NE YAMAN ÇELİŞKİ BE ANNE!...
Barış görüşmelerin de ilk konuşulaacak silahların bırakılması olamaz. TC ise silahların bırakılması, sınır ötesine çekilmesi ile “barış” arıyor.
Ayıptır ya, buna barış denilir mi?

Ne yaman çelişki be anne diyesim geliyor.
Dursun Ali Küçük
18.01.2013 - 10:44
NE YAMAN ÇELİŞKİ BE ANNE!...

Tuhaf oluyorum doğrusu. İçim kan ağlıyor...
SAKİNE-FİDAN VE LEYLA?nın KATİLİ KİM?
Demeçler, açıklamalar ve analizler gırla gidiyor. Somut verilerden değil, dünyanın ve bölgenin bu gün var olan çelişkilerinden katliamı çözmeye çalışıyorlar.
Hükümet, başbakan ve bakanların açıklamaları izleniyor. Türk medyası kendine sızdırılan bilgilerle veya yönlendirmelerle olayı karartmaya çalışıyor.
Hani biliyormusun Sakine, bunların söylediği ni garipsemiyorum. Her zamanki kara propaganda görevini yapıyorlar. Ve ekliyorlar ?hükümetin başlattığı barış sürecini sabote etmek için yaptılar?. Hala ortada bir barış var mı bilmiyorum.
Sakine sözünü sakınmayan bir kadındın. Bende sakınmadan söyleyeyim, daha iki gün önce Erdoğan ?terör sona erdirilinceye kadar ve PKK silah bırakıncaya kadar güvenlik güçleri görevlerini yapmaya devam edecekler? diyordu.
Sömürgeciliği ortadan kaldırmak, ülkeni ve halkını bağımsızlığa ve özgürlüğe kavuşturmak için yola çıktın.
Düşmanda düşmanlığını yapıyor. Soykırım işgal, her türlü kurumlaşma ile topraklarımızı ve haklarımızı gaspettiler. Hala buna devem ediyorlar. Sana ve sizlere yaptıkları katliamı devlet ve MİT yapmıştır. Hükümet ve başbakan bu işin içindedir.
Doğrudan sorumlu MİT ve hükümetin tepesidir. Yöeneticileri yok etme ve ortadan kaldırma konseptini işletiyorlar.
Hani bunların yaptıkları kirli işler zoruma gitmiyor, tanıdığım ve insanlık suçları işleyen zihniyettir.

Ama birileride diyor sana sıkılan kurşun doğrudan barışa sıkılmıştır. Bunu açarken ne kadar çarpıtırsa çarpıtsın, direniş ve mücadele yürüttüğün kadar barışa da aşıktın ve istiyordun.
Eşit, adaletli, Türklerin neyi varsa Kürtlerinde olsun diyen bir barış istiyordun. Özgürlük ve temel haklar istiyordun....
PKK silahsızlansın, PKK tasfiye edilsin denilen bir hileli ve sözde barışı asla istemediğinden eminim.
Acı olan ne biliyormusun:
Sizler katledildiğinizde hemen biri İmralı sürecini bozmak için yaptılar dedi.
Ahmet Türk iki gün önce İran işidir dedi. Kimisi diyor herkesi söylediniz, bu işte Amerika yok mu?
Kimisi Edremitten Vana kadar hikayesini Edirneden Kerkük e kadar hikayesine kadar uzattı.
Demirtaş, ilkin ikinci Roboski dedi. Dolaylı Fransa yı da hedef gösterdi, sonra değişti veya sustu.
KCK başta Türk gladyosunun işidir dedi. Biraz eskimiş bir teori sundu. Karasu yazısında MİT ve Akp ye kadar işi götürdü haklı olarak.
Öcalan ikinci Dersim katliamıdır diyerek sadece Fransa?yı eleştirdi.
Kürdistan halkının gerçek bir barış istediğinden şüphem yok. Kimisi hileli barışı ve halka sanki barış ortada var gibi sunuyor. İşte buna kahroluyorum.
BARIŞ DERKEN TASFİYE İŞLİYOR
Sakine sizler vurulmadan önce Amed Eyalet Komutanı NUMAN*Ertem Karabulut ve arkadaşları etrafları haince sarılarak ortadan kaldırıldılar. Tamire gönderilen telefondan ulaştık dedildiler. Şurası kesin telefonlanla ulaştıkları net., ya nasıl, orası hala sır perdesi....

Hemen sonra Sizler, Sakine, Fidan ve Leyla Paris?in ortasında ve hemde enformayson bürosunda vuruldunuz.
Halk sizlere sahiplenip uğurlamaya çalışırken Mardin Eyalet komutanı bir evde kıstırıldı, sağ ele geçirmekte mümkünken herkesin gözü önünde katledildi.

Sizlerin cenazeleri Paris?ten Kürdistan a uğurlanırken Kandil e hava saldırısı yapıldı. Kayıpların olduğu belirtiliyor.

Hemen bu arada Güney Batı Kürdistan?da TC nin isteği ve desteği ile çeteler Serekaniye de halka saldırdı, iki üç gündür yoğun çatışmalar yaşanıyor. Buradaki savaşın ağırlıklı Tc ye dayandığı artık sır değil. Türkiye resmen orada değişik biçimde savaşıyor.
TC İsrail gibi yöneticileri ortadan kaldırma taktiğini devreye koymuş bulunuyor.
Kim ne derse desin sizlere karşı işlenen bu çirkin ve insanlık dışı katliamın sorumlusu TC, MİT ve Hükümettir. Somut olarak MİT?tir. Tetiği çeken ister Türk, ister Kürt menşeyli vb olması bu gerçeği asla değiştiremez. Katilin zihniyeti devletle aynıdır. Hükümet ve başbakan her tür esntrümanı kullanıyoruz diyor ya, katil de bir estrümandır. Menşeyi ne olursa olsun.
Hedef dağıtmaya ve ucuz analizlere ne gerek var, bunların hiç birine girmiyorum. Haklı yapılan analizlerde olabilir. Tek başına Paris katliamını açıklayamaz.
Sakine-Fidan ve Leyla; ben TC?den bilirim.
Düşündükçe son günlerde zayıfladım. Olanları okuyunca veya verilen bazı demeçlere bakınca yaşananları gördükçe Ahmet Kaya?nın dediği gibi ?ne yaman çelişki be anne? diyorum.
?SAVAŞIN KAZANANI BARIŞIN KAYBEDENİ OLMAZ?
Amed de dün bu pankart açılmıştı. TC yürüttüğü kirli savaş cumhuriyetin kuruluşu ile başladı. Güvenlik tedbirleri adı altında sürüp geldi. Gerilla çıkışıyla kirli savaşı derinleştirdiler. Şimdi yöneticileri ortadan kaldırma temelinde sürdürüyorlar. Hani çokça barış dedikleri halde yöneticilere af yok, eskiden ve bu gün onlara sürgün diyorlar.
Türk medyasından bazıları, yöneticileri aavlayın bu iş biter dediler.
Barışa karşı olan namerttir. TC, Erdoğan ve MİT İmralı görüşmeleri hakkında açıklamalar yaptı. Genel af ta yok diyorlar. Hani sonradan ev hapsi olabilir. Barış derken PKK silahsızlanması olarak lanse ettiler. Kürtleler barışıyoruz da demiyorlar..
Barış evet sonuna kadar barış...Kürt tarafı gerçek bir barış istiyor. Herkes gelecekle ilgili konuşurken barış, kardeşlik, adalet, özgürlük, her türden kimlik hakkı vb diyor, ama kimse savaş demiyor. Savaşlar gelip geçicidir.
Daha öncede yazdım: Kürt ve Kürdistan tarafı barış istiyor ve bunda samimidir. PKK de gerçek bir barış istiyor ve onurlu barış olsun diyor. Amaçları eleştirlebilir ama ben samimi olduklarına inanıyorum. Öyle Kandil savaş yanlısıdır, Kürtler savaş yanlısıdır deyip gerçekleri karartamazlar.
Bu Türk medyası ile barış olmaz. Türk medyasının barışa hala bir katkısı yoktur. Devlet kandursun diyor ama vurmaya ve operasyonlara devam ediyor.
Hükümet silaahsızlanırsanız barış gelir diyor.
İnsanlar niye gerilla oldu, yıllarca dağlarda vb yerlerde savaştılar. Buna aydınlatıcı birşey yok. Adeta sanki savaşı Kürtler başlatmış ve Kürtler savaşı bitirirse barış gelir havası yaratmaya çalışıyorlar.
PKK silah bıraksın, bakınız barış geldi. Artık ortada savaş olmadığına göre TC eski güvenlik politikalarını sürdürmeye devam eder. Bazı sesler çıkarsa avlamaya çalışır, hileyle bir yolunu bulup ortadan kaldırır.
Hiç bir faili meçhul ama faili devlet olan cinayet aydınlatılmadı. 12 eylülcülere karşı açılan dava güldürecek düzeyde. Ergenekoncularla sadece hükümete darbe önlendi. Ergenekon araştırmaları Kürdistan sözkonusu olunca durdu.
Erdoğan açılım yapmış; ya ne yi açmış, İran Molla rejiminde bile olan TV, radyo, üniversitelerde Kürtçe bölüm vb... yapmış mış. Bunlar Saddam rejiminde fazlasıyla vardı. Hani TC de o kadar asimilasyon varki, TC medyası bunları açılımdan sayıyor.

Türk medyası barışa hazır değil, bu haliyle barış için çalışması mümkün değil. Hani ortada görüşmeler var, MİT görüşüyor vb diyorlar, Hükümet gerçek barıştan yanaysa sanırım medyayı biraz diyazyn ederdi. Medya hükümetin dili ile konuşuyor. Aşağı tükürüyorum sakal, yukarı tükürüyorum bıyık, bunlarda bir barış havası görmüyorum. Tek tek bazı köşe yazarları istisnayı bozmaz.
Hükümete bakıyorum, barışa yönelik bir hazırlığı veya bu yönlü ip ucu görülmüyor.
Operasyon ve saldırılara devam ediyorlar.
Güney Afrikada ilk görüşmelerle birlikte hükümet genel af çıkarıyor ve siyasi çalışmalara izin ortamı oluşturuyor. Ondan sonra müzakerelere başlıyorlar.
Barış görüşmelerin de ilk konuşulaacak silahların bırakılması olamaz. TC ise silahların bırakılması, sınır ötesine çekilmesi ile ?barış? arıyor.
Ayıptır ya, buna barış denilir mi?

Ne yaman çelişki be anne diyesim geliyor.
Müzakereler olur. Hükümet müzakekerelere katılır. Kürt tarafı müzakerede yer alır.
Güney Afrikada açıklık var ve herkesimi anlaşmave müzakerelere dahil ediyorlar. Sadece PKK olması hatta sadece İmralı olması Kürt tarafının hepsini tatmin edemez. Herkesim içinde olmalıdır. Kapalı kapılar ve MİT; bunun adı müzakere olamaz...
Sadece PKK nin silahsızlandırılmasını barış sayan Kürt ve kim olursa olsun doğru bir iş kesinlikle yapmıyor.
Karşılıklı ateşkes, çatışmasızlık, genel olarak tüm siyasi tutsakların serbest bırakılması, siyasal çalışmaların serbestçe yapılacağı ve diyalog ve barış kapılarının aralanacağı bir ortam hazırlanmalıdır.
Uzatmadan gerçek anlamda barışmak, karşılıklı haklara saygı ve ortamı oluşturmak, her tarafın dahil olacağı müzakereler: İşte barış, bu anlayış ve zihniyetten çıkar.
Hileli barışa hayır.
Sakineler(Sakine-Fidan-Leyla) evet barış için canını verdiler, ama sahte barış ve hileli oyunlara ve politikalara kurban edilmesini asla kabul etmemeliyiz.
Bizler barışın dilencisi olamayız. Gerçek, onurlu ve hakkaniyet içeren bir barış...
Buyurun buna kim varsa başımızın üstünde yeri vardır.
Ser sere mı ser cıme mı. Ser sera ser çawa...
Etiketler: PWD-K, Pwdnerin, Kurdistan, Kurd, Kürtçe