'Zirve' ve Kürtçe seçmeli ders; cambazların yeni oyunu
KÜRTÇEYİ SEÇMELİ DERS YAPMAK, ÖNCE KÜRTLERE ANADİLLERİNİ UNUTTURUP SONRA YABANCI DİL DİYE OKUTMAKTIR
“Kürtçe, Türkler için seçmeli ders olabilir, Kürtler için değil”
İsmail Beşikç
Dursun Ali Küçük
14.06.2012 - 15:22
KILIÇDAROĞLU VE ERDOĞAN ZİRVESİ VE KÜRTÇE SEÇMELİ DERS CAMBAZLARIN YENİ OYUNUDUR
Dursun Ali Küçük-14.6.2012-
KÜRTÇEYİ SEÇMELİ DERS YAPMAK, ÖNCE KÜRTLERE ANADİLLERİNİ UNUTTURUP SONRA YABANCI DİL DİYE OKUTMAKTIR
?Kürtçe, Türkler için seçmeli ders olabilir, Kürtler için değil?
İsmail Beşikçi
Beşikçi hoca çok doğru ve yerinde bir tespit yapmıştır. Madem kardeşiz, benzer çoğrafyada yaşıyoruz, toplulukların inançları birbirine yakındır, o zaman kardeşliğe göre Türklerin Kürt kardeşlerinin dillerini seçmeli ders olarak öğrenmeleri yerinde olur.
Bundan farklı bir davranış, Kemalizmin ve 12 Eylül faşizminin ?Türk-İslam sentezi? ni Kürtlere dayatmak olur.
Kemalizm totaliter bir toplum yaratmak istiyordu, sınıflar ve topluluklar yok, herkesi birleşmiş ve kaynaşmış Türk milleti yapmak istiyordu. Bu totaliter görüş bu günde sürmektedir. Kürtleri, Rumları, Lazları, Çerkesleri, Ermenileri, Asuri*Süryanileri, Arapları vb toplulukları Türk yapmak soykırım ve asimilasyon politikaları eşliğinde sürmektedir.

Kemalizm, Diyanet işleri başkanlığını kurdu ve devletin resmi dinini Sunni Henifilik olarak geliştirdi. İslamın bu türünü devlet dini yaptı. Türkleştirme ile Hanifileştirme türündeki egemen İslamı birleştirince Türk- islam sentezi çıktı. AKP ise Türk- islam sentezininin, yani Kemalizmin İslami versiyonunu uyguluyor. Aynı politikaya farklı vurgular yapıyor.
Erdoğan Almanya gezisinde ?asimilasyon insanlık suçudur? dedi. Türklerin çocukları Almanya?da Türkçe eğitim alıyor. Erdoğan bu lafı Almanlara karşı söyledi ve Türk çocuklarının Türkçe eğitimi almasına vurgu yapmak için belirtiyordu.

Peki TC?de Kürt çocuklarına anadilleri olan Kürtçe yerine anaokuları ve ilkokulardan başlayarak her düzeyde Türkçe öğretmek insanlık suçu değil mi?

Türkiye ve Kürdistan?da farklı inanışlar ve dinlerden olan topluluklar yaşamaktadır. Her dindar topluluğun inanışına göre: İnsanı ve yeri göğü Tanrı yarattı. İnsanları, kabilelere ve kavimlere ayırdı ve her birine diller verdi.
Dindarların inanışına göre Tanrı her kesime anadan doğma dillerini verdi. Erdoğan nasıl ?herkesi Yaradandan dolayı seviyoruz? diyor, sonra ise Yaradana aslında ?küfür? ediyor.
Kürtçe dili yaradanın Kürt kavmine verdiği bir dildir. Allah?ın verdiği dili nasıl yasaklıyorsunuz?

Şimdide anadan doğma dilimiz olan Kürtçeye ?vardır? diyorsunuz, ama Tanrı?nın Kürtlere verdiği dilini ise kemalizmden beri yasaklıyorsunuz.
Sen ?Tanrı mısın? ki, Kürtlerin anadan doğma dilleri olan Kırmancki(Zazaca) ve Kurmancayi önce her alanda yasaklayıp, Kürtleri asimilasyona tabi tutup sonra Kürtçe seçmeli ders olsun diyorsun.
Allah?a şer koşuyorsunuz.
AKP ve Erdoğaan?a soru: Her halk ve millet gibi Kürtlere dillerini Tanrı vermişse, çok ?Müslüman ve dindar? geçinip dillerimizi neden elimizden alıyorsunuz?
Bu Tanrı?ya karşı gelmek değil mi?
Yoksa tarihte çokça görüldüğü gibi sultanlar gibi kendinizi Tanrı yerine mi koyuyorsunuz?
TC dini, Türkçülük, tek millet, tek kültür, tek bayrak, tek dil vb dir. Hepsinin ortak ifadesi Türk-İslam sentezidir.
Söylermisiniz, Kemalistlerle kavganız neydi? Veya bu gün Kürdistan ve diğer halklara ve dillere ve kültürlere yaptıklarınızla Kemalizm dini arasında ne fark var?
Anlaşılan hiç bir farkınız yok, sadece kemalizmin İslami versiyonu için iktidar ve sultanlık kavgası verdiniz.
Hani sultanlıkta Kürtçe seçmeli ders olması ve bunuda gelecek yıla ertelemenizi bir fark olarak koymak istiyorsunuzki, gelinen noktada ve yaşanan bir dizi mücadele ve gelişmeden sonra susturmak için Kürtçe seçmeli dersi sanki lütfediyorsunuz. Bu bir hak değildir.
Kürtlerin, ve diğer halkların hakkı anadillerinde eğitim görmeleridir. Çağımızda asimilasyon uygulamak gülünçtür.
İlkokulu bitirinnceye kadar herkes zorunlu Türkçe eğitim görecek, sonraki öğretimlerde ise isteyen seçmeli Kürtçe dersine gidebilecek miş....
Buda ince ayar verilmiş asimilasyona devam etmektir.

KÜRDİSTAN FEDERASYONU SİZE ÖRNEK OLSUN
Bakınız Kürdistan federasyonunda Türkmenlere ve Asurilere vb anadillerinde eğitim görme hakkı vardır. Kültürel bir dil olarak geliştirilmesi sağlanmıştır.Kürtçede öğreniyorlar okullarda.

?Aşiret ve kabile? vb sıfatlar taktığınız Kuzey Irak hükümeti ve yönetimi bu hakları sağlamıştır. Üstelik Türkmenler ve Asuriler orada nüfus olarak azdır. Sen Türkiye sınırları içinde yaşayan 20 milyondan çok fazla Kürtlerin halk olarak haklarını inkar ediyorsun.

ÇOK KINADIĞINIZ VE ZALİM DEDİĞİNİZ ESAD ŞİMDİ SİZDEN İLERİ DE
Erdoağan her ağzını açtığında Esad despotik rejiminin zalimliğinden dem vurur. ?Zalime destek verende zalimdir? diyecek kadar ileri gidiyor.

Rejimi krize girince Kürtçe eğitim konusunda Esad?ın son yıllarda attığı adım Erdoğan ve AKP?den daha ileridedir. Kürtçe seçmeli dersi birazda aşmış durumdalar. Ama bu hala Kürtler için bir hak değilidir.

İRAN MOLLA REJİMİ DE BU KONULARDA İLERDE

İran?da resmi dil Farsçadır. Kürtlere, Azerilere, Belucilere vb okullarda Fasrça öğretilir. Ama ta şahlık zamanından bu rejime ve bu güne kadar Kürtçe radyolar, üniversitede Kürtçe bölümler, Kürtçe TV yayını vardır. Üstelik orada vatandaşa sokakta ?vatandaş Türkçe? yani Farsça konuş demiyorlar. Kürtçe kasetler, sokakta ve mahallede konuşmalara engel yoktu.
Erdoğan seçmeli Kürtçe ders vb adımlarla ancak bunları yakalamaya çalışıyor. Bu adımlar haktan veya gasbedilmiş bir hakkın geri verilmesi anlamını taşımaz.
KÜRTLER İLE İLGİ ADIMLARDA SADDAM?DA İLERDEYDİ
Saddam Kürtlerle özerkliği bile tartışıyordu. O zamanki Irak anayasasının bir maddesi ?Irak Araplar ve Kürtlerden oluşur? cümlesi taşıyordu. Üniversitelerde Kürtçe eğitim vardı. Radyo ve Tv aalnındada öyleydi. Saddam?ın Irakı AKP?nin attığı temel hak sayılmayan Kürt lerle ilgili krıntıların çok ilerisindeydi.
TÜRKİYE DE O KADAR İNKAR, ASİMİLASYON VE SOYKIRIM VAR Kİ; BİRAZCIK KIRINTILAR BİLE CİDDİ GELİŞME SAYILIYOR

AKP?nin Kürtlerle ilgili yaptığı bazı kırntılar haktan değildir. Çok soykırım ve inkarcılık, çok aşırı Türrkleştirme ve sindirme vardı. Böylesi bir cumhuriyette kırıntılar bile bazı liberaller ve AKP çok ciddi geleşimeler ve değişimler olarak gösteriyor.
Şimdi yapılan ise, önce küllahı ters giydiriyor, temel haklardan öteye halklardan ve Kürtlerden alınanlar, sanki düzeltme yapılıyormuş gibi geri verme izlenimi yaratmaya çalışyorlar.
Asimilasyon ve sorkırıma ince ayar vermek istiyorlar. Hepsi bu.
Ben bir gelişme göremiyorum. Ancak hak ve özgürlüklerin olmadığı komşu ülkeleri yakalamaya çalışıyorsnuz diyorum. Diller ve kültür ile ilgili onlarda olan ama hak olmayanları yakalamaya çalışıyorsunuz.
Bu tür kırıntılara gelişme diyenler ve bunlar üzerine oturup bir halkın ve halkların haklarını çözemezsiniz.
Kardeş ve eşit olarak aynı çoğrafyayı paylaşacaksak, birlikte yaşayacaksak Türklerin ne hakları varsa Kürtlerin ve diğer halklarında aynı hakları olmalıdır.
Ey AKP: Bir halkın ve 20 milyonu geçen Kürtlerin anadan doğma dillerini seçmeli ders yaparak Tanrı?yada karşı geliyorsunuz.
Siz dindar değil, Türk-İslam sentezcisisiniz. ?İslamınız? sadece Türkçülüğü örten bir perdedir.
KILIÇDAROĞLU VE ERDOĞAN ?ZİRVESİ?NDE HAVA ÇIKTI

Neden hava çıktı diyorum, çünkü Kürtlerin ve Kürdistan?ın temel haklarını çözmek istemiyorlar. Savaşı gerçek anlamda durdurmak istemiyorlar. Sorunun adını hala ?terör? olarak koyuyorlar.
Ayrıca zirveyi şimdiden ?dağ fare doğurdu? biçiminde değerlendirmek abartılı olmaz.
CHP, AKP?nin geçmiş içi boş açılımına bile muhalefet etti. MHP ile aynı konumdaydı bu konuda. Şimdi CHP görüş ve politika olarak ne değiştirdi ki böyle adımlar atıyor. Parlamento çözsün, siyasettle bu işi çözelim görüşünde ne kadar samimidirler hiç belli değil.

AKP devletli oldu ve açıkça savaş yürütüyor. Kürtlerin tavuklarını bile neredeyse KCK iddiasıyla tutuklayacak.
AKP?nin eski boş ve umut yaratan ve kitleleri beklentiye sokan kandırmaca politikasını ?muhalefet? adına CHP üstlenmek isteyebilir. Ki ağırlıklı basan yanda budur.
Erdoğan ve AKP?nin lafla söylediklerini altı boş çıktı. Açıkça savaş yürütüyor. O zaman devletli olan başka bir kanat bu rolü üstlenmek istiyor. Bunda şaşılacak bir durum görmüyorum. Kürtleri oyalamak ve beklentiye sokmak için geçmişte de CHP benzer numaralara baş vurdu. Şimdi de kitlede boş beklentiler yaratmak için aynı yolu tercih ediyorlar. Biri savaşçı kesilirken, diğeri sürdürülen kirli savaşa karşı sözü olmadığı ve destekjlediği halde ?iyi polis kötü polis? rolünü oynuyorlar. İktidardakiler kötü polis olurken, muhalif geçinenler iyi polis rolünü oynuyorlar.

Kaldı ki, geçmişte AKP?nin açılım politikası bazı sözlere dayanıyordu. CHP?ninkinden daha inandırıcı görünüyordu. Saltanatı aldılar ve açılıma veda ettiler. CHP?de hükümet olmak için aynı numaralara başvuruyor. Kürt politikası konusunda hiç bir görüş sahibi değildir. Yeni olan bir söylemide bulunmuyor.

O zaman CHP nin çağrısına neye göre inanmak gerekiyor? Ortada somut olarak elle tutulacak bir söylem veya görüş yok.
Devletin savaş politikasının farklı kesimiyiz, sen oyaladın, kitle desteği aldın ve bu kezde aynı rölü ben çalıyorum demeye getiriyorlar. Üstelik sorunun adını ?terör? olarak koyuyorlar.

Madem CHP parlementoda ve siyaset yoluyla çözmek istiyor. İlk yapılması gereken karşılıklı şiddetin durdurulmasıdır. Devlet operasyonlara son verirse PKK?de şiddete son verir. Bu iş bu kadar basittir.
MHP olmazsa sorun çözülemez ve MHP?yide katalım görüşü tam bir saptırmadır.

İlk yapılası gereken ellerin tetikten çekilmesidir. PKK daha önce defalarca ateşkes ilan etti. Ordu ve devlet bu ateşkeslere uymadı. Operasyonları sürdürdü. Şimdi yapılması gereken, PKK?ye açık çek verecekler: sen şiddeti durdurursan bizde operasyonları durdururuz politikası olmalıdır. Ordu ve devlet savaş politikasından elini çeksin kesinlikle PKK buna uyar. Eğer uymuyacak diye şüphesi olanlar varsa, devletin operasyonlarının bitmesi durumunda ve bu konuda doğrudan ve dolaylı mesajlar verilirse PKK?de bunu dinlemese halk PKK?yi barışa zorlar. Kaldki, PKK ?opersyonlar durdurulursa biz şiddete başvurmayız? diyor. Bu konuda samimi olduklarına inanıyorum.

Aynı samimiyet testi AKP ve CHP elindedir. Buyursunlar savaşı durdursunlar. Sonrası siyasetin işidir. KCK davasından tutuklananları bıraksınlar. Siyasetin önünü açsınlar. Siyasi yasaklar kalksın. Kürdistan halkının bunlara bir itirazının olacağını sanmıyorum.
Savaşla yol alınmayacağı çoktan ortaya çıkmıştır. Devlet ne kadar savaşa başvursada birşey değişmeyecektir. PKK?yi tasfiye etsede yeni hareketler ve PKK?ler çıkacaktır. PKK de savaşla zafer kazancağına artık inanmıyor. İki tarafta savaşla kazanamaz. Kaybeder. İnsanlar ölür, ekonomi çöker. Hatta AKP bu politkada inat ederse kendisinin gidişine mal olur. İsterse sürdürsünler, kendileri de çözülüp çökerler.

Kılıçdaroğlu ve Erdoğan zirvesinde hava çıktı diyorum. Çünkü bu politika ve kafa ile sorunları çözemezler. Diyalog ve barışın önünü açamazlar.

Kısacası oyalama, beklenti yaratma ve kandırmacadır. Barış umudu çıktı diyenler sevinmesinler. Aynı filimi geriye alarak tekrar izliyoruz.

Neden mi?
Gayet basit: Bu tür çıkışlar yeni değildir. CHP şimdi AKP ve Kürt tarafına bir şey önerdiği yok. Ortadaki tartışma ve açıklamalara bakılırsa ciddi anlamda hangi ip uçları var konusunda herkes zorluk çekiyor.

Eskiden beri olduğu gibi ?alavara dalavere Kürt Mehmet nöbete? zihniyetiyle ciddi sorunlar çözülemez.

Kaldı ki CHP?nin ulusalcılığı biliniyor. Kendi içlerinde sanki Kılıçdaroğlu ulusalcı ve Türk milliyetçisi, kemalizmin devlet ve soykırım politikalarını savunan adamlarını mı ikna etti?

Numaraları yemezler. İlkin samimiyse CHP içinde bu sorunu kabul ettirsin. Kabul ettirmeyince kamuoyunda pehlivan geçinmenin ne anlamı var.

Açılım bakanı Atalay, açılımlara devam ediyoruz diyerek yakında Başbakan Kürtçe ve bu konularda açıklama yapacak dedi. Bekelenildi ama ne çıktı: yukarıda sözünü ettiğimiz Kürtçe seçmeli ders çıktı. O da ilk okuldan sonra güya uygulanacakamış(!)
Bu zirve ve sonrasında MHp ve BDP?ye çağrılar yapılsa bile barış getiremez. Çünkü barışın bu şekilde gelemeyeceğini herkes az çok biliyor.

Kürtçe seçmeli derste derde deva olamaz. Ancak gerçek anlamda kardeş olacaksak, Kürtçe Kürtlerin anadili olarak eğitim ve kamuda kulanılır, Türk çocukları için Kürtçe seçmeli ders olur.
Etiketler: PWD-K, Pwdnerin, Kurdistan, Kurd, Kürtçe