SURİYE FEDERAL CUMHURİYETİ(2)



 



Dursun Ali Küçük-23.12.2011-



Suriye’de “yeni” bir cumhuriyetin kurulması gündeme
girmiştir. Yeni koşullar, fırsatlar ve olanaklar ortaya çıkacağı kesindir. Esad
Kemalizmi, yani Kemalizmin karikatürü olan Suriye cumhuriyeti ve BAAS partisi
gidecektir. Cumhuriyet değişecektir. Yeni bir cumhuriyet ile oradaki siyasi ve
toplumsal çevreler yeniden şekil bulmaya çalışırlar.



 



Politika fırsatları kullanma ve yeni ortaya çıkan
olanakları ve koşulları değerlendirme sanatıdır. Bu yeni şekillenmede Araplar,
Kürtler, Durziler, Asuri-Suryaniler, Ermeniler, yine dini topluluklar Alevi,
Sünni, Hristiyan vb leri kurulacak bu yeni cumhuriyette yeniden konumalanacak
ve ilişkilerini düzenlemeye gideceklerdir.



 



Irak Saddam rejiminin yıkılışını Kürtler
değerlendirdiler. Irak federasyonu içinde önemli bir mevzi tutmaya başladığı
çok açık görünüyor. Suriye Kürtlerinin Esad’ın gidişine kaygılanmalarına gerek
bulunmuyor. Esad rejiminde Kürtlerin bir kesimi Türk usulü gibi vatandaş bile
değildi. Hiçbir hakları yoktu. Esad gidici iken tanıdığı bazı kırıntılar ve
verdiği sözler iktidarını korumak içindir.



 



Esad rejimi otoriter bir diktatörlüktü. Otokrasi ile
yönetiliyordu. İnsanın burada hiç bir değeri bulunmuyor. Alevilere dayanmasına
rağmen Alevilerin felsefe ve kültürleri ile devleti şekillendirdikleri doğru
değildi. Ama Alevi tabana dayandığı doğrudur. Mustafa Kemal gibi Sünni İslama
yer veriyordu, yani onunda kullandığı bir İslam vardı.



 



Dolayısıyla Kürtler, diğer azınlık halklar, dini
topluluklar gidici olan esad rejimine yatırım yapamazlaar. Kimki, hala Esad
rejimi ile uzlaşma ve verdiği sözlere güveniyorssa o kesim kurulacak yeni
cumhuriyette yer zor bulur. Bunun için siyaseten kaybeder. Suriye ve İran
eksenine oynanamaz. Ortadoğu daki son gelişmeler, dünya küresel güçlerin
pozisyonu ve ilşkileri vb hesaba katılmadan; bunlar dikkate alınmadan atılacak
her adım sonuçsuz kalmaya mahkümdur.



 



***********



 



Ben federal ve demokratik, özgürlükçü bir cumhuriyetin
kurulmasından yanayım. Kürtlerin federal bir yapılanmadan yana olmaları
çıkarlarınadır.



Küresel güçler federal ve otonom yapılanmalara karşı
olamaz. İçerdeki güçler buna hazır ise yok diyemezler. ABD, Fransa, İngiltere
veya AB tavrı ve hatta dolaylı İsraili katarsak  federal bir cumhuriyete tavır almaları zordur.
Yeni bir cumhuriyet ismi verilecektir. Federal denilmese bile Kürtler geniş bir
otonomi ile kendilerini temsil edebilir.



 



Kürtlerin politikası öyle Kuzeyde yaptıkları gibi deve
kuşu misali kafalarını kuma gömüp küresel aktörleri görmemezlikten gelmeleri
gibi olamaz. Kürtler kendi siyasi iradeleri ve politilarını esas alırken, yeni
cumhuriyetin şekillenmesinde rol oynayan aktörlerle orta yerde buluşmaları,
uzlaşmları ve denge kurmaları gerekiyor.



Açık ssöyleyeyim kuzeyin KCK politikasını Güneye dayatmak
kaybetmektir. Orası Türkiye değildir ve Türkiyenin denetimindeki sömürge
değildir. Kuzeydeki gibi sadece kimliği tanımak ve belirsiz otonomi ile orada
politika yapılamaz. Belki “Önderliklerinin” söylediklerine karşı çıkamazlar ama
akıllı davranmalarında fayda olacağı inancındayım. Şuna katılıyorum. Suriye
rejiminin değiştirilmesi için Türkiye ye aaktif rol verdiler ve yine bundan
dolaayı Kuzey Kürdistan mücadelesinin yenilmesi ve tasfiye edilmesi için destek
veriyorlar. Bu KCK açısından zorlayıcı bir durumdur. Kuzey için hassas
davranmaları yerindedir ama Suriye için daha farklı politik yönelim gerekiyor.
Kuzey yaklaşımı aynen güneye kopye veya monte edilirse bundan Kürtler
kesinlikle zarar görür.



 



Daha once Esadla uzlaşmak politik yaklaşımları içindeydi.
Gelinen noktada buna tenezül etmeyeceklerini umuyorum. Ederlerse kazançlı
çıkılmaz, üstelik Suriye’ye müdahale eden Türkiye nin eli güçlenir.



 



Güney Kürdistan federal cumhuriyet içinde federal
yapılanmayı esas alabilir. Bu gerçekleşmezse kurulacak cumhuriyette ez azından
geniş bir oronomiden yana olabilirler. Bunu belirleyecek oradaki mücedele ve
rol alan aktörlerin tavrına bağlıdır.



 



*********



 



Kürtlerin hepsi ve her parça Kürdistan Türkiye’nin
müdahalesinin karşısında olmalıdır. Türkiye’nin işgali veya Kürt mücadelesini
engelemek için sınır boyunca kuracağı tampon bölge kabul edilemez ve
edilmemelidir.



 



Türkiye oradaki muhalefete politikasını dikte etirmeye
çalışıyor. Ağırlıklı İslami muhalefet içinde bazılarına dayanmak isteyeceği
açıktır. Kaldıki Araplarda Türkiye nin işgalini hoş karşılamazlar. Bunun da
hesaba katılması önem taşır. Türkiyenin işgali öyle bilinen klasik tarzada
olmayabilir. Daha çok asker konumlandırır ve Kürt alanlarında tampon bölge ve
ağırlıklı Kürtlere karşı bir pozisyon alacaklardır.



Kaldıki farklı aktörlerde Suriye’yi tek başına
Türkiye’ye bırakmazlar.



 



Irak federsayonu, Cumhurbaşkanı Talabani ve Kürdistan
federasyonu başkanı Mesut Barzani Türkiyenin müdahalesine karşı olduklarını
belirttiler. Aşağı yukarı Kürdistanlıların çoğunluğu müdahaleye karşı
olacaktır.



****



BİRLİK



 



Kürt Ulusal Meclisi güneyde oluştu. PYD’nin zaman
geçirmeden bu mecliste yer alması ve her konuda bütün Kürtlerin ortak politika
üretmesi ve uygulaması oldukça yararlı olur. Kuzeyin mevcut ilacı güneyi iyileştirmez.
Ne reçete ne de aynı ilaçla hastanın tedavisi mümkün görünmüyor. Suriye ve
güneye göre reçete ve ilaç kullanmak gözden kaçırılmaması gereken önemli bir
husustur.



 



Ortak politikalar ve her konuda birlikte hareket
etmek, temel haklarınızı kazanmak için hayati önem taşır.



******



İSLAMCI SİYASİ ÇEVRELER ÖNDE OLUR



 



Ortadoğu gerçekliği ve mevcut durum dikkate
alındığında siyasi islami güçler Araplar içinde ağırlıklı güç oluşturabilirler.
Esad yönetimi İslami güçleri ve değişik siyasi çevreleri ve bunların
muhalefetini acımasızca ezdi. Dolayıyla Araplar içinde ağırlıklı kesim siyasi
ve küresel ilişkileri gözardı etmeyen siyasi islamdan oluşabilir. Bunların
hepsi aynı renkte değildir.



İçlerinde şeriat tercih edenler olacaktır. Ama şeriat
düzeni kuracaklarını sanmıyorum. İslamcılar küresel dünya ilişkilerini
öğrendiler. Çok partili yaşam ve özgürlüklerin belli düzeyde gelmesi
gerçekleşir. Arapların çoğunluğu olmasa da bir kesimi Alevidir. Hristiyan olan
Asuri-Suryani ve Ermeniler ve yine Durrziler vb halklar bulunmaktadır. Kürtler
müslüman olsalar bile siyasi islamı tercih etmezler.Demokrasi ve özgürlüklerden
yana olurlar.



 



Güneyli Kürtlerin yapması gereken muhalefet ile
ilişkilenmeleridir. Suriyenin yeni şekillenmesinde nasıl bir ilişki, yaşam
düzeyi ve siyasi yapılanma kuracaklarından muhalefet kesimi ile alıp
vermelidir.



 



Suriye yapılanması itibarıyla diğer bazı arap
ülkelerine benzemez. Putlar yıkılacaktır. BAAS gidecektir. Yeni siyasi aktörler
kesinlikle yeni şekillenmenin içini doldurmaya başlarlar. Yeni siyasi aktörler
ortak noktaları bulmakla yüzyüze kalır. Bunu yapamazlarsa kaos durumları
orrtaya çıkar.



******



HER YER ÖN CEPHEDİR



Öyle mücadelenin arka ve ön cephesi veya parçalar
arasında ileri ve geri cephe yoktur. Herkesin bulunduğu parça kendileri için ön
cephedir. Güneyli Kürtler içinde yaşadıkları çoğrafya ön cephedir. Güney
Kürtleri temel haklarını kuzeyden once kazanabilir. Kuzeyinki daha biraz
uzayacağa benziyor. O halde tüm Kürdistanlıların güneyin-Suriye Kürdistanı ve
Kürtlerinin kazanması için harekete geçmesi ve yanında olmaları yararlarına
olur.



Değişimde Kürtlerin kazançlı çıkacaklarını ve temel
haklarını önemli ölçüde alacaklarını sanıyorum. Yeterki birlik temelinde ve
orayı şekillendirecek güçlerle –hem iç hem dış(sadece Türkiye harıç)  uzlaşma noktaları bulsunlar ve doğacak
boşlukta kendi çoğrafyasında hemen boşluğu kendi örgütlenmeleri; idari, siyasi,
kültürel yapılarıyla doldursunlar.



 



Ben umutluyum….



 



 



 



 



 

Etiketler: PWD-K, Pwdnerin, Kurdistan, Kurd, Kürtçe