Ben Merkezciliği Aşarak Ulusal Demokratik Platformda Buluşalım.

Kurt Özgürlük Mücadelesi çözüm aşamasına merdiven dayamış durumdadır. Bunu Kürdistan?ın tüm parçaları açısından söylemek abartılı olmaz.

Hıdır Yalçın
27.08.2004 - 01:56

Siyasal-örgütsel ve pratik gelişme seyri bakımından farklılıklar gösterse de, genelde Kurt Sorununun çözüm platformuna taşınması başarılmıştır. Ancak basarili bir çözümün gerçekleştirilmesi için yapılması gereken önemli isler vardır.

Güney Kurdistan'da Kurt Meselesi çözüm surecini yaşıyor. Özellikle bölgenin egemen statükocu güçlerinden kaynaklanan engelleyici çabalara rağmen, federe bir yapının gelişmekte olduğunu sevinçle izlemekteyiz. Doğu, Güney bati ve Kuzey Kurdistan'da da ;Güneyde ki bu olumlu gelişmenin de etkisiyle çözüm sureci daha çok hız kazanmıştır. Çözüme en yakın konumu yasayan Kuzey Kurdistan'da ki özgürlük hareketinin yaşadığı durumu değerlendirmek bir çok bakımdan önceliklidir.

Kuzey Kurdistan ve Kurt özgürlük mücadelesi söz konusu olduğunda ilk akla gelen güç PKK-KONGRA-GEL olmaktadır Özgürlük Mücadelesinde oynadığı olumlu ve olumsuz rol açısından da gerçeğin böyle olduğunu teslim etmek gerekir diye düşünüyorum. Olguyu değerlendirmeden önce yaklaşım açısından son derece önemli gördüğüm iki hususun altını çizmek isterim.. Birinci yaklaşım , PKK ve temsil ettiği kitle ve kadro yapısında ifadesini bulan ; PKK'yı her şey, dışındakileri ise , hiç bir şey gören tapınmacılıktır. İkinci yaklaşım ise; PKK'nın yol açtığı olumsuzlukları ve yanlışlarını aşırı düzeyde abartarak özgürlük mücadelesinde oynadığı olumlu rolü ve ortaya çıkardığı kazanımları görmeyen inkarcılıktır. Birbirine karşıt gibi ortaya çıkan ve aslında ayni madalyonun yüzleri olan bu iki yaklaşımda kaynağını ben-merkezicilikten ve anti bilimsellikten almaktadır. Kurt siyasetinin demokratikleşmesi , ulusal birliğin sağlanması ve çözümün gerçekleşmesi , ivedilikle bu yaklaşımların aşılmasını gerektirir. 20.yüz yılın sınıf-ulus farklılaşması ve çatışmasının bir ürünü olan aşırı uçlarda kutuplaşma ve zıtlaşma biçiminde gelişen bu siyaset hastalığı, Kurt Ulusal Hareketi'ne ve siyasetine daha tahrip edici bir biçimde sinmiştir. Bugün Kurt Hareketi'nin aşmakla yüz yüze olduğu en temel sorunların başında gelmektedir. Köklü bir zihniyet değişikliği ve yeniden yapılanma olmadan da aşılması en azından yakın gelecekte olası görünmüyor. Zamanla yarıştığımız böylesi tarihi bir donemde, daha fazla zamana yayan bir yaklaşım sadece kaybettirir.

Bu yaklaşımı göz ardı etmeden söylemek gerekiyor ki , KONGRA-GEL (PKK) bir realitedir. İster ciddi bir eleştiri temelinde asarak yeni bir çözüm alternatifi yaratmak isteyenler, ister salt karşıt bir duruş içinde olanlar açısından olsun ,bu realite doğru tanımlanmadan, yeni bir çözüm alternatifi geliştirmek zordur.

Kurt Özgürlük Hareketi'nin son otuz yılına damgasını vuran etkili güçlerden biridir KONGRA-GEL. Özellikle Kuzey Kurdistan'da silahlı direniş temelinde Kurt Ulusal Dirilisine yol açan PKK önemli kazanımlar yarattı. Kürt kimliğinin tanınması, inkar-imha politikasının aşılması ve sorunun çözüm sürecine taşınmasında önemli bir rol oynadığı açıktır. Ancak sorunu çözme başarısını gösterememiş , giderek olumsuz ve tıkayıcı özellikleriyle öne çıkmış ve çözüm sureci önünde bir engel haline gelmiştir. Şüphesiz bu sadece son bir kaç yıldır ortaya çıkan bir sorun değildir.

Her şeyden önce PKK iç yapısında demokratikleşmeyi geliştiremediği gibi Kürt Ulusal demokratik birliğini sağlayacak doğru bir politik yaklaşım, ilişki ve duruş içinde olamamıştır. Ben merkezci, dolayısıyla kendi dışındaki tüm ulusal gurup , örgüt ve kişileri suçlayan, kötüleyen bir yaklaşımın sahibi olması onu bir çekim merkezi yapmak yerine yalnızlaştırmıştır. Çokça birlik bütünlük çağrıları yapmışsa da, hepsinin de mantığında farklılıkları kabul ederek birlikte çalışma yerine, kendine katarak ya da etkisizleştirerek devre dışı bırakma olduğu için, güven vermemiştir. Ulusal birlik söylemi etkilediği tabanla sinirli kalmış, Kürt nüfusunun daha büyük bir kesimi bunun dışında bırakılmıştır.Kongra-Gel'in bu tarz büyümesi, Kurt siyasetinde büyük bir dengesizlik yaratmıştır. Bir yandan büyümüş, ben merkezci ve anti demokratik bir PKK, öte yandan marjinalleşmeyi aşamayan ve Kurt siyasetinde etki ve karar gücü olamayan gurup ve örgütlerin varlığı .Bu koşullarda Kürt ulusal iradesinin bütünlüklü bir oluşumdan ve demokratik bir siyasal surecin gelişmesinden bahsetmek zordur. Böyle bir tablonun ortaya çıkmasında PKK dışında ki diğer yurtsever Kürt gurup , örgüt ve bireyler ininde önemli bir payı vardır.

Kurt siyasetinde etkili ve belirleyici konuma gelen PKK/Kongra-Gel , bu gücünü ve etkisini; sahip olduğu yanlış politikalar ve anti demokratik örgüt sistemi nedeniyle ,Kurt Sorununun çözümünü tıkatacak tarzda kullanıyor. Bu mutlaka aşılması gereken bir durumdur.

Kongra-Gel reel sosyalist etkilerle Ortadoğu'nun geleneksel feodal ilişki ve yönetim tarzının harmanlanmasından oluşan bir sistemdir. Herkesten çok demokrasi ve insan hakları ister ancak kendi bünyesine bunu yansıtmaz. Sisteme dokunmadan değişimi dillendirir. Dokunulmaz tabuları vardır. Birey özgürlüğü yoktur. İnsan sadece amaç için kullanılan bir araçtır. Siyaset insan için değil , insan siyasetin hizmetinde kullanılmak için vardır. Uygulamada ki tüm başarıların sahibi örgüt(?) başarısızlıkların sorumlusu ise bireydir. Bireyin hiç bir tercihi olamaz. Örgütün tercihlerini kabul etmekten başka.Orada farklılıklar olmaz. Farklılık çizgi dışılıktır. Eğer varsa ya eriyeceksin, ya eriyeceksin denilerek bir biçimiyle ortadan kaldırılır. Örgütün bazı sahipleri vardır. Diğerleri marabadır(Irgat)ırgatlar hizmet için vardır. Ve onlar hiç bir zaman örgütün sahipleri (emekçileri)gibi davranamazlar.Bazılarının çıkarlarına uygun düşmeyen düşünce ve davranışlar içine girdiğinde hain ilan edilir ve isleri bitirilir. On,yirmi, otuz yıl emek vermiş, direnmiş vs. ne önemi var.üstelik bütün bunlar emeğe değer vermek üzerinden yükselen sosyalist bir düşünce adına yapılır. Oysa emekle yaratılanlar kalıcıdır. İnkar edilse de o gerçekleşmiştir. Bu yaklaşımın politikaya , birey ve topluma yansıması;"ya benim dediğim olur ya olmaz", "ya benim gibi olursun yada sana yasam hakki tanımam","bana katılırsan Kürt'sün , dışındaysan hain-işbirlikçisin", kısacası Kürtler bana katıldığı kadar vardır? Bu zihniyetin ortaya çıkardığı, Kurt Ulusu ve iradesi, etkilediği kitleyle sinirlidir. Dolayısıyla Kurt Halkı adına söz söyleme , karar verme ve yapma tekeline dönüşen bu zihniyet ve sistem, bugün Kurt iç cephesinde yaşanan sorunların ve çözümsüzlüğün önemli bir kaynağı durumundadır. Bu zihniyet ve sistem aşılmadan özgürlük mücadelesinin başarıya ulaşması, Kurt toplum ve siyaset alanının demokratikleşmesi zordur. Peki bu nasıl olacaktır? Kuskusuz doğru tanımlamak ve eleştirmek olmazsa olmaz bir tutumdur ancak asmak için yetmez. Alternatif çözümler üretmek ve uygulama gücünü göstermek lazım. Bu noktada hemen su pratik isleri yapalım demekten önce, Kurt siyasetinin yaşadığı hastalıkları ve dengesizliği giderecek ,bilimsel eleştirel akla ve demokratik ölçülere dayanan , bir tartışma kültürü , siyaset tarzı ve ilişki anlayışını geliştirmeye büyük ihtiyaç vardır.

Demokratik ölçülerin kurt toplum ve siyasetine yedirilmesi en az kürt sorununu çözmek kadar önemli ve gereklidir._Kürdün dokunulmaz tabulara ve çözüm üretme yeteneğinden yoksun marjinal politikalara ihtiyacı yoktur.özgürlük ve demokrasiye olan büyük ihtiyacını bilimsel aklın ve demokratik siyasetin yönetiminde giderebilir.Bu bakımdan herkesin kendini yeniden yapılandırma sorunu vardır.Eleştirel akla dayanan yapıcı,ölçülü,karşılıklı hoşgörü ve saygıyı esas alan ve düşüncelerin tartışıldığı bir yaklaşımı geliştirmek her halde bu konuda atılması gereken ilk adımı oluşturmaktadır.İlkel duyguların yönlendirdiği hırçın,hakaret dolu uslup kürt toplum ilişkilerinde demokratik tartışma kültürünün gelişmesine büyük zarar vermektedir.Kılıç yarası çabuk iyileşir ama dil yarası iyileşmez sözü önemli bir gerçeği anlatır.Demokratikleşme ve kürt ulusal birliğinin yaratılmasında iddialı ve samimi olan her kürt aydını,siyasetçi,bilim adamı,emekçisi işvereni,kadın ve erkeği bu sorumluluğu taşımak durumundadır.Bizde tahammül edelim.Kürdünde demokratı, liberali, sağı, solu olsun.Hepimizin ortak paydası ise yurtseverlik ve demokrasi olsun.Farklılıklarımızla bir arada çalışma ve yaşama gücünü gösterelim.Ulusal demokratik birlik ve çözüm ancak bu düzeyi yakaladığımızda mümkün olacaktır.Kuşkusuz sorun sadece tartışmak değildir.Peşi sıra atılacak önemli pratik adımlar olacaktır.

Ulusal demokratik bir platformda bir araya gelmek mümkündür.Neler yapılacağı orada tartışılıp kararlaştırılabilir.Umudum odur ki,kürt toplumu ve siyaseti yaşadığı bu yeni dönemi başarıyla tamamlayacaktır.


Saygılarımla

Etiketler: PWD-K, Pwdnerin, Kurdistan, Kurd, Kürtçe