TÜRKİYE
GÖÇÜK ALTINDA KALDI



 



Durssun Ali
Küçük-26.10.2011-



 



Türkiye enkaz altında kaldı. Van-Erciş depremi
dolayısıyla Türkiye kötü bir sınav daha verdi ve sınıfta kaldı.



Van halkına ve hayatını
yitirenlere rahmet, yaralılara şifa ve yaşam mücadelesi verenlere sabır ve
dayanma gücü diliyorum.



Van halkı iyi kötü
yaralarını saracaktır. Yaşadıklarını yaşayacak ve Türkiye ekonomik olarak gelişmesine
rağmen geçmişten farklı  bir durumla
karşılaşmadığını görecektir. Daha önceki depremlerin şüphesiz bir puan üstünde
olurlar . Ama bunca yıldan sonra aynı şeylerin yaşanması “takjdiri ilahi”
değildir.



 



Askerlerin ölmesine
üzülürüm. Savaşta olsa can gidiyor. Ama asker ölümleri için “Türkiye ağlıyor,
çocukalrını uğurluyor” vb türünden insan yaşamını da kullanarak yaratılan
ırkçılık ve savaş dalgası acaba kimleri memnun ediyor? Askere üzülenler
görülüyor ki Van depreminde ölenlere bile yeteri kadar üzülmüyor. Türkiye Van
depreminde enkaz altında kalanlara ağlamıyor. Burada ölenlerin iki acaba farklı
bir can mıdır? Galiba Türk kanı yeterince taşımıyorlar veya burada yaşayan
insanların çoğunluğu kimliklerine ve özgürlüklerine sahip çıkmak istiyor. Bu
durum geçmişten beri devlet ve hükümetlerin Kürdistan politikaları ile
belirlenmiştir. Depremde olsa aynı politika biraz daha gizli yansıyor.



 



Evet uluslarası yardım
çağrıları kabul edilmedi. Hükümet zordurumda kalınca ve elşetirilere maruz
kalınca şimdi yani bugün yardımları belli düzeyde alabileceğini ilan etti.



 



Türkiye enkaz altında
kaldı. Van depremi acıları yaşanır. Yaralar sarılır. Ama bazı şeyler var ki,
hiç unutulacak cinsten değildir. Hükümet ve devletin son süreçteki savaş,
operasyon politikaları, Kandili yerle bir edelim çağrıları, en tepeden
Cumhurbaşkanı Gül’ün intikam çağrıları aslında bu devletin intikamcı ve ırkçı
olduğunun göstergesidir.



Cumhurbaşkanı Güle
sorsalar, “Allahın verdiği canı Allah alır” diye cevap verebilir. Ama Kürtlerin
ve diğer halkların gerilllanın canını devlet ve Gül gibiler alır. İslamlıkları
bile sahtedir. Kaldı ki Vanlılar Erdoğan ve Gül’den daha Müslümandır, dini
inançlarına bağlıdır.



Deprem bir doğal afettir.
İnsanlık adına herkesin birleşmesi ve zor durumda olan insanları kurtarması
gerekir ken, yaşanan siyasi tablo ve son dönemlerin savaş çağrıları, AKP ve
Erdoğan’ın ve medyanın BDP’yi hedef yapan tutumları deprem olayına olduğu gibi
değişik biçimlerde yansıdı.



**********



 



Van- Erciş depreminde
Kandil rasathanesi sınıfta kaldı. Deprem ile ilgili açıklamaları yalan ve doğru
değildi. Depremi 6 üzeri göstermelerine rağmen ABD’nin açıklamaları ile deprem
7,2 düzeyinde kabuledildi.



Hükümet ve devlet,  Başbakan ve bakanlar oraya gitseler bile
duyarsız yaklaştılar. Siyaseti olduğu gibi depreme yansıttılar. Başbakan sadece
Vali yardımcısı ile görüştü. Belediye başkanı ile görüşmedi ve dikkate almadı.
BDP politikası deprem dolayısıyla sürdü. Oysa Vanda en çok oyu alan BDP’dir.
Türkiye faşistlerinden ve ırkçılşarından belediye başkanları olur. Ama
Kürtlerden belediye başkanları ve siyasi temsilciler olunca bu devlet ve
hükümet seçimlen gelenlere saygı göstermez. Erdoğan da geçmişte ordunun Kürt
siyasetçilerine ve belediye başkanlarına yaptıkları hakareti bu gün yapmaya
devam ediyor.



Deprem herkesi
birleştirir görüşü Türk politikacılar ve partiler ve aynı resmi görüşü
savunanlar olursa geçeridir. Yer Kürdistan ve Kürdistani siyasetçiler ve
belediye başkanları olunca  depren ve
doğal afet dolayısıyla ne başbakan ne hüküğmet ve bakanlar ne de Van valisi Van
halkını dikkate almadı. Korkunç bir koordinasyonsuzluk yaşandı. Vali, ordu ve
hükümet yöneticileri bir araya getirildi. 
Van belediye başkanının Vali yi telefonla aramasına cevap verilmiyor.
Sivil toplum kuruluşları ve BDP ve öncelikle belediye başkanı ve belediye işin
içinde olması gerekirken kordinasyona Belediye başkanı alınmıyor. Üstelik vali
halkın ve belediyeye gelen yardımlara el koyuyor.



Beşir Atalay “açılımın”
boş mimarı olarak yeterli çadır ve bataniyelerin verildiğini söyledi. Bunun
yalan olduğu çadır ve battaniye ihtiyaçlarının bu güne kadarda yeterince
karşılanmadığı görüldü.



Hükümet güya “biz
yeterliyiz” mantığıyla uluslararası yardımları, İsrail, Ermenistan ve
Yunanistan ve onlarca ülkeden gelen “yardım edelim” çağrılarına red cevabı verdi.
Times ve tanınan gazeteler bu durumu eleştirdiler. Yardımların alınmamasının “duyarsızlık,
boş gurur ve halka zulüm “ olduğunu açıkladılar.



*****



 



Van depremi politize
edildi deniliyor. Evet doğru. Politik yaklaşanlar var. Depremde olsa devlet ve
hükümetler Kürdistan’a politik yaklaşıyorlar, vatanda deseler ayrı bir yer veya
halk gözüyle bakıyorlar. Bunu resmi olarak inkar etseler bile politikaları buna
göre uyguluyorlar.



Çukurcada gerilla
saldırısı sonucu 24 asker yaşamını yitirdi. İnsan olarak ölenlere üzülmek
doğrudur. Ama aynı duyarlılığı ve propagandayı  Van depremi dolayısıyla devlet ve hükümet
yapamıyorsa bunda bir gariplik var demektir. Çünkü Van depreminin
milliyetçiliğe faydası yok. Bazılarının boş gurur ve duygularını okşamıyor.



Türkler savaşta kahraman
sayılır ama depremde ölenler bir biçimde gitmişlerdir. İmam her vefat eden için
cemaate sorar: Herkes biz ağızdan” iyi admadı” deyip geçerler. Vanda yaşamını
yitirenlere yaklaşımda böylesi türdendir.



Sosyal medya ATV ve
Habertürk ün fiziki güzel ve içi çirkin spikerlerinin Van depremi için ırkçı
söylemlerde bulunması raslantı değildir. “Takdiri ilahi”, “askerlerimizin
intikamı”, “oh olsun”, üzüldük ama haketmişlerdi, belalarını buldular
gibisinden ırkçı ve faşizan söylemlere karşı AKP ve Erdoğan açıkça karşı
çıkamıyor. Sorsalar sadece onaylamayız der geçerler. Oysa ATV AKP propagandasını
yapıyor ve AKP ağzıyla konuşuyor. İki spiker hakında ırkçılık söylemlerini açık
yaptıkları halde görevden alınmadılar. İstifaya davet edilmediler. Oysa
ırkçılık bir insanlık suçudur.



İntikam çağrıları ciddi
devlet adamlarına yakışmaz. İntikam çağrıları da insanlık suçudur. Cumhurbaşkanı
Gül’de insanlık suçu işlemiştir. Böyükler böyle konuşursa küçük kafalı ırkçılar
ortalığı dağıtırlar.



Sosyal medyadaki Van
depremi dolayısıyla yapılan ırkçı söylemler için Ahmet Hakan şunu söyledi:
“Van’ı önce deprem sonra faşizm vurdu”. Yine Gırgır attığı başlıkta “İNSANLIK
GÖÇÜK ALTINDA KALMIŞTIR”  diyerek takdiri
ilahi ve şehitlerin intikamı alınmıştır diyenleri eleştiriyordu.



Tabi en tepedeki imam
“intikam” derse cemaat Kürdistanlı ve Kürt avına çıkar. Kürdistanlıların ve
Kürtlerin ölmesi istenir. Ku Ku Klan tipi faşist ve ırkçı gruplar çeşitli
şehirler ve ilçelerde BDP binalarına ve Kürtlere saldırılarda bulundular.
Birisi  yoldan geçen birine “şu
PKK’lidir” dese, cemaatin Ku Ku Klanları hemen linç ederler. Kaldıkı İstanbulda
BDP binası ateşe verilmek istendi. Neredeyse yeni bir Madımak vakası yaşamak
durumunda kalırdık. Ne de olsa Sivasta Madımak’ı ateşe verenlerin avukatı bu
gün Başbakan yardımcısı ve devlet bakanlıkları düzeyinde görev alan Bülent  Arınç’tı.



Son süreçte yaratılan
akıl tutulması ve galayan havası ile her an toplu katliamlar ve linç olayları
görülebilecek duruma gelmiştir.



Fenerbahçe stadına asılan
sloganlar tüyler ürpetici cinstendir.



Bi slogan şöyşle:
SARAÇOĞLU ALAYI, 1907. BÖLÜK, 55 000 ASKERİYLE ORDUMUZUN EMRİNDEYİZ...



Spor bile Kürdistan ve
gerillanın öldürülmesi katledilmesi üzerine kuruluyor.



****



Hani amiyane bir deyim
vardır: Sizinki can başkalarının iki patlıcan mı?



Cumhuriyet kurulunca
Kürtdistanlılar kuruluş mücadelesine katıldılar. Cumhuriyetin ulusal mücadelesi
ve kongreleri bugün Beyaz Türklerin ırkçılık yaptığı yerlerde olmadı.



24 askerin vurulması ile
Türkiye intikam duyguları ile harekete geçirildi. Onlarca yıldır süren bir
savaş var. PKK kaç kez ateş kes ilan etti. Asker ölümlerine çok karşı olduğunu
aslında insanların kanı üzerinde rant yapanlar orduya operasyonları durdur veya
fiilen ateşkese uy demediler. Her ateşkes ilanından sonra ordu PKK ye karşı
operasyonlara devam etmiştir.MİT-PKK veya Öcalan görüşmeleri sürdüğü zamanlar
bile binlere varan Kürt siyasetçisi ve belediye başkanı vb tutuklandı. Siyasi
alanda Kürdistanlıların örgütlenmesine izin verilmiyor. Teslim alınmış Kürt işbirlikçiler
görmek istiyorlar sadece.



Deprem oldu, ordu
Haftanine, sınır ötesine operasyona gitmiştir şimdi.



Genelkurmay açıklamalarında
içerde 49 gerillanın öldürüldüğünü, yakın takip ve sınır ötesi bazı kara ve
hava hareketleri sonucu şimdiye kadar270 PKK’linin öldürüldüğünü ilan etti. 24
asker için 329 PKK li öldürülüyor. İntikam için bu yeterli değil midir? Hala
deprem olayına rağmen Haftaninde sıcak olaylar yaşanıyor bugün..



 



Peki 329 gerilla bu
çoğrafyadan değil mi? Onların anası, babası, eşi ve yari yok mudur? Onların
ağlayanı ve bağrına acısını bastıranı yok mu? Hani genç askerler ölmesin diye
duyarlı olduğunu ve ölümlere özellikle insanların öldürülmesine karşı olduğuınu
söyleyenler, aydınlar, medya yazarlareı, köşelerin satılmış kalemşörleri,  hükümet üyeleri neredesiniz? Bunlar da can
değil mi, insan olarak bunlara üzülmek gerekmiyor mu?



Erdoğan “analar ağlamasın”
diyordu. Burada kastettiği sadece askerin anaları ağlamasın ama gerillanın
anası ağlasın demek isytiyorlar.



Alçaklık yapmayın. Hadi
PKK’yi geçeyim. Kürdistan halkı haklarının tanınacağı bir barıştan yanadır. Ne
asker ne gerilla ölsün. Savaşı hemen durduralım. Ordu ve PKK ellerini tetikten
çeksin, barış havasında sorunlar tartışılsın. Demokratik mücadele ve direnişle
insanlar haklarının peşine düşşünler. Buyur Tayip bey bunlara varmısın?



Kabadayılıkla bu işler
olmaz. Vam depremi ile olayı daha fazla deştiniz. Siyasi vb enkaz altında
kaldınız. Van’da  ölen insanların
sorumlusu devlet ve hükümetlerdir.



Deprem tedbir alınmışsa
insanları öldürmez. Yıkılan binalar depreme dayanıklı değildir. Van da daha
öncede deprem oldu. Van belediye başkanını dikkate almayan bir anlayış
kardeşliği geliştiremez. Depreme çözüm üretemez.



Türkiye ekonomik olarak
son yıllarda büyüdü. Kürdistana bir yapılyorsa batıya 15 yapılıyor. AKP
zamanında milli gelir 2000 dolardan 10.000 dolara çıktı. Milli gelir dağılımı
Batıda 15 kat iken Doğuda yani Kürdistan da ise 1 dir. 15 e 1 gibi bir fark
vardır. Türkiyenin son yıllardaki gelişmesi Kürdistan a ancak sınırlı yansıdı.
Doğu ve Batı arasındaki uçurum kapanmadı tersine artıyor. Yoksulluk ve
işsizlikte, asgari ücret altında kalanların sayısı ve oranı aynıdır. Yani yoksulluk,
işsizlik, geçinmeyenlerin sayısı Kürdistan da veya onların deyişi ile Doğuda
çok daha fazladır. Buraya yapılan yatırımlar devede kulak misalidir.



Tablo böyler uzayınca
depreme karşı devletin ve hükümetin duyarlı bir yaklaşımı hiç olmamıştır.
Hamase nutuklardan sonra depremden sonra aynı durumlar benzer biçimde devam
edecektir. Çünkü Van deprem bölgesidir. Bu biliniyordu. İnsanları depremde
enkaz altında kalmalar öldürüyor. Aslında bu enkazlar devletin ve hükümetlerin
enkazlarıdır. Enkaz altında ölen insanlar ister Kürdistan ister Türkiye de
olsun bunun sorumlusu devlet ve hükümetlerdir. İnsana önem verilmemektadir.



Dolayısıyla insana önem
vermeyenler savaşa önem verirler. Kendi vatandaşlarının vurulması için orduyu
silahlandırırlar. Silahlı yolları ve şiddeti bir tarafa bırakalım. Kürdistan ve
haklarını tanıyın birlikte yaşayalım.



Bunları tanımadığınız ve
geçmişte yaaptığınız gibi ordu ve devlet eliyle katliam ve soykırımlar
yaparsanız veya askeri güç kullnırsanız ve buna son dönemdeki linç ve ırkçılığın
en aşırısını eklerseniz ayrışma ve kopuşma devam edecektir. Bunu sizler
yaratıyorsunuz. Bu halk güç kullanılmasıyla ve askeri harekatlarla yola gelmez.
Geçmiş dönemler geçti.



Şunu açık söylüyorum:
deprem Kürdistan da olunca hükümetler ve devlet farklı davranıyor. Sadece
deprem konusu değil, diğer bütün konularda davranışlar böyledir.



Kılıçdaroğlu’nu eklemeyi
unutmayalım. Oda Van-Erciş turuna çıktı. Orada karşılaştığı bir vatandaş şöyle
diyor: “deprem başka yerde olsaydı devlet böyle davranmazdı”. Kılıçdaroğlu ise
bunun üzerine hemen ayrılık ve gayrılık yok hep beraberiz türünden nutuklara
başlıyyor. Vatandaş sadece deprem dolayısıyla bunu yaşamıyor. Her konuda
duyarsızlık ve farklı yaklaşım olduğunu görmüş ve yaşamıştır.



[email protected]



 



 



 



 



Ünlü haber ajansı
Reuters, dünyaya geçtiği deprem haberinin altına "Çok fazla Kürt nüfus bulunmaktadır. Bölgede
oturan bir
çok Ermeni, I. Dünya Savaşı esnasında katliama
uğratılmış ve sürülmüştür
" diye yazdı.





Kaynak :
http://www.internethaber.com/reutersten-skandal-van-haberi-380040h.htm#ixzz1bsZ5pFqE



 



 

Etiketler: PWD-K, Pwdnerin, Kurdistan, Kurd, Kürtçe