SİNDİREMEDİK, HAZMEDİLMESİ MÜMKÜN DEĞİL?
*Aleviler, Hristiyan halklar, Ezidiler vb vb Öcalan’ın mektubu için ne düşünür?*
Öcalan, bir Kürt lider olarak tanınıyor. Mektubunda Kürler ve Kürdistan için bir projeje yer vermiyorsa, “Misakki-Milli”, “Çanakkalede birlikte savaştık”, “İslam birliği, bayrağı altında yaşadık”, TBMM meclisi ruhu, Misakki milli ruhu, Kürdistanın diğer parçalarını Türkiyeye katmak vebenzer üzerinde duruyorsa ve KCK’liler, genel Kürdistan halkı, PKK kadroları hala bunu sindiremiyorsa ve Karayılan “orta kademeyi ikna etmek zor” diyorsa, Aleviler, Ezidiler, Ermeniler, Asuri*Suryaniler, Rumlar, sömürgeciliğe karşı olan soyalistler, gerçek anlamda demokrat ve liberal yani özgürlüklerden yana olanlar bunu hiç sindiremez.
Dursun Ali Küçük
31.03.2013 - 10:40
SİNDİREMEDİK, HAZMEDİLMESİ MÜMKÜN DEĞİL?

*Aleviler, Hristiyan halklar, Ezidiler vb vb Öcalan?ın mektubu için ne düşünür?*
Öcalan, bir Kürt lider olarak tanınıyor. Mektubunda Kürler ve Kürdistan için bir projeje yer vermiyorsa, ?Misakki-Milli?, ?Çanakkalede birlikte savaştık?, ?İslam birliği, bayrağı altında yaşadık?, TBMM meclisi ruhu, Misakki milli ruhu, Kürdistanın diğer parçalarını Türkiyeye katmak vebenzer üzerinde duruyorsa ve KCK?liler, genel Kürdistan halkı, PKK kadroları hala bunu sindiremiyorsa ve Karayılan ?orta kademeyi ikna etmek zor? diyorsa, Aleviler, Ezidiler, Ermeniler, Asuri*Suryaniler, Rumlar, sömürgeciliğe karşı olan soyalistler, gerçek anlamda demokrat ve liberal yani özgürlüklerden yana olanlar bunu hiç sindiremez.
*ALEVİLER: Türk-İslam sentezine dayanan ?islam birliği? ve kardeşlik türünden vurgulamarı duyunca YavuzSultan Selim ile İtlisi bitlisi ittifakını hatırlarlar. Çaldıran savaşı ve sonrasından Misakki Milli sloganı altında süren, Türk-islam sentezine dayalı Alevi katliamları akıllarına düşer. İttifaktaki Türk-İslam vurgusunu Aleviler genelde hoş karşılamazlar. Bunları söyledikten ve buda program olarak ilan edilince Alevilerden sözedilmesi veya edilmemesinin fazla bir önemi kalmıyor.
*EZİDİLER: islam birliği vurgusu vb sloganları hiç beğenmezler. Ezidiler Müslünamlığın kendilerini yok ettiğini, islam ordularının ?kime ait olurlarsa olsunlar- Ezidi katliamları yaptığını unutmazlar. Üstelik bir dönem osmanlı ile ittifak yapan islam Kürt beylerinin de Ezidileri katlettiğini biliyorlar. Bir bütün Müslümanların Ezidilere karşı özür borcu vardır.Ezidiler islam bayrağı altında yaşamak hiç mi hiç istemezler.

*HRİSTİYAN HALKLAR- ?Çanakkale de birlikta savaştık?, Cumhuriyeti birlikte kurduk? açıklamaları ve bu ruha dayalı ittifak önermeler, Osmanlı döneminde ve İttihat-Terakki ile tepeye vuran ?gavur? düşmanlığını ve Hristiyan haklara karşı uygulanan soykırım ve katliamları hatırlarlar. Bu sloganlar altındaki birlik otomatik olarak Hristiyan halkları dışlar. İttihat-Terakinin devamı olan Kemalizmin bu halklara yaptığı asimilasyon ve göçertmeleri veya yeni koşullarda kendilerine yönelecek devletin politik uygulamalarından endişe duymaya başlarlar. Kürtlerin birkesimi tarafından bu sloganlaar veya programın bu halkarabu şekilde anlatılması, bu halkların Kürtlere yaklaşımında olumsuz etkide bulunur.Dolayısyla mesafeki yaklaşmaya devam ederler.
Ermeniler:Çanakkale savaşı sürecinde ve sonrasında devam eden 1915 Ermeni soykırımını ve Ermenilerin bu çoğrafyadan sürülmesini hatırlar ve bu ittifakla bunun üstününün örtülmesini düşünür. Üstelik İttihat ve terakkinin politikası eşliğinde osmanlı ordusu ve Kürt aşiret alaylarının katılımıyla Ermenilere karşı soykırımda yer alan Kürtlerin kendilerini aklamaya çalıştığını ve soykırım politikasını onayladıklarını düşünürler.
Bunların yerine, Kürtlerin Ermeni soykırımdan dolayı özür borcunun olduğu hala unutulmamalıdır.
*ASURİ-SÜRYANİ-KELDANİLER:islambayrağı altında yaşadık ve sözü edilen diğer program sloganları bu kesimi kapsayamaz ve dışında bırakır. Dolayısıyla mektupta geçenleri genelde doğru olarak kalbul etmezler. Türk soykırımları yanında Bedirxan Bey de epey Asuri katletti. Sımko Ağa Doğu Kürdistanda ki Asuri liderini vurdu.
*YAHUDİLER-Museviler: Onlarında mektuba pek sıcak bakacaklarını sanmıyorum.
Birşey; islamiyet sözü edilen egemen Türk İslamiyeti ile açıklanırsa doğru ve yerinde olamaz. Bu gün Türk islamcıları da genellikle kemalisttir. Osmanlı dönemi ?millet? kavramı ile Türk millet kavramı, ikiside devletin yarattığı millet kavramıdır.
Kürtler bu sloganlar adı altında kandırıldı ve sonradan sırtlarından her zaman hançerlendiler. Kürtler için bu ne bir ittifak, ne Türk-Kürt kardeşliği, ne ortak vatan ve ortak İslam bayrağıdır. Sömürgecilerin islamını, milliyetçi sloganlarını reddetmek Kürdistan halkının vazgeçilmez görevidir. Bu sloganlar ve cümleler altında sunulan program halklar ve ezilelen inanç toplulukları için kapsayıcı olamaz ve dıştalar.
Türk- islaam sentezi zaten bu gün işliyor. Kürdistanda bu ?ittifakla? sömürgecilik onurlandırılıyor.
Aleviler, hep ötekiydi. Her dönemde ezildiler, inkara uğradılar, üstelik bunu sadece devlet yapmıyor, toplumun önemli bir kesimi buna ortak edildi. Bunu övmek değil, toplumun özürler dilenerek ikna edilmesi ve Alevilere katılım, serbestçe bir ortam ve özgürlüklerini sağlamak önem taşır.
Ezidiler, Türkiye de nedense unutuldular. Ermeniler sömürge bile değil artık, soykırmla topraklarından sürüldüler. Kalanda sağa sola dağıtılmış. Bununla Türkler ve Kürtlerde yüzleşmelidirki, kardeşlik ortamı oluşsun.
Çerkezler, Türkiye cumhuriyetinin kuruluşu için savaştılar, daha savaş bitmeden tasfiyeye uğradılar. Onlarda sömürge ötesi bile değildir.
Lazlar, bırakalım sömürgeyi, sömürge ötesi bile değiller ve kendilerini tanımlamakta zorlanıyorlar.
Diğer Hristiyan halklar devlet sınırları içinde oraya buraya serpiştilmiş küçük ?adacık? koloniler gibidir.
Sömürgecilerimizle ittifak kesinlikle kardeşlik ve ortaklık ittifakı değildir. Kürdistan için böyle olunca diğer halkları azınlıkları, inanç gruplarını, ötekileştirilenler için ne anlam ifade edeceğini varın siz düşününüz.
*****
*Barışa karşı olamam. Egemenlerin borularının öteceği, sistemdeki temel taşların değişmeyeceği, biraz uyarlama ve göz boyamalar, ucuzca sorunu kapatmak ve çözmek değil,erteleyen barışa karşıyım.
*PKK?nin ve Kürdistan halkının direniş ve örgütlülüğünün tasfiye edilemesine, entegrasyonla sisteme yamalanmasını amaçlayan ?barışa? karşıyım.
*Türk kirli savaş örgütlenmeleri olduğu gibi korunurken sadece PKK nin silahsızlanddırılmasını içeren, işte savaş bitti, çatışma kalmadı diyen ?brışçılara? karşıyım.
*Barışa evet, ama barış otamını sağlamaya dönük devlet ve hükümetin hiç bir ciddi adım atmayıp diyalog ve tartışma, her düşünce ve partinin önünün açılmasını istemeyen ?sahte barışçılara? karşıyım.
*Kürdistan ve Kürtlerin ve ötekileştirilen bütün kesimlarin temel sorunlarını çözmeye yönelik ciddi girişimlerde bulunmayan ve sadece PKK nin oyuna getirlmesine ?barış? diyenlerin sahteliklerine karşıyım.
*tek kişiyle savaş ve barış kararlarının alınmasına ve buna bütün Kürdistan halkının iradesi böyledir diyen görüşe karşıyım.

PKK lideri ve Öcalan PKKnin savaşı sona erdirilmesi ve silahsızlandırma ve geri çekilmelerine birşey diyemem. PKK ne savaşsın ne de barışsın yani savaşı bitirsin demek bana düşmez. Bu onların kararı.
*Ama barış bir toplumu bir halkı ve herkesimi doğrudan ilgilendirir. Barış kararı toplumun önemli kesimlerini kapsamadan olmaz. Müzakerelerin tutsaklık koşullarından çıkarılıp BDP, diğer Kürdistani partiler, şahsiyetler ve değişik biçimlerde KCK nin dahi edilmesi ile yürütülmesine taraftarım. Görüşmelerin MİT ile değil siyasi bir nitelik kazanmasının (siyasi tarların katılmasına dayanan)yanındayım.
Ve müzakerelere her kesimin dahil edilmesini isterim.
*İç barış sağlanmadan dış barışın sağlanacağını pek sanmıyorum. Mektup bolca Türk-Kürt ittifakından söz ederken Kürdistana dönük iç barış çağrısı yapmadı. Kendi içimizde hellalleşmeden Türklerle nasıl helalleşeceğimiz aklım almıyor..
*Toplumun önemli bir kesimi savaşın bitmesini istiyor. Savaş yorgunu veya artık gına geldi gibisinden düşünüyorlar. Kürtler AKP ve devlete güvenmiyor. Sözü edilen mektubu ve haklarının verileceğine pek inanmıyorlar.
Bir halkın geldiği veya getirldiği düzey vb dikkate alınırsa ve sözü edilen program, ayrıca Kürdistanın kurtuluşunu içermeyen bir savaş ve bu konuda akıtılacak kanın olmadığını düşünüyorum. ?Demokratik Türkiye cumhuriyeti? için savaşın sürdürülmesi anlamsız olur.
? Öte yandan bu günlerde medya ve birçok kesim çokça barıştan söz etsede barış ortamı yaratılması için aynı kesimlerin ciddi bir çabası olmadığını görüyorum. Buda tc ye ?sahte barış? ünvanını ve hükümetin hakketmediği halde kendisini ?barışçı?ilan edip hile ve kurnazlıklara devam edeceğine yol veriyor.
? Misakki Mili, islam bayrağı, islam kardeşliği ve binlerce yıl beraber yaşadık, soykırım ve katliamları sadece emperyalistler yaptı, Türk,İslam sentezine hizmet eden sloganlara, Kürdistan ve Kürdistan halkının temel hak ve özgürlüklerini içermeyen, Kürdistana bağımsızlık, federasyon, konfederasyon vb düşünmeyen amaç ve programlara savaştada barıştada karşıyım.Misakk-mili ruhu, TBMM ruhu, cumhuriyeti beraber kurduk ruhuna asla ve asla hiç bir koşulda rıza gösteremem.
Aman aman bu ruh bizden uzak kalsın....
Etiketler: PWD-K, Pwdnerin, Kurdistan, Kurd, Kürtçe