DERSİM SOYKIRIMININ
VEBALİ ALTINDA EZİLECEKSİNİZ



 



Dursun Ali
Küçük-23.11.2011-



Dersim soykırımı ve
kimilerine göre katliamı tartışmalarının Hüseyin Aygün aracılığıyla gündeme
oturması olumludur.



Dersimde yapılan katliam
değil bir halkın soykırımıdır. Tedip, tenkil ve techir hareketi olduğunu bizzat
Mustafa Kemal, İnönü, Cemal Bayar ve Genel Kurmaylık kabul ediyor. Ortada isyan
yoktur. Kendini soykırıma karşı elinden geldiğince savunma vardır.



Tedip-tenkil ve tehcir:
Islah etmek, toptan imha etmek, yok etmek ve göç -yani sürgün etmeyi
içeriyor.  Bu tanımlamaları  TC devleti koymuştur. O dönemin bütün
yetkilileri ve başta Mustafa Kemal bu işin planlayanı ve uygulayıcılarıdır.



O günden bu yana yani açık
soykırımdan bu yana Dersim yokediliyor ve devletin ve devlete dayanan resmi
partilerin amaçlarını bu oluşturuyor. Daha sonra asimilasyon ve kültürel
soykırım, Dersim Aleviliğinin yok edilmesi ve eritilmesi için sistemli bir
politika günümüze kadar uygulanıyor. Ne canlar yakıldı, ne kadar analar
ağlatıldı yazmakla bitmez.



Bir ermeni kadın Ermeni
soykırımını anlatırken “deryalar mürekkep olsa yazmakla bitmez bizim
yaşadıklarımızı” diyordu.  Dersim
soykırımı da benzerdir. Seyit Rıza  “bizim
sonumuzu da Ermenilerin sonu gibi yapmak istiyorlar” derken tam bunu
anlatıyordu. Soykırım uygulanmaya yani Tunceli kanunu çıkarılıp genel vali yani
umumi müfettiş Abdullah Alpdoğan tarafından uygulanmaya başlandığında Dersim
kan ağlamaya başladı. Munzur kan akıyordu. Ö dönemin büyükleri ve anlarımız
babalarımız fısıltıyla olup biteni kulağımıza anlatıyordu. Yaşananları bilmeyen
yok gibidir.



 



**********



 



Türkiye basınında gündeme
oturması ve hata AKP tarafından ve bazı İslamcılar tarafından  “CHP yaptı”, başında İsmet İnönü vardı”
gibisinden kulanılması ve “hadi CHP geçmişiyle yüzleşsin” denilmesi Erdoğan ve
AKP’yi kurtarmaz. Erdoğan’ın bu gün “İsmet İnönü emri verdi” türünden resmi
belgeler açıklaması tek başına yeterli değildir.



Bu işi TC yaptı yani
devlet yaptı. Tunceli kanunu çıkarken Mustafa Kemal en başta yuklarıda
oturuyordu. İsmet İnönü başbakandı. Hemen peşine Dersim soykırım planı sürerken
celal Bayar başvekilliğe yani başbakanlığa getirildi.



Sözde çok partili siteme
geçince Celal Bayar, Menderes’in DP’si CHP ile anlaştı. “Kürdistan ve Kürtlerin
sorunları ve dolayısyla Dersim sorunu kullanılmayacaktır” biçiminde anlaştılar.
Bu anlaşmalar resmi partiler yoluyla günümüze kadar sürüyor.



Erdoğan ve AKP Dersim
konusunda samimilerse devletin her resmi partiye empoze ettiği bu anlaşmayı yırttıklarını
ilan etsinler. Dersimde yapılan katliam değil, bir soykırım planı ve uygulaması
olduğunu kabul etsinler ki, CHP ve tek parti dönemi eleştirlerinde samimi
olduklarına inanalım. Yoksa Dersimlilerin ruhunu okşamak ve CHP’nin ve Tuncelili
olan Kemal Klıçdaroğlunun köşeye sıkıştırılması ve siyaseten puan
kaybettirlmesi olarak kullanıyorlarsa büyük bir yanlış içindedirler ve Dersim
soykırımının vebali altında kalkamazlar. Bu işte sadece bu günkü CHP değil,
soykırımlar zamanında devlet olan CHP ve Mustafa Kemal işin asıl sorumlusu ve
uygulayıcısı olarak ilan edilmeli ve devlet yaptığı bu soykırımla yüzleşmelidir.
Kabul etmelidir. Günümüzde sürdürülen Dersimi eritme göçerttime politikası
terkedilmelidir. Dillerine, kültürlerine ve inançlarına saygı gösterilmeli ve
tanınmalı ki hakları, devletin gerçekten geçmiş tarihiyle yüzleştiğini kabul
edelim.



Okşamalara ve dilde yara
deşmelere inanmayız. CHP’yi tek suçlu olarak ilan edip, AKP temizdir
diyemezsiniz. Buna kargalar bile güler.



Seyit Rıza’nın deyişi
ile:



AYIPTIR, ZULÜMDÜR,
GÜNAHTIR



Soykırım dünyada suç
olarak kabul edilmiştir. Milosoviç vb leri soykırım ve katliam suçlarıyla
yargılanırken taraftarsınız. Çünkü Bosnadaki Müslümanlar söz konusu olunca
hemen üstüne atlıyorsunuz.



Ama aynı soykırımı CHP
devlet olarak TC ve Mustafa kemal, İnönü, Bayar yapınca susuyorsunuz.



Aslında o dönemin CHP
bakanları, genel Kurmay başkanları, kuvvet komutanları ve başta Mustafa kemal,
İnönü ve Bayar vb hepsi savaş soykırım suçu işlemişlerdir. Dersimde bir isyan
yoktu.  İnsanlar ve Dersimliler topyekün
kırlırken herhhalde kendini savunma hakları vardır. Asıl soykırım kararı TBMM’inde
alınmıştır. 1935 çıkarılan TUNCELİ KANUNU AYNI ZAMANDA TUNÇ ELİ
HAREKATININ  planıdır. Devlet bunu alenen
yapmıştır.



O zamanın Cumhuriyet, Tan
vb gazetelerinde Dersinlilerin nasıl yok edildiği, Dersim ve köylerinin nasıl
işgal edildiğini açıkça yazıyorlar. Girdikleri her yeri “işgal ettik” diyorlar.
Bu günkü dilinize bakmayın gerçekten Dersimi işgal ettiler. Bu aynı zaamanda
bir işgal harekatıydı.



Buyurun Erdoğan bey,
Dersim soykırımıyla yüzleş!. Yüzleşmesen inançlı ve Müslümanlığın ve aynı zamanda
dürüstlüğün çok şüphe götürür.



******



 



Erdoğan Kılıçdaroğlu’na
diyorki buyur “kimliğini, inancını ve ne olduğunu açıkla”...Çok yerinde bir  noktaya parmak basıyorsunuz Başbakan.



Kılıçdaroğlu aslen
Dersimlidir, Alevidir. Anası tarafının Ermeni olması büyük ihtimaldir. Öyle
sanıyorum, yanılma payını yine bırakıyorum. Dersimli zazadır veya
Kırmanciyedendir. Dersim aleviliğinden gelmiştir. Aşireti de rayber ve pirlere
dayanır.



Hüseyin Aygün haklı
olarak Dersim soykırımını yapan bir partiden CHP’den aday oldu. CHP geleneği
Dersim soykırımını kabuletmez. Gürsel Tekin bu gün başbakana “yaraları
kaşımayın, ülkeyi birbirine düşürmeyin, Dersim ile ilgili belgeleri açmayın”  vb diyordu.



Hüsyin Aygün varolan bir
gerçeğe parmak bastı. Çıkışının sonuna kadar arkasında durmasını bekliyorum.
CHP çıkarı, parti hesapları vb soykırıma uğrayan Dersimlilere tercih edilemez.



Kısaca Erdoğanın dediği
“kızım sana söylüyorum gelinim sen anla” misalidir.



Cumhurbaşkanı Gül’ün
anası Ermenidir. Hani soykırıma uğrayan Ermeni komşularımızın bazı kızları
gelin alınmıştır ya, aynı türden sayılır.



CHP Genel Başkanı
Kemal’in seceresi ve inancını açıkla diyen Başbakan Erdğan’da aslında
Kılıçdaroğlu ile aynı durumdadır. Karadenize Laz denilir. Bazen alaycı bir
şekilde “kürdün deniz görmüşleri derler”.



Başbakan Erdoğan’da şu
Kürdün deniz görmüşlerinden olmasın mı? Acaba ne dersiniz? Anası ve babası
kültür vb itibariyle Türklere pek benzemiyor. Hemşinli dersem yani
Müslümanlaştırlmış Ermeniler dersem fena halde bozulur. Büyük ihtimalle
Gürcüdürler. Gürcülerin çok önceden beri Hristiyan olduğu bilinir. Zorlan
Müslüman olanlardan mısınız Başbakan yani aileniz ve atalarınız. Yine asimilasyondan
geçirilerek kemal Kılıçdaroğlu gibi Türkleştirilenlerden misiniz?



Kemal Kılıçdaroğluna
haklı olarak sitemde bulunuyorsun, ama bence Kılıçdaroğlunu anlatırken
kendinide anlatıyorsun. Bir başka deyişle ele veriyorsun. Ve aynı hikaye senide
anlatıyor devletin başındaki başbakan....



Erdoğan bey, Kürtler
çoğunluğu bu gün Müslümandır. Türklerle kıyaslarsak inançlarına daha
bağlıdırlar. Hani sizde PKK gerekçe gösterip Kürtleri Zerdüşt ilan ettiniz.
Lütfen kendinizi de önceki tarihlerde olan halinizle açıklarmısınız? Türkiye
rahatlar hiç değilse...



Sonradan zorlan din  ve seceresi, kimliğini değiştirenler devletin
başlarına gelince ne yazık ki; Türkten çok Türk, Müslümandan çok Müslüman
geçinirler. Belkide Türkçülük ve egemen devlet islamı adına en çok zararları bu
tür kişilikler topluma verir.



Ha bir şey daha
belirteyim. Kılıçdaroğlu Erdoğan’ı son Dersim soykırımı tartışmalarında
Ermeniler veya Ermeni politikası benzetmesinde bulunmuş. Bana göre çok ayıp
etmiştir. Dersimlilerin ermenilerle birlikte yaşadığını bilmeyen yoktur. Seyit
Rıza  Tunceli harekatı başlayınca
yanındakilere “bizimde sonumuzu Ermeniler gibi yapmak istiyorlar” demiştir. O
yaşlı başı dik adam bunu yaşayarak gördü.



Ha Dersim harekatı
yapılınca Dersimlileri Türkleştirmek içinde o dönemin gazeteleri  Dersmlileri “Oğuz Türkleri” olarak yazıyordu.
Madem Oğuz Türküydük bize niye soykırım yaptınız? Kemal beyde bir zamanlar bir
profesöre Oğuz Türklerinden geldiklerinin demecini veriyor, yazdırıyor veya
onun aracılığıyla bu türden açıklamlarda bulunuyordu.



Kemal Bey, Erdoğan
kullanıyor olsada hiç değilse “Dersim katliamı” dedi. Sende gel  “Dersimde soykırım yapıldı” sadec e devlet ve
CHP değil hepimiz geçmişimizle hesaplaşmalıyız” deyiver. Topu ozaman
Cumhurbaşkanı , Başbakan ve devlet yetkililerine at ve bu işten kurtul. Kredini
tüketti n, bu şekilde yürüyen bir CHP’yi sana yedirmezler. CHP Genel Başkanlığı
onların olsun. Yada “soykırımla yüzleşelim “de eski CHP çizgisini bırak gerçek
anlamda sosyal demokrat çizgi ve politikaya gel. Başında kalırsan iyi, kalamazsan
CHP’si onların olsun. Bu şekilde Dersimlileri rahatlatacağın gibi Türkiye’yi de
rahatlatırsın. Gülen Efendi’nin Kürtlerle ilgili verdiği son katliam
fetvasını  boşa çıkarmaya yardımcı
olursun. Bu vb lerini yapamazsan batağa battıkça batarsın. Benden söylemesi...



Hemşerim gel, “emri asıl
İnönü vermedi Mustafa Kemal verdi” diyerek Erdoğanın bir puan önüne geç. En
büyük ve hiç kimsenin yapamadığı türden bir iyilik yaparsın. Hemşerilerin sana
oy verdiler ama bu şekilde devam edersen bir daha vermezler. Bu halini gördükçe
üzülürler......



******



Kimileride bir hatadır
olmuş deyip geçiştiriyorlar. Topu sadece CHP’ye atıyorlar. Kurnazlığa
yatıyorlar.



CHP açısından ve devlet
açısından Dersime yapılan bir soykırımdır. Aynı politaknın devamı bu gün
sürüyor. Bir sanayi kenttinden çok uzak olan nüfusu her gün uygulanan bilinçli
politikalarla azalan Dersim e bugün 8 tane baraj yapmak istiyorlar. Silahların
altında bıraktıkları gibi bu günde sular altında bırakıyorlar. Bana göre AKP
nin Dersim politakası CHP ile aynıdır. Dersimlilerin kendilerine soykırım yapan
bir partiye hala oy vermesi trajik bir durumdur. Travma halidir.



AKP Dersime katliam
yapıldı demekte samimi değildir.



Samimiyse ilkin Tunceli
Kanununu çıkaran TBMM kararını kınamalı ve bu kararın soykırım ve imha kararı
olduğunu ilan etmelidir.



Sadece emri İnönü
vermedi, asıl politikayı belirleyen Mustafa kemal dersim soykırım emrini
vermiştir. Trabzon müzesinde Dersim soykırım harekatının belgeleri vardır ve
bazı krokileri bizzat Mustafa kemal çizmiştir. İmha krokileri planlarını yapmış
ve emrini vermiştir. İnönü başbakandır Tunceli kanunu çıkarken. Dersim soykırım
uygulamasında ise başbakanlıkta Celal bayar bulunuyor. Genelkurmaybaşkanı fevzi
çakmak’tır. Sağ kesim  ve AKP bu gün
Celal Bayar ve fevzi çakmak gibilere Mustafa Kemal ve İnönüden daha fazla sahip
çıkmaktadır.



İşin lamı cumu yok. Bu
Dersim soykırımını yapan devlettir. Bilumum devlet. İşi kişiselleştirmeye ve
bzalarını kurtarmaya çalışmak soykırımı farklı biçimde onaylamaktır.



Ermeni soykırımı gündeme
geldiğinde Gül, “atalarımız soykırım ve katliam yapmamıştır” deyip işin içinden
çıkmıştır. Erdoğan’da “devlet suç işlemez ve soykırım yapamaz” demeye
getiriyor.



Bu gün işin başında AKP
vardır. Cumhurbaşkanı kendilerindendir. Genelkurmay başkanını kendilerine
yakındır. Devlet ağırlıklı AKP eksenli yaklaşıyor diyebiliriz.



Devclet Dersim soykırımını
yaptığını açık ve net kabul etmelidir. Devlet başta olmak üzere tüm partiler bu
soykırımla yüzleşmelidir.



TBMM Tunceli Kanunu
çıkardığı için bu günkü TBMM de bukanunu kınamalı, Dersimlilerden özür
dilemeli, Dersimlilerin dillerine, kültürlerine, kimliklerine, Alevi olan
inançlarına saygı göstermeli ve haklarını tanıyan yasalar çıkararak soykırım
ile yüzleşmelidir.



Türk toplumu, toplum
olarak işlenen bu soykırıma ortak edildiği ve bunu savunduğu, Dersimlileri
yaraladığı için kendisiyle yüzleşmelidir.



Öyle soykırım veya
kimilerine göre katliamı CHp yaptı veya bazı kişiler yaptı diyerek işin içinden
kurtulmak şark kurnazlığıdır.



Hitler ve Nazi partisi
Yahudi soykırımını yaparken Alman toplumunu suça ortak etmişti. Almanlar özürü
sadece devlet olarak vermediler, toplumda özür diledi.



Türk toplumu yanında
Kürtlerde celladına sevdalı olan Kemal Kılıçdaroğlu gibi Kürtlerde geçmiş ile
yüzleşmeli ve celladını sevmenin bir insanlık suçu olduğunu görmelidir.



*****



AKP’nin derin ittifak
gücü, bir zamanların Ergenekoncu iktidarının destekçisi Fetullah Gülen Efendi “kaç
bin kişilerse, 50.000 kişilerse yokedin ve ezin”, “birliğini bozun” yani
Kürtlerin birliğini bozun içine fitne fesat sokun türünden fetva verdi. Bu
soykırım yapın demektir. Bir kez böyle işlere başlandı mı nerede biteceği
kestirilemez. Kürtler kendilerini savunmaya başlayacak ve bu kez hepsini imha
edin diyecekler. Aslında verilen fetvanın kendisi de bu anlama geliyor.



AKP’ye hatırlatalım. Bu
gün Vanda yaşanan bir doğal afet değil, devletin büyük yanlış politikları
sonucunda ve insana yatırım yapmayan yaklaşımları yüzünden Vanlılar yollara
düştüler.  Halleri belli ölçüde soykırmlarda
yola düşürülen Kürtlere vb halklara benziyor. Van hergün sallanıyor. Soğuk ve
hastalık yanlarında kol geziyor. İlk baştaki 7,2 lik deprem gibi olmasa bile
ardçı depremlere her gün rastlanıyor. Başta devlet ve hükümet dış yardımları
almadı ve biz yeterliyiz dedi. Şimdi bu hükümet depremde can almanın  ve Vanı boşaltmanın sorumluluğunu almıştır.
Büyük bir günah işlemektedir. Ölümle insalar hergün kucak kucağa yaşıyorlar.
Japonya daha ciddi depremler olur, binalar ve evler yıkılmaz. Demek ki silaha
bilmem kobralarave bombalara yatırım yapacağına insana neden yatırım
yapmıyorsun?



Katliam belgelerini
açıklayan başbakan Erdoğana Kürtler hatırlatır: Van da yanlış politikalar,
ilgisizlik, bırakalım göç etsinler politikaları, açlık, soğuk ve hergün sinyal veren
sallanmlarla insanlar artık canlarını ellerine almışlardır. Allah bu canı aldı,
Azraile can verdi diyemezsin. Hükümet ve devlet politikaları yüzünden Van ve
vanlılar can vermeye, ölümle arkadaş olmaya mecbur bırakılmaya devam ediliyorlar.
Aslında iyi araştırılırsa ve üzerinde durulursa insanlarına değer vermemenin ve
başka bir katliam fotoğrafının belgeselidir bu....



Sahi başbakan “ vatandaş
dediğin ayrım ve gayrım yapmıyorum dediğin” Kürtleri ne zaman seveceksin?...



İmha ederim yok ederim,
başkaldırmasınlar, hak istemesinler demeye devam edeceksin. Sömürge ülkelerde
insanların canları bu kadar ucuzdur. Dersim soykırımını yapanlar köylerini,
dağlarını ve heryeri işgal ettik ve ordularımızın girmediği yer kalmadı
diyorlardı. Aynısını farklı biçimde bu gün Van depremine ve insan yaşamına,
canına karşı ilgisiz kalan sizler yapıyorsunuz.



Tarihle ve şanlı dediğin
tarihinle yüzleşeceksen Kürdistanı ve Kürtleri kabul edeceksin. Bunlar kabul
edilmeden, Alevilere ve ötekilere, diğer halklara yapılan zulüm, soykırım ve
katliamlar kabul edilmeden, bunların hakları ve özgürlüklerine doğru
yakaşıyoruz diyemezsiniz.



Ağız dalaşları, iktidar
kavgalarına bizi alet etmeyin. Buyurun tarihinizle yüzleşin ve görelim. Hepsi
bu, gerisi boş laftır.



[email protected]

Etiketler: PWD-K, Pwdnerin, Kurdistan, Kurd, Kürtçe