JİTEM VE SOYKIRIM

İnsanlar kendi davalarını ve haklı mücadelelerini doğru anlatmayınca JİTEM ve Ergenekon gibi soykırım terör örgütleri gerekli ve yeterli karşılığı bulamazlar.

Bir toplumu ve topluluğu toptan yok etmeye kalkmak, etnik temizlik yapmak ve bu topluluğun üyelerini sürekli göçe ve sürgüne tabi tutmak soykırım olarak adlandırılır.

Osmanlı ve özellikle İttihat Terak-i döneminde hem genel ve teşkilatı Mahsusa aracılığıyla Ermeniler, Rumlar, Asurî ve Kürtlere karşı soykırım uygulandı. Daha savaş içinde bu soykırım planlıca uygulandı. 1916’da Mustafa Kemal Kürdistan’da görevliydi ve soykırımda yer alanlardan biriydi.

1926’dan sonra Mustafa Kemal’in Mustafa Kemal olmaktan çıktığı görüşü tam bir saptırmadır.

O zamanda Kemalist sistem Kürdistan’da Koçgiri ve Şeyh Saidle başlatılan tenkil ve tehcir hareketleriyle oluşturuldu. Kürt soykırımları eşliğinde Türkiye’de despotik ve tek kişinin diktatörlüğüne dayanan sistem oluşturuldu.

Son on yıllarda ülkemizde sürdürülen kirli savaşla devletin ve ordunun iktidarı ayakta tutuluyor ve sürece yayılan bir soy kırım uygulanıyor.

Adına ister hizbul kontra, ister Susurluk Çetesi, ister Ergenekon Terör örgütü, ister Jandarma komutanlığına bağlı kontr-gerilla örgütlenmesi olan JİTEM densin; bunların hepsinin toplamı DEVLET TERÖR ÖRGÜTÜDÜR. Ayrıca bir zamanlar adına Seferlik tetkik Kurulu, sonra Özel Harp Dairesi denilen Gladiyo veya kontr- gerilla örgütlenmesi denilen kuruluş Özel Kuvvetler Komutanlığı olarak yasallaştırılmış bulunmaktadır.

Devlete bu özelliği kazandıran İmralı tarafından özellikle son avukat görüşme notlarında övülen Kemalist devlet sistemidir.  Devlet bu geleneği ordu eliyle ve çok ince ayarlarla sürdürmeye devam ediyor.

Ergenekon devlet içindeki bir hesaplaşmanın ve ayrıca hükümete darbe yapmak isteyenlerin bir kısmını deşifre etmek amacıyla ortaya çıkarılsa da, bunların darbeyi gerçekleştirmek için Kürtlere karşı yürüttüğü kirli savaşı kullanarak tamamen hukuk ve insanlık dışı noktalara kaymışlardır.

20.000 faili devlet olan cinayettin savaş hukukuyla bir alakası yoktur. Bu sivil insanlara karşı etnik temizleme hareketidir. 4000 ve 5000 arası köy ve yerleşim yerlerinin boşaltılması, savaşı bahane ederek bunun dışında da insanları göçe mecbur bırakması boşaltma ve toprağından arındırma harekâtıdır.

20.000 sivil insan; JİTEM, Hizbulkontra, Susurluk ve Ergenekon çete örgütleri tarafından, yani DEVLET TERÖR ÖRGÜTÜ tarafından bilerek, planlanarak öldürüldü. Bunun dışında savaş bahane edilerek vurulan sivil insanlar on binleri geçer durumdadır. Yaralananlar, mağdur olanlar, yerlerinden ve işlerinden edilenler, işkenceden geçenler milyonlarca insanı oluşturmaktadır. Bunlarda devletin gayri nizami harp uygulamasının hedefleri olmuştur.

Üstelik bunların ezici çoğunluğu Kürdistan coğrafyasında gerçekleşiyor.

JİTEM VE Ergenekon aynı damara dayanıyor. Ergenekon davası yetersizde olsa gündeme oturdu. JİTEM davası ise doğrudan ordu ve jandarma kuvvetlerine dayandığı için üstü örtülmeye çalışılıyor. Devlete göre asker suç işlemez, suç işlese de ordu her zaman haklıdır ve ordu vatan içindir şemsiyesine sığınırlar. Başka deyişle devlet suç işlemez, ama devlet öldürür ve süründürür.

Ergenekoncular her şeyi laiklik, Kemalizm ve antiemperyalizm için yaptıklarını söylüyorlar. Laiklik, Kemalizm ve antiemperyalizmi her nedense Kürtleri öldürerek yapıyorlar.

         ************

İmralı ise Ergenekon davasından korkuyor. Müdahil olacağım demesine rağmen bundan da vazgeçti ve DEVLET TERÖR ÖRGÜTLER’ne karşı herhangi bir yorum ve açıklama da bulunmuyor. Acaba işin bu noktası yumuşak karını mı oluşturuyor? Yargılanan ve yargılanmayan Ergenekoncular Kemalist, ordu Kemalist, CHP ve MHP, İP ve benzerleri Kemalist’tir.  Utangaç Kemalistler var. Başkada ortada Kemalist göremiyorum.

Peki, ikide bir Kemalizm ve Lozan’ın neresini güncelleştiriyoruz?

Bakın Öcalan son avukat görüşmesinde neler söylüyor: “Asıl Kemalizm 1926’da öldü. İşte görüyorsunuz Silivri cezaevinde kendilerine Kemalist diyenler orada tutuklu, orada kalacaklar veya çıkacaklar bu önemli değil. Bu gün kendilerine Kemalist diyenler ve Kemalizm için mücadele edenler Silivri de yargılanıyor. Aslında yargılanan bunlar değil, Kemalizm’in kendisidir. Bunlar Mustafa Kemal’in karikatürünün karikatürü bile olamazlar. Abdülkadir Aygan benim uzaktan akrabam. Marifetmiş gibi basına bunlarla birlikte yaptıklarını anlatıyor…”

Kemalizm’de tek kaynaşmış Türk milliyetçiliği var. Devletçilik var. Faşizm ve ırkçılık var. Soykırım ve devlet terörü var. Var da var. İsteyen bir tarafınıını öne çıkarıyor. Etnik temizlik ve soykırım ve inkâr, yok etme teori, politikalarını da oradan alıyorlar.

Hala buna inanan Kürtler, buyurun bunları da güncelleştirelim mi?

            ************

1993’te Hizbul kontra’nın üstüne gittiler, onların devlet eliyle sivil insanlara uyguladığı cinayetleri ortaya çıkarmadılar ve üstlerini örttüler.

Susurluk çetesi göstermelik yargılamayla sona erdirildi. Kürdistan’a uzanmadılar. Ergenekon Terör örgütü, başka bir deyimle anti ABD ve Kemalist DEVLET TERÖR ÖRGÜTÜ asıl işlerini Kürtlere karşı gerçekleştirdi ve kendini savaş, provokasyon ve komplolarla var etti.

Bu davada yargılanan Veli Küçük, Cem Ersever’i ortadan kaldırarak JİTEM uygulamalarını eline aldı. İntihar eden Abdülkerim Kırca JİTEM baş elemanlığını yaptı. Gerçekler ortaya çıkınca intihar etti veya ettirildi. Arif Doğan ve Levent Ersöz Ergenekon’da yargılanıyor. Levent Ersöz Şırnak ve Silopi alanında benzer uygulamaları yapan baş aktörlerden biridir. Arif Doğan ve benzerleri JİTEM’in aktif uygulayıcılarıdır.  JİTEM Jandarmaya dayanan bir ordu örgütlenmesidir. İtirafçıları da kullanmış ve isimlerini değiştirerek sivil memurları yapmıştır.

O zaman Ergenekon davası ile JİTEM davasının birleştirilmesi önem taşıyor. Ergenekon içinde JİTEM’de görev alan baş ve aktif elemanlar bulunmaktadır. Diyarbakır’da göstermelik ve JİTEM’i gizlemeye çalışan bazı davalar var. Genelkurmay subaylarının burada yargılanmasına müsaade etmiyor. Çünkü askerlere ait ayrı yargının ve mahkemelerin bulunması bunun için gerekçe yapılıyor. Askeri ve sivil mahkemeler hikâyesi ve ayrı oluşu da zaten hukuka sahip olmayan Türkiye’nin başka bir ayıbıdır.

Bu gün Ergenekon çetesi içinde ordunun benzer bir tutumu bulunmaktadır. Daha çok emekli olanlar ve ordu onay verdikçe ordudan bazı subaylar dâhil ediliyor.

Ergenekon olayı sıcağı sıcağına gündeme gelmişken, Kürtler soykırım ve faili devlet olan cinayetler için uygun bir fırsat yakalamış bulunuyor.

DTP bu konuda bazı çıkışlar yaptı, bunun devamını bekliyoruz. Bütün Kürt siyasi partileri ve sivil toplum örgütleri ve mağdur olan aileler bu konuda dosyalar oluşturmalı ve müdahil olmalı ve demokratik direnişlerle insan temizliği ve soykırım yapanlardan hesap sormalıdırlar.

JİTEM’i Ergenekon’la birleştirmek ve Bir JİTEM davası açmanın yolları üzerinde uğraş vermek acil bir görev olarak hepimizin önünde duruyor. Yerel seçimlerde etkili olmak içinde bu gerekiyor.

1 Şubat 2009                                      Dursun Ali KÜÇÜK
Etiketler: PWD-K, Pwdnerin, Kurdistan, Kurd, Kürtçe