Kürtlerin Birbirleriyle Savaşması Düşmana Hizmettir
Tek yol KÜRT BARIŞI ve DEMOKRASİSİDİR. Bırakalım herkes çalışsın. Açık seçimler olunca seçimlere girsin. Kim ne kadar temsil hakkı kazanıyarsa kazansın.Birlik ve rekabet, karşılıklı şiddeti dışlayan bir yaklaşım egemen olsun.
Dursun Ali Küçük
23.05.2013 - 13:50
Kürtlerin Birbirleriyle Savaşması Düşmana Hizmettir-Dursun Ali Küçük
Dobra dobra yazacağım. Sinir katsayılarım yine arttı. Kürtlerin birbirleriyle çatışması eşekliğin, kendini bilmezliğin daniskasıdır.
Bir parçada tek başına tekel kurmak isteyenler Kürt Kemalizmini ve Sadam yöntemlerini, Esad zihniyetini uyguluyor demektir.
Hiç kimse bu saatten sonra Kürtlerin birbiriyle savaşmasına beni taraftar yapamaz. Savaşanları kesinlikle desteklemem. Savaşmak isteyenlere karşı çıkalım. Tekel kurup başka Kürt hareketlerine barışcı çalışma imkanı bırakmayan gözümüzün nuruda olsa karşı çıkalım.
Barış içinde birlikte hareket edip ve birbirlerinin çalışmalarına örgütsel faaliyetlerine saygı gösterip demokrasi ve kardeşlik uygulanmasını, hiç bir Kürt partisinin diğer Kürt partisi veya partilerinin çalışmalarına engel koymalarını ve şiddet uygulamasını teorik ve zihniyet olarak kınayalım.
İşte bunun tersini yapan babamda olsa karşı çıkarım ve şiddet uygulamayı, infazlar yapmayı, birbirlerini tutuklamayı onaylamam. Hele birbirleriyle savaşmaları ve KÜRT KANI akıtmalarını kesinlikle alkışlamak ve buna uydurulan gerekçelere katılmak en basitinden hafifliktir.
SAVAŞAN VE ÇATIŞAN İKİ TARAFTA KAYBEDER
Kürdistani partiler arasında geçmişte yaşanan savaşlar ve çatışmalar oldu. Birisi borusunu öttürsede sonuçta böylesi çatışma ve savaşların kazananı yoktur. Birinin iki metre öne geçmesi hatta tekel kurması kesinlikle kazandığı anlamına gelmez.
Aslında iki tarafta kaybetmiştir.
Burada askeri zafer sağlasan bile bir hiçtir.
Kürtler arası kardeşlik ve barış ruhu, normal psikoloji ve ruhlar tahrip olur.
İki tarafta mutlaka can kaybı veriyor. Kürdistanın kurtuluşu için savaşan insanları iki tarafta içte birbirine kırdırıyor. Düşmanlıkları körüklüyor.
Böylesi çatışma ve savaşlarda iki tarafta güçten düşüyor. Genellikle iki tarafta düşmana hizmet ediyor ve şu veya bu şekilde düşmanın kapısını çalıyor. Örnek mi istiyorsunuz boldur.
Çatışma ve ?kardeş? savaşı demek iki tarafın insan kaybı demektir.Aşiret kavgalarının ve Ortadoğu despotik zihniyetinin siyasi partiler kapışması adı altında günümüzde sürdürülmesi anlamına geliyor. Kürdistan istiyorum deyip kendi tekeli için Kürtleri harcamak demektir.
PYD ve KDP Çekişmesi:
Açık söylüyorum Batı Kürdistan partileri, güçleri ve şahsiyetleri için elzem olan birlikte hareket etmektir. İdeolojik kalıpları atarsan halkın ve taraftarın ve kadroların çoğunun istediği Statüye kavuşmuş bir Kürdistan?dır. Federal veya özerk, bağımsız olabilir. Benim istediğim federal bir Kürdistan.

PYD başkanı Salih Müslim yaptığı açıklamada Kürdistan federasyonunda eğitilen 75 kişiyi tutukladık. Peki neden tutukluyorsunuz. Başkasını kandırmak için söyleyebirsin, açık söylemiyorum sana dışardan gelenler var hemde az değil. Kaldıki gelenleri KDP eğitip göndermişse onlar niye gelmesin. ?Sana geldimi olur, başkasına geldimi olmaz? demiyeceksiniz.
Kürt Konseyine işlerlik kazndırın gelen her askeri güç nerede eğitim görürse görsün, neticede batı Kürdistanlıdır ve oradaki ortak oluşturulan orduya katılsın.
Hukuk ve adaletin olmalı ki, her kes aynı şekilde yararlansın.
KDP hemen açık tehditler savurdu. Biri güç kullanınca diğeri güç devreye koyuyor. Buda yanlış.
En doğrusu Kürdistanlılar arasında güce başvurmayacaksın, askeri kafayla kimseyi sindirmeyeceksin.
PYD nasıl PKK?ye yakınsa KDP ve YNK vb güçlere yakın partilerde olabilir, bunu yadırgamayacaksın.
Türkiye, Türklerle helalleşme başlatılırken en doğrusu Kürtlerin birbirleriyle helalleşmesi değil mi?
KDP, PYD açıklamalarını okudum. Kim haklı kim haksız buna girmek akıl karı olmaz.
Doğru olan barış ve demokrasi Kürt partileri arasında olmalıdır. Küçük ise başını ezerim, büyük ve güçlü ise gücüm yetmezse hilelerle def ederim, defedemezsem, sindirilmeyen bir ?uzlaşı? yaparım demek ne demokratik, ne adil, nede Kürt barışına hizmet eden bir anlayıştır.
Burada doğru tavır; iki partiden birine takılmak değil, çatıştırmacı, tutuklamacı ve şiddet içeren yaklaşımlara ve ciddi bir savaşa yolaçacak tutumlara açıkça karşı çıkmalıyız.
Birbiriyle çatışmak ve gerginlik politikası sürdürmek düşmana hizmettir.
Tek yol KÜRT BARIŞI ve DEMOKRASİSİDİR. Bırakalım herkes çalışsın. Açık seçimler olunca seçimlere girsin. Kim ne kadar temsil hakkı kazanıyarsa kazansın.Birlik ve rekabet, karşılıklı şiddeti dışlayan bir yaklaşım egemen olsun.
Ezmeye, şiddet uygulamaya, iç infazlara, çatışmaya ve partiler arası savaşa açık ve net karşı çıkılmadıkça, şuna ve buna taraftarlık yapmak, bu tür çatışmaları engellemez, daha şiddetlendirir.
KCK lideri Öcalan, ?Barzaniye dikkat edin, oraya koymayın? vb türünden laflar ederse ve aynı zamanda Türklerle halalleşme ilan ederse, bu olmaz. O zaman akla şu gelmeli, madem Türklerle helalleşiyoruz, Kürtlerle bin kez ve hemen helalleşmeliyiz.
PKK , KDP ve başka Kürdistani partilere yakın olan partilerin hepsi Batı Kürdistan da Kürdistan?ın resmi kuruluşu için ortaklık etmelidir.
Size bir anımı anlatayım: Yıl 1999. O zamanda İmralıdan gelen talimatla silahlara veda ediliyor ve güçler Güneye çekiliyordu. TC ye ateşkes ilan ettik. Bu güngü gibi ozamanda savaşa veda etme gündemdeydi. Ama TC ile ateşkes ilan edildiği halde KDP ve PKK çatışma halindeydi. KDP?ye ateşkes ilan edin denilmedi.
Biz bir grup arkadaş kendi aramızda konuştuk. TC ye ataeşkes ilan ediyoruz KDP niye ilan etmiyoruz?
Bu görüşümüzü Koordinasyona götürdük. Koordinasyona bakan arkadaşda itiraz etmedi ve onayladı. KDP ile ateşkes bu şekilde ilan edildi.
Burada vermek istediğim mesaj şudur: Türklere karşı savaş durdurulmuş ve takvime göre silahlarında bırakılacağı söyleniyorsa, barış süreci başlatılmışsa; bunu en başta Kürtler içinde uygulamak gerekmez mi?
İç infazlara son verilmez mi?
PKK den ayrılanlara karşı demokratik ve barışçı bir tavır içine girilemez mi?
Küridistana ve Kürtlere ilk elden lazım olan ve bir o kadar da yakıcı olan Kürdistanlılar arası barış ve demokrasidir. Bu olmadan dışarı ile sömürgecilikle barış ve demokrasinin kotarılması oldukça zordur.
*****
1-1980 öncesi PKK ve bazı devrimci örgütler arasında yine Türkiye bazı örgüt partilerin kendi aralarında çatışmalar oldu. Devrimciler birbirlerini vurdular. Zihmiyet ve işin arka cephesine girmiyorum. Vurulanlar devrimcilerdi, yurtseverlerdi, kimden olursa olsun, birbirlerinin kanını akıttılar. 1980 Faşist darbesi oldu. Bu çatışmalar bitti. Hiç bir hareket bu vurma işlerinden karlı çıkmadı. Devrimciler ve yurtseverler arası birliğe zarar verdi. Bu gün dönüp baktığımda bu devrimci vurmaların hiç kimseye bir faydası olmadı, tersine zarar verdi.
2- PKK-KUK, PKK- KDP, KDP-YNK, YNK-PKK vb çatışmaları ve savaşları oldu. Bu savşların kazananı yoktur. Hepside genel değerlendirdiğimizde bu işte kaybetmiştir. On birlerce gerilla ve peşmergenin hayatına mal olmuştur. Sonuç ne: herkes aynı yerlerinde kaldı. Tersine Kürdistan mücadelesi güç kaybetti ve düşmanlar bundan yararlandı.
Örnekler çoğaltılabilir. Bu tür iç kavgaların kazananı yoktur. Kaybedeni vardır. İç savaşların ve çatışmaların hiç bir doğru mantığı ve insani yanı yoktur. Kürdistanı sadece içten tabrip etmeye yol açar. Hepsi bu.
Tersini kanıtlayan varsa buyursun konuşsun.
Bu işerin tanığıyım ve yakında takip edeniyim.
Partiler ve örgütler kim olursa olsun kimden gelirse gelsin, diken olup birbirine batmayacaklar.
Kendi içlerinde ?ben kazanayım sen kaybet? demek tahribatla beraber düşmanın ömrünü uzatmaya hizmet eder. Kan kayıplarına ve can kayıplarına yol açar. Araya kan davaları girer. Yaşamını yitirenlerin ailelerini ve çevrelerini katarsak otomatikmen yersiz kutuplşamlara yol açar.
O zaman doğru olan nedir?
Örgütler ve partiler birbirine diyecekler ki, ?Bende kazanayım sende kazan?. Kazan kaybet değil, kazan- kazan politikasını kendi içimizde hayata geçirmeliyiz. Bu yaklaşımla kazanan Kürdistan olur.
*****
Batı Kürdistan?lı parti ve örgütler; büyük-küçük, güçlü-zayıf, kitle tabanı az veya çok noktalarına takılmadan birbirlerine ?KAZAN-KAZAN? politikası ve ilişkilerini hayata geçirirlerse bundan Kürdistan mücadelesi kazanır. Tersini uygulamak kaybetmek anlamına gelir.
KDP-KCK Batı Kürdistan da her an gergilik içindeler. İşler böyle devam ederse bu açık çatışmalara ve savaşa dönüşme dinamiklerini ve risklerini içinde taşıyor.
Hepimiz şunu demeliyiz: Anlaşacaksınız. Bütün parti ve örgütler anlaşsın. Savaşı ve çatışmayı asla kabul ettmiyoruz. Batı Kürdistan?da her renk ve çiçek olsun. Barış ve iç demokrasi işlerlik kazansın. Hukuk ve adalet ölçülerini, yönetim ve iç ilişkiler ve işleyinizi, anayasanızı belirleyin, bundan herkes eşit yararlansın.
Serbest seçimlerde kim fazla oy alırsa alsın, buda herkesin kabulüdür. Halk beğenmezse değiştirir.
Yüksek Kürt Konseyi işlerlik kazansın. Yasa ve ilişkilerinizi açıkça tanımlayın. Birlik ve kardeşçe bir rekabete evet. Çatışmaya ve savaşa hayır.
İşte hayırlarımızı açık olarak söyleyelim. Taraflara gaza getirecek, çatışma, gerginlik ve savaş amigoluğu yapmayalım.
Ülkesini, halkını seven ve amaçlarının başarısı için mücadele eden her insan için bunu söylemek çok basit.
Dursun Ali Küçük-23.5.2013
[email protected]
Etiketler: PWD-K, Pwdnerin, Kurdistan, Kurd, Kürtçe