Gülen-Erdoğan ve Kürdistan
Kürdistan halkının AKP ve Cemaat kavgasında birinden yana olması gerekmiyor.
Dursun Ali Küçük
19.12.2013 - 19:56
Kürdistan halkının AKP ve Cemaat kavgasında birinden yana olması gerekmiyor. Hiç birini desteklememeliyiz.

Çünkü bu kavganın kokuları çok çıkacaktır. Ayrıca iki tarafta demokrasi ve özgürlükleri temsil etmiyor. İki tarafta sömürgeci güçtür.

İster inanın ister inanmayın iktidar kavgası onlar için cennet ve cehenem kavgasıdır. Ahireti beklemiyorlar, cenneti bu dünyada paylaşmak istiyorlar.
Erdoğan ve Gülen’nin cennetinde her türlü pragmatizm var, köprüyü geçene kadar ayıya dayı deme var, en güzel takkiye yapma var. Ağlamalar ve sırt sıvazlamalar var.
İşin sonunda da herkese kükremeleri ve aslan kesilmeleri var.

Hizmet ve Avrupa kriteleri deyip bunlara bağlı insanların desteğini almak ve sonradan şutlamak var.

Kürt sorununu çözüyorum diyerek her türlü hile ile Kürdistan ve Kürtleri dize getirmek var.
Ergenekon yerine “İslami” Ergenekonu geçirerek Ergenekoncu askeri geleneği sürdürme var.

Suriye ve batı Kürdistan’da özel savaş güçlerinin Kıbrıs ta yaptıklarının bir benzerini hatta ondan daha kötüsünü sahneye koyduklarına hepimiz yakından tanık olduk.
Ehhh bunlar ve despotizm, ırkçılık ve katliam var. 10 binleri geçen KCK adınayapılan tutuklamalar var. Roboski orta yerde duruyorve dün yaşanan Geveri var...
-*****
Birde YOLSUZLUK, RÜŞVET, BAKANLARIN PARA ÇALMASI, YEŞİL SERMAYEYİ KAYIRMA KENDİNDE OLMAYAN ŞİRKETLERİ GÖZÜNÜ KORKURTARAK MÜFETTİŞ GÖNDERME VAR

İşte cennet ekonomiyi, siyeseti, yargıyı, polisi, orduyu ve iktidarı paylaşmaktır.

Daha son rüşvet operasyonu olmadan Erdoğan yine AB den ve güzelliklerden söz ediyordu. Her sıkıştıklarında akıllarına geliyor.

Ortada bağımsız yargı yok. Adalet yok. Kuvvetler ayrılığı gösterişten ibaret. Savcıya, polise, yargıya işine gelmediği zaman dokunuyorlar.

AKP ve Gülen cemaat’nin kullandığı politika ve taktikleri Ergenekoncularda kullanıyordu. Birşeyde yakınırken, bilinki orayı ele geçirmek hesabı yapıyorlar.

AKP ve Gülen iktidar kavgasında askeri vesayete karşı sağladığı destekleri en kötü şekilde tükettiler.
Bana sorarsanız, bu günkü iktidarı ikisi yarattı. Suçu birine yükleyip diğerini aklamanın hiç bir anlamı yok.
Kumaşın yeşil veya açık yeşil olması arada ciddi bir farkın olmadığını gösterir.
*****
Filler tepişirken birilerinin kalkıp bir filin eteklerine veya diğerinin eteğine sarılması ve bir tarafı aklamaya kalkması veya bir tarafı tercih etmesi, o birilerinin ayakçı ve taşeron olduğunu gösterir.
Rekabeti asıl iktidar ve ekonomi üzerinde yürütüyorlar. Kimileri abartılı bulabilir, ama Recep’in gönlünde halife olmak veya görünmek var. Gülen’dede aynı ruh hali var. İki aynı cambaz bir ipte oynamaz.
Her ülkede İslamın lideri olan parti ve kişi var. Türkiye’de ise lider Erdoğan ve Gülen’dir. AKP ve Cemaat bu sahada da yarışıyor.

Gülen’nin uluslararası sermeye ve güçlerle ilişkisi gelişmeye başlıyor. AKP’de hükümet ve iktidar olunca ABD ve AB’nin desteğini aldığını unutmasın. AKP’de milli bir güç olarak iktidara gelmedi. AKP bu güçlere dayandığı halde bunları atlatmaya çalıştı. Suriye’de bunu yaptı, açıkça çuvalladı. Eskiden AKP ‘yi Ergenekon ve askere karşı destekleyen güçler desteklerini son bir yıldır açıkça çekmeye başlıyorlar. Erdoğan’ın ve AKP’ nin bu işte “dış parmak” araması boşunadır.

Dün sana yapılan destekler helal, başkasına yapıldı mı haram oluyor? Geçin bunları artık kimse yutmaz.
Kürdistanlılar hiç yutmamalıdır.
***
KÜRDİSTAN HALKI VE SİYASİ GÜÇLERİ AKP VE GÜLEN’DEN YANA OLAMAZLAR

Kürdistan halkının AKP ve Cemaat kavgasında birinden yana olması gerekmiyor. Hiç birini desteklememeliyiz.

Çünkü bu kavganın kokuları çok çıkacaktır. Ayrıca iki tarafta demokrasi ve özgürlükleri temsil etmiyor. İki tarafta sömürgeci güçtür.

İki tarafında Kürdistan sorununa ve barışa yaklaşımı aynıdır. Hatta lafa gelirse Cemaat dil serbestliğinden yana olduğunu söyler. Bunun bir karşılığı yoktur.

AKP için barış ve muhataplığın bir karşılığı yoktur. Süreç, barış ve hatta Erdoğan’ın “çözüm” dediğinin karşılığını şimdiye kadar kimse görmedi.

İktidar kavgasından birini desteklemek veya birine kısmi onay vermek Kürdistan ve Kürtler içinde tamir edilemeyecek yaralar açar.

Bakın iktidar kavgalarında Kürdistan, Kürtlere ve Alevilere, öteki haklara karşı şahin geçinenler , bunu iktidarlarını güçlendirmenin bir basamağı yaptılar. Erdoğan ve Gülen de Kürdistan’da aynı politikayı uygulamaya kalktılar ve devam edecekler. İktidarda güçlenmek için Kürtleri ve ötekilere basacaklar.
Aleviler içinde bir bakıma aynı şey geçerlidir.

BDP'li milletvekili Nursel Aydoğan konuşuyor: "Yolsuzluk operasyonunun amacı Çözüm Sürecini sabote etmek!”

Bu türden söylentiler ve açıklamlar AKP’yi güçlendirmekten öteye geçmez. Nursel Aydoğan bana göre fazladan konuşuyor. Demirtaş, taraf değiliz gibisinden olumlu açıklamalar yaptı. Yolsuzluk, rüşvet ve kirlilikte sonuna kadar araştırılmalıdır dedi.

Aydınlık Gazetesinin KCK lideri Öcalan’ın sorgu ifadelerini bu gün –Ergenekon döneminde yayınlamadılar- yayınlamaları dikkat çekicidir.Aydınlık gazetesinden Kürtlere hiç bir hayır gelmeyeceği çok açık. Düşmandırlar. Onlarda iktidar amaçlı sorgu ifadelerini kullanıyor.

Neden mi?
Bir süre sonra nasıl 1999 da Gülen cemaati Ecevit’i desteklediyse, bu kez CHP’yi desteklemeleri güçlü olasılıktır.
***
Bir tek şartla AKP ile Kürtler ilişkilenebilir

Şimdiye kadar hep takkiye yaptı. Ortada çözüm felan yoktu, kendi deyimleri ile “değerlendirme” vardı.
Bu yaklaşımı bazı somut adımlar atarak terkedecekler.

İkincisi AB, artık Kürt sorunun çözülmesinde taraf olmak istiyor. Kürdistan tarafı oluşsun, AB’den bir ülke aracı olsun ve görüşmeler başlatılsın. Görüşmeler MİT’in tasarufundan çıkarılsın. AB buna açık sinyaller verdi. Bu işin olumlu yanıdır. AKP’nin geçmiş çözümsüz yaklaşımlarına şimdiye kadar ses çıkarmamalarını terkediyorlar sanırım. Bu, olumlu bir gelişme.
AKP somut adımlar atarsa barış süreci başlayabilir, gerçek anlamda.
Bir, Anadilimizin hayatın her alanında ve eğitimde kabul edileceğini açıklasınlar. Bundan önce KCK davası adıyla tutukladıklarını ve tüm siyasi tutsakları serbest bıraksınlar.
Barış ortamının gelişmesi için anti-demokratik yasaları kaldırsınlar
Kürdistan adıyla siyasi partilerin kurulacağını vb resmen kabul etsinler.
Kısaca barış ortamı oluşturacak adımlar atsınlar.
Görüşmeleri Kürdistan tarafı hükümetle sürdürsün.
Bu gibi adımlar ve yaklaşımlar olursa diyalog ve barışı güvenceye alır. Hükümetin ve Erdoğan’ın bunu vb şeyleri açıklaması lazım.
MİT ile konuşmaları kabul etmiyoruz.
AKP intifa kaybedecektir. İnişe geçmeye başlamıştır. Geçen seçimler sonrası için AKP için iniş demiştim. AKP artık yükseliş değil, inişe geçmiştir. Erdoğan’ın karizması çizilmiştir.
Bakanları istifa etse ve yargı bağımsız çalışmasada yolsuzluk ve rüşvet için ciddi darbeler yediler.

AKP ve Erdoğan karşı atağa geçecektir. Gülen ve Cemaat’de boş durmayacaktır. Bu arada CHP bu fırsattan yararlanmaya çalışacaktır.

AKP ve Erdoğan, Kürdistan sorunu için yeni samimi ve ciddi adımlar atmazsa sonucu kötü olacaktır. Kürdistan sorunu konusunda adım atmayı göze alır mı? Bu da zayıf bir ihtimal olarak görünüyor.
Ayrıca Alevi hakları deyip Alevileri sunnileştirmekten vaz geçmesi gerekiyor.
Bakalım. “Dananaın kuyruğu koptu” ama fillerin kuyruğu da kopar. İktidar hesaplaşması daha devam edecek. Erdoğan ve Gülen ittifakı artık kapandı ve bitti.
Bırakalım zayıflasınlar ve birbirlerini yesinler.
Biz kendimizi bunlara yedirtmeyelim. Kendi işimize bakalım...
İşin özü bu.
Dursun Ali Küçük-19.12.2013
[email protected]
Etiketler: kürdistan, kürt, kürtçe, nerina, azad