öyle görülüyor ki 2006 yılında da kuzey Kürdistan özgürlük ve çözüm mücadelesinde, ulusal birlik arayışlarının yarattığı umut ve süre gelen siyasal riskleri birlikte yaşayacağız. Umut var, çünkü halk kazanımlarını ve ödediği bedelleri savunmakta karalıdır. Yurtsever çizgide bir siyasal birlik adresine şans tanımaktadır. 

          Dış gelişmeler yanadır. Kemal Yamak’ın yazdıklarından da anlaşılacağı gibi, Devletin kirliliği daha fazla açığa çıkmakta, görünen ve görünmeyen devlet arasındaki çatışma artık gizlenememektedir. Riskler var, çünkü güneydeki etkili ve olumlu gelişmelere rağmen ulusal birlik çalışmalarında zaman hovardaca harcanmaktadır. Genelkurmayın elini güçlendiren karanlık 1 Haziran savaş kararı kaldırılmış değildir. Legal Kürt siyaseti yüzde üçlere gerilemiş durumdadır. Abbas dogmatizmi ve derin devlet elbirliği ile Kürtleri dünyadan tecrit etme çabasını sürdürmektedirler.

          Muhalif yurtsever Kürt cephesi, eski hantal duruşunu aşamamakta, Şemdinli’deki Mersindeki Kızıltepe’deki halkın şehitlerine sahip çıkma, orada olma iradesini dahi gösterememektedir. Kürt basını ve özellikle sitelerinin bir kesimi ucuz, yalan ve uydurma haberlerle bu halkın davasına hizmet ettiğini sanmaktadırlar. öte yandan derin devlet, MHPnin oy yüzdesini yükseltmek için yüzeye çok yansımayan bir çaba içerisindedir. Şemdinli provokasyonu, Orhan Pamuk davasında şahit olduğumuz görüntüler, M.Ali Ağca’nın serbest bırakılması 2006’da neler yaşayacağımızı göstermesi bakımından çarpıcı örneklerdir.

          İnancım odur ki, kürt siyaset erbabı ve aydınları bütün bunları ve daha fazlasını çok iyi bilmektedir. Ancak bilmenin ve eleştirmenin ilânihaye bize kazandırması mümkün değildir. Bu tarzda ısrarı hem realite kaldırmaz hem de bize somut sonuçlara götürmez. Sanırım yurtsever muhalefet arasındaki farklılık ve çelişkiler KDP ve YNK riskinden daha ağır değildir. Onlar yıllarca çatıştılar, onbinlerce kayıp var ama güneydeki bu iki büyük güç birlikte hareket etme ve ortak hükümete ulaşmak konusunda da anlaştılar. Artık partilerinin ve örgütlerinin dahi önemlerini yitirdiğini, geniş ve temsili yaygın birlik ve kurumlaşmaların sonuç aldığını görmek ve 2006 ‘ya girerken bunun tamamen somut adımlarını atmak gerekmektedir.2005’te bu yönde kimi adımlar atıldı yazılar yazıldı temennilerde bulunuldu. Şimdi somut adım zamanıdır.

          Somutlaşmanın önündeki iki temel engel, PKK’nin ısrarla sürdürdüğü ve vazgeçeceğini beklemediğimiz ulusal tasfiye politikaları ve yurtsever cephenin yaşadığı rehavettir. Pkk politikaları sistemli olarak eritiyor. Geri kalan etrafında da, yeni türemiş emeksiz bir rantçı hırsız kesimi oluşturuyor. İnkâr siyasetinin hareket alanını genişletiyor.

          Yurtsever cephenin rehaveti de, tersinden bir kendiliğindenciliğe yol açıyor somutlaşma olmayınca, yeni çözüm ve hamle gündemleri oluşturmuyor. Biri birleriyle uğraşma ve yıpratma-yıpranma öne çıkıyor. Oda aynı şekilde inkâr güçlerinin hareket alanını güçlendiriyor. Dikkat edilirse yeni yıla girerken hemen hemen her kişi ve çevre, mücadele iddialarıyla birlikte yeni bir imaj vermeye ve umut vermeye çalıştı. Yeni bir yıl için güzel bir başlangıç oldu tüm bunlar. Ancak bu iyi niyetli çağrılar mevcut sıkıntılı durumu lehimize çevirirse bir anlam ifade edecektir. Biz dile getirilen sorumlu siyaset, sorumlu üslup ve sorumlu yayıncılıktan bunları anlamaktayız. Aynı şey kuşkusuz bizler PWD için de fazlasıyla geçerlidir.

          PWD’nin ve bir bütün olarak PWD mensuplarının, hangi saldırı ve kazanımlara muhatap kalırlarsa kalsınlar, ısrarla ulusal birlik siyasetini ve esnek birleştirici üsluplarını birleştirmeleri şarttır. Sitemiz bir tv ve güçlü bir yayın organı yaratana kadar buna öncülük yapmaya çalışacaktır. Kuzey’de ve kimi Türkiye metropollerinde, örneğin; Amed, Van, Urfa, Mardin, Muş, Ağrı, Antep, Mersin, Adana, Antalya, İzmir ve İstanbul’da giderek artan bir araya gelen, PWD düşüncelerini benimseyenler, rollerini 2006’da daha etkin oynaya bilmelidirler. Arkadaşlarımız bu grupları birbirlerine ve özellikle yurtsever siyasal güçlere yakınlaştıra bilmelidirler. Adım adım birlikte hareket edebilmeyi geliştirebilmelidirler. Aynı şey Avrupa için de geçerlidir.


          Oluşan geniş ama dağınık çevremiz, bağımsız grupları çoğaltmalı, arkadaşlarımız bu grupları buluşturmayı ve giderek birlikte hareket etmelerini 2006’da sağlamalıdırlar. Yaygın diyalog, aynı gelenekten gelen arkadaşlarla ilişki, ortak toplantılar başarma, gençlik ve kadın örgütlerini geliştirmek zorundayız. Bunun için günlük talimat beklemeden ciddi sorumluluk üstlenmek, bir yerlerden beklemeden çaba içerisine girmek, sitemizin verdiği adreslerden PWD merkezine ulaşmak, gelişmeye yol açacaktır. Kuşkusuz herkes bir kırılmayı ve zorlanmayı yaşadı.
          Bu kadar büyüyen bir hareketin mensuplarıydık, hareket bir kişiye ve konsepte kurban edilince ayrıldık. Ancak ne olursa olsun sorumluluklarımıza ve yurtseverliğe sırtımızı dönemez ve yüklediği görevlerden geri duramayız. Yeni bir yıla bir kere daha umutla, ama yanı sıra tehlikelerde doğurabilecek siyaset riskleri ile giriyoruz. El birliği ile riskleri aşıp atmak ve somut gelişmeler yaratmak mümkündür.

Etiketler: PWD-K, Pwdnerin, Kurdistan, Kurd, Kürtçe