Öcalan, Tıpkı 99’daki Gibi...
İnisiyatif eskisi gibi: Öcalan PKK ye yaptırıyor

Son İmralıda dönen heyetin verdiği mesajdan anlıyoruz ki, ortada görüşme daha doğrusu anlaşma ve müzakere yok. Ayrıca MİT “müzakere yapıyorum” dese bile buna inanılmaz. İşler hep gizli tutuldu.
Dursun Ali Küçük
08.06.2013 - 02:38
PKK Lideri Öcalan iki mesaj verdi: Biri ?Gezi Parkı eylemini selamlıyorum ve meydanı Ergenekon ve Ulusalcılara bırakılmamalı? diyordu.
Bu mesaja fazla söylenecek lafa gerek yok. Kimi yorumcular ?AKP ye destek? gibisinden değerlendirmelerde bulunuyor. Pratik eylem tavırları önemli. Söz olarak normal bir değerlendirmedir. İtirazım yok.
İkinci mesaj: ?Öcalan?ın çatışmasızlık sürecinin kendi inisiyatifi ile geliştiğini hatırlattığını söyleyen Demirtaş, ?Hükümet de sorumluluklarını yerine getirmelidir. Hükümetin bu fırsatı değerlendirmesi gerekiyor? dediğini vurguladı.?
Çatışmasızlık sürecini kendi inisiyatifimle geliştiriyorum, gerilla güçlerini kendi inisiyatifimle Güney Kürdistan?a çektim demesi, tam da düşündüğüm gibi konuştuğunu görüyorum.

1999 geri çekilmesi ve çatışmasızlık ve silahlara veda edileceleceği, Misak-i Milli(Kerkük ve Musul katıulımı) vurgulamaları vardı. Ozaman barış gelişebilir. ?Generalle ve albay vb ile görüştüm?, barıştan söz ediyorlardı. Pişmanlık yasası yöneticileri kapsasaydı yararlanılacaktı, cezaevleri buna göre hazırlanmıştı. Gerilla ve Kandil den bu yönlü destek yoktu. Sadece Ferhat Öcalan?ın PKK lideri Öcalan?ın görüşme notuna dayanarak, pişmanlıktan yararlanma konusunda açık olmasa bile yumuşak bir demeç verdi. Pişmanlık yasası çıktı, yöneticiler yoktu ve bu konu rafa kalktı.
Af ve eve dönüş yeni tarzda düzenlenmediği için Gerillanın dağdan inmesi gündemden kalktı. Ergenekon eski isyanlar gibi PKK ve Liderine muhamele yapıyordu. Dolayısıyla durum eskisi gibi olmadığı için kimse Ergenekonun dediğine ?evet? demiyecekti.
Bu eksende ele alıp genişletebilirim. Farklı gerekçe ve kanıtlar sunabilirim.
Burada tek belirleyici nokta: Hiç bir görüşme ve anlaşma olmadan, sadece sözlere dayalı PKK lideri Öcalan?ın ?kendi inisiyatifinde? süreci geliştirmesi sözkonusudur.

Evet, burası çok önemli ve PÜF noktasıdır.

Şahsen bu yılki Newroz?da açıklanan demeç, mektup veya ?manifesto? nun içeriği bana göre aynıdır. Değişen neydi?
Kemalizm yerini İslam kardeşliğine bırakmıştı. İktidar Ergenekon değil AKP?dir. AKP nin bölgenin emperyalist gücü olmak istediği biliniyor. Kürt- Türk ittifakı ve ya çok ucuza ?Kürt sorununu çöz, bölgenin gücü ol?, bizde sana destek olacağız. Biraz farklı deyişle Misak-i Milli tekrarlanıyordu.

AKP ve AKP nin köşe yazarları, 4 basamaklı strateji dediler. Uygulanan süreç onların anlatımlarına benziyor. Gerisi aynı devam eder mi etmez mi hep birlikte göreceğiz.
Bütün adımlar KCK?den ve ?fedekarlık? gerilladan, AKP hala bekliyor ve sürecin adını?çözüm? koymasına rağmen hala ne yapacağı belli değildir. Konuşmalarında birşeyler yapabileceği imajı bulunmuıyor.

İnisiyatif eskisi gibi: Öcalan PKK ye yaptırıyor

Son İmralıda dönen heyetin verdiği mesajdan anlıyoruz ki, ortada görüşme daha doğrusu anlaşma ve müzakere yok. Ayrıca MİT ?müzakere yapıyorum? dese bile buna inanılmaz. İşler hep gizli tutuldu.
Benim şahsen bu görüşme, müzakere, yeni manifesto ve anlaşma denilen şeyden bir beklentim yoktu. Silahları bırakmak istiyorsa veya tek yanlı barış ilan ediyorsa buda PKK?nin kendi sorunu, olumsuz ve olumlu birşey diyemeyeceğimi belirtmiştim.
Demirtaş?ın açıklamsına bakılırsa , Öcalan süreci, çatışmasızlığı kendi inisiyatifi ile geliştirmiş. 99 la benzer yanları epey. Değişik bazı noktalar var, ama bunlar yapılanların temel içeriği ve ruhunu değiştirmez.
Erdoğan cezaevi koşullarını düzelttik, İmralı yeniden düzenlenebilir, ?ev hapsi? ise bu İmralı da olur mesajları verdiler. Üstelik Erdoğan?ın baş danışmanlarından Akdoğan, ikide bir Murat Karayılan , Cemil Bayık vb açıklamaları Öcalan?ın konuştuğu gibi değil, kendilerini uyarır veya yeni bir mektup yazar düzeltir demesi de onur kırıcıydı.
Ayrıca Sonhaber, İzmir de Bülent Arınç?ın demecine yer vermişti. O demeçte açıkça Bülent Arınç, PKK lideri Öcalan?ı kastederek, ?geldiğinden beri hizmete hazırım diyor, bizde değerlendiriyoruz, verdiğimiz bir taviz ve birşeyler karşılığında yapmıyoruz? türünden bir toplantda açıklamalarda bulunuyordu. Enstrumanları kullanıyoruz ve değerlendiriyoruz görüşlerini AKP lilerden sıkça duyuyoruz.
Çatışmasızlık sürecini kendi inisiyatifi ile geliştirilmiş, ?hümette kendi sorumluluklarını yerine getirmelidir. Hükümette bu fırsatı değerlendirmelidir?
Hükümetin hala sözlü olumlu bir açıklaması bulunmuyor. ?Terör? tanımlamaları devam ediyor, dillerini değiştirmediler. Usluba biraz dikkat etselerde genelde aynı uslubu sürdürüyorlar.
Barış heyetleri sorunun çözümüne kitleleri hazırlamıyor. Gerçek bir bir barışa ne kadar hizmet ettikleri belli değil? PKK?nin çekilmesini, Güney Kürdistan?a çekilmesini, silahlara veda edileceği yani Kürdistan tarafının ?fedekarlığı?nı anlatılıyor. Hükümeti ve devleti, orduyu farklı bir pozisyona çektirme yok.
Barış heyetlerini AKP ağırlıklı belirledi.
Mecliste ki güya çözüm ve incele komisyonu 10 AKP li ve 1 BDP liden oluşuyor.
Barış ve arabulucu inisiyatifine sahip şahsiyet ve kişiliklere yer verilmiyor.
Karakolların yapımı devam ediyor. Sınır boylarında ve en son Van?da koruculuğa yeni kontenjan alınıyor.
İç ve dış tehdit politikalarında bir değişiklik yok. Güvenlik politikalarını aksatmadan olduğu gibi sürdürüyorlar.
Kürdistan sorunu zaten gündemde değil, enfazla hükümetin bazı iyileştirmeler yapacağı, eve dönüş yasasını yeniden düzenleyeceği, kimi adına ciddi reform denilmeyecek konular konuşuluyor. Bunları söyleyende hala hükümet değildir.
Yanıyoruz yine. Tek taraflı herşey yapıp, adına görüşme ve müzakere dedikten sonra, sahte barış havaları oluşturup, ?fekarlık? ben daha açık söyleyeyim ?geri adımları hep biz atalım, ortalığı , düşünceyi, amacı yumuşatalıp, tanınmaz hale getirelim, sonrasında ise: Hükümette üstüne düşenleri yapsın, biz gerekenleri yapıyoruz siz neden yapmıyorsunuz?
Kimi yorumcularda haklı olarak PKK gerekenleri aşağı yukarı yaptı, şimdi sıra hükümette diyorlar.

AKP ve hükümetin ne yapacağı belirsiz.
AKP ile bir müzakere yapılmamışsa ve (MİT ile konuşulan bana göre hiç bir zaman müzakere değildir, hiç bir zamanda olmaz ve hiç bir siyasi bağlayıcılığı bulunmuyor) ortada bir müzakere ve karşılıklı görüş alışverişleri yoksa, AKP kapalı kapılar ardında MİT aracılığıyla konuşarak hiç bir hükümlülük altına girmemiş oluyor.
Görüşmenin ve anşlaşmanın, müzakerenin bir hukuku bulunmuyor. Doğrulayacak ve denetleyecek arabulucu tarafları yok. Her şey AKP inisiyatifinde yürüyor. AKP?den ileri doğru atılacak adımlar konusunda çıt yok.
He arkadaşlar, kardeşler sizler kendi inisiyatifinizde bu işleri sürdürün. Kamuoyu önünde sorumluluk alan ve deklarasyon sunan sizlersiniz. Hükümet ve AKP bunları memnuniyetle karşılamış ama kamuoyu ve kitle önünde kendini sorumlu hissedecek ve bağlayıcı kılacak hiç bir açıklamada bulunmamıştır.
Vala ne biliyorsa Öcalan, MİT, Erdoğan, Gül, Akdoğan, Adalet Bakanı, İçişleri Bakanı, Beşir Atalay vb biliyor.
KCK yede mektuplarla söylenenlerdir. Mektuplar AKP için bağlayıcı zaten olmaz. Kürdistan tarafından sadece PKK lideri Öcalan biliyor. Üçüncü ve gözetleyici bir taraf yok.
Durum bu olunca aslında ortada anlaşma ve müzakere yoktur. Vardır diyen buyursun açıklasın.
Bundan sonra müzakere süreci başlayabilir deniyorsa, böyle bir durumda herşeyi kendi inisiyatifleri ile ve tek taraflı yaptıkları kesin.
Müzakereye gelirler mi, gelmezler mi? Oda belli değil.
AKP konuşmalarında ve açıklamlarda açık ve dolaylı sızıntılardan ben bir sıcak mesaj alamıyorum?
Belki de göreemiyorum, siz olumlu ve sıcak mesajlar alıyor musunuz?
Dedelerimiz de sözlere inandılar ve sonra hayal kırıklığına uğradılar.
Ama bir sonucada vardılar: ?Türklerin en güvenilmeyeceği şeyi sözleridir?
Günümüzde müzakere ve barışların yol ve yöntemleri vardır, sayısız zenginlik ve deneyimler bulunuyor. Sırası gelince herşeyin öncüsüyüz, tek bileniyiz diyoruz, ama barış, müzakere ve masaya uturmaya gelince ?eski tas eski hamam?ı tekrarlıyoruz?
Neden?
Neden?????................
Dursun Ali Küçük-7.5.2013-
[email protected]
Etiketler: PWD-K, Pwdnerin, Kurdistan, Kurd, Kürtçe