Türkler Kürdistan’ı tanıyor: bu kadarı da olur mu?
Bir sabah uykunuzdan uyandığınızda Türklerin Kürdistan’ı tanıdığını ve bütün haklarını teslim ettiğini göreceksiniz.
Dursun Ali Küçük
13.03.2014 - 20:58
Bir sabah uykunuzdan uyandığınızda Türklerin Kürdistan’ı tanıdığını ve bütün haklarını teslim ettiğini göreceksiniz. Olur mu olur rüya bu. Biz rüya görmeye devam edelim. Hayal edelim.
Ama Türk “kardeşlerimiz” hiç bir zaman kendi istekleriyle bunu yapamayacaklardır. Mecburiyetten yapacaklar ve o günlere hala vardır.

TÜRKLER KÜRDİSTAN SORUNUNA NASIL YAKLAŞIYOR?

Kürdistan ve Kürt ulusu, Kürdistan halklarının temel hakları tanıma konusunu -buna ayrılma hakkı da dahil- Türklere sorulursa alınacak cevap bu günkü koşullarda ezici çoğunlukla hayır olacaktır. Ayrılma harıç, % 5 Kürtlerin temel haklarından veya sadece “Türkçe yanında Kürtçe eğitim dilidir” hakkını kabul etse yinede iyi sayılır.

Ben aslında iyimser bir rakam verdim.

Çünkü Türkleri ve Türk halkını Türkiyenin siyasi partileri ve sivil toplum kuruluşları barış, temel hakların tanınması, ötekilerin haklarının kabul edilmesi, Aleviler başta olmak üzere diğer din ve inanç topluluklarına gerçek özgürlüğü hiç biri tartışmıyor. Türk halkını ve Türkleri eğitmek için önlerine koymuyorlar.

O zaman Türklerin yaptığı ve yapacağı sömürgeciliği onaylamaktır. Devlet gibi kardeşliği savunmaktır. %1 rakamına ancak ulaşabilen Türkler Kürtlerin temel haklarını kabul edebilir.
AKP, Cemaat, CHP, MHP tekçi zihniyete sahiptirler. Bunların barıştan anladıkları kırıntılar karşılığında Kürdistan mücadelesini tasfiye etmektir.

Türk İslamı, Türk Kemalizmi, Türkiye solu, Türk halkı ve Türkler devletçiliği savunmaktadır. Bunlar devletin sağı, solu ve İslamıdırlar. Bırakalım Kürdistan’a bunlar hiç kimseye temel haklarını teslim etmezler.
Türk solunun bir kısmı İmralı görüşlerini, esaret altındaki görüşleri kabul ediyor. Kürtlere statü olmayan bir koşulda “halkların kardeşliği”ni savunuyor. Az insan dışında bunların çoğunluğunun niyeti geleneksel Türk solculuğudur.

Durum böyle olunca HDP’nin Türkiye’de tutunması mümkün değildir. Türkiye’de bir siyasi parti ve hareket veya hareketler Kürdistan’ın işgali ve sömürgeciliğe karşı mücadele verir, Türkiye’nin demokratikleştirilmesi ve özgürlükler lehinde mücadele ederse ancak o zaman Kürdistani partilerle işbirliği ve ittifak yapabilir.

Ölenler çoğunlukla Kürtler, Aleviler ve ötekilerdir:

Berkin Elvan’ın Gezi direnişi sırasında polis tarafından komaya sokulması ölümle neticelendi. Çocukların temiz duygularına insanım diyen herkesin sahip çıkması, ve ona ortak ağlaması doğladır ve yapılması gerekendir.

Dikkat edilirse asker ve polis tarafından vurulan çocukların ezici çoğunluğu Kürt ve Alevidir, ötekilerdendir. Türklerden ölen az. İlk hedef Kürdistanlı çocuklardır. Geçmişten CHP ile başlayan bu güne kadar bütün sömürgeci partiler tarafından devam ettirilen ana ve çocukların bilinçli kırımı vardır. Erdoğan döneminbdede bu sürmüştür.
Elvan Dersimlidir, Kürttür ve Alevidir. CHP geçmişte Dersim soykırımı yaptırtı. Çocuklalrımız süngülendi ve katledildi. Diğer soykırımlarla bu devam etti. Roboski de ekmek parası için çalışan gençleri ve genç çocukları Erdoağan ve AKP katletti.
Elvan’ın çocukluğuna ve katledilişine sahip çıkmak, demokrasi ve özgürlükler istemek gayet doğaldır.

Ama egemen sömürgeci güçleri temsil eden ve çocukları geçmişten bu güne katladenlere alet olmamakta hepimizin görevi olmalıdır. CHP ve MHP veya AKP ve Cemaat’in timsah gözyaşları ile birlikte ağlayamam. İnsani ve vicdani açıdan dökülen göz yaşları ve herkesimden insanların ağıtlarını önemserim.
CHP, MHP, Cemaat ve AKP’ye alet olmayalım. Onların sahte göz yaşlarına ortak olmayalım. Onların göz yaşı, yavrusunu yiyen timsahın bir damla göz yaşına benzer.

HDP’YE YAPILAN SALDIRALARA PARTİLER SES ÇIKARMADI

HDP’yi benimsemiyorum ve onaylamıyorum, tutmayacağını baştan beri biliyorum. Amaç sadece bu çatı altında Kürtleri entegre etmektir. Malum,“Türkiyelileşiyoruz.”

Ama Türkiye’de Türkiyelileşmek isteyen HDP’ye ırkçı saldırılar var. Mevcut ırkçı anayasaya ve partiler yasasına göre kurulan bir partinin diğer partiler gibi hakları vardır. Türkiye’nin kaç yerinde BDP çalışmaları engellendi. Çalışamaz duruma getirildiler.
Aslında bana göre bunu yapan devlettir. Taşları bağlayıp itleri ortaya salma taktiği izliyorlar. Irkçı herkesimden kişiler bu saldırıların içinde yer alabilir. Fethiye’de HDP’ni tabelasını indirdiler. TC bayrağı astılar. İşin ilginç yanı bu saldıralara karşı polis ilgisiz davranmaktadır.
Erdoağan sorun kendisi olduumu kıyameti koparmaktadır. AKP, hükümet ve başbakan, siyasal parti başkanları bu saldıralara karşı bir açıklama da bulunmadılar. Ve bulunamazlarda. Çünkü devletin geçmişten beri bu tür taktiklari vardır. Kürtlere çeşitli dönemlerde linç senarylarının uygulanması unutulmadı.

HDP’ye yönelik bu devlet saldırılarını ve ırkçılığını kınıyorum. Ermeni ve Rumlara karşıda benzer yöntemler uygulandı. Bunları yaptıran devlettir. Türkler bu tür şeylere alışkındır ve seslerini çıkarmıyorlar.

Oyun belli, bir taraftan Kürdistana dayanan BDP söylendiğine göre yerel seçimlerden sonra kendini feshedecek, HDP’ye katılacak, HDP Türkiye’de çalıştırılmayacak. Kürt sayılacak. HDP devletin piyonları ile başbaşa bırakılacak.
Siz “Türkiye” nin nasıl ve kimler yok edilerek kurulduğunu biliyormusunuz? Türkleri ve Türk halkının ne durumda olduğunu bilmiyor musunuz?
Herkes birilerinin peşine takılırsa sonuçta sömürgeciler ve onların partileri karlı çıkar.

Elvan İÇİN NOTLAR:

Alevilerin ve hele Kürt Alevilerin yeri CHP’nin yanı olamaz. AKP, MHP gibi islama ve Türkçülüğe dayanan partileri ve Cemaat’e Aleviler genellikle sıcak bakmazlar. Onlar da laik geçinen ve Aleviliği yasaklayan CHP’ye,solcu geçinip MHP miiliyetçiliği ile aynı olan CHP’ye yaklaşırlar. Irkçı Türk milliyetçiliğinin babasının CHP olduğunu görmemezlikten gelirler. İttihatçıların solu görünen CHP sağı ise DP, Adalet Partisi vb iken İslamcı ittihatçılarda AKP’dir, Cemaattir vb. Kürtlerin önemli bir bölümü İslam ve dindarlığından dolayı AKP’ye yaklaşmaktadır.
CHP’nin Elvan’a sahip çıkması iktidar kavgası içindir. MHP ve Cemaatte öyledir. AKP , Filistin ve Mısır çocukları için ağlarken, Roboski katliamı yapan ve savunan, üstünü örtendir. İslamcı terörist çeteleri Rojava Kürdistan’ında Kürtlerin üzerine sürendir. Suriye’deki Alevi katliamlarını yapandır. Sivas katliamının avukatlığını bu gün başta Arınç olmak üzere AKP de bakanlık ve önemli görevlere gelen avukatlar yapmaktaydı. Sivas, Çorum, Maraş katliamlarını yapan Aleviler üzerine saldırganları süren bu devlettir. Ergenekonculardı. AKP Ergenekoncuları salıverdi. Hepsi birer birer çıkıyor. Orduya oldukça şirin görünmeye başladı.

Evet, sömürgeci partiler arasındaki iktidar kavgasında ölen biz olmayalım. Kürtlerin bu kavgada taraf olup canını vermesi hoş karşılanamaz. Alevilerin bu kavgada yer alıp canlarını kendilerine karşı olanlar için feda etmesine değmez.

Türkler Kürdistanı tanıyor: Bu kadar da olur mu? İronisinde bulunmuştum.
Türk egemenleri arasındaki iktidar kavgasında bizi yem olarak kullanmasına müsade etmeyelim. Bunca yaşanandan sonra bu kadarı da olmaz artık!

Başkaları için kurban olmayı asla ve asla kabul etmiyelim!

Dursun Ali Küçük-13.3.2014
[email protected]




Etiketler: Türkler, Kürdistan, Sömürgeci Partiler, HDP, Berkin Elvan