Öcalan-PKK İlişkisini Anlamak!
Kimileri diyor ki, dışarıdaki yönetim A.öcalan’ı dinlemese ve doğru politikaları uygulasaydı durum yine böyle olmazdı. APO aşılamaz mı ? Aslında siyaset bilimi açısından düşünüldüğünde bunun cevabı evettir. Ama PKK de işleyen siyaset biliminin kanunları değildir.
Hıdır Yalçın
15.11.2008 - 18:42
 

              ÖCALAN-PKK İLİŞKİSİNİ ANLAMAK!
                       
 

              Bu konu üzerinde çok şey yazıldı-çizildi. Hala da yazılıp çizilecek gibi gözüküyor.
              Bunun böyle olmasında garipsenecek bir yön yok.
              önemli.              
              çünkü Kürtler açısından bu ilişki izaha kavuşup anlaşılmadan yakın Kürt tarihinde yaşanan birçok gelişme ve olay doğru yorumlanamaz.
              Her şey yerli yerine oturtulamaz.
              Adalet yerini bulmaz.
              Yakın dönem Kürt tarihi doğru yazılamaz ve anlaşılamaz.
              Keza, bugün ve gelecek açısından doğru bir siyaset, örgütsel  yapılanma ve Kürt meselesinin çözümüne ilişkin doğru politikaların üretilip uygulanması da bu olgunun anlaşılmasıyla yakından bağlantılıdır.
              PKK nin doğuşu ve öcalan Liderliğine ilişkin devlet yanlısı cepheden üretilen değişik senaryolar var. Bunları biliyoruz. çoğunlukla maksatlı ve sürdürülen haksız savaşın bir parçası olduğu için esas alınamaz ve üzerinde durmaya gerek yoktur.
             “ PKK ve önderliği başından beri ajan bir yapılanmadır” diyenler var. Maalesef bugüne kadar kayda değer ve inandırıcı hiçbir kanıt ortaya koyamadılar, kendi yorumları dışında. Doğruluğu kanıtlanmamış görüşler olmakla beraber ciddiye alınabilir.
              PKK ve önderliğini tanrılaştıran PKK lilerin resmi yorumu ise anlaşılmaya değer. çünkü PKK yapısını biçimlendiren yaklaşım budur. Ancak bu yaklaşım bilimsellikten yoksundur.
              Bu konuda benim şu anda ve bundan sonra yazacaklarımın doğruluk derecesi nedir diye sorulabilir. Bunu okuyucunun yorumuna ve kanaatine bırakmak en doğrusudur.
              Hemen şunu belirtmem lazım. PKK başından beri devlet tarafından oluşturulmuş bir yapılanma değildir. Aksi somut belge ve kanıtlarıyla ispatlanıncaya kadar bu kanım değişmeyecektir.
              Kürtlere karşı yaptığı yanlışlar, hataları ve işlediği suçlar ayrı ve  işin bu yönü Kürtlerin kendi içinde bir değerlendirme, eleştiri ve yargı konusudur.
              A.öcalan yakalanıp Türkiye’ye getirildikten sonra PKK yi Türkiye’ye teslim etti. A.öcalan içerden Partiyi ve tüm faaliyetlerini yönetmeyi sürdürdüğü için PKK yi şu anda devlet yönetiyor demek yerinde bir tespittir.
              A.öcalan yakalandığında “annem Türk’tür devlete hizmet etmeye hazırım yerine şunu söyleyebilseydi;
              “Ben mücadeleyi buraya kadar taşıdım. Ancak yakalanıp esir düştüm. Bundan böyle parti ve mücadeleyi yönetecek durumda değilim. Partime ve halkıma güveniyorum. Kendimi ve davayı sizlere emanet ediyorum”.
              Sayın İsmail Beşikçi’nin de dediği gibi bu ahlaki tutumu koyabilseydi o zaman öyle kimse PKK yi devlet yönetiyor diyemezdi veya diyenler ortaya ciddi kanıtlar koymak zorundaydılar. Şimdi devletin yönettiğine dair o kadar çok kanıt var ki, aksini ispatlamak mesele olmuş.
              Kimileri diyor ki, dışarıdaki yönetim A.öcalan’ı dinlemese ve doğru politikaları uygulasaydı durum yine böyle olmazdı. APO aşılamaz mı ? Aslında siyaset bilimi açısından düşünüldüğünde bunun cevabı evettir. Ama PKK de işleyen siyaset biliminin kanunları değildir.
              öcalan-PKK ilişkisini en iyi açıklayan benzetmenin şu olduğu düşüncesindeyim.
              Tanrı-imam-cemaat ilişkisi ne ise öcalan-PKK-Halk ilişkisi odur.
              Böyle bir örneklemeye giderken kimsenin dini inançlarına saygısızlık etmek gibi bir yaklaşım içinde değilim ve böyle anlaşılmak istemem.
              En etkili imamlar veya İslam âlimleri Tanrının adını ve kuranın ayetlerini çok iyi zikrettikleri için etkindirler ve halk onları dinler.
              Bana Tanrıyı reddederek cemaate vaaz veren ya da namaz kıldıran bir imam gösterin. Yoktur.
              PKK yönetimi, kadroları ve inanan kitleler için durum budur işte. Burada akla hemen şu soru geliyor. A.öcalan nasıl Tanrılaştı veya Tanrılaştırıldı?
              üzerinde önemle durulması ve izaha kavuşturulması gereken soru budur.
              çok kısaca bunun çeşitli sosyo-psikolojik, tarihi ve güncel nedenleri olduğu söylenebilir.
               Geçmiş Kürt Tarihi, bastırılmış isyanlar ve yaşanan katliamların Kürt halkında yarattığı derin kurtuluş özlemi ve kurtarıcı ihtiyacı böyle bir öcalan yarattı denilebilir. Ya da öcalan Kürt halkının bu tarihin derinliklerinde biçimlenen sosyo-psikolojik durumunu istismar etmeyi bilerek kendini böyle dokunulmaz bir tabu haline getirmeyi başardı.
              Nedenleri üzerinde çok şey söylemek mümkündür. Bu ciddi bir araştırma konusu. Ama ortaya çıkan liderlik kültü Kürt halkına büyük zararlar verdi ve vermeye de devam ediyor.
              Yine Sayın İsmail Beşikçi’nin dediği gibi PKK ve PKK’ye inanan Kürtler öcalan’ı eleştirebilseydi, öcalan’ı eleştiren Kani Yılmaz, Hikmet Fidan ve öncekiler öldürülmeseydi, öcalan’ın dokunulmaz bir tabu değil ölümlü ve hata yapan bir varlık olduğu kabul edilseydi bu yaşananlar başımıza gelmezdi.
              “öcalan her şey Kürdistan ve Kürt halkı hiçbir şey” olmazdı.
               İşte o zaman PKK İmralı’dan yönetiliyor olmazdı ve bu değerlendirme yapılmazdı.
              İran’lı ünlü bir İslam âlimi “Tanrı birdir halk ise sıfırdır. Binlerce sıfırı yan yana getirir toplarsan sonuç yine sıfırdır ama önüne biri koyarsan milyonlaşır” der. Yani Tanrının her şey, tanrıya inanmayan toplumun ise hiçbir şey olduğunu böyle anlatır.
              PKK ye göre ise A.öcalan her şey, Kürtler ve Kürdistan hiçbir şeydir. İşte önderliksiz yaşam, önderliksiz özgürlük, önderliksiz Kürdistan vs vs. uzayıp giden siz’ lerin anlamı da budur.
              Bir halkın önderliğine sahip çıkmasından daha doğal bir şey olamaz. Ama önderliğine… Ama her şeyinden vazgeçmeden. Ama önderliğini amaç haline getirmeden…
              Anlaşılması ve aşılması gereken durum budur. 15 Kasım 2008                                                  Hıdır Yalçın
Etiketler: PWD-K, Pwdnerin, Kurdistan, Kurd, Kürtçe