SEÇİM SAVUNMASI
Güneydoğu Anadolu denilen yerde DTP başarı sağladı, ama Doğu Anadolu denilen yerlerde ise başarısızdır. Hasan Bildirici arkadaş “harita çizildi” derken buraları ölçü alıyordu. Bu psikoloji diğer yerleri görmemezlikten gelmedir. Bana kalırsa DTP’de değerlendirmeler yaparken buraları bir bakıma görmemezlikten geliyor. Sınır illeri Türk yayılma alanları olarak görülse bile doğu Anadolu nüfus itibarıyla çoğunluk yine Kürtlerden oluşuyor. Buralara yönelik yeni politikaların olması yerinde olur.
Dursun Ali Küçük
31.03.2009 - 21:37
SEÇİM SAVUNMASI
Yerel seçimler çeşitli açılardan değerlendiriliyor. Sonuçları üzerine bazı noktalara işaret etmeye çalışacağım.
Türkiye açısından olumlu bir tablonun ortaya çıktığını söylemek zordur. Tek partili bir egemenlik Türkiye koşulları değerlendirildiğinde iyi değildir. Bunun geri tepmesi olumludur.
Öte yandan AKP oyları %40’ın altına düşerken, CHP oylarını bir miktar az olmak kaydıyla artırmıştır. MHP oyları oransal olarak CHP’den daha fazla artmıştır. AKP’den bazı oylar eski geldiği yere dönmüştür. SP bu oylarla biraz öne çıkmıştır. Diğer partiler ise gerilemiştir, bunlara silindi gözüyle bakılabilir.
Türkiye açısından böylesi bir tablo olumlu gelişmelere işaret etmiyor. Ehveni şer açıdan yaklaşırsak biraz oylarını artıran CHP, MHP, SP AKP’den daha geri politikalara sahiptir. Çoğu kişilerin “reform” olarak adlandırdığı nispi gelişmeler duraklamaya uğrayacağa ve zorlaşacağa benziyor.
Seçimden önce Başbakanın sözünü ettiği kısmi anayasa değişikliği bile zorlaşacağa benziyor. Yeni bir anayasa yapmaktan kimsi anayasa yapmaya inmişlerdi. Bunun nasıl yapılacağı soru işaretleriyle doludur.
Türkiye’nin demokratik kesimleri bu seçimde yine fazla yoktu. Çatı Partisinin bir varlığı da görülmedi.
Küresel ekonomik kriz özellikle yeni Türkiye’yi vurmaya başladı ve bundan sonra işler ve bunalım daha ağırlaşacak. Bu yıl bunun yoğun sancıları su yüzeyine vurur.
MHP İç Anadolu’da alamadı, eskiden buralarda biraz alırdı. Bu durum İç Anadolu ile Ege sahili arasına kaydı, Adana ve Osmaniye’yi aldılar.
CHP, Akdeniz , Ege sahilleri ve Trakya ‘yı alarak sahillere kaydı.
Seçimin tek olumlu denilecek tablosu Kürdistan’da görüldü. Halk tek partinin egemen olmasına ve devletin bu açıdan öne çıkmasına ve Kürtleri çözümün dışında bırakılmasına müsaade etmedi. Bu açıdan halkın duyarlılığını kutluyorum. Ve bu durumu olumlu bir gelişme olarak ele alıyorum. Seçimlerdeki tablonun tek olumlu boyutunu bu oluşturuyor.
DTP, il genel meclisi sonuçlarına göre eski en iyi dönemi yakalamadı, ama oyların bir kısmını bir önceki seçime göre geri aldı. AKP hala Kürdistan’da biraz farkla birinci durumda olmayı koruyor. Bir önceki seçimde bu sayı %50’yi aşıyordu. Bu durum değişti ve %40’ların altına düştü.  Erzurum, Erzincan, Ardahan, Maraş, Malatya, Kilis dışında tutulursa, 17 ile göre yaptığım hesaplamada AKP DTP’nin bir-iki puan önünde görülüyor. Katmadığımız illeri de eklersek fark açılıyor.
DTP 8 il ve toplam 58 il ve ilçede seçimleri aldı. Seçimleri esas aldığı yer Antep, Urfa, Mardin illeri dışındaki Güney doğu Anadolu olarak tabir edilen illerdir. Doğu Anadolu da Dersim ve Iğdır alındı.
Güneydoğu Anadolu denilen yerde DTP başarı sağladı, ama Doğu Anadolu denilen yerlerde ise başarısızdır. Hasan Bildirici arkadaş “harita çizildi” derken buraları ölçü alıyordu. Bu psikoloji diğer yerleri görmemezlikten gelmedir. Bana kalırsa DTP’de değerlendirmeler yaparken buraları bir bakıma görmemezlikten geliyor.
Sınır illeri Türk yayılma alanları olarak görülse bile doğu Anadolu nüfus itibarıyla çoğunluk yine Kürtlerden oluşuyor. Buralara yönelik yeni politikaların olması yerinde olur. Dersimde bile AKP’nin oyları DTP’den fazladır. Bu illerin bazılarında DTP aldığı oy oranına bakılırsa neredeyse ciddi bir varlığı yoktur. Seçim sonuçları değerlendirilirken bir kez daha üzerinde düşünülmesi gereken bir konudur.
DTP açısından mevcut durumun korunması açısından bir başarıdır. Bunu genel bir başarı olarak sunmak yanılgılıdır.
Kürdistan ve Türkiye genelinde Kürtlerin %80 ve 90 arası yapılan anketlere göre rahatsızdır, şu veya bu düzeyde sorunun çözülmesinden yanadır. Ayrıca DTP dahil Kürt partileri metropol oylarını pek alamıyor. Çünkü buraya dönük politikaları olmadı. Destekleyenler daha çok yakın zamanlarda göçertilen nüfustan oluyor.
Şu anda sözünü ettiğimiz nüfusun ancak üçte birinin oyu alınıyor. Daha öncede rakamlar aşağı yukarı böyleydi. Ciddi bir hamle hala ortada görünmüyor.
İşin gerçeği siyaseti bu sözünü ettiğimiz rahatsız kesim yapacaktır. Bunun bir kısmı şimdi DTP’de toplanmıştır. Ama hala çoğu bunun dışındadır ve bununda çok azı başka Kürt oluşumlarında yer alıyor. Yasal ve meşru siyaseti bu sözünü ettiğimiz kesim oluşturur. Esas başarıda buradan gelir. Önümüzdeki süreçte bu iyi değerlendirilmez ve sadece seçim savunmasına dayalı başarı ile yetinilirse ileriye doğru fazla yol alınamaz. Çatı partisi bu seçimde görülmedi ve tutmaz.
Rahatsız kesimin bir kısmı AKP içindedir. Bunlar iyi bir siyaset izlenirse ayrışabilir. SP, AKP’den oy aldı, ama bazı Kürt illerinde oylar aldı. Durum iyi değerlendirilmezse buraya kayanlar çıkabilir.
Aşağı yukarı biraz aşağı biraz yukarı seçimlerde aynı tabloyu yaşıyoruz. Bu seçimlerin en önemli başarısı Kürtleri muhatap almayan bir çözümün çözüm olmadığı mesajının verilmesidir. Bunun ötesinde önemli başarılara imza atılacaksa daha yapılacak epey şeyler var.
Kürt aleviler ve Zazalarla ilgili bazı yeni yaklaşımlar gerekiyor. Bütün kesimleri kapsayan ve çözüme hizmet eden siyasetlere ihtiyaç var. Doğu Anadolu olarak tabir edilen ve özellikle Kürtlerin yaşadığı kent ve ilçelere yeni açılımlar kendisini dayatıyor. Bunun metropollere uzanan boyutu bulunuyor.
Renklerden oluşan birlik, ittifak ve sinerjiye olan ihtiyaç yakıcıdır.
HAK-PAR ve muhalif olanların çıkaracağı dersler bulunuyor. Salt eleştiri ile işlerin kurtarılmayacağı çok açık görünüyor.
Görüş söylemek ve eleştiriler dışında sivil kitle direnişi ve aktif bir demokratik savunmaya herkesimin katılması ve bunu teşvik etmesi önem taşıyor. Bir yerlerde pişer, bize de düşer yaklaşımlarıyla işler başarıya gitmez.
Yasal, meşru ve siyasal alanın yeni açılımlarına göre bir pratik önümüzdeki sürecin temel yönünü belirler. Buna göre hareket etmeyen sınıfta kalmaya devam eder.
Umarım hem seçimlerden, hem genel içinde bulunulan durum doğru okunur ve buna göre adımlar atılır.
Kazananlar kaybedenleri kutlayacağı veya başarı dileyeceği gibi, kaybedenlerde kazananları kutlar. Bu da demokrasinin bir gereğidir. Öne çıkanlar her kesi kapsayacak yaklaşım açılımlar sunarsa başarısını devam eder. Bunu yapamazsa yeni sorunlarla yüz yüze gelir veya azla yetinir.
Geçen yılın seçimleri AKP’nin başını dönderdi. Bu seçimlerde herkesin elinden alırız mantığıyla çıktı. Her keste biraz bu temelde savunmaya geçti. Umarım AKP’nin Türkiye ve Kürdistan’da yapmak istediğini, DTP’de Kürtlere yapmaz.

 
 

31.3.2009                                                                         Dursun Ali Küçük
Etiketler: PWD-K, Pwdnerin, Kurdistan, Kurd, Kürtçe