Akla Takılan Sorular

          Çünkü benzeşen değil, niyetlerin, hamasetin ve hatta ihtiyaç duyulsa bile duyguların değil, hukukun biçimlendirdiği bir örgüt ve siyaset anlayışının Kürt siyasi yaşamına girmesine ihtiyaç vardır. Bu noktada yoğunlaşıp netleşmek, ciddiyeti elden bırakmamak kaydı ile, yaşadığımız eleştirel sürece karşı dürüst olabilmek önemliydi.

Faysal Dunlayıcı
15.11.2004 - 22:10

          Zor bir sürecin ardından, PWD?de kurularak Kürt siyasi hayatı içindeki yerini aldı.

          PWD yi oluşturan kadrolar eleştirel bir dönem ve yoğun çelişkiler yaşadıktan sonra, uzun yıllar içinde mücadele yürüttükleri bir gelenekten koptular. Spekülasyonları bir yana bırakırsak, belirtmeliyiz ki bu kopuş kolay olmadı. Bu nedenle de kuruluş çalışmalarında kendilerini ve geldikleri geleneği uzun uzadıya tartışıp değerlendirdiler. Bu tartışmaların sonucunda da; özü yurtseverlik ve demokratlık olan bir mücadele stratejisini benimsediler. Eksikleri bulunsa da, hedeflerini ve taleplerini de bu stratejiye uygun olarak formüle ettiler.

          Bütün geçmişlerini ifade eden koptukları geleneği, geldiği tehlikeli nokta itibariyle ısrarla eleştireceklerini, değerleri sahipleneceklerini, ancak siyaset ötesi bir dil kullanmayacaklarını kararlaştırdılar.

          PWD kuruluş çalışmalarının ayırt edici yanlarından biri, bir daha asla kurdukları örgütün esiri olmamak, örgütün kişi iradesini yok saymasına izin vermemekti.

          Çünkü benzeşen değil, niyetlerin, hamasetin ve hatta ihtiyaç duyulsa bile duyguların değil, hukukun biçimlendirdiği bir örgüt ve siyaset anlayışının Kürt siyasi yaşamına girmesine ihtiyaç vardır. Bu noktada yoğunlaşıp netleşmek, ciddiyeti elden bırakmamak kaydı ile, yaşadığımız eleştirel sürece karşı dürüst olabilmek önemliydi.

          PWD kurucuları siyasete bu yaklaşımla girmekte samimidirler. Ve tersi süreç içinde ortaya çıkmadıkça, kuzey Kürdistan için yeni bir iddia ve siyasi soluk olarak algılanması ve kendisine prim verilmesi gerektiği açıktır. Bu anlamda PWD?nin kurucuları için önyargılarla hareket edilmesi doğru olmaz.

          Onlarında sınavı;Yaşamın her alanındaki duruşlarının iddiaları ve üstlendikleri sorumlulukla örtüşüp örtüşmediği olacaktır.

          Kuşkusuz bu manada PWD de bir ulusal siyaset sınavından geçecektir.

          Ancak misyonunu olduğundan fazla abartmadan ve ağırlaştırmadan değerlendirmek gerekirse, henüz herkesi tatmin etmemiş olsa da -ki bu mümkünde değildir- PWD, ayrılarak ve yaptığı-yapacağı eleştirilerle zaten bir rol oynamıştır.

          PWD kurucuları olarak hepimiz ağır aylar yaşadık. Tabi ki bu bir tercihti ve hala geleceği doğru özümseyebilmek için, her birimiz yoğun olmaya çalışıyoruz.

          Siyasete farklı girmeye çalışırken, bu tartışma döneminin bazı sonuçlarını yansıtmak faydalı olabilir.

          Bana göre haklılığı güneş kadar açıkta olsa, örneğin ulusu ve onun bütün tarihsel değerlerini esas almak yerine, bir siyasi harekete aşırı bağlanmak iflah etmez bir fanatizme yol açıyor. Kişiyi kesinlikle sorgulayıcı olmaktan ve bilimsel düşünmekten alıkoyuyor. Neredeyse açık yanlışlara dahi ?bir hikmeti vardır? yaklaşımı gösteriyor. Yükselip inen duygular aklın yerini alıyor. Eğer sadece duygularla bir yükseliş olacaksa, PKK bunun en doruk noktasına kadar yükselmiştir. Ancak bir hukuk olmadığı içinde, kaçınılmaz olarak tıkanma, ağırlaşan çelişki, sorunlar ve giderek gelişen çözülmenin önü alınmamıştır. Cibran ?Adaletli bir dünya merhametli bir dünyadan daha güçlüdür? derken, birazda bu gerçeği anlatmıştır.

          Bu tür bağlanma aldatma, aldanma ve sınırsız bir rantçılığı beslemekten öteye sonuçlar vermiyor. Tanık olduk. Örneğin biri kalkıp ?ben yanlışlarında savunucusuyum? diyor ve bu söz yıllarca olumlanabiliniyor. Halbuki bakıp görebilenler için, siyaset ahlakı açısından bundan daha rencide edici bir yaklaşım olamaz. Sözü söyleyen açısından da, söz kim veya kimler için söylenmişse onlar bakımından da rencide edicidir. İşte bu boyuta vardırılmış bir fanatizme de açıklık, hukuku olan bir örgütsel işleyiş ve ilişki hiçbir şekilde gelişmiyor.

          Bu yüzden esir alan değil, üyelerinin özgür iradelerine dayalı bir örgüt sistemi ve siyaset anlayışı PWD açısından varılmış olumlu bir düzeydir. Bu yaklaşımı insan evet, ama hiç bir ideoloji kutsal değildir şeklinde de okuyabiliriz.

          Dile getirmek istediğimiz bir diğer hususta, pek çok insanımızın kafasında da soru işareti olarak duran, PWD?nin gelecekte neye benzeyeceği hususudur.

          Kuşkusuz şimdi, bütün iyi niyetlerine karşın, PWD büyük ölçüde kendisini kuranlara benzeyecektir. Eleştiri veya kaygı kadar; PWD?nin rengini ve içeriğini zenginleştirmek, ulusal ve yurtsever kimliğine uygun hale getirip, ulusa benzemesini sağlamak gibi bir görevimiz olduğu kanısındayım.

          Bunun için; gönlü PWD?de ama kaygısı olanların, PWD?nin kuzey Kürdistan siyasetinde bir boşluğu dolduracağına inananların, kolay eleştirmen konumundan PWD?de etkili olmaya giriş yapmaları gerekiyor.

          Korkarız ki Türk soluna yaptığımız eleştirilerin tuzağına biz Kürtlerde düşüyoruz. Söylediklerimiz ve yazdıklarımız hukuki sorumluluğu da olmayan ve neredeyse bir eleştirmen ordusu yaratmış durumdayız. Ben bu durumun aşılması gerektiğine inanıyorum.

          Şimdi PWD iyi bir şey yaptı.

          Oda şu: partiyi önce kurucularla kurdu ve esas kongreyi birkaç ay sonraya bıraktı.

          Böylelikle, programdan çözüme yaklaşımına kadar her şeyini daha güçlü oluşturmanın tedbirini almış oldu. Sadece G. Kürdistandaki kurucularla sınırlı kalmayacak, kuzeyden ve Avrupa?dan katılımcılarla rengini, duruşunu, dilini ve girişimciliğini geliştirmek için bir zaman dilimi oluşturdu. Aynı veya ayrı geleneklerden gelen sayısız insanıyla Aydın-sanatçı, işadamı, liberal pek çok gerçek yurtsevere Kürdistan da kongreye katılma ve yönetime-organlara girme imkanı sundu. Böyle bir katılımla PWD, daha fazla ulusa benzeyecek ve yoluna sağlıklı devam edebilecektir.

          Yoksa ?çok iyi yaptınız ama hele bakalım? demek, bana göre hem sorumluluktan kaçmak ve hem de olumsuz manada tetiklemek olur ki, bu beklentileri boşa çıkarır ve PWD ye oynatmak istediğimiz ulusal rolü sınırlar.

          Sadece kurduğumuz ilişkilerden, Internet sitelerine yansıyanlardan yola çıkarsak dahi, ele geçmez bir potansiyel olduğunu, ama maalesef atıl kaldığını görebiliyoruz. Bu potansiyel için sayısız buluşma noktaları vardır. Bu buluşma noktalarını öne çıkarmak ve oradan PWD ile buluşmak tahminimizden de öteye olumlu gelişmeler yaratır.

          Ayrıca Kongra-Gel?e PWD?nin yaklaşımının ne olacağı hususu gündemde önemli bir yer tutuyor. Bizlerde bunu çok tartıştık.

          Kongra-Gel?deki durum, sövmelerle, saymalarla ve siyaset-toplum dilinin dışına çıkarak anlaşılacak, ya da eski öfkeleri kusmakla halkımıza anlatılacak iş değildir. Mesele derindedir ve öyle ele alınması çözümleyici olabilecektir.

          Pek çok onurlu gelişmenin yaratıcısı olan PKK, geldiği ağır tıkanma noktasında, yeni bir çizgi ve stratejik rol üstlenmiş durumdadır. Hala fedakarlık yapan halkın ve bağlı binlerce taraftarının iyi niyetine rağmen bu böyledir. Bu yeni çizgi Kemalizm?dir. Ve Türk ordusu geçmişte Kemalizm?e yönelik ne söylemişse, onu Kürtler eliyle adeta yalatmak istiyor. İş, Erbakan?ın dahi karşı çıktığı ?Ne mutlu Türküm? ü kabul ettirme noktasına gelip dayanmıştır. Kürt çözümü rafa kaldırılmıştır ve dağdaki kadronun ağırlıklı bölümü, ?Bu noktaya gelmek için mi yirmi yıldan fazla savaştık? sorusunun bunalımı içindedir.

          İşte bu nokta ve Türkiye?nin AB ye girişi ile ABD?nin bölgeye müdahalesini olası tüm sonuçları ile değerlendirip, zengin bir yeni çözüm stratejisi oluşturmalı, PKK çözülüşünün yaratacağı olumsuzlukları ve Kürtleri boşa alma planlarını bu şekilde boşa çıkarmalıyız.

          Ben siyasal tedbirleri alınmamış eleştiri ve değerlendirmelerin, ortaya somut sonuçlar çıkarma bakımından fazla anlamlı olmayacağı inancındayım.

          Sonuç olarak;

          PWD?nin siyasete resmen girişi nedeniyle ve gecikmiş bir yazı ile akla takılan bazı soruları anladığımız kadarı ile dile getirmeye çalıştık. Yeni Kürt çözümünün siyasal stratejileri üzerinde yoğunlaşmanın, tartışmaların bu yöne kaydırılmasının, tamamlayıcı görüşlerle bir ulusal yakınlaşma momentine ulaşmanın dayatıcı bir ihtiyaç haline geldiği açıktır.

          Bir sonraki yazıda, konuyu ele almaya çalışacağız.



16 Kasım 2004

Etiketler: PWD-K, Pwdnerin, Kurdistan, Kurd, Kürtçe