Rojava devrimini İki Temel Konu yaşatır; acaba ne?-
Kürdistani partiler "sende kazan bende kazanayım" ilkesiyle yaklaşsın.

Kazanan Kürdistan olur.
Dursun Ali Küçük
09.08.2013 - 13:07
Öyle bir dünyada da yaşıyoruz ki, kimse tek başına birşey yapamaz. Hiç bir ülke tek başına yaşıyamaz.

Kendi yağımızla kavruluruz görüşü ancak geçici işe yarardı, uzun sürede bu yaklaşımda artık geçti be bu yaklaşımla yaşanamaz.

Dış ve iç etkenlerin birleşimi ile, Suriye de süren savaşın ortaya çıkardığı birbirini yıpratma ile Rojava devrimi gerçekleşti. Ama, hala tehlike altındadır.

Hiç bir devrim dış destekler olmadan tek başına yaşıyamaz. Rojava gibi bir yer açısından bu fazlasıyla geçerlidir.

Hemen kimileri çıkabilir, ?kendi gücümüzle devrim yaptık ve yaşatırız? diyebilir.

Devrim yapıldı ama korunması ve geliştirilmesi hele yaşatılması kesinlikle tek başına olamaz.

Üstelik şunu unutmayalım: ?KCK dünyada hala terrorist görülüyor? ve açıktan, doğrudan destekleyen yok. PYD KCK?ye ?yamalandığı? için onun içinde benzer durum kullanılıyor.



Rojava?nın YAŞAMASI İÇİN DIŞ DESTEK ŞART

Bu işin birinci temel yaklaşımı ve konusudur.

TC, Suriye ve Rojava?ya askeri müdahale yapmak istiyordu, küresel egemen güçler buna izin vermedi.

TC, Rojava devriminin düşmanıdır. Ortadan kaldırmak ister, ama bunu başaramayınca kendi eli ve planıyla Suriye iç savaşında konumlandırdığı muhalefeti ve İslami çeteleri kullanarak Rojava devrimini geriletmeye çalışıyor.

En azından yıkmayı başarmasa bile Afrin ile Kobani, Kobani-Cizre, Kamışlo bağlantısını fiilen kesmek istiyorlar ve şimdiye kadar belli engeller koymuşlardır. Bu üç temel yer bile birbiriyle doğrudan bir hat boyunca hala rahat ilişkilenemiyor. Geçmişte Arap kemeri uygulamaları ile bazı yerlere Araplar yerleştirilmiştir. İlişki sağlanmasını bu durum engelliyor. TC buradaki Arap ve çok az sayıdaki Türkmeni kullanarak İslami çetelere yaklaşmasını sağlıyor.

Esad rejimi Rojava devrimini içine sindirmemiş ama şu aşamada yapacağı bir şey yok.



İşte burada iyi düşünelim ve akıllı olalım. Rojava devrimi dış destek oluşturmak zorundadır. Bu konuda yapacak koşulları var. Rusya yaklaşıyor, ama tek başına onunla olmaz, ABD ve AB?nin desteğini sağlamalı, en azından kismi desteğin yolunu açmalıdır.

ABD, TC nin islamcıları ve çeteleri Suriye?ye sürmesinden rahatsızdır. ÖSO denilen pratikte o kadar güçlü değildir. El Kaide, Tevhid, El Nüsra vb siyasi islamcı güçler etkindirler.Üstelik Çeçenler ve her yerden gelen ?cihat?çılar var. TC ve Selefilere bunlar dayanıyor. Esad rejimini istemiyorlar, ama bunların yönetimlerini hiç istemezler.

İngiltere muhalefete yardımı kesti sanıyorum. ABD yardım yapacağım diyor ama El Kaide, El Nusra vebenzerlerini kesinlikle istemiyor. AB?de öyle.

Böyle bir koşulda PYD ve Kürdistani bütün partiler Rojava ve dolayısyla Suriye?de küresel güçler tarafından kabul görebilir.

Kürdistan federasyonu ve PDK ile Rojava ilişkilerini yaptıkları Hewler anlaşması çerçevesinde işlemeyen noktalarda yeniden güncelleştirebilirler.

Kürdistan Federasyonu ve PDK, YNK uluslarası ilişkilerde PYD?ye vb meşru tanınma yolunu açabilir. Bu önemli ve gözden uzak tutulmayacak bir kilittir.Kiliti açacak anahtarı seçmek önemlidir.

Birçok insanı anlıyorum, ?Rojava devrimini yaptı ve bize karışmayın biz işi götüreceğiz? diyorlar. Duygular itibariyle katılıyorum. Ama unutmayın Puştlar dünyasında yaşıyoruz.

Kenidini yaşatacak ilişki ve çıkar ortaklığı, orta yerlerde uzlaşma yöntemlerini geliştirmek zorundasın.

Yoksa Suriye rejimi güçlendiğinde veya değişip yeni güçlü bir iktidar sağlandığında, veya herhangi bir devlet, Suriye?de dahil üzerinize gelirse, ya da küresel güçler ipinizi çekerse devrimi yaşatmak zor olacaktır.

Türkiye ve İran ile stratejik ittifak ve müttefiklik kuramazsınız, kontrol etmeyi dayatırlar, üstelik böyle yapıldığında küresel güçler bunu onaylamaz. Bir dizi sorun çıkar. Diplomatik vb ilişkiler sürdürülebilir.

Kısacası diplomatik ve uluslararası ilişkilerde dans, buz dansı etmek lazım. Durursan düşebilirsin. Bisiklet pedalını çevirmeye benzer, çevirmediğin zaman dengeni kaybeder ve düşersin.

Bu konudoğru ele alınırsa ABD ve AB ve hatta Rusya KJürdistan federasyonundan yana olur. Federal sisteme karşı çıkmazlar.

Şunu unutmayın: ABD ve Avrupa olmasaydı Kürdistan federasyonu kurulamaz ve hatta kendini yaşatamazdı. Aşağı yukarı bütün yeni federasyon ve devletler bu ilişkilere dayanarak ortaya çıkmıştır. Ve yaşamıştır. Bu sadece Kürdistan federasyonuna özgü bir olgu değildir.



İKİNCİSİ: KCK ve PDK ve bütün Kürdistani Partiler Rojava konusunda kesinlikle anlaşmalıdır.

En önemlisi; KCK ve PDK kesinlikle anlaşısın. Geçen ?Rojavalıyım, Türk sömürgeciliğine karşı direniyorum? adlı yazımda bu ve yukarıda vurguladığım dış etken konusunu belli düzeyde dillendirmiştim.

Hewler anlaşması yaptılar. Yüksek Konsey vb tamam,ama işlemedi. Belirtildiğine göre KDP her konuda fifty-fifty istiyor. Yani yarı yarıya. Güneyde KDP ve YNK %50, %50 anlaşmıştı. Hani herşeyde ortak. Ordu ve iktidar, meclis ve hükümet vb konularda. Daha önceleri kaç sefer birbirlerine karşı savaşmışlardı.

Şimdi de KCK ve PDK arası gergindir. Ulusal kongre toplanacak, konferans yapılacak denilmesine rağmen bu durum hala değişmiş değil.

Yüzde elli olmasada bence bir yüzdesi olsun. Bir ortajklık olsun. Varsın ?biri diğerine taviz verdi ?densin.

Mevcut durumun sürmesinden her koşulda daha iyi olur ve kazançları daha çok olur. KCK, meclis, ordu vb kosunda taviz verir, diplomasi, Kürdistan federasyonunun tümden açılması, diplamasi ve remiyet konusunda da ?taviz? alır.

Hatta PYD ve KCK: Rojava?da olmayan başka Kürdistani partileri Rojavayı ortak korumak ve savunmak şartıyla çağırabilir. Isteyen örgütlenebilir.

KDP gereğinden fazla PYD ve KCK?yi Rojava konusunda zorluyor, bunun farkındayım. Ama olsun bence bazı tavizler versinler, Kürdistan federasyonu ilişkilerinden de onlar yararlansın.

Kitle gücü olanlar kendisine güvenir. Üstelik daha bir çok şey ve ROJAVA devrimi güvencede değil. Söylediğim iki temel noktaya el atılırsa Afrin-Kobani, Cizre,Kamışlo birbirine bağlanır ve hat olarak ilişkileri sağlanır. Islami çetelerde savaş ve diplomasi vb alanlarda geriletilir.

Kürdistani partiler "sende kazan bende kazanayım" ilkesiyle yaklaşsın.

Kazanan Kürdistan olur.

Yine söylüyorum, Kürt partileri Rojava konusunda anlaşsın. Daha şimdiden birbirini suçlayan demeçlerden yarar gelmez. Gerginliği gizliden gizliye artırır. Rojava?ya bir yararı olmaz.

Parti çekişmeleri Rojava?ya baybettirir.

Bir Kürdistanlı gibi Rojava?yı herkonuda savunmalıyız.

Böyle fırsat her zaman gelmez.

Devrimi kendi ellerimizle tepersek yazıklar olsun bize.

Şu ve bu partiyi destekleyeceğimize, partileri ortak tavır ve yaklaşım sergilemeleri konusunda zorlamalıyız.

Dursun Ali Küçük-9.8.2013

[email protected]
Etiketler: PWD-K, Pwdnerin, Kurdistan, Kurd, Kürtçe