Yaşar Kaya veya 50 Yılın Canlı Tanığı
        Yaşar abiyi çok kimseden daha geç tanıdım. DEP sürecinden sonra dışarıya çıkmak zorunda kalmıştı. Hem çıkışını sağlama da pratik rolüm oldu ve hem de çıkışının ardından Avrupa’da birlikte çalışma olanağı buldum. Birlikte çalışma derken, biz sistemi içinde adeta kaybolduğumuz örgütün yöneticisi idik, kendisi bağımsız düşünebilen bir Kürt aydını ve yurtseveri. Yani çelişki ve zorlamalarla dolu bir birlikte çalışma.
Faysal Dunlayıcı
27.02.2006 - 19:27
Yaşar abiyi çok kimseden daha geç tanıdım. DEP sürecinden sonra dışarıya çıkmak zorunda kalmıştı. Hem çıkışını sağlama da pratik rolüm oldu ve hem de çıkışının ardından Avrupa’da birlikte çalışma olanağı buldum. Birlikte çalışma derken, biz sistemi içinde adeta kaybolduğumuz örgütün yöneticisi idik, kendisi bağımsız düşünebilen bir Kürt aydını ve yurtseveri. Yani çelişki ve zorlamalarla dolu bir birlikte çalışma.

Yaşar Kaya’yı her gordüğüm de bende  iki duygu uyanır. Biri onda Musa Anter’e benzeyen çok özellikler görürüm, ikincisi ise gençliğinden ve canlılığından hiç bir şey yitirmeyen bir yurtseverlik…

Musa Anter’e çok benzer. Kürdistan tarihi, bilinen Kürt şahsiyetleri ve ailelere ait bilgiler Yaşar Kaya’ya adeta başvurulması gereken bir Kürt ansiklopedisi gibi yaklaşmayı gerektirir. Musa Anter de öyleydi. İkisi de, Yaşar Abinin deyimi ile SEçKİN YAŞAMI OLMAYANIN SEçKİN DüŞüNCESİ OLMAZ  felsefesine inanırlar. İkisinde de bir Kürt Aristokrat yan vardır. İkisi de gerektiğinde sözlerini esirgemez, ama en esirgenmez yerde de, sözlerini nükte ile tamamlamayı bilirlerdi. Nükte, ikisinde de hem sözü tamamlayan bir ögedir ve hem de ipleri koparmamanın, bir açık kapı bırakmanın, kestirip atmamanın yoludur.

Yaşar Abi ile en son 2005 yilinin Ekim ayında Güney Kürdistan’da birlikte olduk.
Ondaki yurtsever derinliği esas o zaman keşfettim. Deyim yerindeyse bir çocuk gibi sevinçli ve heyecanlıydı. Güney Kürdistan’da yılın belli ayları kalıp yazmaktan tutun, hem Güney’e ve hem de Kuzeye katkı sunacak sayısız projeye kadar, adeta uzun çalışma yıllarının planlamasını yapmaktaydı. Tabi iki ameliyat geçirdiği kalbiyle dalgasını da geçerek.

Yaşar Kaya’nın özelliklerine katılırsınız katılmazsınız, o sızın bileceğiniz bir şeydir. Ama Yaşar Kaya’nın yeni nesiller için bir okul haline geldiğini, yurtseverlik aşılayan bir birikim haline geldiğini ve mutlaka bundan yararlanmak gerektiğini kabul etmek zorundasınız. İnsanlarımızın ve okur yazarlarımızın eldeki her iletişim aracını bir çatışma ve kavga zeminine dönüştürdüğü, her kesin kendi doğrularında kendisini savcı sandığı ve kendisine ilişildiğinde avazı çıktığı kadar bağırıp, başkalarına kendisinin ilişmesini arsızca hak haline getirdiği  bu günlerde, Yaşar Kaya ve benzerlerinin yüzümüzü tarihimize ve yurtseverliğe çevirmesine ihtiyacımız var.

Güney Kürdistan’daki birlikteliğe dönecek olursam :

özgür bir vatan parçası, her yerde dalgalanan Kürdistan Bayrağı, kontrol noktalarındaki « SER SER Û çAVÊ MIN,  FERMO » sözleri, onu ağlamaklı hale getiriyordu. Tanıyanlar bilir, Yaşar Kaya her zaman duygulanmaya ve ağlamaya hazırdır.

Bir şey daha:

Oteldesiniz. Kuzeyden gelen siyasetçiler, iş adamları, ziyaret için gelen yurtseverler, herkes onu tanır, görmek ve dinlemek ister. Eğer meramımı anlatabildi isem, esas söylemek istediğim zaten budur.

Son olarak:

Kürdistan’a gelirken, Kürdistan Hava Yolları’na laf söyleyen, Frankfurt hava alanındaki faşistlere sevgili Ekrem’in verdiği ders. Ekrem karateci, sporcu birini yerlere yatırmış. Yatırmış da, gerçekten temizlik fırçasının sapını alıp kavgaya girecekmiydin Yaşar Abi?

Sana uzun ömürler diliyorum.
Not: Bu yazı Kani Yılmaz’ın bilgisayarından alınmıştır. Küçük birkaç gramer düzeltmesi dışında tek kelimesine dokunulmamıştır.
PWD-Basın
Etiketler: PWD-K, Pwdnerin, Kurdistan, Kurd, Kürtçe