SAVAŞIN TEK SORUMLUSU OLARAK PKK’Yİ YARGILAMAK AYIPTIR
Dursun Ali Küçük-27.6.2010-
Son günlerde ki savaş ve şiddet tartışmalarında sanki alışkanlık olmuş gibi çoğunluk PKK’ ye vuruyor.
Sanki barış var ve olacakmış, bunu sadece PKK engelliyor ve dinamitliyor.
PKK ve gerilla bir sonuçtur. Sonuçları esas kaynağın yerine koymak büyük bir yanlıştır, ayıptır ve günahtır.
Sinirlerim geriliyor, bazı yazılan ve çizilenler kabul edilir gibi değildir.
TC  cephesi herkesi yeniden “teröre karşı” ulusal birliğe çağırıyor.
Neden kabullenemiyorum?
PKK 90 larda bir mücadele yürütüyordu ve en güçlü olduğu dönemde bunu ciddi siyasi kazanımlara ve meşruiyet kazanmaya dönüştüremedi. Sonrası savaşta baş aşağı gidiştir.
Öcalan yakalandığında sadece af karşılığında gerillayı dağdan indirmeye hazırdı, herkesin bildiği gibi bütün güçlerin Güneye çekilmesini dayattı ve kabul ettirdi-edildi.
PKK ve komutanları barıştan yanaydı, böyle tek yanlı savaşı sona erdirmek ve hiçbir şey kazanmadan son vermeyi sindiremiyorlardı.
İlkin Öcalan’a itiraz edildi. Barış ama bu tarz bir barış olmazdı.
Çıkacak af ise yönetimi kapsamıyordu. Öcalan bile yöneticiler sürgüne gidebilir diyordu.
Bu gün savaş çığırtkanlığı yapan TC, ordu, siyasal partilere, derin devletin yöneticilerine sormak lazım?
Savaşı bitirmek istiyorduysanız, tam af olmayan bir yaklaşım karışlığında niye bırakmadınız?
1999 ve 2004 arası sadece ateşkes değildi, bir nevi silahlara veda edilmişti.
PKK’lilerin önemli bir çoğunluğu şöyle düşünüyordu: tamam barış olsun, biz fazla adımlarda atalım, ama hiç değilse devletinde Kürt sorununda bazı adımlar atlması lazımdır. Bundan dolayı bu tarz bırakmayı genel çoğunluk içine sindiremedi.
Türkiye’nin anlı şanlı yöneticileri, CHP, MHP ve benzer o dönemden siyasi olarak sorumlu olanlar niye Kürtler için fazla bir şey ifade etmeyen gerillanın dağdan indirilmesini kabul etmediniz?
Asıl savaş suçluları bunlar değil mi?
Bu gün eskisi ve yenisiyle hepsi birleşmiş PKK’yi eleştiriyor.
Öcalan’ın söylemiyle PKK bir nevi savaşa veda etmişti. Güçlerini Güneye çekiyordu.
Peki gerilla güçlerini Güneye çekerken ne oldu dersiniz?
Sayısı tam bilmemekle birlikte ortalama 400 gerilla bu geri çekilme sırasında TC ordusu tarafında operasyonlarla vuruldu, şehit edildi.
Çünkü o kadar gücü birkaç ay içinde çekmek kayıplara yol açacaktı.
Bu gün Başbakan diyor ki; PKK gerillası savaşı bıraksın, operasyonlar minimize edilir.
Savaşın durdurulmasına TC operasyonlarla karşılık verdi.
Ordu operasyonları sona erdirmedi.
Gerilla savaşmayınca tabii ki ordu operasyonları normalde aza iner.
Savaştan anlayanlar bunu bilir.
Kimse TC’den silahlarını bıraksın demiyor, sorunu çarpıtmanın hiçbir anlamı yoktur.
Eğer Kürtlere Türkiye vatandaşı diyorsanız, ordu ve silahlı güçler kendi vatandaşlarına silah kullanmaktan vazgeçsin.
Biraz gerilla gücü içerde kalsın diyen ordunun ve Ergenekonun kendisidir. Araştırın bulun.
Daha açmak mümkündür bu kadarı yeterli sanıyorum.
1999 ve 2004 arası sadece PKK sayesinde savaş durduruldu ve eylemlere son verildi.
Bunun karşılığında Kürt sorununu çözmek için hiçbir adım atılmadı.
******
2003 ve 2004 başlarına kadar PKK , bana göre ısmarlama tarzda içeriden dayatılan savaşı kabul etmedi. Gerilla mevcut yerlerinde kalsın, siyasal ve barışçı yollarla sorunu çözelim diyordu.
Savaş kararı bana göre bir nevi ordudan geldi. Daha önce Öcalan’ın “Ecevit çözümü” yani af çıkarılıp, küçük kültürel adımlar atılıp gerillanın dağdan indirilmesini ordu ve Türkiye’nin siyaset merkezleri engelledi.
Nasıl olsa savaş durmuş, PKK’yi tümden yok edelim anlayışı vardı. AKP geldiğinde işler değişti. Darbe yapmak için eylemlere ve iç karışıklıklara ihtiyaç vardı. Bunlar yeterince yazılıp çizildi.
2004 Öcalan’ın dolayısıyla PKK’nin yeniden savaşı başlatmasının sorumlusu Genel Kurmaylık ve ordudur ve Ergenekonculardır.
Bununda asıl hesabını PKK’den soramazsınız.
*********
Bana sorarsanız savaş asıl amaçlarını kaybetti. Bu gün yeniden başlayan savaş muhataplık ve asıl olarak pazarlık içindir. Önceki makalemde yazdım.
Son bir yıldan fazladır “çatışmazlık” ilan edildi. Ordu bunada uymadı. Resmi açıklamalarına gerek yok, pratikte operasyon yapmayarak uyabilirlerdi. Böyle davranılırsa PKK yeniden eylemlere başlamaz veya başlama gerekçesi kalmaz.
***********
33 asker olayını PKK gerçekleştirdiği için asıl sorumlu bulundu, yeniden savaşa başlamak sadece tek yanlı PKK’ ye yıkıldı.
Bana sorarsanız bu olayı hazırlayan ve ortam sunan derin devletin kendisidir. PKK eliyle ateşkesi bozmuş oluyorlar.
Oysa PKK ateşkes ilan ettiğinde ordu 1993 ateşkesine uymadı, Amed vb yerlerde yoğun operasyonlar yaptı, gerillalar kayıp verdi.
********
Ordu 1993’ten beri hiçbir ateşkese uymadı. Ateşkes ilan etmese bile fiilen uymamıştır.
PKK sanırım şimdiye kadar 6 ateşkes ilan etti. Ordu eylemlerin yapılmamasından dolayı operasyonları doğal olarak azaltsa bile operasyonlara ve vurmaya devem etti. Bunu hep zayıflık olarak kabul etti.
********
Ordu ve TC savaşı ve mücadeleyi ucuza kapattığı halde neden savaşı durdurup barış adımları atamadı?
İçinde bazı çelişkiler ve barış bu şekliyle yapalım diyenler varsa bile, bunlar çoğunluğu oluşturmuyor.
Çoğunluk madem liderini tuttuk, PKK amaçlarından vazgeçti, asgari taleplere indi,  kirli savaşa ve tasfiyeye devam edelim, en azından eski isyanların bastırılmasındaki ortamı yakalarız diyorlardı. Politika ve uygulamalarını bu temelde yürüttüler.
Oysa küresel bir dünyada yaşıyoruz. PKK önemli oranda yok edilse bile yeni PKK’ler ve farklı Kürdistan hareketleri kaçınılmaz olarak ortaya çıkacaktır.
Geçmiş yenilgiler gibi halk siyasi tercihlerinden, özgürlük taleplerinden vaz geçmez, susmaz ve susturulamaz.
Derin devletin resmi partilerin hala anlamadığı bu durumdur.
Açılım ve açılımda çeşitli kesimlerin tutumlarını daha önceki makalemde yazdım. Bu dönemde PKK’nin yanlışları ve hataları vardır.
Ama ben şuna kesin inanıyorum: uygun bir yolu bulunsa devlet ve ordu istediği zaman bu savaşı sona erdirebilir.
Savaşı sona erdirmemenin asıl sorumluluğu devlet, ordu, CHP ve MHP’dir. AKP ürkek tavrıyla bir bakıma bu kervana katılıyor.
Anladık açılım yapıyorsun, bu dönemde PKK’nin asıl AKP’yi hedef yapması doğru değildir.
AKP ortada çocuk var diyor, ama çocuğa bir ad hala bulmuş değildir. Bunları milliyetçilikten dolayı açık yapamıyorsan Kürdistani siyasi çevrelere dolaylı söyle, veya devletin bazı güçleri bunun alt yapısını uygun yollarla hazırlayabilir.
**********
 Yukarıda bazı durumları yazdım.
Savaş var diye neden sadece ve ağırlıkla PKK vuruluyor. İnsafsızlık değil mi?
AYIP VE GÜNAH DEĞİL Mİ?
Devlet ve ordu cephesi, MGK ve benzer hemen “teröre karşı” tedbirleri gündeme koymak için yoğun çaba içine girdi. Dış destek çabalarına hız veriyorlar. Medyaya yazmayın diyorlar. Medyada sorunun çözümü ile ilgili tartışmaları sınırlayın demek istiyorlar.
Önceki makalemde yazdığım gibi  faturayı Kürdistan halkına çıkarmak istiyorlar.
En son Başbakan: PKK silahları bıraksın, ordu ve silahlı devlet güçleri operasyonlarını minimize eder.
Yani önceki gibi operasyonlar azalır, ama devam eder.
Burada doğru olan PKK silahları sustursun, eylem kesinlikle yapmasın, ordu ve devlet güçleri ateşkesi resmen ilan etmiyorlarsa bile fiilen ateşkes uygulanmalı ve silahlar hiçbir biçimde kullanılmamalıdır. Ordu vb ancak şiddet ve silahlı eylem olursa müdahale edebilir.
TC hiçbir zaman savaşı, Öcalan kendisine en iyi ve bütün Kürtleri yaralayan koşullar sunduğu halde bitirmediler.
Öcalan ve PKK eleştirilecekse savaşı ve mücadeleyi böyle ucuza kapatmak istedikleri için eleştirilmelidir.
Bazı demokratlar, siyasal liberaller, İslamcı kesimden bazıları “PKK niye eylemlere başladı, eylemlerine son versin, ateşkes ilan etsin, silahları gömsün”, “silahlara veda etsin” ve bezer türünden söylemlerde bulunuyorlar.
PKK silahlı gücü var ve niçin dağa çıktıkları biliniyor, eski amaçlarından vazgeçtiler. Adil bir çözümün, onurlu sayılacak bir biçimiyle inmek istiyorlar.
Hiç bir silahlı güç PKK’nin öne sürdüğü şartlarla savaştan vazgeçmemiştir. Sanırım örneği az bulunur.
Peki kardeşim siz ne istiyorsunuz?
Ufuk Aras,” PKK silahları bıraksın”, Ruşen Çakır,” PKK ateşkes ilan etsin”, çoğu demokratlar ve PKK dışındaki Kürt hareketlerinin çoğu PKK neden başladı diye eleştiriyorlar.
Kimileri savaşın asıl suçlusu ve savaşı uygun koşullar hem de büyük tavizler yakaladığı halde bitirmeyen Ordu ve derin devlete esas olarak çatmıyor.
Bana sorarsanız, ben PKK’lileri tanıyorum, onların savaşın bitmesinden yanadır. Hata devlet hemen bitirmese bile fiilen ateşkese uysa ve operasyonlar yapmazsa eylem yapacaklarını ve yeniden eylemlere başlayacaklarını sanmıyorum.
Türkiye cephesinde egemenleri anlamak mümkündür.
Ama kendisine siyasi liberal, demokrat, özgürlükçü, demokrasi ve barıştan yanayım diyenlerin neredeyse ezici çoğunluğu barışı sadece PKK ve Kürtlerden bekliyor.
Savaşı asıl yürütenlere bu savaşı durdur, operasyonları sona erdir demiyorlar. Devleti ve orduyu buna zorlamıyorlar.
Nasıl olsa Türkiye’de gelen PKK’ye vuruyor, giden PKK’ ye vuruyor ve böylece savaşın durması, barışın gelmesini çarpıtıyorlar.
Bunları geçelim: Kürdistan ve Kürt cephesinde bazıları müzmin PKK karşıtı olmuş ve geçmişten bu güne PKK’nin iyi bir şey yaptığına inanmıyorlar. Son olaya da böyle bakıyorlar.
PKK eleştirisine bir itirazım yoktur. Farklı görüşler gayet normaldir.
Sömürgeci ordu ve devleti asıl vurmadan, PKK ile Orduyu özdeşleştiren, TSK ile PKK’yi aynı ele alanlar bana göre Kürt siyasetine, barışa zarar veriyorlar.
Anladık, bu devlet PKK, Öcalan’ı muhatap almıyor. DTP ve BDP’yi muhatap almıyor. Ama bunun dışındaki yasal ve olmayan Kürdistan siyasi hareketlerini de muhatap almıyor.
Hadi eleştirinizde sizi tümüyle haklı sayalım.
Benim anladığım , açılım ile sadece PKK,KCK ve Öcalan değil,yasal olan ve yasal olmayan Küt siyasi hareketleri de muhatap alınmıyor.
PKK silahlardan veya “terör” damgası aldığı için muhatap alınmıyor, peki silahlı mücadele yürütmeyen Kürtler neden muhatap alınmıyor?
Acaba bu soruyu hiç kendinize sordunuz mu?
Benim anladığım açılımla muhataplıktan çok, silahların susturulması ve dağdan indirme ve eşliğinde af ve kültürel adımlar yolda olur.
Bu konuyu sonra açacağım.
TSK vb ile PKK yi aynı safa koyanlar büyük bir yanılgı içindedir. Hele bazıları bunu Kürdistan adına yapıyorsa çok yazık oluyor.
Objektif ve dışarıdan bir sorgulayıcı olarak bakalım. HPG silahlı güçleri var. Sürgünde yaşayan epey siyasi Kürdistanlı var. KCK veya PKK var. Listeyi uzatmak mümkündür.
BU koşullarda silahları bırakın gelin demek ne savaş ne de siyaset mantığına uyar.
En fazla başta kirli savaş ve asıl savaş güçlerini vurarak, onları hedef tahtasına koyarak, PKK nin ilan edeceği ateşkese ordu ve silahlı güçlerinde fiilen uyması kaydıyla savaşa karşı çıkmak doğru olur.
Bir tarafa sen elini bağla, diğer tarafa sen operasyonları azalt ama devam et demekle bu işler şimdiye kadar çözülmedi.
Ben savaşa karşıyım. Savaş istemiyorum. PKK dışındaki bazı Kürt siyasi çevrelerine şunu soruyorum.
Ortadoğu’yu iyi tanıyorsanız, neden Filistin vb yerlerdeki bazı hareketleri destekliyorsunuz. Bunların demokrasi ve insan hakları ile bir alakası yok. PKK’ ye yaptığınız eleştirilerin çok fazlasını onlar hak ediyor.
Üstelik Kürdistan’da yaşıyorsunuz. Savaşın hedefi halkınızdır.
Dışarıda ve Ortadoğu’daki bazı siyasetlerin iyi yanlarını buluyor ve destekliyorsunuz. PKK’yi tümden kara ilan etmek siyaset dili değildir.
PKK’yi eleştirin. Çokta eleştirebilirsiniz. Ama savaşı sürdüren mevcut koşullarda PKK değil, TC’dir. Sömürgeci güçlerdir.
Dağdaki silahlı güçlere uygun bir formül bulunursa, Kürt kimliği kabul edilirse, af çıkarılırsa vb adımlar atılırsa PKK silah bırakır.
Bir ihtimal Öcalan bu kadarı olmadan da bıraktırabilir.
Şimdiye kadar çıkardığım sonuç şudur: Çeşitli nedenlerden ve sömürgeci, dize getirici, imhacı zihniyetten dolayı ve özellikle cumhuriyetin değişmemesi için ordu ve derin devlet savaşı sürdürüyor.
Bunlar belli koşullarla savaşı bitirmeye hazırlanırsa PKK kesinlikle dünden bitirmeye hazırdır.
O zaman savaşı asıl bitirmeyenleri hedef yapalım.
Salt PKK’yi hedef yapma mantığıyla Kürdistan halkına zarar vermek kimseye bir yarar getirmez.
Savaşın bitmesi ve barışın gelmesini canı gönülden isterim. Mevcut savaşı anlamsız görüyorum.
Ama bazı şeyleri ayırt etmeninde doğru olduğuna inanıyorum.
Başka konularla bu noktaları  daha sonra açmaya çalışacağım.
[email protected]
 

Etiketler: PWD-K, Pwdnerin, Kurdistan, Kurd, Kürtçe