Başarılı Başarısızlık
         22 Temmuz seçimlerinde AKP Kürdistan’da birinci parti haline gelmiştir. Bir Kaç il hariç tüm Kürdistan illerinde oyların büyük bölümünü AKP almıştır. Diyarbakır, Şırnak, Hakkâri, Muş gibi yerlerde bağımsızlar birinci parti gibi görünse de geçmiş seçimlere göre DTP oy kaybetmiş, AKP ise oyunu arttırmıştır. Ve buralarda bağımsızların aldığı oy oranı ile AKP’nin aldığı oy oranı arasında ciddi bir fark yoktur...
Hıdır Yalçın
29.07.2007 - 05:46
                                                             Başarılı Başarısızlık...

            22 Temmuz Genel Seçimleri yapıldı ve resmi olmayan ama kesinliği hemen hemen tartışma götürmeyen sonuçları açıklandı.

             AKP ezici bir çoğunlukla yine birinci parti ve iktidar oldu. CHP kendi deyimi ile Cumhuriyet kazanacak dedi ama kendisiyle birlikte sahip olduğu Cumhuriyet zihniyeti kaybetti. Ağar hazin bir sonla uğurlandı. Bu seçimin iki yeni sonucu MHP ve bağımsız Kürt milletvekillerinin parlamentoya girmesi oldu.

            Genel olarak bakıldığında 22 Temmuz seçimlerinin ortaya çıkardığı bu tablo için şunlar söylenebilir.

            Klasik Kemalist zihniyet ve Ordu ve yargının siyasal demokratik sürece müdahaleci yaklaşımları kaybetmiştir. AKP’nin büyük oy patlaması yapmasında bunun çok büyük bir rolü vardır.

            Bu seçimlerde halk AB sürecine onay vermiştir. Sınırlı demokratikleşme çabalarını olumlu karşılaşmış, ekonomik ve sosyal iyileşmelere devam demiştir.

            Ordunun G.Kürdistan’a müdahale yaklaşımlarına onay vermemiştir.

              Türkiye’de yeni ve sivil, demokratik bir anayasanın yapılması arzusunu güçlü bir biçimde ortaya koymuş ve özellikle partiler ve seçim kanununda yapılacak yeni düzenlemelerle barajın aşağı çekilmesi ihtiyacı artık tartışma götürmeyecek şekilde açığa çıkmıştır.

              Tabi daha başka şeylerde söylenebilir. Ama ana tablo böyle özetlenebilir. Asıl önemli olan ve üzerinde durmak istediğim şey bu seçimin Kürtler açısından getiri ve götürüsü nedir? Konusudur.

              Yirmiyi aşkın bağımsız Kürt milletvekilinin seçilmesi ve Parlamentoda bir Kürt grubunun kurulmasına yetecek sayıya ulaşması elbette sevindirici ve başarılı sayılabilecek bir sonuçtur.

              Kürtler adına parlamentoya giren bu milletvekili grubunu kutluyor ve onurlu bir duruş ve temsili gerçekleştireceklerine inanmak istiyorum.

              22 Temmuz seçimlerinin Kürtler açısından ortaya çıkardığı bu sonuca daha fazla övgü yağdırmak yersizdir. çünkü bu sonuç başarılı gibi görünen bir başarısızlıktır da. Eğer gerçeğin bu yanı görmezlikten gelinirse bu büyük bir yanılma olur.

              Hemen söylemeliyim ki, 22 Temmuz seçimlerinde AKP Kürdistan’da birinci parti haline gelmiştir. Bir Kaç il hariç tüm Kürdistan illerinde oyların büyük bölümünü AKP almıştır. Diyarbakır, Şırnak, Hakkâri, Muş gibi yerlerde bağımsızlar birinci parti gibi görünse de geçmiş seçimlere göre DTP oy kaybetmiş, AKP ise oyunu arttırmıştır. Ve buralarda bağımsızların aldığı oy oranı ile AKP’nin aldığı oy oranı arasında ciddi bir fark yoktur. Dersim AKP’nin milletvekili çıkaramadığı tek ildir. Burada da Kamer Genç’in aldığı 7239 oy dışında tutulursa DTP nin çok ciddi bir oy aldığı söylenemez. Kaldı ki, Dersim Bağımsız milletvekili seçilen Şerafettin Halis genelde sevilen biri olduğu için DTP dışındaki çevrelerin oyunu da alarak kazanmıştır. Evet, genelde ortada bir başarısızlık var. Bunun iyi sorgulanması gerekir.

              Bağımsız adaylarla seçime giren DTP %3,8 oranında oy almıştır. Yüzde altı nokta küsurdan buralara düşmenin sorumluluğu kime aittir. Kürtlerin Birkaç 23 milletvekili çıkarmaya yetecek kadar oyu olmasına rağmen gerçekleşen bu düzeyi başarılı ve yeterli görmek mümkün mü?

              Hiç şüphesiz ki, bu sonuçlara bu açıdan bakıldığında, başarılı ve yeterli görülemez. Ve ayrıca devletin ve devletle bağlantılı çeşitli odakların anti-demokratik uygulamalarını göz ardı etmeden söylemek gerekir ki, bu tablodan PKK ve DTP yönetimi ve politikaları sorumludur.

              Neden?

              çok detaylı nedenler sıralanabilir. Ancak en önemlileri bence şunlardır.

              Bir defa PKK ve DTP ulusun ve toplumun tüm yurtsever kesimlerini kucaklayan, demokratik ve ulusal uzlaşıya dayalı bir politika ne benimsemiş ne de uygulamıştır. Tam tersine benden olmayan düşmandır politikası izlemiştir. DTP dışında birçok yurtsever bağımsız adayın tehdit edilerek adaylıktan çekilmeye zorlanması Kürt toplumunda büyük tepkiye yol açmıştır.

              Kürtler kişiye endeksli ve ulusal sorunların çözümünden uzak içi boş ve esas olarak Kemalist Kürdü yaratmayı hedefleyen anlayışa tepki duymuş ve tavır koymuştur.

              Slogancı ve toplumun sosyal, ekonomik ve güncel sorunlarına çözüm üretmekten uzak politikalar Kürtlerce artık ret edilmektedir.

              Kürtlerin gerçek ulusal demokratik taleplerini yansıtmayan program ve stratejilere halkımız itibar etmemektedir.

              Tüm bu ana nedenlere pratikte ortaya çıkan yanlışlarda eklenebilir.

              Bu durum Kürtleri ve siyasi güçlerini çok ciddi biçimde düşündürmelidir. çünkü ortaya çıkmıştır ki, PKK ve DTP tüm Kürtlerin desteğini almaktan ve temsil etmekten uzaktır. Bunun PKK cephesinden kaynaklanan nedenlerini bilmek çözümleyici alternatif politikalar üretmek için yetmez. Yurtsever, sorumlu Kürt siyasi çevreleri alternatif ulusal siyaseti şekillendirmeyi başarmanın yollarını bulmak zorundadır. Yoksa daha çok AKP trenine binmiş Kürtleri seyrede kalırız.
28.7.2007 - Hıdır YALçIN
Etiketler: PWD-K, Pwdnerin, Kurdistan, Kurd, Kürtçe