Kürdistana Siyasal Statünün Neresindeyiz?
Bağımsızlık, federasyon veya konfederasyon ilişkişleri demokrasi ve özgürlük temel kavramları ve temel hak ve özgürlükler esas alınarak kurulabilir. Kürdistan ülkesi ve halkıyla ortadoğu ve önyakındoğu çoğrafyasında bu haklarını kazanmakla yüzyüze gelmiştir.
Dursun Ali Küçük
26.04.2012 - 17:14
Halk siyasi-ekonomik, idari ve kültürel statü istiyor.

Türkiyede yapılan anketler gerçeği tam olarak yansıtamazlar ve bazıları yönlendirmelidir veya soracağı sorular çerçevesinde anketi yönlendirmeye çaalışırlar. Ama son aylarda daha once Diyarbakır baz alınarak halka sorulan sorular vardı ve dün basına "Diyarbakır Barosu, Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası, KESK Diyarbakır Şubeler Platformu ve Siyasal, Sosyal Araştırmalar Merkezi (SAMER) ortaklığıyla yapılan ?Toplumsal Sorunlar ve Yeni Anayasa? araştırması ile ilgili anketin sonuçları açıklandı.? biçiminde haber düştü.
Önceki araştırma sadece Diyarbakır?I kapasıyordu ve halkın %80 civarında Kürdistana siyasi statü istiyordu. Bunların çoğunluğu demokratik özerklik ve sanırım %24 civarında ise bağımsızlık ve federasyon istiyordu.
Dün verilen anket Kürdistan?ın 11 ilinde yapılıyor ve buna göre ise;
1-Bağımsızlık isteyenler: %19,3
2-federasyon isteyenler: %11,7
3-demokratik özerlik isteyenler: %41,2
4-İdari özerklik isteyenler:%9,3
5-Hiç bir statü istemeyenler:%9,1
Anket başka konularıda kapsıyor. Ama özellikle statü noktasında yazımı yoğunlaştıracağım.
Bu son ankete göre bile bağımsızlık ve federasyon isteyenler %31 dir. Demokratik özerklik yeni ?icad? edilen bir kelime olduğu için bunun içeriği neyle dolduruluyor tam açık değildir. Bu konudaki açıklamalar oldukça muğlaktır. Ama bunun yanında idari özerklik isteyenler ise %9,3 tür.

İdari özerklikte siyasi bir statü istemek anlamına geliyor. Gerçek anlamda kullanılan özerklik anlamına denk düşüyor.

İdari özerkilik parlamento, şehir vb örgütlenmelerini kapsıyor. Bununla beraber federasyon ve bağımsızlık isteyenleri işin içine kattığımız zaman bu sayı toplam: %40,3 tür. Demekki mevcut ankete göre %81,5 Kürdistan?a yeni statü istiyor. Açık ve net siyasi vb statü isteyenler %40,3 tür. Diğerlerini ise demokratik özerklik isteyenler oluşturuyor. Kaldıki demokratik özerklik diyenlerin önemli bir kesimi açıkça Özerk Kürdistan?dan yanadır.
BDP?ye oy verenlerin % 20?si ve AKP?ye oy verenlerinde %15 bağımsızlıktan yanadır. Araplardan katılanların %27?si Kürdistan?ın bağımsız olmasından yanadır.
****
Bu anketi esas alsak bile halk açıkça siyasi ve çoğrafik Kürdistan statüsünden yanadır. Kaldıki son anket araştırması 11 ilde yapıldığına gore Kürdistan halkı ve diğer halkların genel eğilimini yansıtıyor.
****
BDP?ye oy verenlerin hepsi onlarla aynı düşünmediğini ortaya koyuyor. Ayrıca BDP oylarının neredeyse yarısı, genel ve temel konularda aynı düşünmeyen bir kitleden oluşuyor. Diğer siyasi çevrelerin kitle gücü az olduğu için halkın %40,3 siyasi, idari, parlamento ve her düzeyde Kürdistan?ın temsilini bulması ve gerçek bir statüye kavuşmasını istemesi, -KCK ve BDP?nin, İmralının bunca propagandalarına rağmen- ve açık hala kırımın sürdüğü koşullarda açık tavır koymasını oldukça önemsiyorum. BDY?ye oy verenlerin önemli bir bölümünün ve savunduğu ne olursa olsun gönlünde Kürdistan ve Kürdistan halkının ve diğer halkların temel haklarına kavuşması yönünde düşünmesini sevindirici buluyorum. Ayrıca AKP?ye oy verenlerin %15 nin bağımsızlıktan yana olmasına gayet önemsiyorum. Demekki bu kadarı bağımsızlıktan yanaysa diğer bir bölümünün çeşitli haklar düzeyinde düşünceler taşıdığına inanıyorum.
İslami bazı kesimler hala AKP vb ile bağlarını kesmeselerde Kürtçe eğitim, temel bazı diğer haklara çeşitli noktalarda açık olduğunu düşünüyorum.
****
KÜRDİSTAN HALKI ÇAĞIMIZIN GELDİĞİ DÜZEY İTİBARİYLE TEMEL HAKLARINDAN VAZGEÇEMEZ
PKK ilk ortaya çıktığında ve daha fazla bir gücü yokken bağımsızlık ve özgürlüğü şiar edindi. O zaman ?Hiçbir şey bağımsızlık ve özgürlükten daha değerli değildir? deniyordu.
Serhıldanların geliştiği 90?lı yıllarda kitle ayaktaydı ve kurtuluş mücadelesine katılım ve destek revaçtaydı. O zamanlar Kitlenin genel çoğunluğu Bağımsız Kürdistan?dan başka bir şey düşünmüyordu. Yani diğer ulusların ve halkların temel ne hakları varsa ?bizimde olsun? deniliyordu. Anlaşılan 90?lı yılların yarartığı ruh bunca çözümleme ve saptırmalara ve program değiştirip asgari hakların altına çekilmesine rağmen hala Kürdistan halkı temel haklara dayanan bir SİYASİ STATÜ den yanadır.
Uluştığımız bilgi çağı ve küresel ilişkiler halkın neleri isteyip neleri istemediğini gayet net ortaya koyuyor. Kurtuluş mücadelesinden bu güne kadar uzanan zeminde halkın gönlüne temel haklar yer edinmiştir. Kim ne yaparsa yapsın bunları söküp atamaz.
Halk şundan vazgeçemez: fazla birşey istemiyoruz. TÜRKLERİN NE HAKLARI VARSA KÜRTLERİNDE AYNI HAKLARI olmalıdır.
Bundan aşağı düşünmek köleliğin değişik vizyonlarına hizmet eder.
*****
PKK ilk çıkışlarını yaparken bağımsızlık ve kimseden ve hiç bir egemen ulustan az olmayan haklar isteyerek gelişti. Gerilla ile siyasal mücadele, serhıldanlarla uluslararası gündemede oturdu. Gelinen noktada demokratik özerklik ve Önce lider veya herşey lider denilerek ve üstelik oyun olan görüşmelerle ve ne görüşüldüğü belli olmayan ve temel haklar içermeyen yaklaşımlarla ve gerillayı ve halk direnişini esas olarak bu ne olduğu hala açık olmayan-aslında açıktır- ilişkiler ve sloganlar çerçevesinde heba edilmeye çalşılsada, halkın bunlara inanması zor görünüyor. Kürdistanda gidiş böyle olursa kaçınılmaz olarak yeni olan ve yeni süreçler başlatan bir kitle dalgası ve aydınlanma gelişecektir.

PKK, ilk yıllarında diğer örgütleri Kürdistanın temel haklarını ve bağımsızlığı istememekle çeşitli düzeylerde sert eleştrilere tabi tutuyordu.
KDP ve YNK? ?Irak?a doğru dürüst demokrasi ve Kürdistan?a özerklik? istedikleri
İçin ?işbirlikçi? olarak değerlendiriyordu.
Köprünün altında çok sular geçti, devir değişti. KDP ve YNK uygun fırsatlarla birlikte federsyon istemeye kadar gittiler ve Kürdistan federasyonunu kurdular. Aslınla Kürdistan federasyonu bu gün fiilen ?devletler birliği? biçiminde bir konfederasyon niteliğindedir. Mustafa Barzani, Irak ile Kürdistan?a özerklikte anlaşmaya giderken Kerkük?ten vazgeçmediği için anlaşamadılar. Kısaca Mustafa Barzaninin istediği Özerk Kürdistan biraz federasyona yakın bir içerikteydi.
Şimdi ise Kürdistan federasyonu bağımsızlığı tatışıyor. Irak ile işler yürümezse halkın kararına baş vuracaklarını söylüyorlar. Barzani bunu açıkça ilan etti. Talabani Irak Cumhurbaşkanı olduğu için ?bağımsızlık doğal hakkımızdır ancak şimdi federasyon biçiminde karşılıklı haklara saygılı olarak yaşamak daha doğrudur? diyordu.
****
PKK bağımsızlığı rafa kaldırdı. Artık bir haktır da demiyor. Saklı tutmuyor yani. Açıkça ?çoğrafik ve etnik kimlik içeriklidir? diye reddediyorlar. Karşı düşünce belirtiyorlar ve açıkça karşı çıkıyorlar. Özerkliği yani Özerk Kürdistan?ı ise ?demokratik özerklik? biçiminde istediklerini ima etselerde açıklamalarda bir çoğrafyaya ve ?etnik? temele dayanmayacağını ilan ediyorlar.
Şimdi insan BDP?yi anlıyor. Onlar programlarında ?Özerk Kürdistan? diyemezler. TC yasaları bunu açık yazdığın zaman veya Kürdistani bir parti olduğunu ilan ettiğinde hemen kapatma yollarına gider.
KCK(PKK) son programına bakınız; orada da ?demokratik özerklik? geçiyor ve sıklıkla konuşmaları, değerlendirmeleri ve açıklamlarında genellikle ?demokratik özerklik? diye geçiyor.
İstedikleri ne KDP?nin Irakta ilk yıllarda istedikleridir. KDP: ?Irak?a doğru dürüst demokrasi Kürdistan?a özerklik?tir. Kaldıki KDP nin istediği Özerk Kürdistan ayrı silahlı güç, maliye, parlamento vb hepsini içeriyordu.
Yerler ve roller değişti. KDP?nin ilk yıllarının çok daha gerisine gidildi. Herşeyin başına ?demokratik? kelimesi eklemek bir şey değiştirmez.
Kaldıki KCK programında ?Önderlik? kongre üstü olarak tarif ediliyor. Kongre ve konferansların aldığı bütün kararlar ?önderliğin onayına sunulur? yani oradan geçtikten sonra kararlaştırılır. ?Bütün temel karar ve politikları, stratejiyi önderlkik belirler? deniliyor. Dolayısıyla işler ve top İmralıda diyerek çözümü hapsediyorlar. KCK başkan ve yardımcılarını ?Önderlik belirler? deniliyor. Yani Öcalanın onaylamadığını kongre seçemez.
Hangi demokratik parti de bütün temel kararları ve bütün temel politikaları lider belirler deniyor? Normal burjuva partilerinde bile yoktur. Çok eleştirilen AKPprogram ve tüzüğüne bakın orada bile göremezsiniz.
Öcalan?ın serbest bırakılması ve özgürlüğü istenir. Bütün tutsaklara özgürlükte istenir. Ama Öcalan?ın özgürlüğünü Kürdistan?ın ve halkın özgürlüğü önüne koyamazsınız.Açık söylenmese de fiiliyaatta Öcalan?ın özgürlüğü Kürdistan ve Kürdistan halkının özgürlüğünün önüne konulmuştur. Buda temel haklarda ısrar etmek ve öne çıkarmada ciddi bir handikaptır. Giderirlermi gidermezler mi kendi bilecekleri iştir.
******
Bağımsızlık, federasyon, konfederasyon, özerklik kavramları sadece milliyetçilikle ve ulus devletlerden sonra veya onlarla birlikte ortaya çıkan kavramlar değildir. Feodal ve köleci dönemlerde bu kavramlar vardı ve bazı milliyet ve halkların bu çerçevede kurdukları birlikler mevcuttur.
?etnik? temele dayalı çözüm istemiyoruz demek bir yanlgı ve sorunu saptırmadır. ?etnik? ilahi milliyetçilik ve ırkçılık anlamına gelmez. ?Kimlik haklarımızı ve ulusal kimliğimizi istiyoruz? diyorsunuz. Bu kimlik ister federasyon, ister bağımsızlık, isterse özerklik ve konfederasyon şeklinde gelişebilir. Bunların hepsi de haktır. Reddedilemez. Bunların kurulduğu en belirgin AB ülkelerine bakınız. Çoğrafya ve kimlik, ülke ve toprak üzerine kuruludur. Demokrasi ve demokratik uygarlık denilen şeylerde buralarda yaşam bulmuştur-eksiği ve fazlasıyla-

Öte yandan PKK?yi eleştiren ve muhalif olduğunu söyleyen bazı çevrelerin bağımsızlık ve federasyon istemleri, duruşları ve direnişleri ve neyle gerçekleşir bağlamında hiçte ?demokratik özerklik?ten ileri değildir. Bu da onların açmazlarıdır.
****
Bağımsızlık, federasyon veya konfederasyon ilişkişleri demokrasi ve özgürlük temel kavramları ve temel hak ve özgürlükler esas alınarak kurulabilir. Kürdistan ülkesi ve halkıyla ortadoğu ve önyakındoğu çoğrafyasında bu haklarını kazanmakla yüzyüze gelmiştir. Gerisi değerlendirmeye ve mücadeleye bağlıdır.
Dursun Ali Küçük

[email protected]

21 Nisan 2012
Etiketler: PWD-K, Pwdnerin, Kurdistan, Kurd, Kürtçe