Hüseyin Kaytan'ın Son Yazısı

Örgütsel etkinlik ve kitle desteği bakımından en zayıf hareketler, bağımsız Kürdistan'ı siyasal stratejileri olarak esas alıyorlar. Göreceli de olsa, en büyük kitle gücü ve örgütsel genişliğe sahip Kongra Gel ise,siyasal olarak, Federasyonu da red eden bir çözüm anlayışı içindedir.

Faysal Dunlayıcı
19.01.2005 - 17:23

Hüseyin Kaytanın son yazısı-Kürtlerin bir bağımsızlık stratejisine ihtiyaçları var- üzerinden bir tartışma yürütmenin faydalı olacağını düşünüyorum.

Önce bağımsızlık stratejisinden ne anlaşılması gerektiğini açmak gerekli.Kaytan ya bir tartışma başlatmak yada kendi yazısını başka yazılarla açmak amacını gütmüş olabilir. Her iki durumda güncel pek çok muğlaklığa cevap verebilir.

1. Kürtler uzun süredir bir ulusal birlik tartışması yürütüyorlar.Ancak bu güne kadar tartışmalar genel beklentiye cevap verecek bir sonuç yaratmadı.Bu durumu niyetlere ve bazı çevrelerin ayak sürtmesine-payı olsa bile- bağlayarak izaha kalkışmak fazla gerçekçi değildir.Bu tür bir yaklaşım bir niyet sorgulaması olabilir.Ancak var olan sıkıntıyı aşmaya yaramaz.

2. Ulusal birliği yaratma da yaşanan sıkıntıların,temel nedenlerinden biri,kürt sorununun çözümüne ilişkin stratejilerin farklılığı olmalıdır.

3. Kuzey kürdistan siyasal yelpazesi bu anlamda çok ilginç bir görüntü vermektedir.Şöyle; Örgütsel etkinlik ve kitle desteği bakımından en zayıf hareketler, bağımsız Kürdistan'ı siyasal stratejileri olarak esas alıyorlar. Göreceli de olsa, en büyük kitle gücü ve örgütsel genişliğe sahip Kongra Gel ise,siyasal olarak, Federasyonu da red eden bir çözüm anlayışı içindedir. Diğer etkin siyasal parti ve örgütler ise, biçimde ve özde farklılıklar taşıyan bir federasyon çözümünü gerçekçi ve uygulanabilir buluyorlar.

4. Bu farklılık birde ideolojik olarak farklılıklarla bir araya geldiğinde uyuşmazlık,tartışma ve sonuç alamama adeta kaçınılmaz hale geliyor.

5. Kürt sorununun parçalar düzeyinde çözümü ve genel olarak kürt sorununa yaklaşımda, Irak/a siyasal ve askeri müdahale gerçekleştiren ABD ve Türkiye ye bir siyasal müdahale gerçekleştiren AB politikalarının kürt siyasal hareketlerine yansıması,yada bu hareketlerin bu güçlere bakış açısı ve müdahaleleri yorumlayışları ile beklentilerindeki farklılıklar da, bir araya gelmeyi zorlaştıran faktörler olarak öne çıkabiliyor.

Şimdi buraya bir parantez açıp,bağımsızlık stratejisinden ne anlaşılması gerektiğine
bakabiliriz.Bence bütün kürt siyasal hareketleri,birlik çalışmalarını tartışmaya başlamadan önce bir siyasal belge üzerinde anlaşabilirler.Bu belge- Kürtlerin siyasal ve ruhsal olarak siyasal bağımsızlığı bir hak olarak temel aldıklarını,bu hakkı tarihsel ve ulusal gerçeklikleri kadar,uluslar arası belgelere dayandırdıklarını,ancak somut dünya gerçekliği ve çözümün olabilirliği bakımından uygulanabilirliğini dayatmadıklarını,bunun yerine gerçekçi,uygulana-
bilir bir çözüm belgesi üzerinde anlaşmaya vardıklarını-deklare edebilirler.Anlaşmaya varılan güncel belge; hiçbir hareketin federasyon veya ona yakın çözüm hedeflerini özde yok saymayan,buna karşı hiçbir hareketin kendi çözüm önerisini dayatmadığı bir genel mutabakat metni olabilir.
Güney kürdistanda en üst düzeyde siyasilerle yaptığımız bir tartışma da dile getirilen bir yaklaşım,bu noktada hem ön açıcı ve hem de örnek olabilir.Yetkili, Kürtlerin Kerkük yaklaşımını şöyle özetliyordu.Bizim için esas olan Kerkük ün fiilen Kürtlerin eline geçirilmesi değildir. Esas olarak,Kerkük ün Kürdistan coğrafyası olarak teyidi önemlidir.Bu sağlandıktan sonra,Kerkük ün oradaki bütün kesimlerin ortak ve demokratik yönetimin de özel bir statüye kavuşturulmasına hem itirazımız olmaz,hem doğru olan budur ve hem de istikrara bu şekilde katkı da sunmuş olacağız.
Şimdi Kerkük tartışmalarının son günlerde vardığı noktanın bu olduğunu da görüyoruz.Bu hem sağduyulu bir yaklaşımdır ve hem de inisiyatif kazandırmaktadır.

Hüseyin kaytan bu yazıyı kaleme alırken,anladığım kadarı ile farklı bir kaygıdan da
Yola çıkmış olabilir.O da,Kürtlerin parçalı duruşu ve ulusumuza bir birlik uzlaşması sunamamalarıdır. Çünkü ulusal psikoloji öyle bir noktaya geldi ki,neredeyse en alt sayabileceğimiz talepleri, tv. de dile getirenler kahraman ilan edilmeye başlandı. Bu tehlikeli gidişin aşılması, iradesizliğin ve birey gösterilerinin pompalanması ile gündem saptırılmasının önüne geçilmesi çok acil ve dayatıcıdır. Onun yanı sıra bu duruşumuz, Türk siyasi tartışmacılarının, Kürtler ne istediklerini bilmiyorlar demagojisine de imkan sunmaktadır. Bunun da bir an önce aşılması gerekmektedir.

Ayrı bir sıkıntımızda bu bağlamda şu olabilir. Kürtler bir muhatap yaratmaya çalışırken, bunu Avrupa da ki tartışma ve oluşum yaratma kadar, esas muhatap iradesini, kuzey kürdistana, oradaki legal-demokratik partileşmeye dayandırmaya ne kadar hazırlıklıdırlar. Ulu-sal birlik tartışmalarında buna ne kadar yer vermektedirler.Ve bu konu da ne kadar girişimcidirler.Bence bu da hayli can alıcı noktadır.Yine belki de işin özünü buraya kaydırabilmek çözümleyici olmak kadar kendimizden,örgütlerimizden ve kariyerlerimizden fedakarlığa ne ölçüde hazır olup olmadığımızın da sınanması olacaktır. Çünkü netice de tümümüz bu ara, ne kadar demokrat olduğumuzu şu yada bu biçimde yansıtmaya çalışıyoruz.

Umuyorum,sevgili kaytan başlattığı bu tartışmayı daha da açar ve önermeleri ile düşünsel netleşme kadar,ulusal birlik tartışmalarına da daha fazla katkı sunar.
[email protected]

Etiketler: PWD-K, Pwdnerin, Kurdistan, Kurd, Kürtçe