı. Bir taşı bile taşın üstüne koymadı. Bizi daha çok sol laflar adı altında Türk yapmaya çalıştı.
 

Seyit Rıza’nın deyişi ile “ayıptır, zulümdür, günahtır”. Bizi yok edenleri ve hala da yok etmeye çalışanları desteklemekle günah işliyoruz. Topraklarımıza karşı, Dersime karşı, Aleviliğimize, inancımıza , kültürümüze karşı günah işliyoruz. Ayıp yapıyoruz. Kaldı ki, size kazandıracağı hiçbir şeyleri yoktur.
 

MHP’ye alerjiniz var. Desteklemezsiniz. Buna değinmeyeceğim. Ama CHP ve MHP’nin politika olarak yakınlaştığını unutmayınız.
 

 

AKP, sözde Kürt açılımı ve Alevi açılımı yaptı. İkisi de hikayedir. Kürtlere, Zazalarda dahil, sadece siz varsınız, o kadar, gidin dilinizi konuşun, bir TV yeter, isteyen istediğini konuşsun ve öğrensin. Şimdide Erdoğan: “Kürt sorunu bitmiştir”, “Kürt sorunu yoktur, Kürt vatandaşlarımızın sorunu vardır” diyor. Kürt sorununu çözme bu kadardır, açık söyleyeyim Saddam diktatörlüğü Kürt tanıma konusunda AKP’den ve bu devletten daha “ileri”ydi.
 

Alevi açılımı ise Alevileri Sunileştirmeye devam etmek içindir. Kürt sorununa yaklaşım gibi Alevi sorununa benzer yaklaştılar.
 

CHP, AKP, MHP başka yerleri katmıyorum, sorun Dersim olunca zihniyet ve politika olarak esas itibariyle aynıdırlar.
 

Her üçüne oy vermek, insanın kendisine, ailesine, atalarına, ziyaretlerine, Aleviliğe, kimliğinize karşı oy vermenizdir. Oy sizindir. İstediğinizi yapabilirsiniz. Kimsenin oyuna ipotek koyma hakkım yok.
 

 

Ama yapmayın, etmeyin diyorum. Sizden sadece istekte bulunuyorum. Dersim Tertelesi’nde bizim atalarımızın fermanı yazılınca bazı aşiret büyüklerimiz Gole Çeto’da toplandılar, göle taş attılar ve birbirlerine söz verdiler.
 

Eğer her şeye rağmen oy vermek istiyorsanız, bu üç vb partiye vermeyin, oylarınızı Gole Çeto’ya atınız.
 

 

Bakınız, bağımsız adayları ilkin YSK veto etti bazılarını. BDT geldiği gelenekten bütün partileri kapattılar.
 

Bu ne demektir?
 

Size ait parti ve siyaset istemiyoruz demektir. YSK vetosu boş çıkınca KCK üyesi adı altında seçime girileceği bir süreçte 1000’ni geçen gözaltı ve tutuklamalar oldu. Bunlar içinde siyasetçiler ve belediye başkanları bulunuyor.
 

CHP’yi geçiniz. Erdoğan CHP türü beceriksiz bir muhalefetten memnundur. Dikiş tutturamazlar. MHP kaset olayını çıkardılar. Baykal’a yaptılar hemşerimiz geldi. MHP’yi barajın altına düşürmek istiyorlar. AKP milletvekillerini çoğaltır. Bir ihtimal MHP barajın altına düşme riski vardır. Zaten MHP liler istediği partiye CHP veya AKP’ye geçebiliyorlar. Sürekli eskiden olduğu gibi bu yönlü takviyeler devam eder. İki parti bırakacaklar. Bağımsızlara son günlerde yoğun üstüne giderek oylarını düşürmek ve AKP’i Kürtler içinde birinci parti yapmak isteyecekler.
 

Bunu yaparlarsa ne olacak? Sizin temsilciniz AKP’dir diyecekler. Baskılar ve sindirmeler artacak. Muhalefet eden, iyiyi ve güzeli, kimlik ve özgürlüklerini, inançlarını, demokrasiyi gerçek anlamda isteyenleri sindirmeye siyaset alanında zayıflatmaya çalışırlar.
 

Bunu gerçekleştirirlerse bir de hepimize ANAYASA DARBESİ yapacaklar. Anayasa da yerimiz olmayacak. Buda tam bir felaket olur.
 

Yani anlayacağınız hemşerimiz Kemal’in CHP’de açılım dediği AKP’ siyasetine yaklaşmaktır. Artık hemşerimiz Kemal’de seçimle birlikte Kürtler vardır, en fazla seçmeli ders isterlerse öğrenebilirler diyor. AKP ile aynı noktaya geldi.
 

Aleviliği ise fazla ağzına almıyor. AKP sahte Alevi açılımı işi götürmeye çalışıyor. Bu da Kürtlere yaklaşım gibi Aleviler tarafından anlaşıldı.
 

Neye göre ve kimi seçeceksiniz? Her şeyden önce ikisinin de AKP ve CHP’nin Dersim politikalara aynıdır. Kim gelirse devam eder.
 

Ha unutmayın, hemşerimiz Kemal %30 oy alamazsa gidicidir. Kasetle gelen oylarıda artıramazsa ipini çekerler. Siyasettir bu. Kimseye acımazlar.
 

CHP veya AKP al birini vur ötekine. Tercih sizlerindir, ben düşündüklerimi yazdım. Belki bir okuyan çıkar diye.
 

Yarın Dersim milletvekili adaylarını ele alacağım. Kalın sağlıcakla.
Hürmetlerimi sunuyorum.
 

[email protected]
Etiketler: PWD-K, Pwdnerin, Kurdistan, Kurd, Kürtçe