SIRA TÜRKİYE’YE GELECEK!...
İRAN REJİMİ YIKILINCA BAĞIMSIZ KÜRDİSTAN’IN KURULMASINI HİÇ BİR GÜÇ ENGELLEYEMEZ
Burada açıkça yazıyorum. Güney Kürdistan federasyonu bağımsızlık vb der ve belkide ilk adımlarını atar. Böylesi bir ortam oluşursa fazlasıyla sevineceğim.

Ama mevcut koşulları değerlendirdiğimde İran rejimi topun ağzına girince ve yıkılınca kesinlikle Bağımsız Kürdistan kurulacaktır.
Dursun Ali Küçük
11.08.2012 - 13:06
SIRA TÜRKİYE?YE GELECEK!...
Dursun Ali Küçük-11.8.2012-
İran Genel Kurmay Başkanı Suriye?den sonra sıranın Türkiye?ye geleceğini söyledi. Türk dişişleri bakanlığı buna sert cevap verdi.
Sert cevap niye verdiler, Suriye gibi Türkiye ninde sonuçta aynı şeylerle karşılaşacağını söylediği için. Yarası olmayan gocunmaz diye bir söz var; demekki Türkiye?nin kanayan bir yarası var. Hatırlatılmasında sonsuz derecede rahatsızlık duyuyorlar.
Ortadoğu haritası değişmeye mahkümdur. Kimse 1. Dünya savaşında cetvelle çizilen bu haritayı artık kabul edemez. Zaman ve siyasi vb gelişmeler bu haritayı eskitti. Hiç bir rejim biraz uyarlama yaparak soğuk savaş dönemindeki gibi yaşayamaz.
Ben devrimci oldum olalı, yakındoğu ve Ortadoğu?da Kürtlerin 40 milyonluk bir nufusu olduğu söyleniyor. Buda tahmini ve yaklaşık bir rakamdı. Aradan neredeyse 30 yıl geçti. Hala Kürtler 40 milyon deniliyor. Kürt nufusunun artık 50 milyonun üzerinde olduğu kesindir. Kürtlerin çabuk çoğaldığı gözönüne alınırsa 60 milyon ve üzeri söylense de abartılı olmayacaktır.
Kürtler derinliğine bir çoğrafyaya ve genişliğine bir nüfusa sahiptir.
21. yüzyılın en dinamik gücünü Yakındoğu ve Ortadoğu?da Kürtler oluşturuyor. Bu yüzyıl Kürtlerin yüzyılı oluyor.
Lozan ve 1. Dünya sonrası anlaşmalar çöpe atılmaya mahküm olacak duruma geldi. Ya sınırlar; sınırlar aşılarak ve AB gibi ortak birlik ve Pazar oluşturularak aşılır. Buna yanaşılmazsa haritada yeni güçler sahneye çıkar. Kürtler açısından da Bağımsız Kürdistan kurulur.
Değişim gelip herkesin kapısını çalar. Er veya geç kaçınılmaz bir sondur bu. Hiç bir devlet değişimi ve 21. Yüzyıla denk düşecek ilişkileri, küreselleşmeyi, farklıların tanınması ve açığa çıkarılması gerçeği dışında kalamaz. Farklı olanlar ister etnik, ister dini, ister inanç ve ister demokrasi vb açısından olsun kimlik ve dünyanın genel geldiği ilerleme düzeyine kavuşurlar. Öyle ?kırmızı çizgilerimiz var? demek para etmez. Farklı olana , Kürtlere ve Alevilere vb. geçmişte olduğu gibi zor kullanarak bu gerçeği engelleyemezler.
Hani ne derler; Feriştah olsanda gücün yetmeyecek. Bu Türkiye ve İran açısından da fazlasıyla geçerlidir.

Hani İran?da şeriat var, buna rağmen AKP ve İran anlaşamıyor. Demek sorun din ve Müslümanlık değil. Devlet ve sermayenin çıkarları onları çatıştıryor. Bölge üzerinde bölgesel güç olmak noktasında kafa yoruyor ve çatışıyorlar. Ama herkesin Müslümanlığı da kendisine göredir. İki rejimde Firavun dönemini yaşıyor.
*******
SIRA SAHİ KİMDE?
Sıra İran?da mı Türkiye?demi?
İran?a sorsan sıra Türkiye?ye gelecek diyor. Ama kendilerinin de Suriye?den sonra hedefte olduklarını adları gibi biliyorlar. İran Genelkurmay Başkanı ?sıra Türkiye?ye gelecek? diyor. Haksızda değidir. İlk sıranın kimde olduğu bu gün ve yarın hangi rejimlerin çatırdayacağı çok önemli değil.
Ama herkes sırasını beklesin ve sıra kendisine gelir.
Suriye?den sonra sıra İran?dadır. Genel gelişmeler buna işaret ediyor. Sonra diğerleri sırasını sakın unutmasın. Ortadoğunun teokratik, otarşik, oligarşik, otoktarik vb rejimleri sırasıyla değişecekler. Bu değişimden kimse kaçmayacaktır.
Örneğin Suriye rejimini küresel güçler istemiyor. Ama onlardan çok herşeyiyle yardımcı olan Suudi Arabistan, katar, Türkiye ve Ürdün?dür. Bunlar aktif ve her tür desteği sunuyor.Suudiler, katar ve Ürdün demokrasinin D?sini bile ağzına almıyor. İnsan hakları vb dersen tam bir rezalet. Kadının adı bile buralarda söylenmez. Türkiye sadece D?sini söylüyor. Kürtler, Aleviler vb gündeme geldiğinde dillerini yutuyorlar. Bu günlerde Bahçeli AKP?nin yanındayım diyerek; istediğiniz kadar Kürtlere vb zülüm ve katliam yapın onayını veriyordu.
Erdoğan Çillerleşti. İdris naim Şahin mehmet Ağarlılaştı. Bir ergenekon gitti, Erdoğan ve AKP Ergenekonu geldi.
Kısaca rejimler yıkılınca bölgedeki diğer devletlerin pozisyonları farklı oluyor. Ama bu gün komşuya olan yarın onun başına gelecek. Bundan kaçıp kurtulamazlar, ancak mümkün oldukça ateşin çevre yerlerde olmasını ve kendisinden uzak olmasını tercih ediyorlar. Oysa tutuşmuş olan kıvılcımlar gelip onları da bulacaktır.
Hani parasıyla değil sırasıyla dır diye bir deyim vardır. Sıranın bölgedeki bütün rejimlere parasıyla değil sırasıyla geleceği kesindir.
*****
İRAN REJİMİ YIKILINCA BAĞIMSIZ KÜRDİSTAN?IN KURULMASINI HİÇ BİR GÜÇ ENGELLEYEMEZ
Burada açıkça yazıyorum. Güney Kürdistan federasyonu bağımsızlık vb der ve belkide ilk adımlarını atar. Böylesi bir ortam oluşursa fazlasıyla sevineceğim.

Ama mevcut koşulları değerlendirdiğimde İran rejimi topun ağzına girince ve yıkılınca kesinlikle Bağımsız Kürdistan kurulacaktır. Bunu Türkiye düşünsün. Kürtler İran?da yaygın bir çoğrafyada vardır. Doğu Kürdistan mevcut İran Türkiye devlet sınırlarıyla bitişiktir. Burada çok geniş olmayan ama uzun olan bir şeritte kürtler vardır. Ama Doğu Kürdistanda Kürt nufusunun çoğunluğu mevcut Kürdistan federasyonu ile sınır olacaktır.
PKK İran ın ve Suriye nin mevcut ilişkileri geçicidir. Kalıcı olduğuna inanan varsa saftır. Öyle Kürdistani olan bazzıları da sakın ?dosluk? tan söz etmesin. Kürdistan Suriye ve İran rejimlerinin yaşamasıyla değil, yıkılmasıyla kurulur. Bunu önemsemeyenler kör cahildir. Suriye ve İran rejimlerini kendilerini korumak için geçici taktik ilişkiler içine girmek issterler. Buna Kürtlerden çok onların ihtiyacı vardır.
Esad rejiminin canı çıkıyor. Canı çıkarken bile Güneybatı Kürdistanlıların haklarını ve statüsünü ağzına bile almıyorlar. İran rejimide serttir, ancak çatırdar ve kırılır. Onlardan reform vb beklemek hayaldir.

Türkiye soğuk savaş sona erince Rusya ve dağılan Sovyetler pazarından epey yararlandı ve palazlandı. Rusyanın Putin çıkışıyla beraber alanları daraldı. AKP islamıyla ortadoğu pazarını epeyce ele geçirmeye ihtiyaçları var, yoksa son on yılda ekonomideki büyümeyi ayakta tutamazlar. AB?yi unuttular. Ancak ABD ve AB?ye Ortadoğu?da size dayanarak ben epey iş yaparım, bensiz Ortadoğu değişmez diyorlar.Türkiye Suriye rejimini canla başla yıkmak istiyor. Hatta müdahale için en çok çaba harcayandır. Ama sıra Türkiye?ye geldiğinde içişlerimize kimse karışamaz ve Suriyenin içişlerine karışmıyoruz hikayelerini tekrarlıyorlar.
Suriye?de herkese katliam ve zulüm varmış. Erdoğan bu söyleme bolca sarılıyor. Sözkonusu Suriye Kürtleri, Ermenileri, hristiyanları, Durzileri ve Alevileri olunca dili tutuluyor. Sanki kendileri iktidara gelseler esad ı bile aratacak ve diktatör kesilecek Müslüman kardeşler vb demokrasi ve insan hakları mı getirecek? Fırsat bulurlarsa Erdoğan ve AKP gibi olacaklar.
Erdoğan bütün reform ve açılım demagojileri fos çıktı. Kürdistanlılara karşı, Alevilere ve hakkını isteyen emekçilere ve ötekilere karşı tam bir despottur. Şimdi Kürdistan?da Tansu Çiller, Doğan Güreş dönemini yaşatıyor. Eski kirli savaşçılar gibi ?yok ederiz?, ?bitiririz? diyorlar. Aynı zulüm ve katliam hikayeleri devam ediyor.

Türkiye uniter ve katı merkeziyetçi yapısını sürdürdükçe hiç bir temel sorun çözülmez. Kürdistan ve Kürtlere mevcut askeri çözüm dayatıldıkça Türkiye?dekiler boşuna demokrasi gelecek demesinler.
Sizin sıranız diğerlerine göre biraz gecikecek, ama unutmayın sıra size kesin gelecek. İttifaklar, mecvut konjoktürel duruma ve sırtınızın bolca sıvazlanmasına bakmayınız. Sert kayayız diyorsunuz ve kimse bize birşey yapamaz inancındasınız. Ama sert olan esnemez ve sonuçta kırılır. Bu gidişle ekonomiyi eskisi gibi düze çıkaramazsınız. Ordanda geriye adım atma başladımı, krizinizi örtecek birşey bulamazsınız. Sıfır çözüm bitti. Kardeşlik pozlarınız verdilerinize silah sıkıyorsunuz. Bunun faturası öyle ucuza kapatılamaz.
Ey Kürtler sömürgeci devletler her zaman genellikle ?kardeşiz, müslümanız, kız alıp vermişiz vb? edebiyatıyla bizi kandırdılar.
Fırsatlar her konuda var. Değerlendirmesini bilelim. Örneğin Güneybatı Kürdistanlılar Esad?ın gidişine acımayacaklar. Hasaplarını onun üzerine yapmayacaklar. Suriye?de muhalefetim diyen ve özellikle TC?nin desteklediği İslami kesime güvenilemez. Onlarda iktidara gelince Esad ve Erdoğan dan değişik biçimde farkları olamaz.
****

Bağımsızlık istiyoruz. Birlikte yaşam isteyenlerle federasyon temelinde, demokrasi ölçüleri ve özgürlükler temelinde yaşamaya varız.

Türk egemenleri ve hatta Türk halkının çoğunluğu neye alışmış: ?mevcut Tc içinde Türk olarak ve bzim gibi bize benzeyerek kardeşiz?. Haklarımızı istediğimizde ve katliamlara karşı direndiğimizde ?bölücüyüz?. Böyle kardeşlik olmaz, buna kardeşlik demeyeceğiz.
İnanca gelince ?hepimiz Diyanet İşleri Başkanlığı kurumu aracılığla Müslümanız? diyorlar. Diaynet bu gün Hanefi mezhebini dayatıyor. Türkiye deki Alevi Türkleri ilahi Diyanete bağlamak istiyorlar. Kürdistan Alevilerini, şafi Kürtlerini, Ezidileri vb ise Hanefi yapmak yani devletin resmi Müslümanlığına bağlamak için cumhuriyet kurulduğunda beri çalışıyorlar.
Geçenler Erdoğan: ?herinsan camide ibadet etmeyi tadacak? diyordu. Hristiyanlar, Aleviler, Ezidiler vb camiye gitmiyor. Ne yani herkes Erdoğan ve Diyanet gibi mi Müslüman olacak. Herkesin dini ve inancı kendisine. Dayatan Firavundur. Asimile eden Tanrı ya karşı geliyor. Diğer inaçlarında Tanrısı var be adam. Ne istiyorsun, Firavun!
Örneğin şafi Kürtler diyanetin ve Erdoğanın siyasal İslamını kabul etmeyecekler, Hanefi olmayacaklar. Karşı çıkacaklar. Diyanet aracılığıyla kimse Müslüman olmadı. Diyanet olmadan da Kürtler in çoğu şafiydi ve Müslümandı. Müslümanlığı AKP ve devletinin diyanetinden öğrenecek değilsiniz. İster Şafi, İster Ezidi, İster Alevi olun. İnacınızı ve dininizi kimsenin siyasi çıkarlarına alet etmesine musade etmeyiniz. Bağımsız durşunuz olsun. Bir Kürt Müslümanın, şafinin Tanrı ile arasına bir Türk milliyetçisi Müslüman-hanefi giremez. Bir Türk milliyetçisi Alevide Bir Kürt Alevinin Tanrı ile arasına giremez.
Aynıyız ve biriz nakaratları hikayedir. Bunlarında sonu geldi. Farklıyız ve farklı olarak kardeşçe yaşamaya varız.

Bağımsızlık Kürdistan ve halkının vaz geçilmez hakkıdır. Eski kardeşliği ve birliği kabul etmiyoruz. Eşit ve özgür birlik, federasyon ve statü olan birlik ve kardeşliğe varız. Bazıları da Bağımsız Kürdistanı Kürtlerin çoğunluğu istemiyor demesin. Kendisi adına konuşsun. Kendisi istemiyorsa herkes adına karar vermesin.

İran rejimi yıkılınca Bağımsız Kürdistan kurulacak. Buraya yazıyorum. Umarım yanılmam.
Etiketler: PWD-K, Pwdnerin, Kurdistan, Kurd, Kürtçe