KEMALİZMLER ÇÖKÜYOR VE TÜRKİYE’DE NE DEĞİŞTİ?
Öcalan’ın oğul Esad ile uzlaşın politikası da çöktü. Barış süreecinde bu Türkiye’nin ilk pozisyonuna uygundu. Ama Libya’dan sonra Suriye içinde Türkiye küresel hegemonya güçleri ile hareket edip durumu lehine çevirmek politikaları izliyor. Öcalan bile İslamcı vb dediği AKP kadar esnek değildir.
Dursun Ali Küçük
07.09.2011 - 07:37


KEMALİZMLER ÇÖKÜYOR VE TÜRKİYE’DE
NE DEĞİŞTİ?



Dursun Ali Küçük-6 Eylül
2011-09-06



Türkiye’de Aydın Doğan
veya klasik ırkçı cumhuriyet medyası gitti, yerine islamcı gelenekten gelen
küresel sermaye ile uzlaşan medyaa geldi.



Kürdistan sorununun
çözümü konusunda tavırlar biraz esnetildi. Ama eskiden kirli savaş çağrılarını
yapan ve bu konuda yazan yazarlar ve başta Emin Çölaşan gibiler biliniyordu.
Hala hafızalardadır.



Bu kez emin Çölaşan yok
ama kemalizme karşı olduğunu söyleyen ama Kemalizmin Kürdistan politikasını
biraz farklılıkla oynayan islamcı ve küresel sermaye çıkarınıs avunan yazarlar
gündemdedir.



Bu yazar tayfası Sri
lanka imha modelinden tutalım Kandilin nasıl ortadan kaldırılacağı konusunda
yazıp çiziyor. Planlar ve senaryolar üretiyorlar.



İktidar
sağlamlaştırılınca sömürgeciliğin İslamcası veya kemalizmin islamcasına devam
diyorlar.



Anlaşıldı: Bu konuda
Kemalizmle aynıdırlar. Kemalizmin kendilerine karşı olan yanlarını
sevmiyorlardı. Bunlar cumhuriyete çöreklenince milliyetçilikte aynıdırlar.



İran islam cumhuriyetide
sözde kendisine milliyetçi demiyor. Ama Kürdistan ve diğer halklara karşı
Türkiye ve Erdoğan ile politikaları aşağı yukarı aynıdır.



Orada da Şah döneminden
beri Kürtçe radyo veya telşevizyonda biraz söyleme vb haklar vardı. Üniversitede
Kürdoloji bölümü de var.



Erdoğan herkesi nasıl
yaradandan dolayı seviyorsa onlar ise kendilerini HİZBULLAH yaradanın partisi
ilan ediyorlar. Yani doğrudan Tanrı adına konuşuyorlar. Lafa gelince “biz
milliyetçi değiliz, ırkçı değiliz, ırk ayrımı yapomıyoruz” diyorlar. Ama eğitim
vb alanların hepsinde Farsça geçerlidir. Kürdistan ve Azerbeycan. Belucisttan
vb halkların hiç bir temel hakkı yoktur. Şahtan bu güne kadar vatandaşa
Türkiye’de olduğu gibi sokakta “vatandaş farsça konuş” yani Türkçew konuş demiyorlar.



Erdoğan bu tür kaba
yaklaşımları birazcık kaldırdı diye Kürdistan ve Kürt sorunundan adım
attıklarını sanıyorlar.



Sizler Saddam
diktatörlüğü ve İran’ın geçmiş krallık ve bu günkü Molla rejimnlerinin tenezül
etmediği şeylere tenezül ettiniz. Onlar Kürtçeye, Azericeye vb birazcık sokak
vb yerlerde tolarans tanıyordu. Onların adı diktatörlüktür. Sizler ise sözüm
ona demokrasi adına yapıyorsunuz. Galşiba sizin demokrasiniz bu konularda çok
boldur. Sizleri okudukça gülüyorum.



Ama bu konularda
utanmazsınız.



İslamcı geçinen
yazarlarında klasik cumhuriyet mayasında yetiştikleri pratikleriyle kanıtlandı.



 



*****



 



TC devlet olarak İmralıyı
hep yedeğinde tutmak istiyor. Öcalan ile ne 1999 da yakalandığında ne de bu gün
istedikleri barışı yapmaktan yana değillerdir. İsteselerdi yaparlardı.
Sonraları bu durumları çok arayacaklardır.



Ama onlar oyun oynamaya,
sorunu sürüncenmede bırakmaya, PKK ve BDp vb lerini boşa almaya, poliştika
olarak tüketmeye ve zamanla tasfiye etme üzerine politikalarını inşa
etmişlerdir.



 



Türkiye krizle birlikte
ekonomik olarak büyüdü. Bölgenin gücü durumundadır. Sıfır çözüm dedileri çöktü
ama komşu devletlerle herşeye göz yumarak büyümek için elinden geleni yaptılar
ve onların pazarlarına açıldılar.



AKP bu büyüme sayesinde
iktidarını güçlendirdi. Erdoğan’ın Türk milliyetçiliğine oynaması boşuna
değildir. Türklerin emperyal güdülerini arkasına alıyordu. Allah bilir fırsat
bulsalar birde gözüne kestirdiği bir yerle savaş bile çıkarırlar. Klasik
cumhuriyet Kıobrıs vb savaş tamtamlarıyla ayakta kaldı. İslamcı küresel
sermayeye bir “zafer” gerekiyor. İsrail ile savaş açmasalarda savaşın eşiğine
gelmeleri  veya bu noktaya dayanmaları
boşuna değildir.



Böyle bir savaşı Kıbrısa
barış getirdik demeleri gibi Suriye’ye demokrasi getiriyoruz adına yapabilirler.
Suriye ye müdahale etmeleri her an gündemde bulunmaktadır.



Savaşı açıkça
tırmandırmalarının Suriye gelişmeleriyle yakın bağlantıları vardır. Suriye’de
küresel sermayenin yardımına koşarken Kürdistan ve Kürtleri Türkiye ve Suriye
alanında geriletmenin yollarını arıyorlar.



Öcalan’ın oğul Esad ile
uzlaşın politikası da çöktü. Barış süreecinde bu Türkiye’nin ilk pozisyonuna
uygundu. Ama Libya’dan sonra Suriye içinde Türkiye küresel hegemonya güçleri
ile hareket edip durumu lehine çevirmek politikaları izliyor. Öcalan bile
İslamcı vb dediği AKP kadar esnek değildir.



 



*****



 



Kemalizmler çöküyor.
Türkiye’nin klasik Kemalizmi aslında çoktan çökmüştür. Klasik Kemalizmden
küresel sermaye ile hareket eden bir devlet düzeni ve islamın dizayn edilmesi gündemleştirildi.



Tunus, Cezayir, Mısır,
Libya KEMALİZMLERİ çöktü, yıkıldı. Sıra Suriye ve Yemen Kemalizmine ve
sonrasında islamcı geçinen ama özünde benzerf olan Humeyni Kemalizlerine
gelmiştir.



Kemalizmler öldü. Yaşasın
yeni kral gibi Türkiye koşullara göre yaşasın yeni Kemalizm diyor hala.



Erdoğan’da islamcı bir
kemal olmak istiyor.



Eh bizimkiler hala
iktidar olamadıkları ve temel haklarına kavuşmadıkları için Kemalizmlerini
görmüyor.



BDP yeni kongre yaptı.
Özerkliği yazılı olarak program ve tüzüklerine koydular. Ama topu yine taça
attılar. Barış ve görüşmeleri İmralıya ve hapise yine havale ettiler.
Dolyısıyla yeni bir politik ayeniliğine gitmediler. Bizim istediğimiz Türk
milliyetçilerinin ve devletin istediği bir değişik BDP değil, değişen dünya ve
Ortadoğu koşullaarına göre  Kürdistan’da
değişime yol açan ve irade sahibi olacak ve Kürdistanın herkesimiyle birlikte
çözümn tarafı olacak bir BDP’dir. Devletin vemedya yazarlarının BDP üzerine
gitmelerine karşı yanındayız ve dirensinler. Dik dursunlar.



Akıllı olun, artık
kemalizmin güncelleştirilmesini fazla duymayacaksınız. Yerine başka
güncelemeler gelebilir. Esad da yolcudur. Kadafi kendini rezil duruma getirdi
ve çöktü. O şekilde direnmelerin hiç bir yararı sağlanamaz.



Kemalizmli direnişler
çökmeye mahkümdür. Günümüz koşullarında KEMALİMLERİN devri kapanmıştır. Tarihi
olarak zamanını çoktan doldurmuşlardı, siyasi olarkta çöküp gidiyorlar.
Rehberlik ve Esad modeli çöktü. Kürdistanlılarında bunlardan çıkaracağı dersler
vardır.



******



BDP kongre yaptı ama siyaset
olarak geçmişinden pek ders çıkardığı yoktur. Değim konularında Türkleri kopya
edişyoruz. Onlara benziyoruz. Bizim onlar kafdar imkanlarımız ve lüksümüz
yoktur. Onların devleti var ve bütün temel haklarına sahiptirler. Sadece
devleti nasıl yeniden düzenleyeceğinin ağırlıklı kaavgasını verdiler.
Demokrasi, anayasa ve özgürlükleri ağğırlı olarak bu eksende tartışıyorlar.
Ordu devletin yeni düzenlemesine uymak zorunda kaldı veya o noktaya çektiler.
Geçmiş resmi partilerin hiç biri bu işi yapamayacaktı. AKP çıkıp bunu yaptı.
İslamcı geçinmelerine bakmayınız. İslamı küreselleşmeye uyarladılar. Siyaset ve
ekonomi islama göre değildir.



AKP’yi geçmişten bu güne
basit değerlendirenler yanıldılar. Fetullah Gülen’de küresel dünya gerçekliğine
göre bir islamın geliştirilmesinden yanadır. Bu yönlü politikalar izliyor.
Değişim rüzgarlarını arkasına alan AKP ancak devleti yeniden düzenledi ve
orduya boyun eğmeyip darbeyi boşa çıkardı. Ergenekoncuları küresel hegomanya
güçlerine dayanarak boşa çıkardı. Genlkurmay başkanı vb bundan dolaytı sitifa
ettiler.



AKP devletin yeniden
düzenlenmesini yürütürken bunu anayasa ile tamamlamak istiyor. Osmanlı emperyal
emellerine yattıkları içinde bu iktidarda savaşçı geçinmek zorundadır. Hem
bundan hem Kemalizm mayasından, ırk ayrımı yapmıyoruz deyip 24 ayar ırkçılık
yapmaktan çekinmezler.



Erdoğaan iktidarı
sağlamlaştırınca kişi olarak Kürdistan sorunu konusunda eski geçmişinde bir 24
ayar Türk milliyetçisinden farklı değildi. Erdoğan Kürdistan sorununa eskiden
beri kapalı bir kişiliktir. Bu günkü devlet ve iktidar yapısıyla birleştiğinde
osmanlı oyunlarını yeni koşullarda oynamayı tercih ediyor.



Kürdistan’da Kürt
siysetçileri veya bu konuyu dillendirenleri kendi içlerinde tasfiye etmeleri ve
Türk milliyetçiliğini gündemleştirmesi aslında kimilerinin söylediği gibi bir
seçim taktiği değildir. Olmadığı seçimlerden sonra görüldü.



***************



AKP devleti yeniden
dizayn ediyor. Siyaseti dizayn etmişti. Kılıçdaroğlu Kemalizmi AKP karşısında
dayanamaz. AKP yükseldiği kadar yükseldi, çöküşe geçiyor anacak çöküş iplerini
çeken siyasal partiler hala ortada görünmüyor. AKP’nin rahat hareket etmesi
bundan kaynaklanıyor.



CHP çöken kemalizmleri
temsil ediyor. Bu haliyle devam ettikçe kendi içinde birbirlerini tasfiye
etmekten öteye geçmeyeceklerdir. Çünkü böylesi partiler başarılı olmayıunca hep
kendi içleriyle uğraşırlar. Her türden Kemalizlerin bir hastalığı da budur.



Türkiye de baqzıları
askeri vesayet kalktı diyor. Yani askerin yaptığını bir sivil parti yaparsa
bunun adını demokrasi koyuyorlar. Bu da yeni bir aldatmacadır. Ordu
Kürdistan’da geçmişten bu yana savaşa devam ediyordu. Hiç bir barış çağrısı ve
ateşkese görünüştede olsa uymadı. Bazıları bu gün AKP aynı savaşı sürdürürse
siviller yapıyor mantığıyla haklı çıkarmaya çalışıyorlar.



Kürdistan konusunda çöken
Kemalizme rağmen İslamcı gelşenekten gelenler veya AKP etrafında çöreklenen
yazar ve çizerle açıkça çöken kemalizmi savunuyorlar ve aynı savaş
politikaalrına değişik kılıflar bulmaya çalışıyorlar.



[email protected]



 

Etiketler: PWD-K, Pwdnerin, Kurdistan, Kurd, Kürtçe