Rojava'nın Doğuşu
Bölge halklarının kaderleri birbirine bağlı ve ortak olsa da her birinin özgünlüğü ve hikâyesi kendine özgüdür.
Halil Ataç
07.12.2013 - 23:00
Bölge halklarının kaderleri birbirine bağlı ve ortak olsa da her birinin özgünlüğü ve hikâyesi kendine özgüdür. Diktatöryel rejimlerin baskılarından her halk nasibini alsa da kürt halkının durumu çok farklıdır. Sorunların bu kadar iç içeliği ve karmaşık oluşuda buradan gelmektedir. Her halk belli bir baskıyı ve ezilmişliği yaşarken kürt halkı tarihsel bir yok oluş sürecinden geçerek bugüne gelmektedir. Uzun bir geçmişi ve derin sorunları olan kürt halkı tarihle buluşurken yada geçmişle hesaplaşırken bir çok engelle karşılaşmakta adeta mezardan kalkan bir hortlak gibi mücadelede yerini ararken siyasal arenada dıştalandığını görüyoruz. Kürdistanın her parçasında yaşanan bu gerçeklik rojava’da da aynı zihniyetle karşılaşıyoruz . halbuki Rojava Kürtleri diktatör Suriye rejiminden en çok baskı gören , tüm haklarından mahrum bırakılan ezilenin ezileni mazlum bir halktır. Herkesten daha fazla mücadele etme ve kazanma hakkı vardır. Bu Rojava Kürtlerinin ilk ve son hakkıdır.

Baskı, korku ve endişe üzerine kurulu diktatöryal rejimlerin çöküşü Suriye de görüldüğü gibi kanlı ve zorlu bir süreçten geçtiği görülmektedir. Çelik zırhla korunmaya çalışan bu rejimler sistemlerini ayakta tutmak devamlılığını sağlamak için çok çeşitli emniyet cihazlarını geliştirmişler. Bu konuda Suriye Ortadoğu da örnek devletlerden biridir. Suriye için söylenen bu söz kısmen rejimin durumunu ifade eder. ‘mahşer gününde tüm dünya liderlerini bir meydan da toplarlar adalet terazisine vurarak adaletsizliklerini,ne kadar günah işlediklerini tartarak kayda geçirirler. Hepsin de terazi dibe vururken sıra Hafız Esad’a geldiğinde terazi dengede durur. Herkes bu durum karşısında şaşırır. Adalet savunucularından biri terazinin altına eğilerek bakar. Teraziyi alttan istihbarat güçleri dengede tutmak için çabaladıklarını görür. ‘Bundan da anlaşılacağı gibi güvenlik güçlerine dayalı bir devletin çöküşü kolay olmayacağı kendi sonuyla ülkeyi harabeye çevireceği bir olgu olarak görülmektedir. İran ve Rusya gibi dış güçlerin desteği de eklenince nasıl bir bilinmezliğe yol aldığı görülür. Bugün Suriye de yaşananlara her ne kadar iç savaş denilse de Suriye sınırları içinde bölgesel bir savaş hüküm sürmektedir. Her devletin şu ya da bu cephede savaşan bir gücü vardır. Savaşın bu kadar sancılı geçmesinin bir nedeni de budur. Rejim iyice güçten düştükten sonra uluslar arası güçler devreye girerek çeşitli politik manevralarla çıkarlarına uygun formüllerde anlaşacakları açıktır.

Kaderini eline almış Rojava Kürtleri bu tablo karşısında rol üstlenmeleri gerekiyor. Yaşanan bataklığa saplanmadan tuzaklara düşmeden kürt halkının meşru haklarını esas alarak ilkeli, diyaloga ,ittifaka kendini açık tutmalıdır. Beklenmedik gelişmeler karşısında her örgüt , parti çıkarları yerine halkın çıkarları her şeyin üstünde tutmalıdır. Büyük güç küçük güç hesabını yapmadan halkın çıkarlarından yana tüm güçlerin bir cephede birleşmesi mücadelenin devamı, kazanımların kalıcılığı için vazgeçilmez bir görevdir.

Rojava Kürtleri bugünü dün ile mukayese etmeden yolunu çizebilmelidir. Dün nefes alamıyordu siyasi imkanları yoktu, direniş kanalları kapalıydı ayakta kalma mücadelesi veriliyordu. Hiçbir siyasi güç bundan dolayı suçlanamaz doğan elverişli fırsatta güne yüklenmek her siyasi güce mücadele yolunu açık tutmak yurtseverliğin gereğidir. Rojava direnişi her şeye rağmen güçlü bir zemine dayanıyor. Rojava Kürtleri kuzey ve güney Kürdistan parçalarında emek sahibidirler. Bu parçalarda yaşanan mücadelenin tecrübesini yaşamış ,gerilla deneyiminden geçmiş bir güçtür. Bölgenin en dinamik halklarından biri olan Kürtler kendi hataları dışında başarı yolunda hiçbir engel yoktur. Zafer sarhoşluğuna düşerek altın değerindeki bu şansını hatalarına kurban edilmesi bağışlanamaz.

Özgücüne güven saglam bir duruş birlik ve beraberliğini sağlamış bir güç her türlü sorunun üstesinden gelebilir. Kürtlerin en temel sorunu birlik ve ittifaklar konusunda gerekli adımların atılmamasıdır. Bazı dış güçlerin engelleyici müdahalesi olsa da birlik konusunda sorunlar yaşamış sürecin heba edilmesine sebebiyet vermiştir. Kürdistani güçlerin kendi içinde ve diğer parçalarla birlik konusunda ki yetersiz yaklaşımları direniş mücadelesini tehdit etmektedir. Kürt halkının ve direnişinin her zaman birliğe ihtiyacı vardır. Direniş mücadelesinin bu en önemli dönemecin de çok daha fazla ittifaklara ihtiyaç duyduğu tartışmasızdır. Dar ideolojik bakış açılarıyla bu sorunun aşılamayacağı son derece açıktır. Kürdistani güçlerin demokratik birliği kaçınılmaz olduğu kadar tarihinde bir emridir. Kürtlerin kurtuluşu kürt siyasi hareketlerinin ulusal çıkarlar temelinde geliştirecekleri birlikten geçtiği başarı ve kazanmanın yegane yoludur.

Halil ATAÇ
Etiketler: kürdistan, kürt, kürtçe, nerina, azad