SOYKIRIMCILAR YARGILANSIN
CHP genel başkan yardımcısı ve Deniz Baykal’ın sağ kolu Onur Öymen; Dersim, Amed, Bingöl vb soykırımları savunuyor ve açılım tartışmalarına karşı çıkarak aynısının bu günde yapılmasını istiyor
Dursun Ali Küçük
15.11.2009 - 18:02
SOYKIRIMCILAR YARGILANSIN
CHP genel başkan yardımcısı ve Deniz Baykal’ın sağ kolu Onur Öymen; Dersim, Amed, Bingöl vb soykırımları savunuyor ve açılım tartışmalarına karşı çıkarak aynısının bu günde yapılmasını istiyor.
Dersim ve Şeyh Said isyanında anaların ağladığını kimse sormadı diyerek, Cumhuriyetin, CHP’nin ve Mustafa Kemal’in işlediği ve bir insanlık suçu olan soykırımları savunuyorlar. Benzer politika ve uygulamaların devamını dayatıyorlar.
Öncellikle Seyit Rıza ve Şeyh Said isyan yaptılar ve bizde bastırdık görüşü tam bir yalandır.
Tunceli Kanunu 1935’te TBMM’inden geçti. Genel Müfettişlik yani başka deyimle genel valilik oluşturuldu. Dersimin yola getirilmesi için etnik temizlik, sürgün ve askeri operasyonlar, tedip ve tenkil hareketleri, sel hareketleri, idamların yapılması ve yok etme planlarını içeriyordu Tunceli kanunu. Bu yetkiler genel müfettişe verilmişti. Abdullah Alpdoğan bu konuda yetkili kılındı.
Mustafa Kemal ve CHP’nin politikası ve onayları, talimatları doğrultusunda bu kanun çıkarıldı ve uygulandı.
Dersimliler buna karşı direndi, kendini savundu.1937’de savunma kırıldı. Dersim olayını herkes 1938 olarak bilir. Dersimliler “Tertele 38” derler. Dersim soykırımı 38 olarak tarihe geçmiştir.
Şeyh Said isyanı denilen olayda benzerdir. Amed, Bingöl ve Elazığ’da uygulanan soykırımın adıdır. Şey Said liderliğinde halk kendini savunur. Şeriat getiriyorlardı ve İngilizlerin oyununa geldiler görüşleri tam bir saptırma ve tarihle alay etmektir. Pirim Seyit Rıza ve Şeyhim Şeyh Said’in dış dayanakları yoktur. Gericilik yaftaları, cumhuriyetin modern soykırım uygulamalarının kılıfıdır.
Yüz binlerce insanımız öldürüldü, yüz binlercesi sürgün edildi. İstiklal mahkemeleri olan ayaküstü mahkemelerde yüzlerce yurtsever ve soykırıma boyun eğmeyen insanlarımız idam edildi.
Bunlar, Kürdistan’da yürütülen etnik temizlik hareketidir. Bu soykırımlardan zarar görmeyen insanımız yoktur.
Evet, bizim analarımız ağladı. Yas tuttular, ya Xızır ve Allaha yalvardılar. Genç kızlarımız tecavüze uğramamak için kendilerini kayalardan attılar. Köylerimiz ve evlerimiz yıkıldı. Ormanlarımız, tarlalarımız ve hayvanlarımız ateşe verildi, telef edildi. Uçaklar ve gaz bombaları bize karşı kullanıldı.
Neredeyse bütün yaşam olanaklarımız yok edildi. Yolara düşürüldük. Sefil ve perişan durumlara düştük.
Bunların hepsini yaşadık ve biliyoruz. Ve hala soykırım devam ediyor.
Onur Öymen soykırımı ve insanlık suçunu övmüştür.
Bir bakıma görmeyenler için kendilerini ele vermiştir.
Mustafa kemal, CHP ve hükümeti Kürdistan’da, Dersim, Amed-Bingöl-Elazığ vb yerlerde soykırım ve insanlık suçu işlemişlerdir.
Savaş suçları işlemişlerdir. Katliamcı ve cinayet işlemekten zevk almakta ve bunu savunmaktadırlar.
Aynı şekilde Ermeni soykırımından sonra sıra Müslüman ve alevi olan halka gelmişti. Etnik temizlik yanında dini temizlikler ve katliamlarda yapıldı. Bunda sorumlu olan Mustafa kemal ve CHP’dir. Çok partili dönemde ise resmi partilerin hepsi bu işi sürdürmüştür.
Onur Öymen soykırım ve insanlık suçunu işlemeye devam eden politikayı uygulamaktan yana olduğu, Dersim, Amed-Bingöl-Elazığ soykırımlarını savunduğu ve övdüğü için Avrupa İnsan hakları Mahkemesine vb şikayet edilmelidir.
Övdüğü dönemin uygulamalarını yapan baş aktör Mustafa kemal, ulu önderin CHP’si, hükümeti ve bakanları soykırım ve insanlık suçu işlemekten dolayı uluslar arası mahkeme, kuruluş, insan hakları mahkemesinde yargılanmalıdır.
Soykırım insanlık suçudur.
Bunu yapanlar yargılanır ve mahkum olur.
Örneğin İsviçre vb yerlerde Ermeni soykırımını savunmak suçtur, savunanlar mahkemelik olur. Almanya’da Hitlerin soykırımları savunulamaz.
Deniz Baykal, CHP, MHP, Onur Öymen açılıma karşı çıkarak aslında cumhuriyeti soykırım ve insanlık suçlarıyla ayakta tutmak istemektedirler. Kürdistan’daki soykırım, katliamlar, faili meçhuller, Alevi katliamları vb altında bu zihniyet yatmaktadır.
Çok partili sisteme geçilince CHP ve DP kendi aralarında anlaşırlar. Eski uygulamalar, vahşet, Kürdistan sorunu vb gündeme getirilmeyecek biçiminde görüş birliğine varırlar. Bu kabul başbakan olan Menderes’in idamına giden yolu açtı.
Cumhuriyet soykırımlarla, katliamlarla yüzleşmelidir. Türkiye bu insanlık suçlarından dolayı özür dilemedikçe açılımdan beklenen sonuç alınamaz.
Ordu, Ergenekon’un sözcüleri CHP ve MHP bu kadar rahat hareket edemezler.
Bir bütün Türkiye’nin anayasaları ve en son 12 Eylül askeri faşizminin anayasası soykırımları, etnik ve dini temizlikleri, Kürt ve Alevi, Ermeni, Asuri, Rum vb soykırım ve katliamları onaylıyor. Bu anayasa şoven Türk milliyetçiliğin bekçisidir. Faşizmi, soykırım ve katliamı savunmak anayasalarda suç değildir. Bunlara karşı çıkmak “suç” olarak görülüyor.
Onur Öymen, CHP ve MHP, Ordu buradan güç alarak konuşuyor.
Ey aleviler, Dersimliler bu Mustafa kemal, CHP laik değildir. Osmanlı Alevileri, Kürtleri sindiriyordu, katliamda uyguluyordu, ama bu uygulamaların hiç biri Mustafa Kemal ve CHP’nin yaptığı kadar derin ve sistemli değildir.
AKP’ye şeriatı getirin deseniz de getirmez. Katılmayabilirsiniz, Müslümanlarda inanışlarını yaşasın.
Aleviliği yasaklayan, tekke, zaviye ve ocaklarınızı kapatan Mustafa Kemal ve CHP’dir. Şeriata karşı olun, bu doğrudur. Müslüman’a inanışlı insanlara karşı olmayalım. Müslümanlık adına ve dini devlete alet eden soykırımcılara, inkar ve yasakçılara, etnik ve dini temizlik yürütenlere karşı olalım. Hep birlikte bunların yargılanması ve devletin bu suçlardan dolayı özür dilemesi için çalışalım.
CHP, laikliği yanlış kullanarak Alevi inancını yasakladı. Alevi katliamlarını bu devlet yaptı ve yaptırdı.
CHP ve MHP bu gün aynı şeyleri savunuyor ve aynı politikaları yürütüyor.
Bunu görmeyecek miyiz artık?
Dersim ve Alevilerden Onur Öymen’in açıklamalarına karşı tepkiler devam ediyor. CHP genel başkan yardımcısı Onur Öymen aynı açıklamada Şeyh Saidin adını anarak Amed-Bingöl-Elazığ vb soykırımları da övüyor.
Açılım değil, askeri ve her yönüyle ezelim, dize getirelim diyor.
Bingöl-Amel-Elazığ’dan hala ciddi tepkiler gelmedi. Bu durumu yadırgıyorum.
Umarım buraların insanları ve kuruluşları, soykırıma, askeri operasyonlara, kirli savaşa karşı olan herkes gerekli cevapları vermekten gecikmez.
Dersimlilerin ve Alevilerin CHP’den istifa etmeleri ve soykırıma tavır alması yönündeki görüşleri olumlu buluyor, destekliyorum.
Kürtleri, Alevileri, Dersimlileri; Öcalan’ın Mustafa Kemali aklayan, jakoben, demokrat yapan ve kemalizmin güncelleştirilmesine çalışan açıklamalarına tavır almalarını bekliyorum.
Dersim soykırımını Mustafa Kemal yapmamış, seyit Rıza’yı kurtarmaya gitmiş, başaramamış görüşü bilimsel ve doğru değildir. Bu konuda Öcalan’a değil, o dönemi yaşayan dedelerime, ninelerime ve anama inanırım. Mustafa Kemal 1915-16 da Kürdistan da görevlidir. Ermeni soykırımının uygulamasını sürdürür.
Tunceli Kanunu 1935’te çıkarıldı. Dersime karşı soykırım ve ezme planıydı ve uygulandı. Mustafa Kemal, sanırım Elazığ ve Pertek'e kadar gidiyor. Ama teftiş etmeye gidiyor. Yönlendirmek ve yönetmek içindir. Dersimliler Mustafa Kemal’in soykırım uyguladığından ve doğrudan sorumlu olduğundan aşağı yukarı hem fikirdirler. Bu tür görüş ve aklamaları Dersimliler ve Kürdistanlılara karşı saygısızlık ve gerçekleri saptırmak olarak değerlendiriyorum.
Şeyh Said “isyanının” İngilizlere dayandığı ve onların parmağı olduğu, gerici olduğu görüşleri aynı şekilde yanlıştır.
Mustafa Kemal otokrasisinin bizlere karşı uyguladığı soykırım ve insanlık suçlarını hafifleten hiçbir görüş kabul görmemelidir. Bunu umut ediyor ve bekliyorum.
Dursun Ali Küçük-13.11.2009
[email protected]
Etiketler: PWD-K, Pwdnerin, Kurdistan, Kurd, Kürtçe