ERUH-ŞEMDİNLİ DE BAŞLADIK,
Öcalan şunu diyecek: “15 Ağustosta özgürlük ve bağımsızlık için mücadeleye başladık. 15 Ağustosta bu mücadeleyi gömüyoruz, başka bir deyişle 15 Ağustosu bitiriyoruz” diyecektir. Bir nevi özür dilemek gibi bir açıklama olacaktır. Bunu yaparken uygun bir kılıf bulunacak, söylediğim gibi açıkça söylemeyecekler. Bir önceki yazımda söylemiştim:
Dursun Ali Küçük
13.08.2009 - 23:31
ERUH-ŞEMDİNLİ DE BAŞLADIK,
ORADA BİTİRİLECEK
15 Ağustos  1984 atılımı Eruh ve Şemdinli’yle başladı. Epey etkisi ve yankıları oldu.
Şimdi yeni bir çözümsüzlük olan çözüm adına 15 Ağustos ruhu Eruh ve Şemdinli’deki açıklamalarla tarihe gömülmek istenecektir.
İstek ve amaç bu.
15 Ağustos özgürlük ve bağımsızlık için başkaldırıdır. Sömürgeciliğe ve yok etmeye karşı sıkılan ilk kurşundur.
Şimdi alınan duyumlara göre Öcalan avukatlara gerekli açıklamalarda bulunmuştur.
15 Ağustos ile ilgili yani “ yol haritası” sanırım Eruh’ta ki açıklamalarla duyurulmaya çalışılıyor.
Bu duyumdur ama sanırım doğru olabilir, göreceğiz.
Yol haritasının 15 Ağustos ta açıklanacağının söylenmesi hayıra alamet değildir.
Öcalan şunu diyecek: “15 Ağustosta özgürlük ve bağımsızlık için mücadeleye başladık. 15 Ağustosta bu mücadeleyi gömüyoruz, başka bir deyişle 15 Ağustosu bitiriyoruz” diyecektir.
Bir nevi özür dilemek gibi bir açıklama olacaktır.
Bunu yaparken uygun bir kılıf bulunacak, söylediğim gibi açıkça söylemeyecekler.
Bir önceki yazımda söylemiştim:
1999’dan beri söylediklerinden yeni ve farklı bir şey söylemeyecektir.
Bir hikayeye göre, Kayserili biri( kayseriler alınmasın) anasını boyayıp babasına satmıştır.
Şimdi söylenenler bana göre teşbihte hata yoksa benzerdir.
İki görüşme notu veya avukatlara söylenenlerde öne çıkan vurgu şudur; Öcalan üzerine basa basa benim durumum ne olacak diye soruyor.
Bana göre birçok şey buna bağlıdır.
Öcalan’la görüşüyorlar.
Buna kesin olarak eminim.
Bu sürecin devletin kontrolünde geliştirilmesi konusunda Öcalan’la görüştüler.
Bundan dolayı daha önce AKP’ye kafayı takan ve Ergenekoncularla bazen ortak hareket eden Öcalan bundan vazgeçti.
Cumhurbaşkanı ve AKP’yi övmeye ve olumlu söz etmeye başladı.
Burada çıkarılması gereken bir soru şudur: AKP’ye karşı Öcalan’ın Ergenekon ve Genelkurmay ile birlikte savaşı başlatması yanlıştı.
AKP, Ergenekon ve derin devletten çok fazla hedef yapıldı. Siyaseten bunu nereye koyacaklar hiç belli değil.
O zamanda bir şeyler geliştirilecekse AKP ile olacağı çok açık değil miydi?
AKP boşa çıkarılıp hizaya getirildikten sonra Kürt sorununa el atmaya başladı.
Çözüm yolunda konuşulurken bu da Kürtlere ders olsun.
10 yıldır boş bir çözüm ile uğraşıp gidiyoruz. Devletin hayrına olan bu duruma devlet şimdiye kadar hazır değildi.
Bana göre ancak hazır duruma geldi.
Türkiye son yıllarda ekonomik olarak gelişmeye başladı. Türk burjuvazisi bundan dolayı, en azından bir kısmı AB’yi tercih edecek duruma geldi. Bölgede önemli bir ekonomik güç durumuna geldiler.
NEBAKO hattı ve başka boru hatları, petrol ve gaz hatlarında aracılık yapılmak isteniyor. Irak’ta ekonomik ve siyasi bir rol üstleniyorlar. Kısacası ekonomik gelişme için Ergenekoncularda geriletildiği için “barış ve huzura” ihtiyaçları var.
Hani Öcalan, “bizimle sorunu çözün bölgenin Osmanlı ve İngiltere’si olun” diyor ya tıpkı ona benzer bir durumla karşı karşıyayız.
Türkiye, Osmanlı ve İngiltere olmayacak, ama bölgede daha önemli bir güç durumuna gelecektir.
Dağdan indirme bundan dolayı önem taşıyor.
Dün bakanlar kurulu toplandı. Partilerle diyaloglar sürdürülmeye çalışılıyor.
“Demokratik Açılım Projesi”nin adı galiba “kardeşlik ve huzur projesi” olacak gibime geliyor.
En pas paye çözümdür. Ama olsun.
Ulusal kurtuluş mücadelesi vermiş ve bu tür bir çözüme yatanı gösteremezsiniz. Gösteren varsa buyur göstersin.
Kürtler için bir çözümdür, ama rezilce ve onursuz bir çözümdür.
Adını ne koyarsanız koyun durum budur.
Bence asıl Kürdistan sorunu bu “çözümden” sonra başlayacaktır.
Gençler ve duyarlı insanlar buna hazır olabilir.
Öcalan ve devletin mevcut perdeyi kapatması bir açıdan iyidir.
Çünkü daha sağlıklı gelişmeler olur.
*******
Öcalan, ikide bir benim durumum ne olacak diyor?
Bana göre bıraksınlar. Özgür kalsın ve devlet kontrolüne verdiği bu çözümde rol oynasın.
Başka insanların sırtına kalmasın.
Çünkü ağır ve kaldırılması zor bir durumdur.
Gerilla dağdan indirildikten sonra herhangi bir güvencesi görünmüyor.
En fazla cezalandırılmayacaklar.
12 Eylül Türkiye soluna yöneldi, sonuç aldıktan sonra af çıkardı.
O zaman biz içerdeydik. 125. maddeden olanlar yararlanamadı.
10 yıldır ön hazırlıkları yapılıyor.
Söylediğim gibi tümüyle olmasa da devlette hazır hale geldi.
Kürt talepleri dünyada en alt düzeyde anlaşanlardan daha aşağı ve dip bir düzeye çekildi.
Üstelik on yıldır devlet ve iktidar istemiyoruz.
Yerel yönetimlerin inisiyatifi vb artırılsın, ne üdüğü belirsiz “demokratik özerklik” uygulansın demekle zaman geçip gitti.
Savaşa son verilsin. İki tarafta savaşı bıraksın. En olumlu gelişme budur.
Ama öyle görünüyor ki sadece bir tarafa bıraktırmak istiyorlar.
Huzur sağlayacakları için dağdan gelenler cezalandırılmayacaklar.
Yöneticiler bu işin dışında tutulacak.
Ama TC de kirli savaşı yürütenler, Ergenekoncular, Jitemciler, vb derin devletin suçları ve suç örgütleri yargılanmayacak.
Faili devlet olan siyasi cinayetlerin üstü örtülmeye çalışılacaktır.
DPT’nin 17.000 faili meçhul cinayeti unutabiliriz demesine gerek yok. Daha fazlasını unutturacaklar.
Bazı kültürel adımlar daha atacaklar.
Siyasi ve idari bir reform kesinlikle gündemde yoktur.
Bu şekliyle Anayasa’dan sadece Türk kelimesini çıkarmaları bile durumu kurtarmaz. Sadece bazı açılardan iyi olur.
Onu da yapıp yapmayacakları Allah bilir.
******
Bazılarının gelin güvey olmasına gerek yoktur.
Erdoğan AKP başkanı olarak DTP ile görüştü.
İmralı’da eskidende Öcalan’la gizli görüşmeler yapılıyordu.
Bana göre o gizli görüşmeler şimdi de sürüyor.
KCK’ ye de belki bazı mesajlar iletilmiştir.
Bundan muhatap alıyorlar sonucu çıkmaz.
Nitekim dün Başbakan Erdoğan, DTP yi Kürtlerin temsilcisiyiz şeklinde piyasaya çıkmalarını eleştirdi ve uyardı. Temsilci olamazsınız demeye getiriyor.
15 AĞUSTOS TA NE OLACAK? HANGİ YENİ AÇIKLAMALARI DUYMAK İSTİYORSUNUZ?
Her şeyin özeti şu: 15 Ağustos’da başladık, 15 Ağustos’da bitiriyoruz, gömüyoruz.
Her şey kabak tadı vermeye başladı.
Kürtlerde galiba ağırlıklı buna hazırlanıyor. Veya seslerini çıkarmıyorlar.
Bu çözümü görelim. Yol haritasını görelim.
Böyle başa böyle tarak misali, yaşayarak ve görerek insanlar yeni kararlar oluşturacaktır.
Katılmadığım bu çözümün görülmesi ve hayata geçmesinde fayda vardır.
Yaşansın.
Hazırlanalım.
Yeni bir çıkışın gerekçesi olur.
Veya Kürdistan sorunu yeniden başlar.
Dursun Ali Küçük, 12.8.2009
dr.munzurali@hotmail.com
 

 

Etiketler: PWD-K, Pwdnerin, Kurdistan, Kurd, Kürtçe