‘HAYIR’DA FAŞİZM VAR!
Dursun Ali Küçük- 23.8.2010-
Türkiye ve Kürdistan’da sığ tartışmalar ve gündem dışı söylemler artmaya başladı. Bu günlerde en çokta referandum konuşuluyor.
 

Bu tartışmalarda referandum oylaması devlet içi düzenlemeler, çekişmeler ve hesaplaşmalara kilitlendi. Hayırcı cephe referandumu AKP ve hükümetle hesaplaşmaya ve bir nevi güven oylamasına çevirdiler.
 

Evetçi cephe ise ağırlıklı AKP ve benzerlerinin siyasal gündemine endekslendi. Söylemleri yeni bir anayasa yapmak ve referandum paket maddelerinin olumlu olması üzerine kuruludur. Yeni bir anayasa, hak ve özgürlükler konusu çok fazla açıklığa kavuşmuyor.
AKP her ne kadar bu referandumdur, pakete oy verilir dese bile, anlamsız bazı tartışmalar ve çıkacak evet oylarından daha çok kendi adına yararlanacaklar.
 

Demokratik ve özgürlükçü bir anayasa isteyenler ne istediklerini netleştirmiş değildirler. Niyet olarak iyi şeyler söylüyorlar ama siyasete ne kadar yansıyacağı açık bir tartışma konusudur.
Üstelik bazı solcu ve sosyalist geçinenler, DİSK, KESK, Alevi Bektaşi Federasyonu genel başkanı Ali Balkız, Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu Başkanı hayırcı cephede yer alacaklarını ilan ettiler. Bunlara TKP, Ergenekoncu ve darbeci İP, yalçın Küçük gibi Ergenekoncu sosyalistleri, ulusal solcuları, statükocu cumhuriyete sığınan solcuları vb ekleyebiliriz.
 

Düşündürücü olan emek ve özgürlükler adına hareket edenlerin, sosyalist ve ilerici geçinenlerin, Bazı Alevi liderleri ve federasyon liderlerinin hayır cephesinde yer almalarıdır.
 

Böylelerinin gerekçeleri tam bir hikayedir. İnsanın aklı almıyor. Böylelerini anlamakta insan zorlanıyor. Ezildiklerini, sömürüldüklerini, eşitsizliğe ve faşizme karşı olduklarını, katliamları vb dillendiriyorlar.
 

Peki, bunları kim yapmıştır?
 

Ezenler ve katliamları, soykırımları yapanlar kimlerdi? Kimlikleri, İnançları yasaklayanlar, hak ve özgürlükleri lüks görüp neredeyse yüzyıldır sırtımızda boza pişirenler kimlerdi?
Bunları görmeden ve unutarak, daha iyi bir anayasa istiyorum maskaralıkları ile hayır cephesine katılmanın hiçbir anlamı yoktur.
 

Hayır cephesi ordu, CHP, MHP, Ergenekonculardan, darbecilerden, savaş rantçılarından, derin ve statükocu cumhuriyeti savunan ve uygulamaları yapanlardan oluşuyor.
 

“Hayırda hayır var” diyorlar. Bana göre “hayırda” faşizm var ve hiçbir hayırlı iş yoktur.
 

Hayır demek, faşizme evet demektir.
Hayır demek statükoya evet demektir.
Hayır demek 12 Eylül rejimi ile oluşturulan ve adına “bağımsız yargı” denilen en adaletsiz ve hukuksuz bir yargıya evet demektir.
 

Bir pakete bu kadar karşı çıkılıyorsa, hayır demek yeni bir anayasaya hayır demektir.
 

Hayırcılar tuzağı şunun üstüne kurmuşlardır, referandumda hayır çıkarıp AKP’yi seçimde götürürüz. Bütün açılımları kapatırız. Meclis çoğunluğu değişeceği için yeni bir anayasayı engellemiş oluruz.
 

Bu da “hayır”ın faşizmi devam ettirme tuzağıdır. Derin devleti hiç yerinden oynatmama, oynayan taşları yeniden yerine koyma veya olduğu gibi tutma tuzağıdır.
 

DİSK’e sorarsanız, değişen bir şey yok, bilmem yeni bir anaysa yapılmadı, onun için hayır diyoruz. Hayır, sorun keşke bu olsaydı, sorun bu değildir. 28 Şubat post-modern darbesini DİSK Genel Başkanı Rıdvan Budak destekledi. DİSK’in Şimdiki Genel Başkanı benzer nedenlerle, Kemalist solculuk anlayışıyla hayır denilmesinden yanadır.
 

KESK, yakın zamanda devlet ile olan memurların görüşmelerinde toplu sözleşmeye göre yapılmasını talep etti. Talebe bir itirazım yok.
Yalınız sözünü ettiği talep, yani memurlara toplu sözleşme hakkı referanduma sunulan pakette bulunuyor. Beğenmiyorum ama yan cebime koy diyorlar. KESK’te paketi desteklemiyor, hayırlara oynuyor.
 

Ali Balkız; Aleviler adına konuştuğunu söyleyerek, “bağımsız yargıyı değiştirip Irandaki gibi Molla rejimi getireceklerini” söylüyor. Bu iddiaya kargalar bile güler. Yani cumhuriyet baştan bu güne Aleviliği yasakladığı, inkar ettiği, devletin resmi dini olan İslamı veya Hanefiliği Alevilere dayattığı halde, birde laiklik olmazsa şeriat gelecek diyerek Alevileri hep yedeğine aldı. CHP yüzyıldır bunu bedava yaparak Alevileri kendi arka bahçesindeki oy deposu olarak kullandı.
 

Üstelik Aleviliği yasaklayan CHP, inkar eden ve ezen statükocu cumhuriyettir. Alevi katliamlarını yakın zamanda yapanların hepsi hayır cephesindedirler. Pakete hayır demek Alevilerin değil, sözünü ettiğim bu kesimlerin işine yarıyor.
 

Yapmayın kardeşim! Kendinizi çok gülünecek duruma düşürüyorsunuz.  Bu kadarı size çok batar. Altından çıkamazsınız.
 

Hayırda faşizm var. Hayır diyerek 12 Eylül ve Kemalizm adına evet diyenler bu cepheyi sıklaştırabilir. Bu cephede demokrasi ve özgürlüğün kırıntısı yoktur.
 

Allah aşkına cumhuriyetin kuruluş yılarını hadi saymayalım: Bu CHP’nin Türkiye’de yaptığı bir değişim var mı? Ben hiç rastlamadım ve görmedim. Bu kafayla bin yılda gitse CHP’de değişim çıkmaz.
 

Ordunun demokrasi getirdiğini, özgürlüklerden yana olduklarını gören var mı? Ordu hep darbe yapmıştır, dış güçlere karşı değil, iç savaş ordusu ve Kürdistan’a karşı kirli savaş yürütmekle meşgul olmuştur. Ergenekon, JİTEM ve 20.000 olan faili belli cinayetleri “vatandaşım” dedikleri insanlara karşı işlemiştir.
 

MHP ırkçıdır ve sadece Türkçüdür. CHP bu gün MHP’nin ikiz kardeşidir. Kürtler, Alevilerle vb ilgili küçükte olsa hiçbir gelişmeden yana yer almadılar.
 

Ergenekoncu, JİTEM ve daha bir sürü çeteler, rantçılar hep bu hayır cephesindedir.
 Faşizm ve 12 Eylülde hayır var diyenler buyursunlar oylarını versinler.
 

Boykotu yersiz ve zamansız görüyorum. Mantıklı ve haklı bazı şeyleri var. BDP’nin sürdürdüğü boykot baştan beri esnemişti, son ateşkes ile birlikte anlamını iyice kaybetti.
 

Kerhen evet denmesinden yana olduğumu yazmıştım. Evet derken bile AKP’yi desteklemek doğru olmaz. Kısmi olumlu bir adım veya gelişmeler için olumlu bir hava yaratacağı için bu düşüncedeyim. AKP küresel ilişkileri arkasına almıştır. Yeni anayasa yapımında durum çok daha net ortaya çıkacaktır. Eveti çok şeymiş ve her şeyi değiştirecek gözüyle bakmıyorum. Evetin sihirli değneği yok. Yapılacak çok iş ve alınacak çok yol var. Bunları AKP’nin insafına bırakmak yol aldırmaz.
 

Demokratik ve özgürlükçü bir anayasa, kimliklerin, inançların özgürlüğünü kapsayan, çok kültürlü ve farklılıkları tanıyan, demokrasi ve özgürlükçü, temel hak ve özgürlükleri güvenceye alan bir anayasa Türkiye’nin yararınadır. Baştan söyleyeyim, Türkçülük, Kemalizm geçen, üniterliği esas alan hiçbir anayasadan yana olmam.
[email protected]
 

Etiketler: PWD-K, Pwdnerin, Kurdistan, Kurd, Kürtçe