KİMİN VURDUĞU BELLİ, KATLİAMI ÖRTBAS ETMEYİ Mİ TARTIŞIYORSUNUZ...
Kısaca Türk uluslaşması veya “devlet-millet” kavramıyla sunulan ulus-devlet yargılanmadıkça ve yaptıkları ile yüzleşilmedikçe katliamlara karşı Türklerden anlamlı bir ses çıkamaz. Üstelik “hep başkalarına iyilik yaptık”, soykırım yapıncada “hep biz iyi yaklaştık, başkaları suçluydu ve mecbur kaldık vurduk” veya “bizim tarihimizde soykırım yoktur”, “Türkler hep iyilik yapmıştır ve adaletli olmuştur” türünden görüşler; resmi tarihin ve kendi yaptıkları ve işledikleri insanlık suçlarının bilincinde oldukları için soykırım ve katliam defterlerinin açılmasını istemezler.
Dursun Ali Küçük
20.05.2012 - 08:06
Dursun Ali Küçük-19.5.2012-
?DEVLET-MİLLET ELELE VE ORDU-MİLLET ELELE? SOYKIRIMCISINIZ
-Genelkurmay başkanı ve THK komutanı görevden alınsın ve yargılansın:

Uludere*Roboski katliamını kimlerin yaptığı çok nettir. Bunun asıl sorumlusu Genelkurmay Başkanı Necdet Özel ve Türk hava Kuvvetleri komutanıdır. Bunlar sözde Milli savunma bakanına ve Başbakan Erdoğan?a bağlıdır. Cumhurbaşkanı ise Gül?dür.
W.Street Journal de çıkan bir haberin üstüne hemen atladılar. Burada çoğu şu sonucu çıkardı: ?ABD yönlendirmesi İHA bilgisiyle katliam yapılmıştır. Türkiye?yi üçüncü bir ülke buna itti, aslında hükümet ve Genelkurmaylık böyle bir katliam yapamaz.

Bir dizi tartışma ve resmi ?muhalefet partilerinin? açıklamaları ve medyada işi bulandıranlar çoğaldı. Hatta BDP?dende bu haberin ve deformasyonun üzerine hemen atlayanlar oldu.

Bu tartışmalar sürerken genelkurmay Başkanlığı, TSK bir açıklama yaptı: ?Haber ve bilgi kaynağımız yereldir ve millidir? diyerek aslında bu katliamı biz yaptık demeye getirdiler.

Kimileri de ?işte PKK?de MİT ajanı vardı, onun MİT?e sunduğu raporlar bulunuyor. Bu bilgiler ışığında olay gerçekleştiriliyor? yorumlarında bulunuyor.

Kimileride ?bilgi olduğu için Heron görüntüleri aceleye getiriliyor ve hemen operasyon ve bombalama kararı alınıyor ve vuruluyor? sözlerini yayıyorlar.

Kimi islami yazarlarda oradaki bazı ?ergenekoncu? veya ordu içindeki ?ergenekoncuların işi? olabilir diye geçiştiriyorlar.

ABD ve TC?nin bilgi paylaşımı yoluna gittikleri sır değildir. Bunu açıkça söylüyorlar.

Meclis araştırma komisyonuna gönderilen Heron görüntülerinin sivillere ait olduğu ve kaçakçı olduklarını bu görüntüleri izleyenlerde teyit etti.

Bilgiler nereden gelirse gelsin, öyle aceleyle verilen bir karar olduğuna beni hiç kimse inandıramaz. Bana göre bilinçli ve kasıtlı yapılan bir katliamdır.
Bana göre çok az kesim dışında diğerleri işin örtbas edilmesinin peşindedir. Bu ara akıllı geçinen bazılarıda bu dezemfermasyona katılıyor. Böyle yapmaları nın temelindeTürk ulus-devlet yapılanması ile işlgili soykırımcı ve katliamcı politikanın görülmemesi yatıyor.

İşin özü çok basit: Bu katliamın vur emri genelkurmay başkanı Necdet Özel ve Hava Kuvetleri komutanına aittir.Karar alan ve vuran üst komutadır. Politik nedenlerle Roboski köylülerinin vurulduğu inancındayım. Tıpkı 33 Kuşun ve Mustafa Muğlalı? olayı gibidir. Çünkü Mustafa Muğlalı 33 Kurşun katliamı ile tanınır ama Kürdistan?daki diğer soykırımlara ve tedip-tenkil hareketlerine katılmıştır. Koçgiri de onu görüyoruz. Diyarbakır, Bingöl, Elazığ soykırımıda oda var. Necdet Özel ve TSK Kürdistan?daki kirli savaşı yürüten asıl çekirdektir. Kimyasal Necdet olarak bilinir. Sınır katliamı ile yeni bir mesaj vermek istediler ve bu çok açıktır.

Eğer demokratik bir ülke olsaydı, genelkurmay Başkanı Necdet özel, Hava Kuvvetleri Komutanı hemen görevden alınır ve katliamın diğer sorumluları ile birlikte mahkemeye verilirdi. İnsanlık suçu işlemekten yargılanırlardı.
Oysa başbakan orduya teşekkür etti. Gül daha dün Genelkurmayın yaptığı ?bilgi milli kaynaktan? açıklamasına ?güvenmek gerekir? diyordu.
Dolayısıyla bu katliamdan Gül ve Erdoğan?da doğrudan sorumludur. İnsanlık suçlarına göre yargılamalıktırlar.

Emri veren belli, yapan belli, herkes Türk hava kuvvetlerine ait uçakların Roboski katliamını yaptığını biliyor. TC yöneticileride ?bizim uçaklarımız vurdu? diyor ve orada duruyor.
Bırakın bu palavra ve dezenfermasyon, hedef şaşıtma tartışmalarını, Türk ulusununun Yakındoğu?yu imha ederek kuruluşuna bakın. Bununla yüzleşerek ve bu durumu görerek özeleştriri vermez ve ulus olarak kendinizle yüzleşmezseniz katliamları saptırmakla uğraşırssınız. Cinayetlere alışkın bir zihniyetiniz var. O sizleri gerçeğe götüremiyor.
********
Türkuluslaşması veya ulus-devleti soykırm ve etnik temizlikle bu çoğrafyadaki kadim halkların imha edilmesi üzerine kurulmuştur.
İttihat Teraki 1.Dünya savaşı yıllarında sadece Almanya ile birlikte diğer paylaşımcı güçlerle savaşmadı. İttihat Teeraki aynı zamanda savaştan önce ve savaş içinde Ermeni soykırımı, Rumların soykırımı, Süryaniler vb halkalrın soykırımı ile uğraşmış, Teşkilatı-mahsusa yı bunun için kurmuştur. Savaşta yenilince Turanizmi elde kalan halkları soykırımdan geçirmek temelinde ulus*devlet şeklinde TC olarak ortaya çıktı.
TC ise Yakındoğu?yu Türkleştirmek, Kürtleri, Ermenileri, Suryanileri, Rum*Pontusluları, Çerkesleri, Arapları, Lazları soykırmdan geçirerek imha etmiştir. Soykırım ve etnik temizlikle Türk ulusu yaratılmıştır. Türk ulusunun oluşumunda bir sakatlık vardır. Bana göre sağdan, soldan ve islam dan herkes buna ortak edilmiştir.

Bu gün bile Ermeni soykırımını tanıyın denilince Türkler Ermenilerin kendilerini daha çok ?katlettikleri? iddia edecek kadar gülünç düşüyorlar. Kürdistanlıları soykırımdan geçirince, ?feodal ve aşiret resileri isyan etti ve bizde ezdik medeniyet götürdük? diye övünürler. Ege ve Marmara da cumhuriteyin kuruluş yılarında Rum nüfus bazı yerlerde çoğunluktadır. Bunun adına ?Rumları denize döktük?, ?anti-emperyalizm ve kurtuluş savaşı verdik? diyorlar. Karadenizde lazlar, Gürcüler, Çerkesler önemli bir nufustu, inkar ederek zorlan bunlarıda eritmeye kalktılar.
Bu gün Türk ulusu fertleri denilenlerin çoğunluğu Türk değildir. Tekleşme Türkleşmedir. Erdoğan, ? tek?lere tek din ekledi. Aslında doğru söylüyor, Diyanet işleri ile yapılan ?tek? dinleşmedir. Soykırımcı devlet politikasına hizmet ediyor.

Türk-ulus devlete bakın ve Türk uluslaşmasına bakın, ?anti-emperyalizm ve kurtuluş savaşı? denilen aslında Yakındoğu haklarına karşı yürütülen soykırım savaşıdır.

Mustafa kemal otokratik sitemi, bu soykırım ve faşizan baskılar, katliamlar üzerine şekillenmiştir. Bunları Türk ordusu eliyle yapmışlardır. Bir Roboski katliamı yapılan ve belli aralıklarla devam edilen bu soykırım ve Yakındoğu halklarını imha etme savaşıdır.
Mustafa Kemal İttihat Terakinin Turanizmini elde kalan ve halklar mozağiyi denilen topraklar üzerinde yürütmüştür. Mustafa Kemalin, ve sistemini halklar, Kürtler, ermeniler, Araplar, Asuri-Suryaniler, lazlar, çerkesler, Aleviler, Ezidiler, Hristiyan azınlıklar,Aleviler, özel olarak son günlerin tartışma konusu olduğu için Dersimliler için hiç bir değeri yoktur. Türkler bu suçlar ve soykırımlara ortak edilmiştir. Tekler kültürü ile bu her gün yenilenmektedir.

Erdoğan, ?tek din? dedi ve teklere bunu ekledi. Aslında doğruyu itiraf ediyor. Türkiye de inanç özgürlüğü yoktur ve sahte bir laiklik vardır. Diyanet işleri Başkanlığı ve resmi ve Türk-ulus devlet politiklarıyla içi doldurulmuş remi devlet islamı vardır. Burada hiç bir islami mezhep temsilini bulmaz. Sunni İslam mezhebi seçilmiştir ve Türkçülüğe uyarılmıştır.
*****
Türkler diyorum ve bilinçli kullanıyorum. Türkler devlet ve sözünü ettikleri millet ekseriyeti olarak herkesin, her ulusun ve halkların inkar edilmesi, yok edilmesi ve soykırmdan geçirilmesi gerçeğini görmeden Türk ulusu dışandaki halklarla nasıl yaşayabilirler? Yaşayamaz ve onları kendi kökleri, kültürleri, inançları ve kültürleri üzerinden benimseyemezler. O zaman TEK lere devem diyorlar.Devlet ve derin devlet sadece böyle düşünmüyor. CHP, MHP, AKP,Soayalist ve solcuların Kemalist olanları, hatta gerçek soayalizm bizde diyenlerin çoğunluğu , egemen islamccılar Türk uluslaşmasının nasıl yaratıldığını görmemezlikten geliyorlar.
Bizlere yaptıklarını görmeyenlerin ben neden ?anti-emperyalist?liklerine inanayım. Anti- emperyalistlikleri Kemalizm ekseni üzerinedir.
Sözde çok partili siteme geçilince dört parti kurdular. Devletin onay verdikleridir. Bunlar, Erbekan geleneği, Türkeş, CHP,DP-AP-Anavatan, türünden olan ve kemalist, Türk ulus-devlet çerçevesine oturan partilerdir. AKP Erbekan geleneğinden geliyor, AP, DP ve ANAP vb den harmanlayarak aynı sistemi yeni koşullara uyarlamaya çalışıyor. Hamurunda TEKÇİLİK var. Güya sözde sosyalistlerin çoğu Ergenekon ve CHP?nin eteğine yapıştılar. Aynı ekolün değişik versiyonlarıdır.

İsmail Beşikçi hocamız ve Ahmet Önal son yazılarında Yakındoğu ve Yakındoğu?nun Türkler tarafından imhasından sözediyorlar. Diğer bütün halkları Türkleştirmek için yok etme politikalarını yürüttüklerini ve fiilen uyguladıkları, Alevilerinde Müslümanlaştırılmak için çalışıldığı yazıyorlar. Türk uluslaşması, Türk*ulus devlet sorkırımı ve etnik temizliği için Yakındoğu kavramını kullanmalarını benimsiyorum.

Türk*ulus devletşmesi için diğer bütün halkların ve inançların nasıl yokedildiğini ve soykırmdan geçirildiği anlatmayacağım. Bunlar aşağı yukarı biliniyor.

Beşikçi Hocamızdan farklı olarak, yakındoğu?da yaşayan hakların yokedilmesi ve sadece Türkleştirilmesi açısısından bu kavrama katılıyorum.Kürdistan, Mezopotamya, yada hepimizi ortak ifade edecek toprakların adlandırılması tarihi şekillenme içinde zaten vardır. Bunu bulmakta zorlanmayacağımızı sanıyorum.

Kürtler Türkleştirilmek, Aleviler(Kızılbaşlar) müslümanlaştırlmak için politikalar ve soykırımlar uygulandı görüşüde tamam. Ama örneğin Kürtlerin çoğu Şafidir. Hanefilik mezhep olarak Türklerde yaygındır. Osmanlı devlet geleneğide buna aşağı yukarı dayanır. TC, resmi olan devlet dini Henefi İslamdır. Bu Türkçülükle örülmüştür. Bana göre Şafi Kürtlerde Hanefileştirliyor. Sadece Türkleştirmekle yetinmiyorlar, Şafi mezhebini kabul etmekle birlikte resmi devlet dininde Hanefilik devlet dini olarak şekillendirilmiştir.
Örneğin Alevilerin inancı inkar ediliyor, ama TC nüfüs ve kimlik kayıtlarında eskiden beri Alevilerin din hanesine Hanefilik yazılır.

Kısaca Türk uluslaşması veya ?devlet-millet? kavramıyla sunulan ulus-devlet yargılanmadıkça ve yaptıkları ile yüzleşilmedikçe katliamlara karşı Türklerden anlamlı bir ses çıkamaz. Üstelik ?hep başkalarına iyilik yaptık?, soykırım yapıncada ?hep biz iyi yaklaştık, başkaları suçluydu ve mecbur kaldık vurduk? veya ?bizim tarihimizde soykırım yoktur?, ?Türkler hep iyilik yapmıştır ve adaletli olmuştur? türünden görüşler; resmi tarihin ve kendi yaptıkları ve işledikleri insanlık suçlarının bilincinde oldukları için soykırım ve katliam defterlerinin açılmasını istemezler.

Roboski katliamı mı olmuş, ?sanki ne olmuşki, 34 Kürt ölmüş, yapmayın canım, bunun öyle büyütülecek ne yanı var ki? demeye getiriyorlar. Dersim soykırımına Dersim katliamı diyorlar. Ama meclis araştırma komisyonu Mustafa kemalin resmi altında ?Dersim katliamını? araştırıyor.Oysa Mustafa kemal dersim Soykırmının baş mimarıdır. Devlet ve Türkler hala Dersim soykırımını içtenlikle kabul etmek ve o günden bu güne atılan ve dersimliler üzerinde uygulanan politikadan vazgeçmiş değildirler. O zaman meclis araştırmasından ne çıkar varın siz düşünün!...
[email protected]
NOT:Bugün 19 Mayıs Pontus halkının soykırımdan geçirilmesinin yıldönümüdür. Onları saygıyla anıyorum.
Etiketler: PWD-K, Pwdnerin, Kurdistan, Kurd, Kürtçe