TRT 6 Hakkında Düşündüklerim

             TRT 6 Kürtçe yayına başladı.


              1 Ocak 09 tarihi unutulmaz bir an olarak tarihin belleğinde yer etti. Bu cümleyi kafamda biçimlendirirken çok mu abartıyorum diye düşünmekten kendimi alamadım. Ama bulduğum cevap; hayır!


              Abartmıyorum.


              TC mühürlü seksen beş yıllık kürdü inkâr politikası iflas etmiştir.


              Bu an onun kırılma anıdır.


              Bu TV’nin kendisinden ve yapılan Kürtçe yayının içeriği ve getiri-götürüsünden daha da önemlidir.


              Uzun bir süredir bu konuda yazılıp çizilenleri ve söylenenleri izlemeye çalışıyorum. Değişik kesimlerin farklı görüşler sunmasından daha doğal ne olabilir ki. Bu manada tüm görüşlere saygı duyuyorum. Biri dışında.


              O da şu;

              “TRT 6 Devletin kendi Kürt’ünü yaratmak için başlattığı bir yayındır. Bu kanalda çalışan tüm Kürtler haindir. Beyaz Kürtler, işbirlikçi Kürtler” vs. vs. diyerek herkesi tehdit ve korkuyla sindirmek isteyen anlayışa saygı duymuyorum.


              Demokrasiyle hiçbir alakası olmayan, şiddete ve ölüme dayalı oluşturduğu korku imparatorluğunu kaybetme dehşetiyle çılgınlaşan bu zihniyet Kürtlere zarar vermekten başka bir işe yaramıyor.


              Kürtler bu kadar yıldır neden mücadele ediyor?


              Ulus olmaktan kaynaklı haklarını kazanmak ve kullanmak için değil mi?


              Devlet televizyonundan Kürt diliyle yayın yapılması bu mücadelenin bir sonucu olarak ortaya çıkmış bir kazanım değil mi?


              Bunu sahiplenerek Kürt dilinin gelişmesi yararına ve en dolgun tarzda kullanmak doğru olanı değil mi?


              Kelimenin gerçek anlamıyla Kürt olan ve Kürtlük için mücadele eden birinin buna hayır demesi düşünülebilir mi?


              Vay efendim neymişte anayasal ve hukuksal bir temele dayanmıyormuş.


              Gerçekten bunu bir problem olarak görüyorsan mücadelesini yürütürsün. Bana göre uygulamanın kendisi anayasal düzenlemeden daha da önemlidir. Çünkü

              Bugün bu adımı atan devletin artık geri dönülmez bir yola girdiğini bilmesi lazım. Varsın yarın başa gelecek bir hükümet devlet adına Kürtçe TV yayını durdurduğunu açıklasın. İşte asıl kıyamet o zaman kopacaktır.


              Gerçek anlamda bir Kürt isyanı yeniden o zaman başlayacaktır. Böyle bir adım atan TC ‘nin dünyada ne duruma geleceğini varsın onlar düşünsün…


              Kısaca bu devletin sorunudur. Bu adım ve sonrası yapılacakları yada yapılmayacakları o hesaplasın.


              Seçim yatırımıdır deyip bu adımı küçümseyen veya hiçe sayan yaklaşım içinde aynı şeyi söylemek lazım.


              Beyler!

              Anadilde Kürtçe Televizyon yayınına başlanmış olması bir belediye başkanlığı kazanmaktan daha da önemlidir. Bu işin çocuk oyuncağı olmadığını maalesef bu adımı devlet adına atanlar bu kaygıyla düşünen Kürtlerden daha iyi bilmektedirler diye düşünüyorum.


              Tüm bunları belirtirken Kürtçe dilinin ve TV yayının ötesinde Kürt kimliğinin anayasal düzeyde tanımlanması ve güvenceye kavuşturulmasını önemsemediğimi sanmayın.

              Keza TRT 6 ‘da Kürtçe yayının başlamış olması her şeydir düşüncesinde de değilim. Başta da ifade ettiğim gibi; özellikle 85 yıllık cumhuriyetin inkâr politikasının aşılması anlamında ve sembolik manada çok önemsiyorum.


              Bu adımı değerlendirirken seviyeli olmak gerekir diye düşünüyorum. Ne gereğinden fazla abartmaya ne de basitleştirip önemsiz göstermeye tenezzül etmek doğrudur.


              Kendi adıma şunu söylemeliyim ki, TRT 6 kanalını sürekli izliyorum. Henüz yeterli ve dolgun bir içerikte olmasa da beğeniyorum. Daha da iyi olacağını düşünüyor ve bu kanalda Kürtçe program yapan ve katılan tüm Kürtleri destekliyorum.


              Rojin ve Nülifer Akbal’ın cesaretle yaptıkları programları duygulanarak izliyor ve yürekten kutluyorum.


              Bu arada kısa bir not düşmeyi de gerekli görüyorum. Uzun bir zamandır reklamı yapılan “Kurd 1” adlı kanalın yayına başlamasını sabırla bekliyorum. Ancak “Heviya me bın” cümlesini sürekli duymak artık sabrımı taşırıyor. Lütfen artık başlayın.

13 Ocak 2009                                                        Hıdır YALÇIN
Etiketler: PWD-K, Pwdnerin, Kurdistan, Kurd, Kürtçe