Ordunun Siyasal Sürece Müdahalesi Güçleniyor
          Türk genelkurmayının planı, kuzey ile güney Kürdistan arasında tampon bir bölge oluşturmaya yöneliktir. Silopi’den İran sınırına kadar olan dağlık şeritte bir üslenme yaratmak ve kalıcılaşarak hem PKK’nın üslenme ve harekât alanını daraltacak hem de güney Kürdistan yönetimi üzerinde baskı ve tehdit oluşturacaktır...
Halil Ataç
11.06.2007 - 13:23
Ordunun siyasal sürece müdahalesi güçleniyor...

          Türk ordusunun siyasal sürece müdahalesi 12 Nisan muhtırası ile başladı. Ve siyasi krize yol açtı. Müdahalenin siyasal süreç üzerindeki etkisi gelişerek devam ediyor. AK. Parti hükümeti muhtıraya karşı bir duruş ortaya koysa da kararlı tutumunu sürdürmediği için kısa sürede inisiyatifi yitirdi. Mevcut durumda kritik döneme damgasını vuran ordudur. İnisiyatif genelkurmayın elindedir.

            Sınır ötesi ya da berisi, operasyonun temel iki ayağı vardır.12 Nisan muhtırasıyla başlayan, cumhurbaşkanlığı seçimini ile bağlantılı Anayasa mahkemesinin kararı, dört bir tarafta yapılan cumhuriyet mitingleri ile desteklenen operasyon AK. Partiye yönelik olarak geliştirildi. 2. AK. Parti iktidarını engellemek için ordu ve ona yakın siyasi çevreler yoğun caba içerisine girdiler. Türkiye bu temelde cepheleştirildi. Cepheyi güçlendirmek için bazı partiler birleştirildi. Bazıları seçim dışı bırakıldı. İlk defa seçim sürecine ordu bu kadar etkili müdahale etmiştir. Ve siyasetin, içine açıktan girmiştir. Daha şimdiden seçimlere ordunun gölgesi düşmüştür.

          Bir ihtimal olarak da şayet, AK. Partinin güçlenmesi engellenemese seçimler tehlikeye girebilir. Ordunun kararlılığı bu noktadır.

          Ordu PKK’ yi gerekçe göstererek önce milliyetçi dalgayı yükseltti. Şimdide halka ayaklanma çağrısı yapmaktadır. Genelkurmayın eş başkanı gibi davranan Türkan Saylan’da anında miting düzenleme planlamasına gidiyor. Anlaşılan ordu planlamasını tam yapmış. Siyasal süreç koordineli olarak götürülmektedir.

          Operasyona maruz kalan AK. Parti ise her şeyi anlamasına rağmen olaylara sessiz kalarak, üzerindeki bu operasyonu boşa çıkarmaya çalışmaktadır. Ancak; ordu yeni bir hamle ile meclisten teskere çıkarmak ve tüm operasyonun faturasını hükümete çıkarmayı hedeflemektedir. Bu yönde PKK kartını ve sınır ötesi harekâtı güncel tutarak baskılarını artırmış bulunmaktadır. 

          Hâlbuki şartlar bir sınır ötesi harekâta hiç elverişli değildir. Hem iç hem de dış koşullar da bunun zemini olmadığı gibi var olan da hazır değildir. (son  günlerde ölen askerlerin abartılı şekilde yapılan cenaze törenleri ile zemin hazırlanmaya çalışılmaktadır ancak bunun tek başına yetmeyeceği gün gibi aşikardır.) Mevsim koşulları tam bir dezavantaj konumundadır. Eğer sorun PKK ise PKK çoktan operasyonu boşa çıkaracak planlama ve düzenlemesini yapmıştır. Kaldı ki kuzey Kürdistan’ın her alanında çok yoğun ve aralıksız operasyonlar olmasına rağmen alınan sonuç başarısızdır. Ordu, asker en çok hâkim olduğu alanda başarısız olmaktadır, yabancısı olduğu bir coğrafyada ne kadar başarılı olabilir ki?!... Geçmişte yapılan sınır ötesi operasyonlar göz önüne alındığında güneyli güçlerin desteğine rağmen sonuç alamayan Türk ordusu bu operasyonda da başarısızlığa mahkûmdur. Operasyon bu biçimiyle tamamen dezavantaja sahiptir ve başarısızlığı kesindir.

          Anlaşılacağı üzere operasyonun temel amacı PKK değildir. PKK’ de içinde olmak üzere esas olarak güney Kürdistan’daki gelişmeler ve Kerkük meselesidir. Irak’ın mevcut karmaşık yapısından yararlanarak Kürt yönetimi üzerinde baskı uygulamaya ve istikrarsızlaştırmaya çalışılmaktadır. Bunu daha önce Suriye üzerinde denedi ve başarılı oldu.  Süreç öcalan’ın yakalanması ile tamamlandı.

          Türk genelkurmayının planı, kuzey ile güney Kürdistan arasında tampon bir bölge oluşturmaya yöneliktir. Silopi’den İran sınırına kadar olan dağlık şeritte bir üslenme yaratmak ve kalıcılaşarak hem PKK’nın üslenme ve harekât alanını daraltacak hem de güney Kürdistan yönetimi üzerinde baskı ve tehdit oluşturacaktır. Oysa böyle bir planın geçmişte kısmen şansı olsa da bugün şansını yitirmiştir.

          Planın astarı yüzünden pahalı olacağa benziyor. Kürtleri sevmeyen ve beğenmeyen Türkiye ateş çemberinde yer arıyor. Başarısızlığı başından belli olan operasyonun faturasını AK. Partiye çıkartmak isteyen ordu böylece kaybettiğini yeniden kazanmak ve tek söz sahibi olmak için çılgınlıkta denilebilecek bir riski göze almış görünüyor.

 

11.06.07

Halil ATAç
Etiketler: PWD-K, Pwdnerin, Kurdistan, Kurd, Kürtçe