Kurşun Kime Sıkıldı?

Farklı düşündük ve ayrıldık.

Faysal Dunlayıcı
15.10.2004 - 02:35

Bize hain diyenleri ihanet içinde gördüğümüz için, 30 yıllık mücadelenin büyük şeref veren kazanımları bir konseptle bitirilmeye çalışıldığı için, Kürtlük ve onun ulusal hakları ile gelecekleri genel sol söylemlerle muğlaklaştırıldığı için, Kemalizm kutsanıp yurtseverlik ayaklar altına alındığı için, bütün dünyayı karşısına alan restçi politikalarda ısrar edildiği için ve ikna edici gerekçe ve hedeflere dayanmayan bir savaş kararı alındığı için ayrıldık. Ayrılık gerekçelerimizi de iyi kötü kamuoyuna açıklayarak, ulusumuz için gücümüz oranında siyaset yapmaya çalışacağımızı söyledik. Beğenmeyenler çıkabilir, ancak bu bizim hakkımız ve tercihimizdir ve saygı gösterilmelidir dedik.

Önce başta tv ve gazetelerde yoğun bir teşhir kampanyası geliştirildi. Türkiye ve Avrupa'da halk toplantıları yapılarak akıl almaz yalanlar söylendi. Dökülecek Kürt kanına ekmeğini batırıp biraz daha beslenecek olan sol artıklarına, gazete köşeleri ve paneller açılarak bize küfür etmeleri sağlandı. Telefon ve e-maillerle hakaretler yapıldı. Sevdiklerimiz tehdit edildi ve bizimle ilişki kurmamaları belirtildi. Ancak sonuç alınamayacağı ve eskisi gibi kimseyi susturamayacaklarını anlayınca "ya bunları tasfiye ederiz ya da altı ayda tasfiye oluruz" diyerek bir ölüm listesi hazırladılar ve özel timler görevlendirdiler.

Sonuçta en insan sever ve en yurtsever olanı, sevgili Sipan'ı katlettiler.

Şofor Mihemed anlatıyor.

"Önümüzü kesip aracımızı durdurdular. İnen silahlı kişilerin üçü maskeliydi. Heval Sipan, bizde Kürdüz yapmayın dedi. Onlar biliyoruz Kürtsünüz ama hainsiniz dediler. Tamam, o zaman beni alın ama şoforu bırakın o bizimle hareket etmiyor çocukları var yazıktır dedi. Bunun üzerine kafama dipçikle vurdular, yol kenarındaki çukura uzandım. Sipan'ı alıp götürdüler, az sonra da kurşun sesleri duydum".

Kalbine bir kafasına üç kurşun...

Özünde ise kendi mücadelelerinin geçmişinde temiz kalan ne varsa onu kurşunladılar.

Kongra-Gel Irak temsilciliğinin, özrü kabahattinden büyük uyduruk açıklaması tutmayınca da, Sipan arkadaşın ailesine baş sağlığı dileyecek kadar insanlıktan çıktılar.

Ben Sipan arkadaşın katledilmesini Kürtlere dönük belki de son, ama büyük bir provakasyon olarak değerlendiriyorum.

Avrupadan ve kuzey Kürdistandan her gün yüzlerce telefon ve e-mail geliyor. Küfür edenlere "bize saygınız olmaya bilir ama en azından kendinize saygılı olun ve yine her şeye rağmen sizlere sevdiklerinizle birlikte mutluluklar diliyoruz" diyoruz.

Diğerleri "provakasyona gelmeyin. Gurup gurup örgütleniyoruz. Bu gurupları birleştirin ve bir an önce genel örgütlenmeyi yaratalım. Meydanlara ve salonlara cesaretle çıkalım." diyorlar. Bu sağ duyunun ve Kürt yurtseverliğinin sesidir. Biz bu sese kulak veriyoruz.

Kuşkusuz bu provakasyona rağmen sağ duyuyu elden bırakmamak gerekiyor.

Her kesin kullandığı dil esasında kendi özünü yansıttığı için, aynı dili kullanmamak gerekiyor.

Eğer PWD çıkışı ciddi olacaksa, Sipan'ın şahadetine Haki Karer'in şahadetiyle aynı anlamı verip, bir güçlü çıkış, değerleri ve kurumları kurtarma gerekçesi yapmak gerekiyor.

Esasen burada bir anlamda, öncelikle Avrupa kitlesine ve ayrılan binlerce değerli kadroya sesleniyorum. Her şehirde geçici komiteler kurun. Gençlik ve kadın komiteleri oluşturun. Basın ve tv'den ayrılanlar, dış ilişkilerin eski yetenekli ama kopmuş kadroları bir araya gelin, telefon ve e-maillerle bize ulaşın. Hep birlikte çözümün ve yurtseverliğin güçlü çıkışını gerçekleştirelim ve Kürtlüğe sıkılan bu kurşuna böyle cevap olalım.

Hevalê Sipan,

Sana layık bir yazı gücümü aşıyor.

Kürt halkı seni daha şimdiden sahiplendi ve bence önemli olan budur.

Seni vuranlara cevabın en özlüsünü ise, Halil Cibran'a bırakıyorum.

"Oysa gerçekte, sizin özgürlük dediğiniz zincirlerin en sağlamıdır. Ama her halkası güneşin ışınlarıyla parlamakta ve gözlerinizi kamaştırmaktadır."

Etiketler: PWD-K, Pwdnerin, Kurdistan, Kurd, Kürtçe