TÜRKİYE-İSRAİL VE KÜRDİSTAN
Dursun Ali Küçük-3.6.2010
Türkiye ekonomisi krizle birlikte gelişiyor. Bölgede ve dünyada ekonomi sayılı güçler içinde yer almaya başladı.
Sıfır çözüm olmasa bile eski cumhuriyet politikasını değiştirmek istiyor.
Ticaret ve ekonomik büyüme ve küreselleşme için siyasi, askeri, hukuki, ticari ve ekonomik olarak değişmek zorunluluğu duyuyor.
Türkiye güç olmaya başlayınca kendine yer ayırmaya çalışıyor. Ortadoğu’nun en gelişmiş ülkesidir. Bölgede bütün devletlerin ilerisinde bulunuyor. Kafkasya, Türki cumhuriyetler olarak değerlendirilen alanlar, Afrika’ya vb yerlere açılmak istiyor.
Ergenekon, CHP, ordunun ufku buna yetmiyor. Türkiye küresel ilişkiler içinde kendine yer arıyor.
Komşularıyla sıfır çözüm aradığını söylerken ve Ortadoğu’da barışta arabulucu olayım derken birden bire İsrail’le kanlı bıçaklı oldu.
Bence İsrail, CHP gibi Ortadoğu politikasını değiştirmiyor. Bu konuda ABD'yi kimi noktalarda dinlemiyor.
Türkiye ve hükümet bu durumu gördü. İkincisi Müslüman ülkelerin desteğini sağlamak istiyor. Bu konuda kullanacağı argüman Filistin sorunudur.
İsviçre’de Tayip Erdoğan’ın İsrail başbakanına “one minute” demesi bilerek yapılan bir olaydır.
Türkiye ve İsrail ilişkileri eskiden beri sıcaktı ve müttefiktirler. Anlaşılan Türkiye bu müttefikliği eskisi gibi sürdürmek istemiyor.
Ticaret, ekonomi ve siyasi çıkarlarını İsrail’i eskisi gibi destekleyerek feda etmek istemiyor. Bu açıdan İsrail’le arayı bilinçli açıyor. Sorun Filistin’in kurtarılması, Gazze ambargosunun kaldırılması vb değildir.
Filistin sorunu sadece argüman olarak kullanılıyor.
Türkiye İsrail’e tavır alarak bölgedeki çıkarlarını güvenceye almaya çalışıyor ve böylesi bir yönelim içine girmiştir.
Gazzeye yardım yapılabilir, bu gayet doğaldır. İsrail’in son yardım gemilerine saldırısı devlet terörizmidir. Saldırının onaylanacak bir yanı yok.
Türkiye şimdi bu saldırı ekseninde bölge politikasını iyice güvenceye almaya çalışıyor. Bütün meselenin özü budur.
İnsani yardım ve benzer şeyler siyaset için kullanıyorlar.
Başbakanın İsrail ile ilgili söylediklerini duydukça ve okudukça Kürdistan aklıma geliyor.
Gazze’de hakim olan Hamas’tır. Hamas’ta çeşitli devletler tarafından “terörist” olarak görülüyor.
Üstelik gazzeye ambargo uygulayan sadece İsrail değildir. Mısır’da fiilen ambargo uyguluyor. Mısırın hem karadan hem denizden gaze’ye sınırı vardır. Üstelik Ürdün Filistin’e sınırdır. Gazze dışındaki FKÖ etkisindeki Filistin üzeri yardımlar yapılabilir. Filistin ve FKÖ’nün denetimindeki Filistin’den, Mısırdan ve Ürdün üzeri Gaze’ye giden ve gidilebilecek yardımları Müslümanlar engelliyor. Mısır, FKÖ, Ürdün vb ülke ve çevreler fiilen ambargo uyguluyor.
Türkiye gerçekten yardım etmek istiyorsa başta Müslüman’ım diyen ve sözde Filistin haklarını savunan ülkeler ve partiler üzerinden bu yardımı yapabilirdi.
Mısır bu olaydan sonra sınır kapısını açmaya başladığını söylüyor. Peki bu nedir?
Başta Müslüman olan ülkeler ve çevreler kendi çıkarları ve Haması sevmedikleri için Gaze’yi yalnız bırakabiliyor. Filistin’i destekliyorum, davasının yanındayım diyenler üzeri yardımları deneyeceğine ve bunları İsrail’den önce teşhir edeceğine, bilinçli İsrail’in seçilmesi politik bir yaklaşımdır. İnsani yardım politika için böyle kullanılıyor.
Başbakan’ın Müslüman devletlere söyleyeceği sözü yok mu?
Şunu açıkça belirteyim bütün Arap devletleri Filistin sorununu ve İsrail düşmanlığını iç politika malzemesi olarak kullandılar. Filistinli örgütleri ateşe atıp ortada bıraktılar.
Türkiye ise şimdi aynı malzemeyi kullanıyor. Bence durum farklı değildir.
Keşke Filistin sorununun gerçekten çözülmesi için katkıda bulunsalar. Bunu yaparlarsa desteklerim.
İnsani yardımları, İsrail’in korsanlığını, katliamını politika malzemesi olarak kullanılmasına üzülüyorum ve karşıyım.
Başbakan ve AKP, Hamas ile görüşülmesini ve muhatap alınmasını söylüyor. Bana göre Hamas PKK ile kıyaslanmayacak kadar geri ve kanlı bir örgüttür. Filistinlilerin kanına girmişlerdir. İsrail askeri vurmaktan çok Filistinli Arap vurmuştur. Onların kuracağı yönetim tam bir diktatörlük olur.
İsrail yönetimi kendi içinde demokrasidir. İsrail demokrasisi Türkiye’den daha ilerdedir. Filistin’e karşı ise devlet terörü uygularlar.
İsrail’in içine Türkiye bakacaksa kendi demokrasisinin onlardan geri olduğunu görür.
İsrail’in Filistin’i var ise Türkiye’nin de Kürdistan’ı vardır.
Türkiye Kürdistan ve Kürtlere karşı, İsrail’in Filistinlilere karşı oluşundan daha katıdır.
Acaba o gemiler Kürdistan’a yardım getirselerdi, Kürtlere insani yardım götürüyoruz deselerdi, Türkiye’nin tutumu ne olurdu?
Barıştan ve demokrasiden yanayın diyen Türkler ve Kürtler bir bunu düşünsünler.
Kürdistan’da hala yasak bölgeler var, insanlar yaylalara gitmiyor, binlerce köy ve yerleşim yerleri tamamen boşaltıldı ve buradan çıkarılan insanlara sadece yol gösterildi.
Bu durum Gaze’ye uygulanan ambargodan daha kötü değil mi?
Binlerce Kürt çocuğu sadece gösteri yaptığı ve taş attığı için işkenceler gördü, yargılandı, hala bir çoğu cezaevindeler. Sivil gösterilerde vurulan epeyce insan oldu.
Bırakalım pratik insani yardım yapmayı Türkiye Kürt sorununun var olduğunu ve Türkiye’nin yanlış yaptığını söyleyen çevrelere hemen tavır almaktadır.
Başbakan, İsrail’in yalanlarından bıktık diyor.
Vala Kürdistan konusunda bizde sizin yalanlarınıza alıştık hem de bıktık.
Filistin’i görüp burnunun dibindeki Kürtleri ve Kürdistan’ı görmeyenler ne kadar insani ve ahlaki, dürüst ve doğru politika sahibi olabilirler?
Hamas ile İsrail görüşsün diyorsunuz? Oldu görüşsünler. Afganistan’da Talibanların yasal kesimleriyle görüşülsün söylemlerini hükümet dile getiriyor.
Buyur sizde Türkiye’de Kürtlerle ve PKK ile görüşünüz.
Irak’ta ABD askerlerinden çok fazla sivil Arap, Kürt, Türkmen vb öldüren ve hakiki Müslüman geçinen ve alçakça işler yapan örgütlere bir söyleyeceğiniz yoktur. Hatta kiminiz bunu direniş olarak lanse ediyor.
Bakınız: desteklediğiniz Filistinliler ve örgütleri ve kendi iç ilişkileri ve başka direnen İslami örgütler açıkça söyleyeyim, Türkiye’de Kürtlerin hakları için mücadele edenlerden daha geridirler. Üstelik Kürtlerde çoğunlukla Müslüman’dırlar. Hem de dinine sözünü ettiğiniz ve desteklediğiniz yerlerden daha fazla bağlıdırlar.
Peki içinizdeki “Müslüman kardeşini” görmeyip uzaktaki Filistin vb Müslüman direnişlerine arka çıkmanız neyle açıklanabilir?
Kaldı ki muhatap alınsın dediklerinizi insan hakları ve demokrasi ile bir alakaları yoktur.
İsrail, Filistin’i belli ölçülerde tanıyor ve çeşitli barış görüşmeleri yaptı ve yapıyor. Bu konuda Türkiye’nin Kürtlerle ilişkilerinde daha ilerdedir. Türkiye Kürdistan’ı ve Kürtleri hala kabul etmediği gibi Kürtlerle görüşmeye yanaşmamaktadır.
Türkiye’nin uygulamaları, İsrail’in Filistin’e uygulamalarından siyasi, askeri, kültürel ve insani açıdan daha katıdır.
Kürdistan’ı ve Kürtleri görmediğiniz sürece sizin Filistin ve Gaze konusunda tutarlı davranacağınıza hayatta inanmam.
İsrail bir saldırganlık yapmıştır. Türkiye ile ilişkileri açılacaktır. Artık eskisi gibi Türkiye-İsrail ilişkileri süremez.
İsrail sadece yardım açısından olaya bakmıyor. İşin içinde İran vardır. Birazda ABD Türkiye üzeri İsrail’e çeki düzen vermek istiyor. Türkiye bundan ayrı olarak ve asıl yönelişine uygun İsrail’i hedef yaptı. İsrail’i kaybetmezler, geri plana iterler, başka ülkelerde kazançlı çıkmak istiyorlar. İşin özü budur.
İsrail Türkiye’nin iyi müttefikidir. Artık CHP gibi olamaz. Bölge politikasında değişime gitmekle yüz yüzedir. Türkiye pilotlarını İsrail eğitti. Savunma konusunda epey yardımcı oldu. Kürlere karşı TC’yi destekledi. Türk pilotlarını eğittiler. 1997 kadar Türk uçakları fazla isabetli bombalamalar yapmıyorlardı. Bu ve birçok konuda ihtiyaca borçludurlar. Şimdi destekledikleri ordu, İsrail başbakanının “dünyanın en demokratik ordusu Türk ordusudur” demesi, eğittikleri pilotlar ola ki bir gün onlara dönerler. Dönüp kendilerine yönelirler. Buda müttefikliğin başka bir cilvesidir.
Son olay Türkiye’ye yaradı. Hatta bazı yorumcular iyi oldu diyorlar. İsrail’e karşı ambargo, savaş vb şeyler gündeme gelemez. Ama ençok Erdoğan ve hükümetin işine yarayacaktır. Ortadoğu ve Müslüman ülkeler içinde popüliteritesi artacaktır ve artmıştır.
CHP ve MHP daha ileri şeylerden ambargo vb şeylerden yana görünseler de İsrail’in asıl dostu ordu ve CHP’dir. Şimdiye kadar böyle gelmiştir.
Türkiye Filistin kartını kullandığına göre İsrail Kürt kartını kullanır mı? Hala belli değildir. Bunu zaman gösterecektir. Yahudi aydınları, basını ve ilişkileri geniştir.
Kürtler Filistin sorununda eskiden beri olduğu gibi yanında olurlar. Devletlerin politikası ekseninde İsrail düşmanlığı yapmak ise bir şey kazandıramaz.
Türkiye Filistin’i ve Gazeyi konuşunca gerçek anlamda bu sorunun çözümünün yanındayız. Ama seninle beraber yaşıyorum, Müslüman’ız ve ortak paylaşılan şeyler var, sizin gibi bizimde anadan doğma haklarımız var, yaradandan dolayı bizide seviniz deme haklarını her zaman kullanmalı ve hatırlatmalıdırlar.
Burnunuzun dibindeki Kürdistan sorununu çözemeden komşularla sıfır çözüme gitmek hayaldir ve öyle kolay değildir. Kendi bahçesini kirden temizlemeyenin başkasının bahçesine kirli demesi inandırıcı olamaz.
Erdoğan, bütün partileri, yazarları vb okudukça ve duydukça, Filistin üzerine söylemlerine tanık oldukça Kürdistan’ı hatırlıyorum.
İlkin aynada kendilerine baksınlar, kendi tarihleriyle yüzleşsinler, cumhuriyetin kuruluşundan bu yana üzerimizde uygulanan soykırımları sona erdirsinler, inkara ve yalana son versinler, ilkin Kürdistan halkıyla sıfır çözüm yaratmaya çalışsınlar, on yıllardır sürdürdükleri kirli savaşa bir son versinler ki, Filistin konusunda samimiyetlerine inanalım.
Çifte standartla bizi inandıramazsınız. Fitsine destek, Kürdistan’a savaş demekle bu işler yürümez.
Hele şimdilik hava ve tansiyon yüksek, bunlar bir dinsin, Filistin’i ne kadar hatırladığınızı ve samimi olduğunuzu yaşarak göreceğiz. Türkiye Filistin dedikçe, bakarsınız İsrail’de misilleme için Kürdistan diyebilir. Ama ikiside sorunun çözümü konusunda samimi olamaz.
Türkiye’de solcusu ve sağcısı genellikle İsrail’i eskiden beri sevmez. Bu havayı arkasına almak büyük sözler etmek bir bakıma iyidir. Zamanı geldikçe size hatırlatırız.
Ama milliyetçilikle İslamiyet’i harmanlayıp devlet politikasına dönüştürmenize veya devlet politikasının hizmetine koşmanıza da karşı çıkarız.
Kürtlerin İsrail’e karşı düşmanlık yapmaları bir yarar getirmez. Ticaret ve ekonomi, bölgenin militarist gücü davranması politikalarına alet olmamak iyidir. İsrail sadece Türkiye’de Kürt düşmanlığı politikalarına destek veriyordu. Bundan sonra bu durum değişebilir. İsrail’in Irak, İran, Suriye Kürtleri ile ilgili tutumu farklıydı.
Kürtler olayları değerlendirirken daha sağduyulu davranmalıdır. Başkalarını dümen suyuna kapılmamak yerinde olur. Filistin sorunu ile devletlerin çıkarları için Filistin sorununu kullanmalarını birbirinden ayırmalıyız. Türkiye derin devleti asıl çıkarlarını düşünürken; bu durum doğal olarak Filistinlilerin işine yarar. Onlar kendi açılarında bunu değerlendirebilirler. Buna bir sözüm yok.
Kürtler ise Filistinliler değildir, soruna bu açıdan yaklaşmalarında yarar var.
[email protected]
Etiketler: PWD-K, Pwdnerin, Kurdistan, Kurd, Kürtçe