Türk Ordusunun Yeni Kürdistan Seferi
          Türk ordusunun en büyük harekâtı 1995 çelik operasyonuydu ve en fazla bir ay sürebildi. 98 operasyonları ise daha kısa süreli ve belli bölgeleri esas alıyordu. Bölgesel olarak belli bir etkisi vardı.Türk silahlı kuvvetlerinin bu harekâtı belki de en son ve en kapsamlı operasyondur. Bunun böyle olması  başta Kürdistan daki gelişmeler olmak üzere bölgedeki gelişmelerle yakından bağlantılıdır. Özel olarak Irak, İran ve Suriye de ki gelişmeler Türkiye açısından hayati derecede önemlidir. Bu hassas bölgenin sıcak ülkelerin deki beklenmedik gelişmeler Türkiye yi ciddi bir şekilde etkileyebilir. Politik dengeler lehinde ve aleyhinde her an değişebilir. Yine en başta Türkiye olmak üzere bu ülkeleri hassas ve kaygılı kılan hepsinin bir Kürt sorunu olmasıdır.
Halil Ataç
08.05.2006 - 23:48
            Birçok çevrenin operasyon dediği Kürdistan ı yeniden askeri kuvvetler tarafından işgal edildiği bu harekât, birçok yönüyle geçmiş operasyonlardan farklıdır. Geçmiş operasyonlar süre, kapsam, kullandığı güç ve teknik araçlar bakımından mevcut operasyonla karşılaştırıldığında aralarında büyük bir fark olduğu hemen görülecektir

         
Türk ordusunun en büyük harekâtı 1995 çelik operasyonuydu ve en fazla bir ay sürebildi. 98 operasyonları ise daha kısa süreli ve belli bölgeleri esas alıyordu. Bölgesel olarak belli bir etkisi vardı.Türk silahlı kuvvetlerinin bu harekâtı belki de en son ve en kapsamlı operasyondur. Bunun böyle olması  başta Kürdistan daki gelişmeler olmak üzere bölgedeki gelişmelerle yakından bağlantılıdır. Özel olarak Irak, İran ve Suriye de ki gelişmeler Türkiye açısından hayati derecede önemlidir. Bu hassas bölgenin sıcak ülkelerin deki beklenmedik gelişmeler Türkiye yi ciddi bir şekilde etkileyebilir. Politik dengeler lehinde ve aleyhinde her an değişebilir. Yine en başta Türkiye olmak üzere bu ülkeleri hassas ve kaygılı kılan hepsinin bir Kürt sorunu olmasıdır. Onları bir cephede birleştiren, ortak hareketini sağlayan yine bu sorunun kendisidir. Tarihten günümüze kadar bu böyledir ve böyle de devam edecektir. Bölge devletlerinin gözünde hiçbir çelişki ve çıkar Kürt sorunu karşısında fazla bir şey ifade etmez. İşte Türk ordusunun Kürdistan seferi, merkezinde Kürtlerin olduğu bölgedeki gelişmelerle doğrudan bağlantılıdır. Salt bir PKK operasyonu değildir. PKK nin de içinde olduğu bölgesel çapta bir müdahalenin bir hazırlığıdır.

       
ABD müdahalesinden bu yana Irak dış güçlerin etkin rol oynadığı bir iç savaşı yaşıyor. Irak mevcut durumuyla bölge adına bir sınav veriyor. Bölge güçleri kendi sahasında olabilecek bir savaşı ırak sahasında sürdürmeyi çıkarlarına daha uygun buluyor. Böyle bir savaşın çok fazla bir maliyeti de yoktur. çünkü herkes savaş maliyetini ABD nin üzerine yıkmış durumdadır. Savaşın Irak ta devam etmesi Irak ın kendini toparlamasına fırsat vermemektedir. Bu durum Irak a komşu ülkelerin işine gelmektedir. Böylece Irak belirsizlik içinde kendi yönünü bulmaya çalışıyor. Suriye yıllarca üzerinde kurulu dengelerini kaybetmişe benziyor. Hafız Esat ın bölge dengelerini ne kadar iyi değerlendirdiğini ve Suriye çıkarlarına uygun kullandığını herkes biliyor. Hafız sonrası gelişmeler ve bölgede bozulan dengeler Suriye yi bıçak sırtında tutmaktadır. Suriye rejimi bu biçimiyle ayakta kalma ve yönünü  bulmakta  zorlanıyor.

         
Orta doğunun en güçlü tarihi devlet mirasına sahip İran dünya ile büyük bir rejim çelişkisini yaşıyor. Özgün durumuyla tüm dünyanın dikkatlerini üzerine çekmiş bulunuyor. Katı ve kapalı Iran rejimi ABD nin yakın müdahale hedefinde bulunuyor. Uluslararası güçler İran a müdahale seçeneklerini tartışıyor. Zaten İran Cumhurbaşkanı Ahmedi Necad beyanatlarıyla müdahalenin koşullarını oluşturmuş oluyor. Kısaca bölge
devletleri bölgenin siyasi güçleri değişimin ağır sancılarını yaşıyor.

           
Tüm bu gelişmelerin merkezinde yaşayan Türkiye hem bu gelişmelerden etkileniyor hem de bölge devletlerini etkiliyor. Bölgede yaşanan sorunları farklı bir biçimde kendiside yaşıyor. Bu gelişmeleri dikkatle izleyen Türkiye gelişmeleri kontrolde tutmak olası bir müdahale durumunda harekete geçirmek için askeri gücünü taakuz durumuna geçirmiş bulunuyor. çünkü Türkiye nin yanı basında İran, Irak, Suriye ve sürekli başını ağrıtan PKK var. Türkiye bu sefer bir taşla birkaç kuş vurmak istiyor. Belki de ABD nin Irak müdahalesinde kaybettiğini İran da kazanmak istiyor. Irak ‘ta birkaç yüz Türkmen için devlet isteyen Türkiye İran da onmilyonu aşkın Azeri için imparatorluk bile isteyebilir. İran Azerilerinin Türkiye sempatisini de unutmayalım. Buna uzun süreden beri mit faaliyetlerini de eklersek bu operasyonun çok yönlü olduğu sonucuna rahatlıkla varabiliriz. Sonuç olarak gelişmeler bölgeseldir, müdahale bölgesel çaptadır.

         
Operasyonun askeri yönü önemli olmakla beraber onun siyasi ayağını da unutmamak lazım. Anlaşıldığı kadarıyla iki boyutlu olacaktır. DTP nin önümüzdeki seçimlere en zayıf ve marjinal  konumda katılımı planlanmaktadır.  Psikolojik ve askeri güçleri daraltarak darbe vurma zaten operasyonun bilinen prensiplerindedir. Ne yazık ki PKK bilerek veya bilmeyerek Türk ordusunun konumunu hep güçlendirdi. Şemdinli provokasyonuyla başlayan süreç Diyarbakır olaylarıyla yeni terörle mücadele yasası olarak sonuçlandı. Bu yasanın oluşmasında PKK nin katkısı küçümsenmeyecek düzeydedir.

           
PKK ve TC nin anlamsız savaşı Kürt halkına çok şey kaybettirdi ve kaybettirmeye devam etmektir. Özet olarak PKK değişmeyen zihniyetine yenildi ve yenilgisini Kürt halkına mal etmeye çalışıyor.

           
Durum ne olursa olsun her şeyden önce mevcut gidişata dur demek gerekiyor. Kürt sorunun çözümü ne Türk Devletinin inkârcı yaklaşımına nede PKK nin çözümsüzlüğüne mahkûm edilebilinir. Artık halkın kendi alternatifini oluşturması kaçınılmazdır. Binlerce Kürt aydını, yazarı ve siyasi şahsiyeti vardır. Geçmişte izmlere dayalı ideolojiler ve dar örgütsel çıkarlar bölünme ve karşıtlıklara yol açıyordu. Bu Kürt halkının tecrübesizlik dönemiydi. Her ulusal hareketin gelişiminde çocukluk evreleri vardır

       
Şimdi mücadelemizin siyasal olgunluk dönemini yaşıyoruz. Bölgede ve güney Kürdistan daki gelişmeler yurtseverim diyen her kürdü ulusal çizgide buluşmaya zorlamaktadır. çünkü Kürt halkının büyük bedeller vererek elde ettiği kazanımlar tehlike altındadır. Türk ordusunun saldırısı PKK den çok yaratılan kazanımlaradır. Kazanımlarımızı korumak ve sahiplenmek her yurtsever kürdün görevidir. Buda örgüt olmaktan geçiyor. Mücadele için koşullar elverişli tecrübe ve bilinç birikimi yüksektir. Yapılması gereken ortak hedefe yürümesini bilmektir. Ulusal demokratik çalışma grubu halkta ve siyasi çevrelerde bir umut yaratmıştır. Atılacak yeni bir adımla kendisini Kürt ulusal meclisi biçiminde yapılandırabilir. çok geniş çevrelerin içinde yer aldığı yurtsever demokratik oluşum, Kürt sorununu uluslar arası alana taşırarak çözümü yakalama şansına sahiptir. Ordunun Kürdistan seferine karşı konulacak en doğru tutum budur.

Etiketler: PWD-K, Pwdnerin, Kurdistan, Kurd, Kürtçe