Saddam’a Rahmet Okutan Kürt Açılımı
Demokratik açılım, Kürt Açılımı, Kardeşlik ve Huzur Projesi, bugünkü biçimiyle çözümü tartışılan Kürt sorunu ve açıklanacak  Yol Haritası, TC medyasında yazılanlar ve özgür Politika ve Roj TV’de dillendirilenler aklıma geldikçe bir tuhaf oluyorum.
Hemen başta Saddam Hüseyin’e rahmet okuttuklarını veya onu hatırlamaya bir vesileyle yol açtıklarını vurgulamadan geçemeyeceğim.
Saddam Hüseyin bir diktatördü.
Kürtlere ve Araplara yaptıkları katliamları ve Kemalizm’in Irak versiyonu olduğunu unutmamak gerekiyor.
Irak’ta Saddam döneminde demokrasi yoktu.
Türkiye, demokrat ve hukuk devleti olduğu ile övünür.
Demokratikleşmeden söz edilir.
Ne yazık ki demokratikleşmeden söz edenlerin çoğu, AKP, ordu, KCK, Öcalan, DTP, TC basınında bu gün Kürt Açılımından yana olanların hemen hepsi Saddam’ın Kürtler konusunda attığı veya anayasa da tanımladığı kavramlaştırmadan daha geri şeyler savunuyorlar.
Saddam Hüseyin bir diktatördür. Savunulacak bir yanı da bulunmuyor.
İdama karşı çıktığım için idam edilmesini onaylamıyorum.
Saddam yönetiminin Kürt Açılımı ne yazık ki, bu gün Türkiye’de Kürt Açılımı, Demokratik Açılım, demokratik özerkliği savunanlardan daha ileridir.
Demokrasi ve özgürlükler, hukuk konusunda Türkiye Saddam Irak’ından ileridir.
Ama Kürt Açılımı, demokratik Açılım, Yol haritası, kardeşlik ve huzur projesi vb konusunda kesinlikle geridir.
Bu konuda Saddam’ın birkaç adım önde olduğunu söyleyebiliriz.
Kürt tarafı olarak açık dillendirilenlerin (DTP, KCK ve özellikle Öcalan) Kürt talepleri de Saddam’ın yapmak istediklerinden ne yazık ki daha geridir.
Çözümden, barış ve silahların susmasından yanayım.
Çözüm olsun olmasın iki tarafında karşılıklı silahları susturması, diyalog ortamı, barışçı bir mücadelenin yollarının açılması en doğrusudur.
KCK bu konuda silahları susturmaya açıktır ve taraftardır.
Devletin bu konuda yapması gerekenleri vardır ve silahlar ancak oradan susar.
Öcalan’da onlar üzeri silahların susmasından yana olur.
Yakalanınca karşılıksız savaşa son veren Öcalan, onların dayatması sonucu savaşa başladı.
Bence Kürt sorununu bu gün ağırlıklı olarak savaşı başlatanlar konuşuyor.
Öcalan bir ölçüde silahlara veda etmişti.
Silahı yeniden kullan diyen ordu ve Ergenekon’dur.
Buda böyle bilinsin.
Ordu bazı Ergenekoncuları harcayarak kendini kurtarmaya çalışıyor.
Ürkek ve sesini çıkarmayacak şekilde hala toplu haklar olarak ifade edilmeyen Kürt Açılımına sesini çıkarmıyor.
MHP ve CHP Saddam Kürt açılımından daha geri olan bir çözüme yanaşmıyor.
Bunların örneği dünyada bulunmaz.
Bunlar saf 24 ayar ırkçıdırlar.
Ergenekoncu ve mevcut sistemi bütünüyle korumak istedikleri için yeni görünen her şeye karşıdırlar.
Bu konuda bir kez daha Saddam’a rahmet okuyorum
Saddam rejimi Kürtler için ne öngörüyor ve yapıyordu:
Irak anayasasında Araplar ve Kürlerin iki kurucu unsur olduğu vurgulanıyor.
Yani Araplar ve Kürtlere açık vurgu yapılıyor.
Irak’ta krallık zamanından beri Kürtçe resmi dil olmasa da yasak değildir. İngilizlerinde teşvikiyle Kürtçenin kullanılmasına, radyo ve yayınlarda yer verilmesine, bazı okullarda belli oranlarda yer verilmesine vb açık bir yaklaşım var.
Saddam döneminde de Kürtçe radyo vb yayınlar sürer.
Üniversitede Kürtçe bölüm vardır.
Özellikle Soranca eğitimde belli oranda kullanılmaktadır.
Kürdistan’ın isim olarak varlığı kabul edilmektedir.
Üstelik Saddam rejimi KDP ile özerklik anlaşması yani otonomiden yanaydı.
Kerkük dışında siyasi ve idari bir Kürt yönetimi, meclisi, Kürtçenin Kürdistan’da eğitim dili olarak kullanılması vb kabul görüyordu.
Hatta peşmergelerin Kürdistan’da bir nevi yasal bir askeri güç olarak değişik biçimde varlığı reddedilmiyordu.
Özerklik anlaşması işlemedi.
Ama bu gün Türkiye’de Kürt Açılımı denilen ve ağırlıklı Öcalan’ın katıldığı talepler Saddam yönetimi boyunca Irak’ta işlemeye devam etti.
Hatta anlaşma içinde kayıtsız şartsız herkesi kapsayan bir af bulunuyor.
Hem de bu gün tanımlanan ve öngörülenler fazlasıyla yapıldı.
Birileri çıkıp Saddam gibi bir diktatörün Kürt talepleri konusunda; bu gün iktidar, devlet ve Kürtler adına taraf olanlardan daha ileri çözüm savunduğunu  ve en azından bu kadar demokrat, hukuk devleti, insan haklarından yana iseniz ve Saddam diktatörlüğüne karşıysanız, buyurun hiç değilse ondan ileri olun derse kim karşı çıkabilir?
Doğru söze doğru demek gerekmez mi?
Saddam’ın Kürt açılımında daha geri olana yapışıp Kürdistan halkının hangi demokratik ve özgürlükçü talebinin karşılanacağını hala anlamış değilim.
Bu ordu generallerine ve Ergenekonculara, bugün yüksek telden ırkçılığı savunan ve savaştan beslenen MHP ve CHP’ye sormak gerekir:
Öcalan savaşı durdurmuştu, bir anlamda sona erdirmişti. Hükümeti devirmek, Özgür Kürdistan’a müdahale etmek, Türkiye’de bazı değişimlerin yapılmasını, demokratikleşmeyi engellemek ve  AB’ye katılımı engellemek için Öcalan’a savaş siparişi verdiniz.
Bana sorarsanız savaşın durması kolaydır;
Türkiye’de demokratlar ve liberaller, muhafazakar demokrat geçinen siyasi İslamcılar işin püf noktalarını anladıkları halde üzerine gidemiyorlar.
Savaş nasıl durduruldu ve nasıl başlatıldı, darbe ve mevcut iktidarı korumak için savaşın sürdürülmesinin nasıl tercih edildiği bilinmektedir.
*******
TC basınında yazan herkes hemen Öcalan’dan silahlara veda edilmesini istiyor.
Bana göre haksız ve yersiz bir taleptir.
Soruyu tersinden sorsalar ve orduyu ve Ergenekonu, MHP, CHP vb rantçıların nasıl savaş çığırtkanlığı yaptıklarını deşifre etseler savaş olayı bence çok rahat çözülür.
Yoksa Öcalan’dan tekrar silahlara veda edilmesini istemek oyuna gelmektir.
Bunu anlamıyorsunuz veya anlamak istemiyorsunuz.
Biz 1 sene Öcalan’ın savaş başlatma talebini uygun görmedik.
2004’te dayatma ile savaş kararı çıkarttı.
O zaman kendi aramızda bazı arkadaşlarla konuşuyorduk ve şu sonuca varmıştık:
“Bu savaş ısmarlamadır ve ordu istemektedir. Gelişmeleri  engellemek ve AKP hükümetini devirmek için kullanmak istiyorlar.”
O zaman böyle düşünüyorduk. Hala yeterli olmasa bile.
Ama zaman ve yaşananlar, ortaya çıkan darbe planları, Ergenekoncuların aktiviteleri, Öcalan’la sürdürülen gizli görüşmeler haklı olduğumuzu ortaya çıkardı.
MHP ve CHP eskisi gibi açıkça savaş diyor.
Türkiye’de sorunun barışçı ve demokratik çözümünden yana olanlar savaşı isteyen asıl yere vurmadıkça bu iş sağlıklı gelişmez.
Derin devlet, ordu da özellikle savaş yanlısı olanlara ve onların üzerine cesaretle gidilmedikçe savaş olayını kökünden çözemezsiniz.
Öcalan silahlara veda edecek mi, etmeyecek mi diye yeniden aynı pilavı önümüze sürmenize gerek yoktur.
Öcalan hakkında yeterince Genelkurmay, ordu, hükümet elinde belgeler vardır.
Öcalan’ın nasıl davrandığını ve yaklaştığını çok iyi biliyorlar.
Ellerine almışlardır.
İsteselerdi bu savaşı çoktan bitirirlerdi.
Şimdi hükümet barışın getirilmesi ve şiddetin ortadan kaldırılmasında samimi ise cesaretle bunu yapmalıdır.
Açılım programları Saddam’dan geridir. Sadece hükümet değil, hepsinin geridir.
Sadece hükümete kalsa Öcalan’dan geri şeyler savunmayacakları belki de daha ileri gidebilecekleri kanısı bende var.
Demirel, derin devletçi ve Ergenekoncudur. Demagoji ile hukuk devleti ve konuşan Türkiye lafları, yuvarlak demokrasi laflarını bolca söylerdi.
Şimdi Öcalan’ın yüzlerce sayfa “yol haritası” yazdığı, anadilin görüşmelerde bile sorun olmayacağı vurgulanıyor.
Ben bunca teori ve lafa rağmen Saddam rejiminin Kürtler için öngördüğü taleplerden ileri gitmeyeceği kanısındayım.
Bakıp ve birlikte göreceğiz.
Lider Mustafa Barzani’nin kulakları çınlasın!
Saddam ile otonomi, Kürt idaresi, Kürdistan’da yerel siyasi sistem, anadilde eğitim, herkese genel af vb konularda anlaşmışlardı.
Sadece anlaşmanın açık yürümemesini sağlayan Kerkük meselesiydi. Petrolden %30 pay istemesiydi.
Ama PKK ve Öcalan bu haliyle bile Barzani’yi işbirlikçi ve gerici olarak değerlendiriyordu.
Molla Mustafa Barzani bugün Öcalan ve KCK’nin halini görseydi sizce ne derdi?
Bence, “beni eleştirenlere bak ne hale gelmişler, dinime küfredenler bari Müslüman olarak kalsalardı” diyebilirdi.
Açık söylüyorum; savaşın bitmesi orduya bağlıdır.
Sağdan soldan bahane aramayın.
Öcalan’ın 99’da yaptığını tekrar Öcalan’ın önüne koymayın.
Böyle yapanlar bilerek veya bilmeyerek sorunun çözümünde olayı saptırıyorlar.
Ertuğrul Özkök ve Özkökçüler savaşın nasıl durdurulduğunu biliyorsunuz. Yeniden aynı oyunu gündemleştirmenizin ne anlamı var.
Bence böyleleri olayı saptırıyor.
Sorunun doğru tartışılmasını ve samimi taleplerin gündemleştirilmesini engelliyor.
Ben sadece ve sadece Saddam Kürt açılımından ileri olanları, demokrat, barışçı ve özgürlükçüleri görmek istiyorum.
Şimdilik ana isteklerimden biri budur.
Dursun Ali Küçük, 16.8.2009
[email protected]
 

 

Etiketler: PWD-K, Pwdnerin, Kurdistan, Kurd, Kürtçe