Seçimler, Kürt Bloğu Düşüncesi ve Anlaşılması Zor Bazı Yaklaşımlar
         Bildiğim kadarıyla DTP bu yaklaşıma sıcak bakan ve Kürt bloğu oluşturulması fikrini savunan bir yaklaşım içindeydi. Ancak ne olduysa Diyarbakır da yapılan bir toplantı ardından “tabanımız diğer Kürt örgüt ve partileriyle ittifak içinde hareket etmemize sıcak bakmıyor” denilerek...
Hıdır Yalçın
07.06.2007 - 13:32
Seçimler, Kürt Bloğu Düşüncesi ve Anlaşılması Zor Bazı Yaklaşımlar 

             Türkiye yeni bir seçim sürecine girdi. 

             Hiç şüphesiz bu konuda çok şey yazılıp-çizilebilir. Zaten seçim süreçleri siyasi tartışma, değerlendirme ve eleştirilerin en fazla yapıldığı süreçlerdir. Ancak daha çok seçimlerin Kuzey Kürtlerini ilgilendiren boyutları üzerinde durmak daha uygun ve isabetli olacak diye düşünüyorum. 

             Tabii ki, Kürtler seçimleri tüm anti-demokratik koşullarına rağmen kendi ulusal davaları açısından önemli bir fırsat olarak kullanacak ve en iyi şekilde yararlanacaklardır. Bu yadırganamaz. Sorun bazıları açısından Kürtleri kullanarak parlamentoya girme biçiminde ele alınsa da Kürt yurtseverleri meseleyi böyle ele alamazlar elbette. 

             Türkiye de yürürlükte olan anti-demokratik yasalar nedeniyle seçimler arzulanan koşullarda yapılmamaktadır. özellikle yüzde on baraj sorunu Kürt oylarının parlamentoya yansınmasını engellemektedir. Bu durumu bir biçimiyle aşmak ve parlamentoda Kürt temsilini yaratmak önemlidir. Bu bağlamda Genel seçimlere Kürtlerin bağımsız adaylarla girmesi fikri son derece isabetli ve doğru bir yaklaşımdı. 

             Geçtiğimiz günlerde bu yaklaşım neredeyse legal-illegal tüm Kürt parti ve gruplarının ortak görüşü olarak dillendirildi. Daha güçlü bir temsil yaratmak maksadıyla Kürt Bloğu oluşturma düşüncesi ileri sürüldü ve çağrılar yapıldı. Bu da reddedilmez bir yaklaşımdı.

             özetlemek gerekirse Kürt Bloğu ekseninde tüm Kürtlerin birliğini yaratarak ve ortak tespit edilmiş bağımsız adaylarla seçimlere girmek, bu temelde Kürtlerin parlamentoda etkili grup kurmasına olanak verecek güçlü bir temsilini yaratmak izlenmesi gereken doğru seçim politikasıydı. Kısa vadede seçimlerde böyle bir hedefi olmakla birlikte Kürt Bloğunun esas hedefi Kuzeyde Kürt meselesini çözecek ulusal birliği ve mücadele gücünü ortaya çıkarmak olacaktı. 

             Bu temelde yürütülen tartışma, yapılan çağrı ve müteakiben gerçekleşen görüşmeler ortaya ne çıkardı? 

             Bildiğim kadarıyla DTP bu yaklaşıma sıcak bakan ve Kürt bloğu oluşturulması fikrini savunan bir yaklaşım içindeydi. Ancak ne olduysa Diyarbakır da yapılan bir toplantı ardından “tabanımız diğer Kürt örgüt ve partileriyle ittifak içinde hareket etmemize sıcak bakmıyor” denilerek DTP nin bu doğru tutumundan tamamen vazgeçtiğini öğrendik. Bu son derece önemli ve üzerinde önemle durulması gereken bir husustur. 

             DTP’nin takipçisi olduğu siyasi geleneğin ilk dönemlerinin oluşum ruhuna da aykırı olan bu anti-ulusalcı ve yurtsever olmayan yaklaşımını iyi anlamak lazım. Kaç seçimdir Kürtleri marjinal Kürt solu ile ittifaka mahkum eden ve her defasında biraz daha oy kaybederek yenilen bu zihniyetin Kürt Parti ve örgütleri ile Kürt Bloğu ekseninde bir araya gelmeyi kabul etmemesini anlamak mümkün değildir. Neden? Bu Kürtleri zayıf mı düşürecekti? Hayır. Daha fazla ve her kesimden kürdün bir araya gelmesi daha çok birlik ve daha çok oy olduğuna göre bundan kaçmak “Kürdün varlık sınırı benim sınırlarımın uzandığı yere kadardır” zihniyetinin bir ifadesi olan “küçük olsun benim olsun” yaklaşımında ısrar etmektir. öte yandan unutmayalım ki DTP de birçok insan için sorun Kürtler değil parlamentoda koltuk kapmak olduğuna göre, bu koltukları başka Kürtlerle paylaşmak olmazdı elbette !!! 

             Bir kez daha ve bu vesileyle açığa çıktı ki, DTP ve gölgesinde yürüdüğü zihniyet Kürt halkını temsil etme hakkına sahip değildir. Tüm Kürtlerin ulusal birliğini yaratma diye bir problemleri yoktur ve bunu riskli görmektedirler. Aysel Tuğluk”un ifade ettiği zihniyeti Kürtlere dayatma ve parlamentoya taşıma çabası DTP ye egemen olan yaklaşımdır. Kürtlerin artık bunu iyi anlaması  ve tavır alması gerekmektedir. 

             Kürt Bloğu oluşturma temelinde Bağımsız adaylarla seçime girme düşüncesi doğru ve savunulması gereken bir yaklaşım olmakla beraber güçlü bir biçimde gerçekleşmemiştir. Bunda en olumsuz rolü DTP oynamıştır. Ancak Kürt yurtsever parti ve örgütleri bu yaklaşımı savunmaya ve seçimlerde yurtsever, dürüst ve Kürt davasına bağlı adayları tüm gücüyle desteklemeye devam edecektir. 

             Bu seçim sürecinde Kürtlerin aşmak durumunda olduğu bir başka yaklaşım daha var. O da, gerek yerel seçimlerde gerekse genel seçimlerde başka bölgeden insanların kendi bölgesi dışından aday gösterilerek halka dayatılmasıdır. Kuşkusuz her adayın mutlak kendi seçim bölgesinden aday olacağı diye bir kural yoktur. Ancak böyledir diye bölge insanının kendini temsil etme ve bu yetenekte aday çıkarma kabiliyeti yokmuş gibi ısmarlama adayları paraşütle bölgeye indirme ve halka bunu seçeceksiniz deme yaklaşımı da onur kırıcıdır. 

            Tuğluk ve Birdal bu konuda sadece çarpıcı iki örnek. Yaptığı açıklamalarla Kürtler için tam bir utanç abidesi olduğunu kanıtlayan Aysel Tuğluk’un Diyarbakır’dan aday gösterilmesini nasıl anlamak lazım. Yine Akın Birdal örneği var. Bulunduğu seçim bölgesinden aday gösterilerek desteklenmesine bir diyecek olmaz belki. Ama niye Amed. Yani Kürtlüğün merkezi ve yaklaşık iki milyon nüfusu olan bu diyarda bu temsil kabiliyetinde kimse yok mu? 

             Yani diyeceğim şu ki, artık işleri Kürt gibi, yani adam gibi, yani dürüstçe, mertçe ve Kürde saygı duyarak yapmak ve halkı aldatma yaklaşımından vazgeçmek gerekir.


7 Haziran 2007 

Hıdır Yalçın
Etiketler: PWD-K, Pwdnerin, Kurdistan, Kurd, Kürtçe