ERGENEKON ÇÖZÜLÜRKEN!

Ergenekon'un çözülüşü kontrollü yürütülüyor. Ergenekon’la devlet içindeki hesaplaşmayı okuyoruz. Bu devletin ve ordunun kontr-gerillası, özel harp dairesinden özel kuvvetler komutanlığın a dönen kurumu, Jandarma genel komutanlığına bağlı Jitemi, ordunun kullandığı Hizbulkontrası, Susurluk ve en son Ergenekon çete örgütlenmesi ve mafyası vardı. Hepsini devlet ve ordu yaratmıştır ve bazıları hala varlığını sürdürmektedir.

 

Ergenekon açık deyimle ordu mamulüdür. Ordu patentli olduğundan hiç kimsenin şüphesi yoktur. Sağdan, soldan, laik, faşist ve CHP’den, klasik Atatürkçülerden almıştır. Ve hepside ordunun çevresinde toplanmış darbeye hazırlanıyorlardı ve darbe yapmak istiyorlardı. İmralı’yı da kontrolde tutarken AKP’nin gelişini beğenmemiş, Kürtleri top yekûn hedef yapmış, Kürt federasyonunu yıkmak için çalışmış, ordu eliyle kaç kez uyarılarda bulunmuş ve çeşitli sansasyonel eylemler yapmışlardır.

 

Ermeni patriği ve şahsiyetleri ile Alevi ileri gelenlerine yönelik eylem hazırlıkları içindeyken yeni bir Ergenekon operasyonu başladı.

 

Ağırlıklı devlet içindeki hesaplaşma olsa da birçok boyutu var ve her kesi çok yakından ilgilendirmektedir.

 

Hatırlarsak bir dönem önce Kürtlere karşı linç havası ve tezkere çıkartması, AKP’ye yönelik uyarılar ve onları Güneye sürerek Kürt federasyonuna müdahale etmek istediler. Bunda başarılı olmadılar ve başta ABD olmak üzere uluslar arası güçleri ve Kürtleri karşısında buldular. AKP’yi kapatmalarına bu güçler müsaade etmedi ve içtende tepkiler alınca ordu AKP ile anlaştı.

 

Darbeye hazırlanan orduydu. Hala tehlike geçmemişse de bundan şimdilik vazgeçmişe benziyor. AKP’yi hizaya getirince AKP ile devam etmeye çelişkileriyle birlikte razı olan bir görünüm sunuyorlar.

 

Darbenin ortakları CHP ve MHP ortalıkta kaldı. CHP ve MHP bu Ergenekon ve ordu darbesinin içinde yer aldı. AKP’den kurtulmak istiyorlardı olmadı.

Bana kalırsa AKP her ne kadar ordu ile anlaşsa da, hala çelişkileri var ve bitmiş değildir. Ordu istediğini siyasi olarak yapamadığı için AKP’ye mecbur kaldı.

 

Anlaşmalı biçimde ve çelişkileriyle iç içe Ergenekon operasyonunu sürdürüyorlar. Derin devlet hala ordunun elindedir. AKP’nin derin devlette ne kadar etkili olduğu hala tartışmalıdır.

 

Öyle görünüyor ki, orduya dayanan ve onun ürünü olan asıl Ergenekon’a dokunulmayacaktır. Son Ergenekon operasyonu ile trafik hızlandı. Ordunun rahatsızlık duyduğu noktalar var ve ordu dışında tutularak Ergenekon operasyonu sürdürülecek ve daha çok emekli general ve subaylar şahsında Ergenekon açığa çıkarılacak. Ordunun içini gelişme ve tavırlara göre süreç içinde belki sessizce yaparlar.

 

İşler öyle kolay yürüyeceğe benzemiyor. Ordu içinde Ergenekoncu ve darbeciler vb hala çoğunluktadır. Oldukçada rahatsızdırlar. MİT, YÖK, devlet hukukunu uygulayan tepedeki yargı kurumları, çeşitli kurum ve partilerde bu hesaplaşmalar süreceğe benziyor.

Bu operasyona belki yeni halkalar eklenir, siyasileri ve medyayı kapsayacağı söyleniyor. AKP ordu ile bir konsept içinde bunu yapsa da kim ne derse desin siyasi olarak puan topluyor. Çünkü karşısında ciddi bir muhalefet bulunmuyor. Ellerinde belgeler var. CHP, MHP ve medyadan bu işlere bulaşanlar biliniyor. İmralı ile ilgilide ellerinde belgeler bulunuyor. Hep orduyu bir yana bırakıp sadece AKP hedeflemesi siyaseten kimsenin gözünden kaçmıyor.

Ergenekon’la kirlenen bir devlet gerçeği ile halk, insanlar bir kez daha yüzleşiyor. Yoğun tartışmaların olması iyidir. 20 bine varan faili meçhul cinayetten ordu ve derin devlet sorumludur. Ergenekon çöplüğü eşilirken kirler ortaya dökülüyor. Bunun üzerinde durup gerçekler sürekli işlenirse bu gün olmasa da yakın gelecekte en tepeye kadar bu işler gider.

En tepe sorgulanmadan ve teşhir edilmeden, açığa çıkarılıp üzerine gidilmeden demokratikleşmeme gelişmez ve Kürt sorunu için bir çözüm çıkmaz.

 

İki tarafı izleyip eleştirmek tek başına yeterli değildir. Resmi partiler Ergenekon üzerine yeterince gitmez. Demokrat ve Kürt siyaset çevreleri ve partileri Ergenekon’un üzerine sürekli gitmeli, işlemeli ve teşhir etmelidir.

 

Yukarıda sözü edilen, edilmeyen ve bu gün üzerinde durulan Ergenekon en çok Kürdistan’da örgütlenerek, Kürtlere karşı cinayet işleyerek ve insanlık dışı uygulamalar yaparak geliştiler. Kirli savaş ı yürüterek kendilerini örgütlediler. Kürdistan boyutu gündemleştirilmeden çok ciddi sonuçlar alınmaz. Aynı politikalar yeni bir konsept eşliğinde yine acımasızca halkımıza ve mücadelemize karşı geliştirilir ve uygulanır.

 

Devlet kirli savaşa son vermedikçe Ergenekon türü soruşturmalar gerekli noktalara gidemez. Başta devlet olmak üzere, iki tarafta savaşa son vermelidir.

 

Kürt çevreleri dosyalar, yürüyüş ve mitinglerle ve bu uygulamalardan doğrudan zarar gören ailelerle Ergenekon, Jitem ve benzer insanlık dışı ve vahşete varan uygulamaları gündeme koyabilir. Ergenekon operasyonu ordu ve hükümetin eliyle yetersiz yürütülse ve sadece bazı çevrelerden kurtulmak içinde yapsalar, bundan faydalanarak, sorunu ileri boyutlara taşımak önem taşır. Sadece bu konu üzerinde Kürt siyasi çevreleri birlikte davranabilir.

 

Devlet eskiden beri her şeyi ben yaparım ben getiririm. Ergenekon’sa benimdir ve ben çözerim. “Kürt sorununu ben bildiğim tarzda çözerim” diyor ve demokrasi çevrelerini, Kürtleri dışlıyor.

 

Artık ben yaparım plağı bozuk çalıyor. Cart curt sesler çıkarıyor. Epeyce karşı olan çevre var. Büyük ses çıkarılırsa bu plak artık cart, curt seslerde çıkarmayacak. Bozulacak ve çöplüğe atılacaktır.

15 Ocak 2009                                             Dursun Ali KÜÇÜK
Etiketler: PWD-K, Pwdnerin, Kurdistan, Kurd, Kürtçe