TÜRK-KÜRT SAVAŞI MI?(11)
Bu gün Öcalan ve KCK ve hatta sivil alandaki bazı siyasetçilerin “Türk-Kürt çatışması” çıkar argümanına sarılmasını ve üstelik bunu tehdit aracı olarak kullanmalarını anlamak zordur. Herkesin anlayacağı bir dille söylersem “Türk-Kürt çatışması” Ergenekoncuların, faşistlerin, ordunun icadıdır. Kürdistan’da o kadar baskı, öldürmeler ve katliamlara rağmen Kürt halkı içlerinde ve beraberinde yaşayan Türk halkını hedef yapmamış ve saldırmamıştır. Aynı durum metropollere göç eden Kürtler içinde geçerlidir.
Dursun Ali Küçük
15.01.2010 - 20:55
TÜRK-KÜRT SAVAŞI MI?(11)
        -1-
Katliamlarda halk yer alır.
Ama katliam ve soykırımları planlayan, örgütleyen, ırkçı ve fanatik, faşist düşünce ve politikalarla planlayan ırkçı devletlerdir.
Devletin planlamadığı ve politika haline getirmediği bir halkların birbirini katletmesi ve soykırımdan geçirme olayını göstermek zordur.
Ermeni soykırımını devlet planladı, İttihat ve Terakki Türkçü ve ırkçı bir politika ile bunu hayata geçirmek için Teşkilatı Mahsusa gibi özel katliam örgütlenmelerini devreye koydu.
Kürdistan soykırımlarında devlet baş rolü oynamıştır.
Maraş, Sivas vb Alevi katliamlarına bakın arkasında kontrgerilla ve Ergenekon vardır. Faşist ve fanatik İslam’a bağlı halk burada sadece figürandır.
Bana göre son zamanlarda sıkça tekrarlanan “Türk-Kürt çatışması” asıl olarak Ergenekon ve derin devlet patentlidir.
Türkler ve Kürtler durup dururken ve kendiliğinden birbirine saldırmaz ve bunu katliam ve soykırım düzeyine çıkaramazlar.
O zaman neden Türk-Kürt savaşı?
Bu savaş artık kaçınılmaz bir hale mi geldi?
Yoksa kirli savaş uygulamaları ve Ergenekon, MHP, CHP, derin devlet gibi organizasyonların bilinçli yürüttükleri bir politikanın ürünü olarak mı tezgahlanıyor veya zaman zaman gündemleştiriliyor?
Şüphesiz bu çatışmanın arka cephesi vardır.
Bu gün Türkiye’de devlet içi çekişmelerin, tezgahlanmak istenen darbelerin, Ergenekoncuların, MHP ve CHP’nin bütün politikalarının özü Kürdistan üzerinde yürütülen politikaya dayanmakta , fatura Kürtlere çıkarılarak ciddi oyunlar tezgahlanmaktadır.
Ordu yine Kürdistan üzeri politikadaki ve her alandaki yerini korumak istiyor.
AKP onlar gibi çok belirgin olmasa da oda Kürdistan’a fatura çıkararak politika yürütüyor.
Türk ve Kürt çatışmasının gerçek nedenlerini anlamak zor değildir.
*******************
Cumhuriyet kurulunca Adalet bakanı Mahmut Esat Bozkurt, hizmet etme görevini Kürtler için sıralarken , başka bir konuşmasında Kürtlerle ilgili haklar isterlerse Irak Kürdistan’ına gitsinler veya başkalarını oraya sürelim diyordu.
Bu günün devlet yönetiminde yer alanlarda bazen Kürdistan hakları istiyorlarsa, Özgür Kürdistan’a yani Irak Kürdistan’ına gitsinler demektedirler.
Bunlar dil sürçmesi değildir. “Çözüm” lafları eden Başbakan Erdoğan bile Hakkari’de aynı sözleri söyledi.
Uniter, bütünlükçü ve inkarcı, asimilasyoncu ve ırkçı Türk milliyetçiliğinin temelinde bu düşünce ve politika bulunuyor.
Bu zihniyet çok sıkışınca Kürdistan mı istiyorsunuz, burada olmaz, hadi Kürdistan’a gidin diyecektir.
Kürdistan’da göçleri devlet bilinçli olarak örgütledi ve deyim yerindeyse Kürdistan’ın çoğunu boşalttı. Kürt nüfusunun çoğunluğu Türklerin yaşadığı bölgelere göçertildi. Buna ekonomik zorluklar ve geçim sorunları eklenince bu durum katlanarak sürdü.
Savaşta yerleşim yerleri boşaltılan ve mallarına mülklerine el konulan insanlar ortalıklara düştü. Çoğu metropollere gitti.
Şimdi MHP, CHP, Ergenekoncu ve orducu güçler “buralarda ne arıyorsunuz”, “huzurumuzu bozuyorsunuz” diyorlar.
Haklarınızı, özgürlüklerinizi isterseniz “buralarda size yer olmaz” demektedirler.
Erirseniz ve köle olursanız sorun yok, bu Türk milliyetçiliğinin birlik ve bütünlükçülüğünün marifeti sayılır.
Bak, nasıl kardeş kardeş yaşıyoruz. Bize uyun ve diğer vatandaşlar gibi daha çok “Türk olun” sorun bitiyor.
Olmazlarsa ne olur, Türk-Kürt çatışması gündeme gelir.
Bunu kim yapar, devletin ve ordunun anlı şanlı Ergenekoncuları, “kök kazımaya” alışmış ordu ve döneme göre ihtiyaç duyduğu örgütlenmeleri, Özel harp ve kontrgerilla planları devreye girer.
**********************
“Türk-Kürt çatışması” bu devletin gizli planları ve örgütleri tarafından geliştirildi. Ordu bunun zemini attı. 1990’larla güçlenen Ergenekoncular bunu geliştirdiler. Bu gün siyasal parti olarak MHP ve CHP bunun savunuculuğunu yapmaktadır.
Politikaları esas olarak Kürdistan ve Kürtler üzerinedir ve buna karşı bir duruş sergileyerek milliyetçiliği körükleyerek cumhuriyet sistemini ayakta tutmak istiyorlar.
Kürdistan’da devletin imha ve inkar politikalarına karşı gelişen gerilla savaşında ve Kürt yurtseverliği gelişirken, hiçbir zaman yaşadıkları coğrafyada Türklere ve sivil Türklere karşı eylemlerde bulunmamışlardır. Veya burayı terk edin dememişlerdir.
PKK’nin sivil halka yönelik yanlış ve onaylanmayan eylemleri olmuştur.
Bu eylemler büyük çoğunlukla sivil Kürtlere karşı olmuştur.
PKK hiçbir zaman yanlış bazı eylemlere karşın, Türk-Kürt çatışmasından yana olmamıştır ve yapmamıştır.
Bu gün Öcalan ve KCK ve hatta sivil alandaki bazı siyasetçilerin “Türk-Kürt çatışması” çıkar argümanına sarılmasını ve üstelik bunu tehdit aracı olarak kullanmalarını anlamak zordur.
Herkesin anlayacağı bir dille söylersem “Türk-Kürt çatışması” Ergenekoncuların, faşistlerin, ordunun icadıdır.
Kürdistan’da o kadar baskı, öldürmeler ve katliamlara rağmen Kürt halkı içlerinde ve beraberinde yaşayan Türk halkını hedef yapmamış ve saldırmamıştır.
Aynı durum metropollere göç eden Kürtler içinde geçerlidir.
O zaman kimler ve ne için faşist ve ırkçı eğilimli Türkleri bizzat örgütleyerek Kürtlere karşı sürüyor?
Kim bu çatışmaların temelini attı?
Hangi argümanlar kullanılarak, Kürdistan ve Kürtlerin doğal haklarını almak için yürüttükleri mücadelesine karşı Türk halkını da çıkararak ırkçılığı sahneye açık koymaktadır?
Açıktır ki, bu ve benzer nedenler ve sorunları üretenler, planlayanlar görülmeden basitçe “Türk-Kürt çatışması” çıkar argümanlarına sarılanları iyi tanımalıyız.
Devlet, JİTEM, Ergenekon vb Kürdistan’da faili belli olan 20.000 sivil ve silahsız insan öldürmüştür.
Bu devletin sivil Kürt kırımı değil mi?
Savaş nedeniyle ve sözde balığın ölmesi için denizi kurutmak için milyonlarca Kürdistanlıyı neden yerlerinden ettiniz?
Barajların büyük çoğunluğunu Kürdistan’a yaparak bu çöğ rafyayı neden boşaltmaya kalktınız?
1990’larla asker cenazelerini bayrak, millet vb milliyetçi ve ırkçı duygularla körükleyen ve her cenazeyi “terörizm” adı altında Kürtlere kin duyacak şekilde kullanan bu ordu ve devlet değil mi?
Ergenekon, MHP ve CHP’nin ırkçı milliyetçileri bayrak, Ata, cumhuriyet mitingleri ile bunu alabildiğine geliştirmedi mi?
1999 da Öcalan yakalanmadan önce milliyetçi ve faşistleri sokaklara döken, adeta şovenizmi şahlandıran Ergenekon, ordu, MHP, DSP vb değil miydi?
Aynı zamanlarda bazı metropol yerlerinde normal sıradan şeyleri bahane ederek çeşitli yerlerde Kürtlere karşı sözüm ona halk adına Türk milliyetçileri Kürtlere saldırmadı mı?
2007 ve 2008’lerde Özgür Kürdistan’a müdahale etmek, darbe yapmak, demokratik gelişmelerin önünü tutmak için linç havası yaratanlar bu Ergenekoncular ve faşistler değil miydi?
Bunun için çeşitli saldırılar düzenlendi ve bazı insanlar katledildi.
Bütün bunlar olurken adeta savaş medyacılığı yapan basının büyük çoğunluğu bu tür olaylara arka çıkıyor.
Bunu, “Türk halkının teröre karşı öfkesi” olarak hep göstermeye çalıştılar.
O zaman işi fazla uzatmadan “Türk-Kürt Çatışması”nın kaynağını buralarda aramak lazımdır.
******************
“Türk-Kürt çatışması” nı PKK’nin metropollerdeki bazı yanlış eylemlerine dayandıranlar yanılmakta ve hedef şaşırtmaktadır.
İhtiyaç duyulursa “Türk-Kürt çatışması” nı ordu ve derin devlet yaratır. Buna hala ihtiyaçları yoktur.
Çünkü işler halkın kapışması noktasını götürülürse, Kürtler bundan büyük zarar görür, soykırıma uğrarlar, Türkiye ve Türklerde büyük zarar görecektir. Ve işler onarılmayacak noktalara gidecektir. Filistinliler ile İsrailliler nasıl halk olarak bir arada yaşayamıyorsa işler o noktalar kadar gidebilir.
Devlet ve ordu bana göre bunun farkındadır.
Bunun için kontrollü bir dışlamayı ve milliyetçi, faşist halk temeline dayanan duyguları sürekli ayakta tutmaya çalışacaktır.
Dikkat edilirse “Türk-Kürt çatışması” olarak gösterilen olaylar Kürdistan’da yaşanmıyor.
Bu olaylar metropollerde tezgahlandı.
Bu olayların arkasında Özel Harp Dairesi, Ergenekon ve onlarla çalışan MHP, CHP vardır.
Türkiye’deki bazı araştırmacılar asıl bölücülüğün Türk metropollerinde geliştiğini belirtmektedir.
Ergenekon, CHP, MHP vb partiler Kürdistan’da silinme noktasına gelmiştir.
Türkiye’de, Türklerin yoğun yaşadığı coğrafyada yaşamını yitiren asker ailelerini, asker cenazelerini kullanan bunlardır.
Çatışmayı yaratacak olan Türk faşizmi ve ırkçı milliyetçiliğidir.
Bütün politikalarını Kürtler üzerine sürdürmeye çalıştıkları ve savaşa devam etmek istedikleri için cumhuriyeti ve orduyu olduğu gibi korumak noktasında Kürtler üzerinde bir savaş yürütmektedirler.
Bunun adı Türk-Kürt çatışması değildir.
Ergenekoncuların, ordunun, MHP, CHP ve statükoyu olduğu gibi korumak isteyenlerin Kürdistan ve Kürtlere saldırısıdır.
Kürtler üzerinde Alevilere, demokrasi ve özgürlük isteyen bütün kesimlere saldırılar gerçekleştirilmektedir.
Gerekirse, fırsat bulurlarsa Maraş Katliamı gibi  “Türk-Kürt çatışması” nı belli düzeyde Alevlendirerek bu sistemi ayakta tutmayı denemekten kaçınmazlar.
Bu açıdan sözü edilen çatışmayı yabana atmıyorum.
2007-2008’de linç havası yaratıldı. Bunu ordu ve derin devlet, medyanın önemli bir kesiminin desteği ile yaptı.
İşler çok ileri gidince Genel Kurmay Başkanı, Başbakan vb yetkililer açıklama yaparak tansiyonu düşürdüler.
Devlet bu gün yoğun ihtiyaç duymasa bile bu yaratığı potansiyeli el altında tutmaktadır.
Bana göre engellenmesi ve geliştirilmesi ordu ve devletin elindedir. Onların politikaları dahilindedir.
Bu gün ise MHP, CHP, Ergenekoncu vb tabanın bazen körükleyerek metropolde Kürtlere karşı zaman zaman saldırılarda bulunması kontrollü istenmektedir.
Ordu, kontrgerilla veya Özel savaş organizasyonu buna ihtiyaç duymaktadır.
Devam edecek
[email protected]
 

15 Ocak 2010                                                  D. Ali KÜÇÜK
Etiketler: PWD-K, Pwdnerin, Kurdistan, Kurd, Kürtçe